Anasayfa Makale İncelemeler Crysis 3 İnceleme

Crysis 3 İnceleme

Crysis 3 İncelemesinde merak ettiğiniz bütün soruların cevabını bulacaksınız: Neden New York? Crysis 2’de ne oldu? Oyunun final notu ne? PC’de mi, yoksa konsolda mı oynamalı? PC’de oynamak için neler gerekli?

Crysis3Crysis 3: Krizin İlk Yankısı…

Crysis ile tam beş sene önce başladı kriz serüvenimiz. Genelkurmaydan gelen emirler doğrultusunda tek amacımız, kaybolan arkeologların yerlerini bulup ve tahliye etmekti. Ada ise Kore güçleri tarafından korunmakta ve kazı alanında yaşananlar ise gizliliğini korumaktaydı…

Ülkemizde ilk profesyonel seslendirme ile Türkçe dublaj olarak oyuna başladığımız o an, dinlediğimiz repliklere göre bu iş çocuk oyuncağı olacaktı.

Tabii biz de böyle olmasını ummuştuk ama daha paraşütle adaya inmeden bize çarpan o kimliği belirsiz cisim ile inişi tamamen doğru bir şekilde başaramamıştık. Neler olduysa o andan itibaren o adaya indikten sonra oldu. Takım arkadaşlarımızdan birçoğunu kaybettik, kazı alanında görülenler, içine girdiğimiz o şey, sonradan oluşan saldırılar vs… nedeni bilinmeyen karışık senaryonun karmakarışık oyuncularıydık.

Neden İstanbul değil de New York? İşte Cevabı…

Lingshan’da yaşanılanlar her askerin yaşayabileceği tecrübede bir psikoloji değildi. Günümüz şartlarına göre ciddi anlamda Cehp’lerin -yani uzaylıların- dünyaya gelişini Crysis kurgusu ile gördük. Eğer ileri teknolojiye sahip uzaylılar varsa, günümüzde dünyamıza saldırsalar Nanosuit haricinde onlara karşı kullanabileceğimiz silahlar apaçık ortada…

Daha sonra aradan üç yıl geçmiş ve New York bir şekilde saldırıya uğramış, Ceph’lerin yaydığı virüs, biyolojik olarak insanları etkilemiş, dünya nüfusu azalmış, insanlar tahliye olarak şehirden uzaklaşırken, Crysis 2’de insanlığın en büyük savaşını dünyanın kalbi New York’ta vermiştik…

Pekala Ceph’ler ezelden beri her yerdeydi. Lingshan, New York, Tunguska, Hong Kong, Paris, İstanbul vs…Oo kadar şehre rağmen neden New York’ta bulunduk? Prophet intihar ettikten sonra neden halen yaşayabiliyordu? Crysis 2 hikayesel olarak ağır bilimsel- teknolojik bir konuyu ve kurguyu ele alıyor. Ayrıca Crytek de bazı bilgileri üçüncü oyuna saklamıştı, sonuç olarak Crysis 2, ilk Crysis ile kıyaslandığında pek çok oyuncuya hikaye açısından gerçekten anlamsız gelmişti. Peki üçüncü oyunda ne olacaktı?

Crysis 3Crysis 3 İnanılmaz Grafikler ile Karşınızda:crysis3-2

Akıllara Durgunluk Veren Yaklaşım

Buradan sonrası, videoya kadar Crysis 2’nin spoilerine girer. Bu konuda öncelikle sizi uyarayım ve Crysis 2’nin anlaşılmayan hikayesini özetleyeyim…

Oyun genel olarak yıkım ve tahliye ile alakalıydı. FarCry, Crysis ve ara oyun olan Crysis: Warhead sonrası oyun ilk defa şehirde geçiyordu. Crytek’in, en büyük hatası ise oyunculara önem verip onları dinlemesiydi, hem de zirvedeyken: ‘’Hep ormanda ve adada geçiyor’’ oyunlar diyenlere karşı şehir deneyimi, ‘’Hep PC de, her Crytek oyunu için PC’ye servet mi harcayacağız?’’ diyenlere karşı DX9 desteği ve düşük doku kalitesi ile piyasaya sürülen ve uzun zaman boyunca geliştirilen Cry Engine 3 teknoloji ile piyasaya sunulan, Playstation 3 ve Xbox 360 sürümündeki Crysis 2.

Sonradan ne mi oldu? ‘’Ne güzel ormanda ve adadaydık, bu değişik bir yaklaşımdı. Crytek, şehre inerek oyunu rezil etti’’, ‘’Bu oyun PC’ye özel bir oyundu, konsollara gelmemeliydi’’, ‘’DX9 tutmayınca, acele edince DX11 ve HD Doku Paketi ile oyuncuların gönlünü alamazsın Crytek’’…

Her ne olduysa ikinci oyundan sonra Crytek’in şimdiye kadar ki başarısı birçok oyuncunun gözünden silinmişti. Oysa Crysis 2’nin de birçok sebebi vardı. Sonuçta yenilik veren firma da taşlanır.

Hikayeye gelince: Prophet, Ceph’lerin yaydığı hastalık sonrası o hastalığa esir düşmüş ve tamamen kendini kaybetmeye hazırken, Prophet’a yardımcı olmak için yollanan özel harekat timi ise yaratıkların saldırısından kurtulamamıştı. Saldırıdan tek kurtulan, fakat ölmek üzere olan ve Prophet’ın dokularıyla, giysiye uyumlu olan bir tek Alcatraz vardı. Tüm umudu tükenmişti, Prophet o an şansını denemek üzere giysiyi Alcatraz’a vermiş ve o andan itibaren intihar ederek, simbiyosis olayını gerçekleştirmişti. Peki neydi bu simbiyosis?

Simbiyosis: İki farklı organizmanın birlikte yaşama şeklidir. Bu tip yaşam; mutualizm, kommensalizm, parazitizm, amensalizm biçiminde olabilir. Yani özetle ortak yaşamdı. Prophet’ın beden haricinde, ruhu, yaşamı, düşünceleri, kişiliği tamamen beden haricindeki her şeyi giysiye yansımıştı ama hastalık Prophet’a da bulaştığından dolayı, Prophet bedenini de bir yedek parça gibi değiştirerek, giysiyi Alcatraz’a giydirerek sadece giysiyi dik tutmaya çalışmıştı. Aslında Alcatraz yürüyen ölü bir adamdı…

Crysis 2 boyunca sevmediğim tek yanı Prophet’ın hiç konuşmamasıydı. GTA III’deki Claude Speed, Half-Life da Gordon Freeman gibi hiç konuşmayan bir karakteri yönetiyorduk. Bu durum günümüz teknolojisinde ise özellikle Cry Engine 3 ile yapılan Crysis 2 teknolojisinde ise oldukça iticiydi. Bu durumun itici olması da hikâyeyi tamamen anlayamadığımızdandı…

Crysis 2 boyunca, yaratığın içine girerek, doku ve hücreleri birleştirdik, ayrıca DNA yapılanmasını tamamladık. Peki bu kıyafet neden yapılmıştı da bu derece uzaylı yaratığın DNA’sı ile birleşiyordu. Oyunun sonunda istilayı durdurunca DNA yapılanması tamamlanıp, Prophet o zaman kendi benliğine kavuşup konuşuyordu. Hargreave ve Rush bu kıyafeti nasıl yapmıştı? Onca mermiden giysiye çarpan kurşunlara rağmen bu kıyafet neden tam anlamıyla hasar almıyordu ve yenileniyordu? İşte tüm bunların cevabı Crysis 3’te saklı. Nanosuit’in metalden ya da dünya üzerinde bulunan elementten yapılmadığı kesindi.

Tüm Crysis serini özetlemek gerekirse; Hargreave ve Rush, buldukları Ceph’ler ile uyuyan uzaylıların teknolojilerini ellerinden çalıp, biyolojik olan Nanosuit’i tasarlamıştı. Nanosuit ile donatılmış olan Raptor ekibi ise giysinin ne tepki vereceğine dair tanımlanan Lingshan’da adeta fişe takılmış insan parçacıkları olarak kullanılmaktaydı. Sonradan uyanan yaratıklar, giysinin New York’ta bulunmasından dolayı hedef olarak New York’u seçtiler.

Hikayenin kalanını aşağıdaki “Crysis’te Daha Önce” adlı video ile anlayabilirsiniz. Dikkatle dinleyiniz.

Karl Ernst Rasch’ın, Hargreave-Rasch Biomedical olarak Nano teknoloji ve istila ile alakalı tuttuğu raporun video dosyasıdır. Crysis 3’e kadar senaryoyu buradan özetleyebiliriz.

Prophet başarısız olursa geriye ne kalır?

Prophet, artık tehlikeli biri olmaya başlamıştı. O giysi ciddi anlamda tehlikeliydi ve Prophet, 23 senedir içine hapsedildiği vakumda tutulurken, Psycho ve isyancılardan oluşan ekibi Prophet’ı o an kurtarıyordu. Crysis 2’den bu yana 24 sene geçmiş, New York tamamen insanlardan uzak bir şehir olmuş ve kendini ormanlaştırarak, ikinci ve birinci oyunun birleşimi gibi bir hal almıştı. Ayrıca av halindeki Prophet, avcı olarak uzaylı istilasını tamamen yok etmek ve şehirde bulunan Ceph’leri de arındırmak için göreve başlamıştı. CELL ise yine rahat durmayarak, New York’un ortasına inşa ettikleri baraj ile insanları sömürüp, modern köleliği yaşatıyordu. Buna da son vermek bizim görevimizdi. Dünyanın en muhteşem şehri New York, tamamen kendi kaderine bırakılmıştı ve o şehri eski haline getirmek için uzaylıları teker teker avlayarak temizlemek de bizim görevimizdi. Her ne kadar şehir karantina altına alınsa da bu durum uzun sürmeyecekti. Crysis 2’de sadece istilayı durdurduk. En güçlü uzaylı, lider yaratık Alpha Ceph halen yaşıyor…

Cry Engine 3 tamamlanmış ve motorun en iyi şekilde hazırlanmış olduğu bir oyun karşımıza çıkıyor. Playstation 4 duyurusunu gördükten sonra ve Cevat Yerli’nin yeni nesil konsolların grafikleri Crysis 3 kadar güzel olmayacak demesi üzerine, çoğu kişiye şaka gibi bir açıklama gelmişti ama görülen şu ki Crysis 3’ün PC grafikleri, PS4’ün grafiklerinden öte bir güzellikte.

“Oyun Beş Saat mi?”

“Oyun beş saat mi?” düşüncesi ise ayrıca bizleri etkilemişti. Oyunun tasarımcılarından Mike Read’a danıştığım an 8-9 saat arası oyunu bitirebilirsin, kesinlikle 5 saat değil demişti. Zaten büyük bir korkuya girsem de, oyunu bitirdikten sonra Mike Read’ın sözüne geldim, oyunu belirtilen sürede bitirdim. Şurası var ki: Oyunda yedi adet bölüm bulunuyor. Kısa gibi. Ama hiç de düşündüğünüz gibi değil, bölümler oldukça uzun ve geniş. Ayak basmadığınız, görmediğiniz yerler mutlaka olacak. Her bölümü tekrar tekrar denediğinizde birçok yeni yerler keşfedeceksiniz. Oyunu bitirdikten sonra tekrar başlamayı planlıyorsanız, etrafı inceleyerek bitirin. Çünkü büyük bir Sandbox’tan yani kum havuzundan bahsediyoruz. Ayrıca kimseyi öldürmeden, görünmezliği aktif ederek, sadece yürüyerek ve koşarak oyunu bir saatte bile bitirirsiniz. Sonuçta bu bir oyun, oyunu lütfen zevk alarak düzgün bir şekilde bitirmeye çalışın. Eminim hoşnut olacaksınız.

Crysis 3: Ok ve Yay Nasıl?

Oyuna eklenen yay ve ok oldukça keyifli. Ok’ları düşmana sapladığınız an geri toplamayı da sakın unutmayın. Avcılık Crysis serisine bambaşka bir hava katmış. Multiplayer bölümde ise haritalar geniş ve dar olmak üzere birçok konumda her türlü özelliği var. İsyancı ve CELL askerleriyle olan savaş ya da bilinen Crysis karşılaşması. Ayrıca ikinci oyundaki gibi zırh ve gizlilik aynı anda enerjiyi emmiyor. İkisi de ayrı bir göstergede.

Cry Engine 3 Tüm Zamanların En İyi Grafik Motoru!

Crysis 3 ilk duyurulduğunda düşündüğüm tek şey vardı: Crysis 2 DLC’si gibi bir oyun karşımıza çıkıyor hissiyatı ve bu oyunun adı Crysis 3 olmamalı dedim. Ne yazık ki Crytek bizi çok kötü alıştırmış, onu da daha sonra fark edebildim. Her oyuna yeni bir grafik motoru derken, Crysis 3 için de Cry Engine 4’ü bekledik. Crysis 3 gelene kadar, Crytek motorda devrimini tamamlamış ve Cry Engine 3 ile tüm zamanların en iyi teknolojisini sunmuştu. Her şeyden öte Crytek, bir teknoloji firması. Her oyun için bir motor yenileme mantığını da kafamızdan silelim.

Örnek verecek olursak, Call of Duty senelerdir aynı grafik motoru ile piyasada. Ayrıca GTA IV ile Rockstar’ın yeni motoru Rage, şu an GTA V için de kullanılacak. Dediğim gibi Crytek bizi kötü alıştırmıştı. Zaten Cry Engine 3 tüm zamanların en iyi grafik motoru olma özelliğini koruyor. Oyuna eklenen ok ve yay oldukça müthiş ve eğlenceli olmaktan öte, Crysis 2 sonrası oynanışa konuşan bir karakter olan Prophet büyük bir zevk katmış durumda. İkinci oyuna karşı sevmediğim yanı ise Prophet’ın konuşmamasıydı.

DirectX 11 Zorunluluğu

Crysis 3, PC de DX10 ve XP işletim sistemini kesinlikle desteklemiyor. DirectX 11 destekli bir ekran kartı ve Windows 7 veya 8 işletim sistemi şart. Günümüzde yeni bir motor yapmak yerine, hazır motorları kullanan firma sayısı arttı ve Cry Engine 3 şu ana kadar açıklanan ve açıklanmayan birçok büyük firmaya kullanmak üzere satılmış durumda.

Bir an önce geçmiş teknolojiden kurtulmaya ve yeniliğe açık olmanız lazım. En yakında yani 12 Mart’ta bir kere daha ertelenmezse, Sniper Ghost Warrior 2, Cry Engine 3 grafik motoru ile geliştirilmiş bir oyun olarak piyasadaki yerini alacak. Bundan sonra ise seneye Homefront 2 de başta olmak üzere birçok oyun Cry Engine 3 teknolojisi ile piyasadaki yerini bulacak. Bu oyunlara şimdiden hazırlanmakta fayda var…

Burada ise Recep Baltaş ve Ali Güngör’ün Crysis 3 Ekran Kartı ve Laptop Tavsiyesi adlı video Rehberine ulaşıp, sistemler hakkında birçok bilgiye sahip olabilirsiniz.

crysis3-3
crysis3-4
crysis3-5

Crysis 3: PC’de mi Oynamalı Yoksa Konsolda mı?

Oyunun teknik olarak PC özelliklerini özetledikten sonra gel gelelim konsol sürümlerine. Şimdiye kadar hepsinde denedim ama oyunu PC’de bitirdim. Konsol bakımında her zaman olduğu gibi en güzel grafikler PS3’teydi ve Xbox 360’ta oyun biraz daha sönük kalmıştı. Tabii bu kötü olduğu anlamına gelmese de bu oyunun en iyi platformu PC.

Crytek, konsolların gücünü de sonuna kadar kullanmış ve buraya kadar getirebilmiş. Konsolların da gücü zaten ortada. Kimse düşünmesin konsollar PC’den iyi diye. Tartışma konusu yaratmak istemiyorum ama oyun yapımcıları için önemli olan sadece satış. Dünya genelinde internetin hızlanması ve korsanın artması ile PC bu yüzden geride kaldı ve konsolların önemi arttı. Bir bakımdan konsolların kullanımı da basit. Tak DVD’yi oyna…

Crysis 3 İncelemesi: Sonuç

Aslında oyun hakkında anlatılacak çok şey var ama yazımın yeterince uzun olduğunu ve belli bir noktadan sonra sıkacağını düşündüğüm için kısa ve öz sözlerle buraya kadar toparladım. Crysis 3 oynanmaya değer bir yapım. Oyunun yine Türkçe Dublaj olması büyük bir keyifken, Psycho’nun sesinin değişmesi beni açıkçası baya üzdü. Her ne kadar İngilizce oynamak isteyenlerde elbet olacaktır ama yabancı dili ne kadar iyi bilirsek bilelim, hiçbir şey Türkçe’nin yerini tutmuyor. Bir de Psycho’nun yeni sesi hakkını verse de, bir Bahtiyar Engin değil. Neden mi? Bahtiyar Engin’in sesine ciddi anlamda alıştık ve benimsedik de ondan, devamlılık önemlidir.

Oyunun yine Crysis: Warhead gibi kısa olması, üzücü durum olsa da kısa ve öz oyun olup, tadında bittiğine inanıyorum. IGN gibi bir site, Call of Duty: Black Ops II gibi yeniliklerden, riskten, deneyimlerden uzak bir oyuna sırf hikayenin güzelliği ve işlenişi için 9.3’ü layık görüyorsa, bu oyunun 10 puan üzerinden tam not almasına itiraz edileceğini de sanmıyorum. Cevat Yerli’nin yaptığı açıklamalar, aldığı riskler günümüzde her firmanın yapabileceği cesurlukta bir durum değil. Ayrıca Türkçe dublajlara harcanan para ise Türkiye’deki orijinal satışların karşılığını tamamen karşılamıyor. Yine bu gelenek devam edecek, Crytek oyunları Türkçe olacak. Bunlar için minnettarım Crytek’e.

O kadar olumlu ve olumsuz eleştiri olsa da olmasa da bu oyunu mutlaka tatmanızı istiyorum. Sonuçta oynadığınız oyunun editörleri ve puanını veren insanlar sizlersiniz. Bu yüzden oyunu oynayarak kendi puanınızı belirleyin.

Bu arada Prophet, emesen patlatmayı biliyor musun?
Bu arada Prophet, emesen patlatmayı biliyor musun?
Senin yüzüne ne olmuş özgürlük?
Senin yüzüne ne olmuş özgürlük?
Ayrıca araç kullanımı da Crysis 3 ile geri geliyor.
Ayrıca araç kullanımı da Crysis 3 ile geri geliyor.