Overclock Nedir ?

In Makale by Recep Baltaş8 Comments

İşlemci, ekran kartı ve bellek gibi bileşenleri normalden daha yüksek hızda çalıştırmak anlamına gelen Overclock konusuna değiniyoruz.

Ekonomik krizin de gelmesiyle bilgisayarımıza yeni parçalara almak yerine var olan parçaların nimetlerinden sonuna kadar yararlanmak hatta bu parçaları iliklerine kadar sömürerek performansımıza performans katmak herhangi bir ek masraf yapmadan gerçekleştirebileceğimiz bir işlem. Fakat Technopat olarak sizleri doğrudan işlemci, ekran kartı, anakart ve RAM gibi bileşenleri zorlamaya davet etmeden önce bu konuda bilinmesi gerekenleri açıklama gereği duyuyoruz. OC yapmadan önce yapılması gerekenler, gerekli araçlar, soğutmanın hazır edilmesi gibi konular aslında overclock’tan bile daha önemli bir yer tutuyor. Zira yüzlerce lira para döktüğünüz pahalı bileşenleri bir iki klavye tuşuna basarak yakmanızı istemeyiz.

Nedir bu OC?

Overclock herhangi bir bileşenin var olan saat frekansını daha yükseğe çıkartarak bu bileşeni daha hızlı çalışmaya zorlamaktır diyebiliriz. Örneğin saat frekansı 2.4 Ghz olan Core 2 Quad Q6600 model bir işlemciyi 3.6 Ghz hızında çalışmaya zorlamak bu işlemciyi over-clock etmek yani var olan saat frekansının üstüne çıkarmaktır. Zaten kelimeden de anlayacağınız gibi “clock”, bileşenin saat frekansını temsil etmektedir. “Over” kelimesi ise “üstünde” manasını taşır. Kısacası anlamsal olarak overclock saat frekans artırımı demektir. Ekran kartları ve RAM’ler için de benzer terim kullanılabilir zira burada da ekran kartının çekirdek frekansının yükseltilmesi yine RAM’lerin de çalışma frekanslarının arttırılması söz konusudur.

Faydası ve Zararı

OC işleminin en büyük avantajı -ve tabii ki en büyük yapılma nedeni de- işlemin sonunda kimi zaman %80’lere varan performans artışıdır. Örneğin 25 FPS ile oynadığını bir oyunu ekran kartınızı ve işlemcinizi overclock ettikten sonra artık 35 hatta 40 FPS ile akıcı bir biçimde oynayabilirsiniz. Yine sistemde kullandığınız diğer uygulamalarda gözle görülür bir performans artışı elde edebilirsiniz. Ayrıca bu artışı hesaplamak için SuperPI veya 3DMark gibi test yazılımlarını da kullanabilir ve bu sayede kesin sonucu anında görebilirsiniz. Daha ucuz parçalardan topladığınız bir sistemin, daha pahalı bir sistemden daha fazla performans vermesi hem cebinizi hem de sizi mutlu edecektir. Başarılı bir OC sonucunda duyacağınız haz ise bambaşka bir konu. Yine bu konuda arkadaşlarınıza ve komşularınıza da epeyce hava atabilirsiniz. Maddi açıdan baktığımızda ise paranız cebinizde kalırken, elinizdeki alet ve edevatı kullanarak daha hızlı bir bilgisayara sahip olmanın keyfini çıkarabilirsiniz. Dünya Rekoru kırabilir misiniz onu bilmiyoruz fakat başarırsanız Guinness Rekorlar Kitabı’ndaki yerini de alabilirsiniz. Ayrıca bunun üzerine bir de para ödülü alabilir ve tanınmış firmalarla da sponsorluk anlaşmaları da imzalayabilirsiniz. Bu konuda araştırma yapmak istiyorsanız size Foxconn tarafından işe alınan Shamino ve Kingp1n’den başlamanızı öneriyorum.

Overclock genel yanılgının aksine, bilinçli ve dikkatli bir şekilde yapıldığında sisteminize kalıcı zararlar vermeyecektir. Sistemde kullanılan bileşenlerin ömrü hali hazırda belli olduğundan OC işleminin bu bileşenlerin ömrünü kısaltması da aslında pek bir şey değiştirmeyecektir. Fakat bilinçsizce yapılan overclock, başta işlemci olmak üzere, anakart, ekran kartı ve RAM’lere kalıcı hasar verebilir. Üstelik çoğu bileşen ( Bazı firmaların overclock için özel ürettiği bileşenler hariç. Ör: OCZ ) overclock sonucu oluşan hasar yüzünden garanti kapsamı dışında kalabilir. Overclock, yapıldığı bütün bileşenlerin ömrünü az da olsa kısaltır. Artan voltaj ihtiyacı da elektrik faturasına cüzi bir miktarda yansıyacaktır. Yine eğer OC işlemi başarılı olmazsa sistemde siz çalışırken ortaya çıkan mavi ekranlar yüzünden veri kaybı yaşamanız da olasıdır. Bir başka olumsuz yanı ise OC işleminin siz bazen yalancı konumuna düşürmesidir. Şöyle ki: elinizdeki bileşenleri ikinci el piyasasına çıkardığınız zaman alıcılar bileşenin şimdiye kadar OC edilip edilmediğini sorarlar. OC edilen bileşenin ömrü de azalmış olduğu için açıkçası pek tercih edilmez. Bu durumda ya gerçeği söyleyip sizin OC yapan birinin ürünü satın almasını bekleyecek ya da yalan söyleyip ürünü bir an önce elden çıkarmaya bakcaksınız.

İyi Bir Güç Kaynağı: Köfte Kokusu İstemiyorsanız

Overclock’a başlamadan önce sağlam bir güç kaynağı olmazsa olmazlar arasında. Bunun nedeni OC işleminin sistemin var olan güç tüketiminden daha fazla bir güce ihtiyaç duymasıdır. İşlemci, ekran kartı, RAM ve anakart gibi en önemli bileşenlerin hepsinin daha fazla performans vermek için zorlandığı bu durumda sistemin güç tüketimi de kimi zamanlarda 100 Watt birden artacaktır. Bu durumda kalitesiz ve düşük Watt değerine sahip güç kaynakları bozulup sistemi de tehlikeye atabilir. Yine yanlış bir işlem yaptığınızda güç kaynağında var olan aşırı voltaj ve kısa devre korumaları da kasanızdan gelecek olası bir yanmış köfte kokusu da engelleyecektir. Overclock yapılan sistemlerin yaşadığı en büyük sorunlardan biri de kararsızlıktır. Stabilite diye de adlandırdığımız bu durum OC sonrası sistemin takılmadan ve mavi ekran vermeden çalışması anlamına gelir. Böyle bir durumda OC işlemi başarılı olmuştur ve sistem tıkır tıkır çalışır. Burada yine güç kaynağının şehir şebekesindeki voltaj dalgalanmalarını dengeleyerek bunları sisteme en düşük oranda yansıtması da sistemin kararlılığını arttıracaktır. Ayrıca mavi ekranların bir nedeninin de kalitesiz güç kaynakları olduğunu da söylemiş miydim? Yine bu konuda satın aldığınız güç kaynağının ATX v2.2 standartlarına uygun olup olmadığını kontrol edin. Zira yeni standartlara uygun bu güç kaynakları 12V bağlantılarında sistemin ihtiyaç duyduğu gerçek amper değerini vererek OC esnasında oluşacak kararlılık sorunlarının önüne geçiyor.

Soğutma: Termal Macun Da Ne Ola?

Overclock yapacak kişiler hâlihazırda iyi bir güç kaynağına sahip oldukları için artık onlar için en önemli konu soğutma olmuştur. OC işlemi bileşenlerin daha çok güç tüketmesi demektir. Örneğin işlemcinizin hızını 2.4 Ghz’ten 3.6 Ghz’e çıkartmak için işlemci çekirdek voltajını 1.35 Volt değerinden 1.50 Volt’a çekmeniz gerekmektedir. Bu da 45 nm üretim teknolojisine sahip bir bileşende voltaj sıçramalarının artması ve doğal olarak da bu sorunun beraberinde artan ısıyı getirmesidir. Oluşan ısıyı yaymanın ve bu sayede engellemenin yolu da hava, su ve diğer sıvı veya gaz soğutma sistemlerinin kullanılması ile mümkündür. Hava soğutma ile birçok standart OC işlemini rahatça gerçekleştirebilirsiniz. Bunun için işlemcinin stok fanı da kullanılabilir fakat tavsiyemiz Thermaltake, Zalman, OCZ, Noctua veya Gigabyte gibi kaliteli soğutma çözümleri sunan üreticilerin ürünlerini kullanmanızdır. Zira bu ürünler genelde heatpipe diye adlandırılan ısı borusu teknolojisini kullanırlar ve bu fanlarla beraber, işlemci ile fan arasında ısının daha iyi iletilmesini sağlayan, kaliteli termal macunlar gelmektedir. Bu sayede işlemci ile fan arasında oluşan hava boşlukları ortadan kaldırılır ve en ideal soğutma sağlanmış olur. Söz konusu kalitesiz termal macunlarda işlemcinin belli bir bölgesi soğutulmadığında sistemde kararsızlıklar ortaya çıkabilir hatta işlemci yanabilir. Öte yandan stok fanlarda genelde alüminyum soğutma kullanılırken diğer kaliteli fanlarda bakır soğutma kullanılmaktadır. Bakır da ısının iletilmesi için daha ideal bir metal olduğu için etkili bir soğutma sunmaktadır. Yine az önce bahsettiğimiz ısı borularının içinde özel bir gaz madde yer almaktadır. İşlemci ısındığında buhar olan bu gaz madde üste çıkmakta ve üstteki soğuk kısım aşağıya inmektedir. Bu döngü sayesinde işlemcinin daha etkin bir biçimde soğutulması sağlanmaktadır.