Bulunduğumuz evren aslında devasa bir bilgisayar içerisindeki bir simülasyon mu?

Evren Devasa Bir Simülasyon mu?

In Yazar Köşeleri by Özay Şen12 Comments

Teorik-Fizikçiler evrenin devasa bir simülasyon olup olmadığını araştırıyor ve soruyor “Evren Devasa Bir Simülasyon mu?”

Konu Matrix filminden çıkmış gibi gözükse de uzun yıllardır teorik fizikçilerin ve bilim-insanların merakla araştırdığı bir soru. Evren aslında ileri insan uygarlığı tarafından kodlanmış bir simülasyondan mı ibaret ?

Fizikçiler, felsefi içeriği olan bu soruyu yeni geliştirdikleri bir araştırma yöntemiyle cevaplamak istiyorlar. Gelişmiş bir başka insan uygarlığı devasa boyutlarda simülasyonlar hazırlayabilir düşüncesi teorinin temelini oluşturuyor. Bu uygarlık o kadar ileri seviyede ki içerisinde milyarlarca dünyanın, milyarlarca yıldızın bulunduğu devasa bir uzay simülasyonu yaratabilir.

Eğer bu teori gerçekse, biz birbirinin içine geçmiş zincirleme bir simülasyonun içerisinde bulunuyoruz. Hatta ilk sanal evren içerisindeki ilk uygarlığı biz oluşturuyoruz.

Yakın bir zamanda Almanya’daki Bonn Üniversitesi’ndeki araştırmacılar bu konu hakkında bir makale yayınladı. Araştırmanın başındaki Silas Beane, bunun Matrix filmi gibi bir kurgu olmadığını, makalenin gerçeklik payı taşıdığını belirtti.

Washington Üniversitesi Nükleer Fizikçi Profesör Martin Savage, bu teorinin gerçekliğine inanıyor.

Washington Üniversitesi Nükleer Fizikçi Profesör Martin Savage, bu teorinin gerçekliğine inanıyor.

Washington Üniversitesi’nde bulunan bir başka topluluk bu konuyu araştırmaya devam ediyor. Profesör Martin Savage’in önderliğindeki ekip bunun mümkün olduğunu söylüyor. Şu anki gelişmiş bilgisayarlar sayesinde bir atom çekirdeğinden başlayarak büyük evren modelleri ortaya çıkarılabiliyor.

Araştırma ekibi, elimizde böyle bir teknoloji varken gelişmiş bir uygarlığın da bunu yapabileceğini söylüyor. Hatta bu teknolojiye sahip olmamızın arkasında asıl kaynağın izlerini kullanıyor olduğumuz gerçeği yatıyor.

Savage’in açıklamasına göre böylesine bir bilgisayar kuantum kromodinamiği örgü hesapları yaparak evreni dört-boyutlu bir ağa bölebilir. Bu sayede nötron ve protonları ortaya çıkaran atomaltı parçacıkların kuvveti incelenebilir. Ayrıca doğrudan bilgisayar programına kodlama yapmaya gerek yok. Böylece karmaşık fiziksel formüller ortadan kalkmış olabilir.

Araştırmacılar bu teoriden yola çıkarak evren içerisinde bulunan kozmik ışınları incelemeyi planlıyor. Böylece kozmik ışınlar içerisindeki ana kaynağın imzası bulunabilir.

Savage’in öğrencilerinden Zohreh Davoudi soruyu bir adım öteye taşıyor: “Asıl soru, aynı plaftorm üzerinde yürütülen diğer sanal evrenler ile bağlantıya geçebilir miyiz?

Oldukça karmaşık yapıya sahip bu araştırma ne sonuç verecek bilinmiyor. Ama uzun süreceği kesin. Ayrıca net bir bilgi verip vermeyeceği de tartışılır.