Aradan milyonlarca yıl geçse de, Ay'ın atmosfersiz ortamında bırakalın ayak izleri ebediyete kadar kalacak.

İnsan İçin Küçük, İnsanlık İçin Büyük Bir Adım!

In Retropat by Özay ŞenLeave a Comment

Aradan milyonlarca yıl geçse de, Ay'ın atmosfersiz ortamında bırakalın ayak izleri ebediyete kadar kalacak.

Aradan milyonlarca yıl geçse de, Ay’ın atmosfersiz ortamında bırakalın ayak izleri ebediyete kadar kalacak.

Ay’a ayak basılışının 44. yılı dolduruldu!

2. Dünya Savaşı’nın ardından zirve yapan Soğuk Savaş döneminde ABD ve Sovyet Rusya arasında amansız bir mücadele vardı. Uzay Yarışı denilen bu dönemde iki ülke de uzaya ve ötesine insan göndermek için çeşitli teknolojik gelişmelere kafa patlatmıştı.

Nazi Almanyası’nda geliştirilen V-2 Füzeleri, insanoğlunun uzaya çıkmak için attığı ilk adım olmuştu. Yuri Gagarin’in Dünya yörüngesine oturtulmasının ardından ABD, uzay projelerine hız kazandırmıştı. ABD Başkanı John F. Kennedy, suikaste kurban gitmeden önce insanoğlunu Ay’a taşıyacağına dair söz vermişti.

16 Temmuz 1969’da Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatılan Saturn-V roketi üzerinde Apollo 11 mürettabatı bulunuyordu. Neil Armstrong, Micheal Collins ve Buzz Aldrin insanlığın Ay’a doğru yolculuğuna başlamıştı. Tüm proje başarıyla ilerledikten sonra 20 Temmuz 1969’da Neil Armstrong Ay’a ilk ayak basan insan olarak tarihe girmişti. Bu elbette önce bilim daha sonra da insanlık tarihi için büyük bir aşamaydı.

O maceradan bu yana tam 44 yıl geçti. Apollo 11’in ardından 1’i başarısız 6 Ay projesi daha gerçekleşti. 70’li yılların devamında insanlık gözünü Ay’dan çevirerek Mars’a dikmeye başladı. NASA her ne kadar Ay’a tekrar gitmek istese de ABD hükümeti bu konu hakkında bir bütçe ayrımı yapmıyor.

Akıllarda kalan ise Neil Armstrong’un sözleri oldu “İnsan için küçük, insanlık için büyük bir adım”.

Yazarın notu: Apollo 11 macerası hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz 1969 yılında Sander Yayınları tarafından basılmış, Peter Ryan tarafından yazılmış Ay’a İlk Adımlar kitabına göz atabilirsiniz.