Buran’a Ne Oldu?

In Retropat by Berker GüngörLeave a Comment

Energiya-Buran_01a

Bir zamanlar Buran kod adlı bir Sovyet uzay mekiği vardı…

Buran; kelime anlamıyla “steplerde esen kar fırtınası” gibi bir anlamı var. Tabii ki projenin orijinal adı bu değildi, 15 Kasım 1988 tarihinde, Kazakistan’ın Baykonur uzay üssünden kalkan ilk çalışan prototipe “Buran” adı verilmişti. Sonrasında proje aynı isimle anılmaya devam etti. Ancak Buran sadece bir defa uçtu, ardından da uzay ve havacılık tarihinin tozlu sayfaları arasına gömüldü. Peki ne oldu da, gayet başarılı kabul edilen proje rafa kalktı?

1972 yılına gelindiğinde, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği arasında yıllardır sürmekte olan uzay yarışı hayli hız kaybetmiş bulunuyordu. ABD bu yarışta Ay’a önce inerek ciddi bir başarı sağlamıştı. Sovyetler Birliği bu durumda önceliği uzun vadeli planlara vermeyi tercih etmişti ve Ay üzerinde bir istasyon kurmayı amaçlıyorlardı. Bunun için envanterdeki uzay araçlarının yeterli olacağını düşündüklerinden, yeni gemiler geliştirmeye pek hevesli değildiler. Dünya yörüngesindeki Sovyet uzay istasyonu projesi de Ay üssü planları için iyi bir sıçrama taşı olacaktı.

Ne var ki ABD için aynı koşullar geçerli değildi. Bir an önce Ay’a gidebilmeye odaklandıklarından, yakın yörünge istasyonları gibi projelere pek ilgi göstermemişlerdi. Sovyetler’in Dünya yörüngesinde giderek artan varlığı, Amerikalıların olası bir savaşla ilgili endişelerini artırıyordu. Bu yüzden Uzay Mekiği projesini başlattıklarını açıkladılar. Bu yeni gemiler sayesinde her yıl uzaya 60 uçuş yapabilecek, yeni uydu ve istasyonlar kuracaklardı.

Politik Manevralar

Uzay Mekiği projesi ilk başlarda Sovyetler tarafından bir tehdit olarak algılanmadı. Bu projeyi Amerikalıların yakın yörünge çalışmalarındaki açıkları kapatmak için başlattığını düşünüyorlardı. Ne var ki sonraki bir kaç yıl içinde proje detayları açığa çıktıkça, Sovyet genelkurmayını ciddi bir sıkıntı bastı. Uzay Mekiği projesi ABD Savunma Bakanlığı destekli olarak yürüyordu ve bakanlık yeni gemilerin tasarımında açıkça söz sahibiydi. Ayrıca Amerikan uzay mekiği sadece yörüngeye çıkıp geri gelecek biçimde değil, atmosfer içinde de ciddi bir uçuş kapasitesine sahip olacak biçimde tasarlanıyordu. Amerika’dan kalkacak bir düzine mekik, rahatlıkla Sovyet toprakları üzerinde atmosfere girip taşıdıkları kargoyu bırakabilirdi, Sovyet radar sistemi açısından bu ciddi bir tehdit idi.

Energiya-Buran_02a

Bu ve benzeri pek çok detay, Sovyetler’i kendi mekik programlarını başlatmaya itti. Sovyet gemisinin tasarımı 1979 sonunda kesinleşecekti. Mühendisler çok ciddi biçimde Amerikan tasarımından kopya çektiler, ancak Buran pek çok açıdan daha iyi bir tasarım haline gelecekti. Çok daha gelişmiş bir bilgisayar sistemine sahip olan Buran, tamamen kendi kendine uçabilecek kapasitedeydi. Nitekim 1988 yılındaki ilk ve tek uçuşunu da tamamen otonom olarak gerçekleştirmiş, hatta iniş esnasında değişen koşullara uygun olarak yeni uçuş planı çizerek, insan pilotlar kadar inisiyatif gösterebileceğini de ispat etmişti!

Değişen Dünya

Buran’ın ilk uçuşu çok büyük bir başarı olmuştu, ancak 1988 itibariyle dünya çok farklı bir politik sahneye sahipti. Sovyetler Birliği yeni yapılanma ve açıklık politikalarıyla şekil değiştiriyor, bir yandan da giderek büyüyen ekonomik yükün altında adım adım dağılmaya doğru gidiyordu. Bu şartlar altında Buran projesinin maliyeti ve işlevi ciddi biçimde sorgulanır olmuştu.

Buran, açık ve net bir şekilde, Sovyetler’in Amerikan uzay mekiğini bir tehdit olarak algılamalarının sonucu doğmuş bir projeydi. Sovyet uzay programı içinde net bir yeri yoktu, zaten üretimi bile bitmemişti ve kullanılabilecek tek araç değildi. Bu yüzden Gorbaçev yönetimi, Buran projesinin küçültülmesi yolunda karar aldı ve bütçeyi ciddi biçimde budadı.

1991 yılına gelindiğinde ise Sovyetler Birliği resmen dağılmış, devletin tüm kademelerinde yeniden yapılanmaya gidilmişti. Buran projesinden sorumlu bakanlık da dağıtıldı ve başka bir bakanlıkla birleştirildi. Ne var ki bu noktada projenin üstlenicisi durumundaki NPO Energiya başta olmak üzere pek çok sorumlu, bu geçişi kabullenmedi. Bunun üzerine Buran projesi “şimdilik” kaydıyla rafa kaldırıldı. Ne var ki bu, gerçekte projenin idam hükmünden başka bir şey değildi. Para gelmeden projenin devamı imkansızdı ve Buran’ın pratikte pek fazla kullanım alanı da yoktu. Gırtlağına kadar borca batmış olan Rusya Federasyonu yeniden yapılanırken, Buran için harcanacak tek bir ruble bulmak bile mümkün olmayacaktı.

Buran’ın Kaderi 

Buran projesi resmen rafa kalktığında, Sovyetler Birliği artık çoktan dağılmış, eksi Doğu Bloku ülkeleri de çoğunlukla bağımsızlıklarına kavuşmuşlardı. Tabii tek kavuştukları şey bağımsızlıkları değildi, Rusya bu ülkelerden çekilirken nükleer silahlar dışında pek fazla şey almamış, komünist dönemin neredeyse tüm birikimini geride bırakmıştı. Bu birikim çoğunlukla pek işe yaramayacaktı. Ancak Kazakistan, Baykonur uzay üssü sayesinde Rusya ile ilişkilerini karlı bir biçimde sürdürme fırsatı bulacaktı.

Proje iptal edildiğinde inşaat halindeki Buran mekikleri de bir anda sahipsiz ve ortada kalakaldılar. Bunlardan bir tanesinin bitmesine çok az kalmıştı ve bugün hala Baykonur üssündeki bir hangarda bulunuyor. Kanunen Kazakistan’ın malı sayılan bu gemi, artık kullanılmayan hangarlardan birinde çürümeye terk edilmiş durumda. Bir diğer gemi ise Moskova yakınlarındaki bir fabrikada üretilmekteydi ve proje ölünce bir süre sahipsiz olarak kaldı. Sonradan restorasyon ve sergileme için Almanya’daki bir müzeye götürüldüğü bildirildi. Üçüncü bir gemi ise tamamen parçalanarak, parçaları internet üzerinden açık artırma ile satıldı. Dördüncü bir geminin ise tamamen söküldüğü ve imha edildiği biliniyor.

En talihsiz son ise, tarihteki tek uçuşunu gerçekleştirme fırsatı bulan, bitmiş ve çalışır durumdaki orijinal Buran prototipinin başına geldi. 1999 yılında Baykonur üssündeki bir binaya taşınan ve burada hurdaya çıkarılmış bir Energiya roketinin üzerinde sergilenen Buran, 2002 yılında binanın bakımsızlık nedeniyle çökmesi sonucu tamamen tahrip oldu.

 

http://youtu.be/zx1w2dNfs1w