Baba Oğul: Thief İncelemesi

In İncelemeler, Oyun, Video İncelemeler by Orkun Sekendiz4 Comments

Baba Oğul: Thief İncelemesi’nde Baba Haluk ve Oğul Orkun Sekendiz birlikte yeni Thief’i inceliyor. Thief, 3 oyundan sonra yeniden başlayan, oldukça eski ve ünlü bir seri. Bakalım bu oyunda Garret’ı ve oyuncuları neler bekliyor…

Thief (1)

Oyun dünyasının hevesle beklediği oyun Thief sonunda raflarındaki yerine aldı. Oyun öncesi çıkan trailer’lardan ve resimlerden bu oyun, oyuncular arasında ister istemez büyük bir beklenti yarattı. Soygun, gizlilik gibi çekici bir kaç ana öğeyi içinde barındıran oyunumuz bakalım biz oyuncuların beklentilerini karşılayabilecek mi?

”Gideceğin yerde bir çok kapı seni beklemekte Garret.”
”Ben kapıların tiryakisiyim Bosso endişe etmene gerek yok.”

Thief (2)

Kleptomaniac!

Fakir ve zengin arasında büyük bir uçurum olan fantastik bir şehirde gözlerimizi oyuna açıyoruz. Ana karakterimizin adı: Garret. Halkın içinde ”Hırsızların Ustası” olarak ün yapmış biri. Kendisi prensipli bir hırsız. Ana kuralı: hayati olmadıkça öldürmek yok. Buna rağmen iş çalma konusuna gelince hiç bir prensibi yok . Çatallar, bıçaklar, kalemler, şırıngalar gibi bir çok hadi canım bunu da mı çalıyor dediğimiz objeyi iflah olmaz bir şekilde çantasına atıyor. E hal böyle olunca ister istemez ana karakterin karizması biraz düşüyor.

Thief (3)

Hikaye

Hikayemiz dostumuz Bosso’nun bize verdiği bir görevde hızla yol katederken çırağımız olan bayan Karakter Erin’in karşımıza çıkmasıyla başlıyor. Erin’in Garret gibi öldürmeme prensibi yok. Hatta öldürme işini zevkle yapıyor. Beraberce çatıların üstlerinden atlayarak esas görev yerimiz olan bir kiliseye geliyoruz. Derken kendimizi garip bir ayinin içinde buluyoruz. Garret hırsız içgüdülerine güvenerek görevin iptal olduğunu söylesede genç hırsız Erin hırsına yenik düşüp kendini ayinin ortasına atıyor. Garret onu kurtarmaya çalışsa da nafile. Olaylar kopuyor ve Garret olaydan bir sene sonra dünyaya biri mavi biri kahverengi olmak üzere gözlerini açıyor. Hikaye sonrasında Erin’in ve kendinin başına gelenleri araştırmasıyla devam ediyor.

Thief (4)

Oynayış

Oyun gizlilik üzerine olduğu için oyun içerisinde bölümleri geçebilmek için çok büyük bir sabır gerekiyor. Çünkü kimi zaman bir askerin geçişini ya da askerlerin nereye gittiğini görüp ona göre gözükmeden hedef noktaya varmak için durup onları izlemek gerekiyor. Oyun gizlilik üzerine tamam, dövüş sisteminden bir beklentimiz yok. Fakat dövüş sisteminin işleyişi o kadar zayıf olmuş ki eğer iki kişi peşinizdeyse ve saklanacak yeriniz yoksa direk ”Esc” tuşuna basıp ”Restart the checkpoint” diyebilirsiniz. Tek kişiyi kolaylıkla indirebilirken, iki kişi size saldırdığında ölmekten başka pek bir seçeneğiniz kalmıyor çoğu zaman. Bunun dışında ok ve bir tahta parçasıyla kendinizi savunmak zorundasınız. Okunuzun uçlarını değiştirip kullanmak mümkün. Örneğin alevli okla etrafı yakıp dikkat dağıtabilir ya da su oku ile yanan meşaleleri söndürüp mekandan usulca sıvışabilirsiziniz. Arakadan saldırma dövüş sisteminde ise pek bir çeşitlilk yok düşmanlarınmızın kafasına vurup onları bayıltarak yolumuza devam ediyoruz.

Thief (5)

Sonuç

Sabrınız yok ise bu oyun kesinlikle size göre değil. Karanlık atmosferi, yavaş hikaye akışı ve cansız oynayışıyla ”Thief” malesef benim beklentilerimi karşılayamadı. Eğer beklemeyi, sabretmeyi ve aksiyonsuz oyunları seviyorsanız tavsiye edebileceğim bir oyun ama ben hareket etmeyi, hızlı olmayı ve bol bol dövüşü, aksiyonu seviyorum diyorsanız uzak durmanız gereken oyunlardan biri.