Anasayfa Haber Altın Kaplama Kalp Devri Geliyor!

Altın Kaplama Kalp Devri Geliyor!

Gördüğünüz altın ağ kalbi hem gözetliyor, hem de uyarabiliyor.
Gördüğünüz altın ağ kalbi hem gözetliyor, hem de uyarabiliyor.
Gördüğünüz altın ağ kalbi hem gözetliyor, hem de uyarabiliyor.

Biliminsanları insan kalbini altınla donatmayı planlıyorlar.

Kalp cerrahisinde her gün yeni gelişmeler yaşanıyor, teknolojideki gelişmeler bir zamanlar milyonlarca dolarlık ve son derece hantal ekipmanlarla yapılan işlerin artık çok daha ucuza yapılmasına imkan tanıyor. Buna en önemli örneklerden biri de taşınabilir kalp monitörleri ve defibrilatörleri alanındaki gelişmeler. Bu tür cihazlar 1970’lerden beri var, ancak gayet pahalı, hantal ve hata yapmaya müsait donanımlar. Bu da onların her kalp hastasında kullanılmasına engel oluyor.

Illinois Üniversitesi profesörlerinden John Rogers ve Washington Üniversitesi profesörlerinden Igor Efimov tarafından ortaklaşa yürütülen bir çalışma bu durumu tamamen değiştirmeyi hedefliyor. Bu iki biliminsanı, bir insan kalbinin yüksek çözünürlüklü topoğrafik haritasını MRI ve CT cihazları yardımıyla çıkarıyorlar. Ardından da 3D yazıcılar kullanarak kalbin üzerine geçirilecek bir ağ hazırlıyorlar. Bu ağ ağırlıklı olarak altından oluşuyor çünkü iletkenlik ve alerji gibi açılardan en uygun malzemelerden biri de bu.

Bu altın ağ bir kontrol işlemcisine bağlanıyor, bu işlemci ise kablosuz erişim sayesinde beden dışından rahatlıkla takip ve kontrol edilebiliyor, hatta bu iş için uygun yazılımın kurulduğu bir akıllı telefon bile kullanılabiliyor. Altın ağın yaptığı iş çok basit, kalbin 30 farklı noktasından topladığı verileri toplayarak bunları ana işlemciye göndermek ve böylece çalışma analizinin hassas bir biçimde yapılabilmesini sağlamak. Eski model kalp cihazları genellikle 3 sensöre sahipler ve çok detaylı okuma yapamıyorlar, bu da hatalara sebep olabiliyor. Ancak 30 farklı sensör sayesinde kalbin çalışmasını çok hassas şekilde gözetlemek mümkün.

Bu altın ağ sadece veri toplamakla yetinmiyor, eğer kalbin çalışmasında bir aksaklık tespit edilirse, 30 farklı noktadan mikro elektrik şokları verilerek buna müdahale edilebiliyor. Eski defibrilatörler genellikle 1,000 voltluk şoklarla, aynı anda tüm kalbi vuruyorlardı. Oysa buradaki mikro şoklar genellikle sadece kalp kaslarındaki detaylı hedeflenen bölgeleri vurduğundan, çok daha ince ayar yapabiliyorlar. Ayrıca hasta yanlış ve büyük şoklarla rahatsız edilmeden günlük hayatına devam edebiliyor.

Bir piezo-elektrik üreteci sistemin elektrik ihtiyacını kalbin kendi atımlarından sağlıyor.
Bir piezo-elektrik üreteci sistemin elektrik ihtiyacını kalbin kendi atımlarından sağlıyor.

Tüm bu yapı her hastanın kalbine göre yazıcıda hazırlandığından, eski standart üretim makinelerin aksine kundaktaki bebekten tutun da ileri yaşlardaki hastalara kadar herkese uygulanabilecek. Büyük ve hantal parçaları olmadığından, hastaların günlük yaşamlarını neredeyse hiç engellemeyecek, maliyetleri ise çok düşük olacak, çünkü kullanılan altının miktarı da gerçekte bir kaç gramı geçmeyecek.

Tabii ki bu altın ağın ve kontrolcüsünün hastanın kalbine yerleştirilebilmesi için bir operasyon yapılması ve kalbin açılması gerekiyor. Ancak bu operasyon tüm göğsü yarıp açmadan, mikro cerrahi yöntemlerle de rahatlıkla gerçekleştirilebilir. Cihazın güç kaynağına gelince, biliminsanları bu konuda da çok ilginç bir teknolojiden faydalanmayı deniyorlar. Cihaz klasik sistemler gibi yüksek enerji gerektirmediğinden, bir piezo-elektrik jeneratörü tarafından gereken güç sağlanabilir. Bu da demek oluyor ki, kalp atmaya devam ettikçe cihaz için gerekli enerjiyi de üretecek, yani sistem kendi kendini besleyecektir. Hastanın cebindeki akıllı telefon ise verileri devamlı okuyup gerektiğinde doktora göndererek, olan rahatsızlıkların gözetiminin yanı sıra, yeni başlayan kalp hastalıklarının önceden teşhisinde de büyük rol oynayacaktır.