Anasayfa Makale Niyazi Saral ile Kripto Para ve Dijital Madencilik Röportajı

Niyazi Saral ile Kripto Para ve Dijital Madencilik Röportajı

Çizgi Elektronik kurucusu Niyazi Saral ile Bitcoin, altcoinler ve kripto para madenciliği üzerine konuştuk.

Bitcoin ve altcoinlerdeki son durum nedir?

Bitcoin ve blockchain teknolojisi herkesin ilgisini çekiyor. Herke oldukça bilgilendi bu konuda. Bu bağlamda blockchain teknolojisinin ne olduğunu anlatmaya gerek yok. Ciddi bir teknoloji. Bu teknolojiye dayanan kripto paraların ay da sanal paraların geleceği konusunda çeşitli farklı görüşler de var.

Technopat YouTube Kanalına Abone Olmak İçin Tıklayın

Bitcoin şu anda başı çekiyor gibi. 19.000 dolar seviyelerine çıkmasından sonra epey bir spekülasyon oldu piyasada. Herkes Bitcoin’e yatırım yapmaya başladı. Benzer şekilde Ethereum da inanılmaz bir artış sağladı. Bitcoin’de ve altcoinlerdeki son durum nedir?

Bitcoin sanal altın mı? Bir saklama değeri olarak kabul edilip edilmeyeceği tartışılıyor. Günümüzdeki soru bu. Bitcoin bir yatırım aracı olarak kabul edilecek mi? Yoksa bir zamanlar çoğu kişinin iflas etmesine sebep olan Lale Soğanı benzeri bir sonu mu olacak? Bunu kimse bilmiyor.

Kripto paraların bugün toplam hacmi 600 milyar dolara ulaşmış durumda ve bunun %50’den fazlası tek başına Bitcoin’de. Bu bağlamda yıl sonunda Bitcoin’in 27.000 dolar olması beni çok şaşırtmayacaktır. Önümüzdeki sene sonunda 50.000 doları geçerse yine şaşırmam ama 5.000 dolara düşerse de şaşırmam. Bunu kimse bilmiyor ve Bitcoin’in varlık değerinin arkasında bir dayanak yok.

Burada özellikle de devletlerin kripto paralara nasıl bir tavır alacağı önemli. Bundan önce kripto paralara yatırım yapın demek şu an için çok erken.

Altına Hücum döneminde asıl parayı kazma, kürek satanlar kazandı. Siz de madencilik için uygun ekran kartları satıyorsunuz. Bu konudaki düşünceleriniz nedir?

Bana soruyorlar “sen yatırım yapıyor musun?” diye. Ben de kazma, kürek sattığımı söylüyorum. O dönem altın aramaya gidenlerin bazıları bulmuş lakin kazma, kürek satanlar hep kazanmış. Ben o taraftayım.

Borsa faaliyeti Forex’te de yapmamıştım, bunda da [kripto para] bir faaliyetim olmadı. Olmasını da düşünmüyorum çünkü objektif olabileceğini düşünmüyorum. İnsanların bir yerden sonra istekleriyle düşünceleri birbirine karışır. Örneğin borsa 27.000’e çıkacak dediğim zaman bunu istiyor muyum yoksa 27.000’e çıkacağını öngörüyor muyum? Bu anlamda yatırım yapmıyorum. Zaten Türkiye’deki normal borsalarda da iktisatçılar yatırım yapmazlar. Bunu objektif olarak görmezler.

Birçok ekran kartı takılı olan bir madencilik sistemine genelde “rig” adı veriliyor.

Ülkemizde daha çok ASIC Mining mi GPU Mining mi yapılıyor?

Her ikisi de yapılıyor. ASIC Mining geçmişi daha eski zira uzun süre sadece Bitcoin vardı. Bitcoin 2012-2013 sonrasında sadece ASIC’lerle mine edilmeye başlandı. 2011’e kadar başka bileşenlerle madenciliği yapılabiliyordu, artık ASIC’lerle yapılabiliyor.  Biliyorsunuz cryptocurrency’de bazı algoritmalar var, bunların bazıları statik, ASIC’lerle mine edilebiliyor. Bazıları ise değişken algoritmalar. Zamanla değiştiği için de GPU ve RAM ihtiyacından dolayı ekran kartlarıyla mine edilebiliyor.

İstatistiksel veri vermek açısından şöyle bir avantajı var: bugün bir ekran kartının hangi algoritmadan ne kadar para kazanacağını hesaplayabilen siteler var Whattomine gibi. O siteden 8’li bir rig’ininz, veya elinizde 60 tane kart varsa ayda ne kadar geliriniz olacak, elektrik parası ne olacak hesaplatabiliyorsunuz.

Bu kapsamda hesap yapıldığında -ki Türkiye’ye gelen markalarla ve üreticilerle de konuştuğumuzda- Türkiye’de mining yapılan 200.000~220.000 GPU var. Bu rakam her ay 20.000 civarında artış yapıyor ve yaklaşık 25-30 milyon dolar bir madencilik geliri var bu 200.000 kartın. Bu rakamlar tabii iki hafta önceki rakamlar.

Ülkemizdeki bu 200.000 kart mining amaçlı kartlar mı yoksa ekran kartı mı?

Bunlar ekran kartı. ASUS, Palit ve Zotac mining kartı satıyor. Birçok üretici mining kartını ülkemizde satışa sunmadı. Polaris ve Pascal çıktığından beri bunların %90, %95’i sadece mining için kullanılıyor.

ASIC’ler daha eski. Bir cihazın bir rig kadar getirisi var. Fakat fiyatı da buna göre yüksek. FOB’si 1500~2000 dolardan başlıyor. Bunların ithalatı da zor, bulabilmesi de zor. Çünkü şöyle hikayeler de var: üreticiler önce kendileri 3 ay mine edip sonra satıyorlar.

Diyelim ki 300 dolara mal ediyor 1500 dolara satacağım diyor, veriyorsunuz fakat adam 3 ayda zaten 1500 dolar kazanmış. Toplamda 3000 dolara satıyor.

Size geldiğinde de parasını 9 ayda ancak ödüyor. Böyle bir film var. Tabi bu da yapılabilir zira Bitcoin çok arttığında veya bu algoritma ile çalışan coinler çok arttığında getirisi çok daha hızlı olabiliyor.

Şimdi GPU’da da her zaman yeni kartlar çıkıyor. İlk başladığında mining kartlar olarak satılanlar RX 470 ve P106 idi. Ocak’ta P140’ler gelecek. Üreticiler burada fiyatlar peak olduğu zaman ne yapaklarını bilemiyorlar.  Büyük bir talep var. Bizde de büyük bir talep var ama teslim edilemiyor. Profesyonel arkadaşlar Ethereum fiyatı düşse de talepte bir düzenli hale gelse diyorlar. Yarın öbür gün nasıl olsa çıkacak düşüncesindeler.

Ekran kartı almanın aslında burada biraz daha avantajlı olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü ekran kartı ile bugün Ethereum madenciliği yaparken yarın başka bir coin’in madenciliği yapılabilir. Öte yandan ASIC alırsanız Bitcoin’e bir şey olduğu zaman – ki olmamasının hiçbir garantisi yok- mining cihazı elinizde kalacak.

Bu teori çok doğru değil. SHA256 algoritması ile kazılan başka algoritmalar da var. Ama spesifik olduğu için böyle bir risk olabilir ama Bitcoin olmayacaksa altcoinler zaten olmayacak. Yani biraz zor bir sav ileri sürmüş oluruz. GPU ile mine etmek daha zor aslında zira open frame kasalara dizerek konuluyor, bir sürü Power Supply problemleri var, montajlar Türkiye’de yapılıyor, insanlar evinde çalıştırıyor. Biz he koşulda özellikle kişisel yatırımcı veya amatör küçük yatırımcı “bir rig kuracağım, 3000 dolarım var” diyene git sen ekran kartı al diyorsun. Mining kartı alma diyorsun. En azından ikinci eli olabilir, yarın vazgeçince paraya ihtiyacınız olunca satabilirsiniz. Böyle imkanlar var. Bu yüzden ekran kartı almanızı tavsiye ediyoruz.

Yurt dışında çok büyük çiftlikler gördük. Yani insanların hangarları kapatıp içinde madencilik yaptığı yerler gördük: Ülkemizde bu durum ne aşamada?

Ülkemizde rakamlar tabii ki öyle 100.000 mertebesinde değil ama benim gördüğüm, fiilen gözlerimle gördüğüm 2000+ olan 3-4 adet 6 firma var. Mining farm yapan arkadaş var. Ama 1000-2000 arası belki 20-30 tane var. Bunların hepsini görmedim ama mesela 12.000 adete çıkacağını düşündüğümüz bizim de bir ürünlerini verdiğini bir müşterimiz de var. Yalnız bu tür insanların videolarını bile paylaşmak sıkıntılı. Ketum insanlar.

Haksız da olduklarını söyleyemeyiz.

Tabii ki, vergi mi çıkar yasaklanır mı? Bir sürü soru işareti var özellikle Türkiye için. Bu yüzden insanların ketum olmasını anlayışla karşılamak lazım.

Kripto paraları sadece madencilikle kazanmak değil de doğrudan satın almak da mümkün. Bu konuda uzun zamanlı bir yatırım aracı olarak kullanılabilir mi Bitcoin veya Ethereum gibi altcoinler?

Şu anda son birkaç ayda Türkiye’deki iktisatçılar bile bunun bir varlık değeri olabileceğini -tamam karşılığının balon olduğunu, çok riskli olduğunu kabul ederek- söylüyorlar ama para değeri olması için biliyorsunuz bir emtia, bir hizmet satın alırken kullanılabiliyor olması. Bu yürürlükte değil şu anda. Yani Bitcoin olarak alabileceğiniz çok kısıtlı şeyler var. Amazon örneğin Bitcoin’e geçti veya Ethereum almayı kabul ediyorum dediği an dünyada ya devrim olur ya da darbe.

Bu dünyanın, ülkelerin, devletlerin yaptığı bir darbe olma ihtimali çok daha fazla. Burada bir sıkıntı var. Eğer Alibaba gibi büyük e-ticaret siteleri geçerse çok ciddi bir devrim olabilir dünyada.

2018’de böyle bir şey söz konusu olabilir mi? Çünkü fiyatlar epey yükseldi.

Fiyatın yükselmesi bu işi daha erteler. Çünkü para olarak kullanabilmesi için likit, küçük, altcoinler gibi daha küçük paraların söz konusu olması lazım. 0.005 Bitcoin ile şunu satıyorum demenin çok büyük bir anlamı yok. Onu vatandaşın adıyla, kurucusunun adıyla satabilmek lazım. Ben 2018-2019’da pek olabileceğini zannetmiyorum. İnşallah yanılırım, inşallah bu sektör, büyür gelişir. Benim de hevesim o yönde ama analitik düşündüğün zaman ne kadar olabilir bu konuda çok emin değilim.

Ülkemizde Bitcoin’in vergilendirilmesi gibi söylemeler dönmekte son dönemlerde. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok konu var. Vergilendirme mi, günah mı? Vergilendirme kısmında girelim, günahına biz karışmayalım. Vergilendirme konusuna girersek bence vergilendirilemez. İki açıdan vergilendirilemez. FED başkanı Yellen’ın söylediği gibi “Biz bununla mücadele edemeyiz zira teknik olarak çok ileride bir yapı.” Tespit edilemez, peer-to-peer bir iletişim. Teknik olarak bir sıkıntı çıkabileceği gibi yer altına inmesi durumu de söz konusu olabilir. Ancak borsaları yasaklayabilirsiniz. Keşke olay sadece vergilendirme ile bitse. Olsa yani vergilendirme. Çünkü bunu sadece ben söylemiyorum. Çok uzun zamandır yatırım yapan arkadaşlar da söylüyor.

Vergilendirme demek tanımak demek. Bunu bir şekilde tanıyacaksınız, regülasyona tabi tutacaksınız. O zaman da zaten Bitcoin’in önü çok daha fazla açılır. Keşke dünyadaki bütün ülkeler “Bitcoin’i kabul ediyoruz, onu para alışverişi olarak görüyoruz” ama mining yapan cihazları kontrol edemeyeceklerine göre borsada satışlara “%1-2 BSMV vergisi gibi vergi koyduk” deseler bu çok güzel bir şey olur ama bence daha tereddütlü zamanlar geçer, mesela Çin’de yasaklanması gibi. Biliyorsunuz Bitcoin 4000-5000 dolar idi birden 2000 dolara düştü. Yine böyle şeyler yaşayabilir. Daha önünde yol var.

Madencilik doğrudan ülkemizde gelir sağlıyor. Öte yandan bir de madencilik yazılımları var. Ve bu yazılımlar genel yurt dışı kaynaklı oluyor. Ülkemizde bu konuda çalışmalar var mı?

Ciddi çalışmalar var. Birkaç aşamada bu hizmette dışarıya para veriyoruz. Birincisi borsa. Borsada alım satım için ülkemizde borsalar var. Bunlar görevlerini yapıyorlar belki daha da geliştirirler.

İkincisi Pool denilen havuzlar var. Türkiye’de havuzlar var artık ve bunun yanında bir sürü insan da havuz kurmaya çalışıyor. Teknik altyapıları var. Biliyorsunuz havuda kazdığınız zaman ortak ödülü paylaşıyorsunuz ama bir kısmı da havuzun sahibine kalıyor. Havuzun sahibine kalsın diye Türkiye’de havuzlar var ve kuruluyor da.

Mining yazılımı yani Client programlarına baktığınız zaman mining yazılımı yazan arkadaşlar da var. EthOS gibi SimpleMining gibi hepsinin belli bir ücreti var. Bir komisyon alıyorlar en azından. Komisyon usulü çalışacak Türkiye’de mining yazılımı yazan arkadaşlar var. 2018’de bunları da göreceğiz. Belki hazır kullanılıyordur da ben bilmiyorum.

Siz doğrudan madenciler için ekran kartları ve güç kaynakları gibi malzemeler sattığınızdan dolayı onlarla doğrudan iletişim halindesiniz. Onları ne tür soruları var veya kendi madencilik sistemini kurmak isteyenlere ne tür tavsiyeleriniz olabilir?

Öncelikle gördüğüm en ciddi problemlerden bir tanesi bu: bu işe girişen girişimcilerin çoğu IT’ci veya BT’ci değil. Çok basit elektrik problemlerini veya kısıtlamalarını bilmiyorlar. Bir kere bu GPU mining için ekran kartları, anakart, Power Supply, riserlar kritik bileşenler. Zaten biz bu komponentleri sağlıyoruz kritik olduğunu düşündüğümüz için. Örneğin çok basit bir riser kartı -zaten 6-7 dolar- üzerinde korumaları yok. İnsanlar bunun bile farkında değil. Çünkü elektronik komponent nedir bilmiyor. PC’nin üzerinde o komponent lehimli mi var mı dahi bilmiyor. Bunlara dikkat etmek lazım. Bilen bir IT’ci veya BT’cinin tavsiyesi ile devam etmek lazım. Biz o sebeple kritik komponentlerin hepsini getiriyoruz.

Tabi en büyük problem Power Supply. Neden? Çünkü verimli olması için bir sisteme en azından 6 kart takılıyor. Bir anakarta altı kart takılıyor. Teknik bağlantı problemlerini yani anakartın o bağlanan ekran kartlarının tamamını görme, sürücülerini yükleme problemlerini çözebiliyorlar ama Power Supply, yani güç dağılımını gerçekten çözemiyorlar. Çünkü bu konuda destek alabilecekleri yer çok az. Facebook gibi birtakım gruplarda sorular soruyorlar ve soru sorarken de ne sorduğunu bilemediği için çok kısıtlı veri veriyorlar. Cevap verenler de kendilerinin yetkin olup olmadığın bakmaksızın cevap veriyorlar ve ortada büyük bir kargaşa, büyük bir anlamsız haberleşme ve insanları yanıltma var. Buna çok dikkat edilmesini istiyorum.

Single Rail vs. Multi Rail

Örneğin bu Power Supply [ FSP Cannon 1300W] 1300 Watt. Single Rail mi ya da Multi Rail mi bilinmiyor. Aradaki fark ne biliyor musunuz? Bunların hepsinin 12V PCIe çıkışları var. Eğer Single Rail ise altısının da bağlantısı paralel, aynı demek. Eğer Multi Rail ise -herkesin anlayabileceği gibi- altısı da farklı düzeneklerle paralel olarak güç veriyor demektir. Şimdi bura da ne fark olabilir? Bu 1300W ise eğer altı tanesinin dördüne daha fazla, ikisine daha fazla da güç bağlasanız kablolar ısınmadığı sürece hala çalışır, problem yok. Ama Multi Rail ise 6’ya bölün 1200’ü, iki tane [RX] 580 bağlayamazsınız. Yani soketinin olması bunun bağlanacağı anlamına gelmiyor.

Daha da kötüsü SATA bağlantıları. SATA soketi 4.5 amper kaldırır, başka kaldırmaz. 12V ile çarpın, 60 Watt eder. Halbuki bugün bir [RX] 580 -popüler olduğu için onu örnek veriyoruz- riser kartından besleniyorsa 60 Watt’tan fazla çekiyor. Bunu bağlayıp 2 ay, 3 ay sonra “yandı ağabey” diye gelen yüzlerce, binlerce kişi var. Yani burada bu soketin olması bu soketin riser’a bağlanıp onu da oraya takıp çalışacağı anlamına gelmiyor. Dikkat ederseniz bunda üç tane kablo var. Yani siz üçünü de aynı şekilde riser’dan bağlarsanız 180 Watt’ı bu kablodan çekmek istersiniz. Halbuki bu kablo en fazla 96 Watt çekiyor. 96 Watt yazıyor ama tabii ki okuyan da yok Türkiye’de.

Benim önerim şu: insanlara soru sorarken mutlaka toplam konfigürasyonun tek tek marka model belirtilerek sorulması lazım. Yani dört ekran kartına kaç Watt Power Supply bağlayayım sorusu tamamen yanlış. Çünkü erkan kartı diye böyle bir belirli, her şeyi aynı olan bir model, bir cihaz yok. Ekran kartı var 80 Watt çeken, ekran kartı var 300 Watt çeken. O yüzden ekran kartının marka modelini belirtin ki insanlar da sizin ne yapmak istediğinizi daha çabuk anlayıp daha çabuk cevap versinler. Dört ekran kartına ne bağlayacağım değil, dört tane MSI veya Sapphire 580X bağlayacağım denediğinde o çok anlaşılabilir olur.

Kaldı ki AMD ürünlerde modalama var. Yani BIOS’unu, Framework’ünü değiştirme var. Değiştirirdiniz zaman 150 Watt’lık kart 110 Watt çekiyor. Ama siz bunu değiştirmek için dördünü de birden takıp başladığınızda zaten 600W ile başlıyorsunuz. Halbuki tek tek bağlayıp modladığınızda 450 Watt’a düşecek bu. Yani bu kadar detay varken soru sorarken marka model, hatta işletim sistemi, hatta Client programı, hangi noktada ne gibi problem oluyor, bunları bildirerek soru sormak lazım ki insanlardan aldığımız feedback de doğru olması lazım.

İnsanlar birbirine yardım etmek istiyorlar. Burada toplumsal bir içgüdü de var. Beraber gelir sağlamak, para kazanmak içgüdüsü de var. Bunu da anlayışla karşılıyorum ama insanların da yetkin insanların cevaplarına biraz da önem vermelerini rica ediyorum diyeyim. O durumda iş. O kadar kötü.

Kripto Paraya Yatırım Yapmak

Kredi çekip yapan kullanıcıların olduğunu da görüyoruz. Aslında bu kişilerin doğrudan bu kadar tecrübesizken mining rig kurması yerine doğrudan yatırım yapması daha mantıklı olabilir.

Tabii ki bu en kolay yol. Ben zaten bize gelen konuşmaya çalışan arkadaşlara bakıyorum. Amatör ise, cebindeki para kısıtlı ise, ciddi bir mesleği varsa “hiç bu işlere girme, gerek yok” diyorum. Mining demek “9 tane ekran kartı bağladım, açtım çalışacak” demek değil. Yani öyle bir şey yok. En azından ayda bir kere temizlemeniz lazım. En azından odanın soğutulması lazım.

Şirkette deneme için çalıştığınız makineye 5 metre oturan oğlum dedi ki “baba artık bunu kapatalım, sesinden gına geldi.” Ki çok az ses çıkartan bir cihazdı. Çünkü uzun süreli gece çalışan bir cihaz çok fark eder. Evde yapılamaz bu. Evde yapılmasını düşünmek çok teorik olur. Yani bir oda olacak, temiz olması lazım, sıcak havanın emilmesi lazım ki sürekli ısınmasın cihazlar. Fanların düşmemesi için zaman içinde temizlenmesi lazım, tozsuz ortam olması lazım, ESD ortamı olması lazım (anti statik olması lazım). Bunların hiçbiri düşünmeden insanlar birbirine “bak yaptım abi oldu” diye öğüt veriyor. Bu çok sakıncalı, çok riskli. Bunları gerçekten hayretle karşılıyorum.

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler. Bu konuya girmek isteyen, kendi sistemini toplamak ya da doğrudan yatırım yapmak isteyen kullanıcılar için epey faydası olduğunu düşünüyorum. Tekrar teşekkürler.

Ben teşekkür ederim geldiğiniz için, ilgilendiğiniz için. Sağ olun.