Anasayfa Makale Ticari Dış Kaynak Kullanımı (BPO) Nedir?

Ticari Dış Kaynak Kullanımı (BPO) Nedir?

Ticari dış kaynak kullanımı (business process outsourcing) hakkında bilmeniz gereken her şeyi bu yazımızda anlatıyoruz.

Ticari dış kaynak kullanımı ya da BPO, işletmelerin bir görevi yürütmek için başka bir işletmeyi kiralamasına verilen isimdir. Kiralanan işletme görevlerini eksiksiz yerine getirerek ana işletmenin sorunsuz şekilde operasyonlarını sürdürmesini sağlar.

Özellikle üretim endüstrisinde ticari dış kaynak kullanımı öne çıkmaktadır. Örneğin bir ürün üreten firmalar, tedarik zinciri gibi asıl ilgi alanları olmayan işleri yürütmek için başka firmaları kiralıyor. Ancak yıllar içinde bu sadece üretim endüstrisi ile sınırlı kalmadı ve diğer endüstriler de ticari dış kaynak kullanımı yolunu tercih ettiler.

Günümüzde işletmeler, ticari amaç gütmeyen kurumlar ve hatta hükümet kurumları belirli işleri yürütmek için ticari dış kaynak kullanmaya başladı. Özellikle Kuzey Amerika’da bu sektör oldukça gelişti. BPO sektörünün 2017 yılındaki gelirinin 114.9 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor.

Ticari Dış Kaynak Kullanımı Neye Yöneliktir?

Ticari dış kaynak kullanımına başvuran işletmeler, ön hizmet (front-office) veya geri hizmet (back-office) görevleri kiraladığı şirkete yükler. Geri hizmet görevleri arasında muhasebe, insan kaynakları, kalite kontrol ve ödeme işlemleri yer alıyor.

Müşteri ilişkileri, pazarlama ve satış gibi alanlardan oluşan ön hizmet görevleri de ticari dış kaynak kullanımı kapsamına girebilir. Bu alanlar tüm olarak kiralanabileceği gibi sadece belirli hizmetler de talep edilebilir.

KPO, LPO ve RPO

Sunulan hizmetlere göre ticari dış kaynak kullanımı hizmeti veren şirketler üç ana kategoriye ayrılır:

  • Bilgi desteğine yönelik dış kaynak kullanımı (KPO): Kiralanan şirket sadece belirli bir iş alanını yönetmekle kalmaz aynı zamanda o alanla ilgili bilgi desteği sağlar.
  • Resmi hizmetlere yönelik dış kaynak kullanımı (LPO): Bu kategori, sadece resmi hizmetlere yönelik işleri sunan şirketleri kapsar. Şirketler resmi evrakların yazılması, tavsiye vermek üzere resmi kurum hizmetlerinin araştırılması gibi görevleri üstlenir.
  • Araştırma hizmetlerine yönelik dış kaynak kullanımı (RPO): Araştırma ve analiz hizmetlerini yürüten şirketleri kapsar. Yatırım firmaları, pazarlama ajansları, biyoteknoloji şirketleri bu hizmeti veren şirketlere örnek verilebilir.

Ticari Dış Kaynak Kullanımının Avantajları

  • Finansal faydalar: Genellikle kiralanan şirketler, işleri daha düşük maliyetli şekilde sunuyor. Ayrıca diğer şirketler ile anlaşılarak vergi maliyetleri de düşürülüyor.
  • Esneklik: Ticari dış kaynak kullanımı, değişen piyasa dinamiklerine daha hızlı cevap verilmesine ve işleri yürütme yöntemleri konusunda esneklik sağlanmasına yardım ediyor.
  • Rekabet avantajı: Ticari dış kaynak kullanımı sayesinde şirketler asıl işlerine daha iyi odaklanıyor ve kaynaklarını da daha verimli kullanıyor. Bu sayede iş pazarında daha iyi konuma sahip oluyor.
  • Yüksek kalite ve daha iyi performans: Kiralanan şirketler yürüttükleri görevlerde uzman olduğu için görevlerini yüksek kalitede ve verimlilikte gerçekleştirirler.

Ticari Dış Kaynak Kullanımının Olumsuz Yönleri

  • Güvenlik sorunu: Kiralanan şirketle teknolojik bağlantı kurulması gerektiği için güvenlik riski her zaman mevcuttur. Ayrıca işletmeler genellikle hassas verileri kiraladıkları şirketlerle paylaşmak zorunda kalır. Bu da bir diğer güvenlik riskidir.
  • Beklenmeyen maliyetler: İş yükünü ya da anlaşmanın maliyetini iyi hesaplayamayan şirketler, planladıklarından fazla para ödemek zorunda kalabiliyor.
  • Şirketler arası ilişki: Özellikle başka ülkelerden şirketlerle anlaşma yapıldığında, iletişim sorunları yüzünden güçlü bir iş birlikteliği sağlanamayabilir. Bu yüzden işletmeler anlaşmalardan bekledikleri faydayı göremeyebilir.

Sektörün Geleceği

Teknolojideki gelişmelerle birlikte ticari dış kaynak kullanımı sektörü de değişmeye başladı. Yapay zeka ve robotik otomasyon sistemleri, sıklıkla ticari dış kaynak kullanımı için başvurulan alanların görevlerini yürütebiliyor. Üstelik bu sistemler görevleri daha düşük maliyetli şekilde ve yüksek hızda yapıyor.

Ancak tüm sistemin kolaylıkla otonom hale getirilmesi mümkün değil. Üstelik ticari dış kaynak kullanımı hizmeti sunan şirketler, belirli iş alanları için daha iyi hizmet sunabiliyor. Bu yüzden otonom sistemlerin varlığına rağmen böyle şirketler daha çok tercih edilebiliyor.