QLED ve OLED TV Arasındaki Farklar Neler?

In Makale by Muhsin Bayram2 Comments

QLED ve OLED her ne kadar isim olarak birbirine çok benzese de bu iki TV paneli aslında çok farklı görüntüler sunuyor.

Her geçen yıl hayatımıza giren TV terimleri artıyor. OLED de 2017’nin gözde TV terimlerinden biriydi. Samsung tarafından CES 2017’de tanıtılan QLED TV’ler, isimlendirme açısında bir diğer popüler TV türü olan OLED ile büyük bir benzerlik gösterse de, Samsung tarafından TV’lerin evriminde OLED’in yerini alacak bir sonraki adım olarak tanıtıldı.

Terim her ne kadar Samsung tarafından öne atılmış olsa da, Güney Koreli teknoloji devi, rakip TV üreticilerinin de bu terimi kullanmasını destekliyor. Samsung, QLED’i yaymak için ortaklık çalışmalarına başladı bile. Nisan 2017’de Çinli TCL ve Hisense firmaları, Samsung ile QLED ortaklığı kurduklarını açıkladı. Geçtiğimiz sene düzenlenen CES 2018’de de TCL’nin ilk QLED TV’leri görücüye çıkmıştı.

Samsung göründüğü üzere QLED TV’lerin hali hazırda oldukça revaçta olan OLED TV’lerin yerini almasını istiyor. Peki QLED gerçekten OLED’in yerini alacak kadar iyi mi yoksa OLED’in hala avantajlı olduğu alanlar QLED’in önüne geçecek mi? Buna karar vermek için bir karşılaştırma yapmamız gerekecek.

QLED nedir?

QLED ve OLED arasında bir karşılaştırma yapabilmemiz için öncelikle bu iki terimin ne anlama geldiğini bilmemiz gerekiyor. OLED ile ilgili temel bilgilere bu yazımızdan ulaşabilirsiniz. QLED’i ise kısaca özetleyelim.

QLED TV’leri basitçe Quantum Dot teknolojisi kullanan LED TV’ler olarak tanımlayabiliriz. Samsung, QLED TV’lerinin piyasadaki diğer LED TV’lere kıyasla daha yüksek parlaklık, daha yoğun siyahlar ve daha fazla renk sunduğunu iddia ediyor. Quantum Dot teknolojisinin bu sonuçları nasıl elde ettiğini bu yazımızı okuyarak öğrenebilirsiniz.

Ultra HD Alliance standartlarını karşılamak için neredeyse tüm Ultra HD Premium TV’ler en az bir miktar Quantum Dot teknolojisi kullanmak zorunda. Samsung, kafa karışıklığını engellemek için Quantum Dot teknolojisini kullanan tüm LED TV’lerin QLED TV olarak adlandırılması gerektiğini savunuyor. Böylece Quantum Dot kullanan TV’ler ile LED TV’ler arasında kesin bir ayrım yapılabilir ve OLED TV’lere karşı birleşik bir cephe yaratılabilir.

Üstelik Samsung’un OLED’e karşı mücadelesi QLED TV’ler ile sınırlı değil. Güney Koreli şirketin OLED TV’ler üretme planı olmasa da, OLED’e karşı microLED adında bir cevabı var. QLED TV’ler farklı bir teknoloji ile OLED’e meydan okurken microLED TV’ler ise kendi alanında OLED’e rakip olacak.

Her iki TV türü arasında gerekli bilgilere sahip olduğumuza göre temel konu başlıkları üzerinden karşılaştırmamızı yapabiliriz.

Siyahlar

Koyu siyahlar, kaliteli görüntü elde etmek için gerekli olan en önemli faktörlerden biridir. Daha koyu siyahlar ile görüntü daha yüksek bir kontrast değerine ve daha zengin renk tonlarına sahip olur. OLED şu aralar bu alanda rakiplerinin oldukça önünde.

OLED TV’lerin bu alandaki en büyük avantajı, açılıp kapatılabilen aydınlatmaya sahip olması. Eğer bir pikselin tamamen siyah görünmesi gerekiyorsa TV otomatik olarak o pikselin ışık kaynağını kesecektir. Bu şekilde diğer TV’lerde sıkça görülen ışık kanamasının önüne geçiliyor.

QLED TV’ler her ne kadar siyahlar konusunda standart LED TV’lere göre daha etkileyici sonuçlar gösterse de, bu TV’lerde kullanılan yekpare LED aydınlatma sistemi hala OLED TV’lerin teker teker aydınlatılan pikselleri ile rekabet edemiyor. Ancak CES 2018’de gösterilen prototiplere bakılacak olursa Samsung ve diğer QLED üreticileri bu alanda önemli geliştirmeler üzerinde çalışmaya devam ediyor.

Görüldüğü gibi OLED TV’ler bu alanda rakibinin birkaç adım önünde.

Parlaklık

Ulaşılabilen en yüksek parlaklık seviyesi söz konusu olduğunda QLED TV’ler, Quantum Dot teknolojisi ile OLED TV’lerin önüne geçiyor. Quantum Dot teknolojisinin ışığı, parlaklıktan ödün vermeden tüm renklere aynı seviyede dağıtabilme yeteneği, QLED TV’lere daha yüksek renk hacmi avantajı sunuyor. Üstelik üreticiler, elde edilen yoğun renk hacmi sayesinde HDR içeriklerin OLED TV’lere kıyasla daha detaylı gösterildiğini iddia ediyor.

Söz konusu HDR olduğunda parlaklık ve renkler en az koyu siyahlar kadar görüntü kalitesine etki ediyor. İç mekanlarda ve karanlık ortamlarda OLED TV’lerin siyah kalitesi QLED TV’lerin renklerini dengelese de, aydınlık ortamlarda QLED TV’lerin bariz üstünlüğünü görmezden gelemeyiz.

Tepki süresi

Tepki süresi burada paneldeki bir diyotun açılıp kapanma süresi anlamına geliyor. Bu süre ne kadar düşükse, hızlı görüntülerde hareket bulanıklığı riski o kadar az olacaktır. OLED TV’ler, her biri birer piksel olarak çalışan diyotları sayesinde piyasadaki en iyi tepki sürelerini sunuyor. Öte yandan QLED TV’ler, ekranı piksel grupları şeklinde aydınlattığı için diyotların açılıp kapanma süresi OLED’e kıyasla çok daha yüksek. OLED TV’ler bu alandan tartışmasız bir şekilde galip ayrılıyor.

Görüntüleme açısı

OLED TV’ler bu alanda da bariz bir şekilde avantajlı durumda. QLED TV’ler için en iyi görüş açısı tam merkez iken, OLED TV’lerin kayıpsız görüntüleme açısı 84 dereceye varabiliyor. Ancak QLED TV üreticileri bu açığı kapatma konusunda oldukça kararlı. Samsung’un en üst model QLED TV’leri güncellenmiş panelleri sayesinde daha iyi görüntüleme açıları sunsa da şimdilik OLED TV’ler görüntüleme açısı konusunda rakipsiz sayılır.

LG'nin 77-inçlik televizyonu, pazarın en büyük OLED TV'si oldu.Boyut

Tüketici seviyesi OLED TV’ler günümüzde 88 inç boyutuna ulaşmış durumda. Ancak boyut kısıtlamaları söz konusu olduğunda LCD paneller çok daha büyük ekranlara müsaade ediyor. QLED TV üreticileri bu avantaj sayesinde 100 inçin üstünde TV’ler üretebiliyor.

Kullanım ömrü

LG’nin iddiasına göre bir OLED TV’nin %50 parlaklık seviyesine düşmesi için 54 yıl boyunca günde 5 saat çalıştırılmış olması gerekiyor. OLED TV’ler görece yeni olduğu için şu anda bu iddiayı test etmek pek mümkün değil. Öte yandan QLED TV’lerin kağıt üstünde bile böyle bir sorunu yok.

Güç tüketimi

OLED paneller yekpare arka aydınlatmaya ihtiyaç duymadıkları için oldukça ince ve hafiftir. Ayrıca aydınlatmanın kullanılan piksel sayısına göre kontrol edilmesi OLED TV’lerin güç tüketimini ciddi oranda azaltmaktadır.

Sonuç

QLED TV’ler, Quantum Dot teknolojisi sayesinde piyasada henüz rakibi olmayan bir parlaklık ve renk kalitesine sahip. Özellikle HDR yayınlarda QLED TV’lerin sınırları zorladığı iddia ediliyor.

Öte yandan OLED TV’lerin de birkaç oldukça önemli avantajı var. OLED aydınlatma sistemi sayesinde elde edilen siyahlar, karanlık ortam ve sahnelerde OLED TV’leri rakipsiz kılıyor. Ayrıca daha düşük güç tüketimi ve daha geniş görüntüleme açıları, kullanım kolaylığı açısından çoğu kullanıcının öncelikli tercihlerinden olacaktır.

Nihayetinde hangi TV türünün daha ideal görüntü sunduğu kullanıcı ve kullanım profiline göre farklılık gösterecektir. Tüm ışıkları kapatıp gece vakti film izleyen biri için OLED TV’lerin koyu siyahları daha cezbedici olacaktır. Öte yandan gün ışığında dizi veya spor müsabakası izleyenler QLED TV’nin yoğun parlaklığı ve renk tonlarını tercih edecektir.