borderlands-3

Borderlands 3 İncelemesi – İlk 10 Saat

In İncelemeler, Makale, Oyun by Osman Kırpat1 Comment

Kendine has mizahı ve üst üste dizsek buradan Ay’a çift şerit yol yapmaya yetecek kadar silahıyla Borderlands serisi bizleri yeni bir maceya davet ediyor. Hadi gelin, Borderlands 3’e bir göz atalım.

Borderlands, shooter (nişancılık) mekanikleri ile klasik RPG (yol yapma oyunu) mekaniklerini birleştiren bir oyun serisi. Bunu da çizgi film grafikleri ve kendine has kara mizahı ile yapmayı tercih ediyor. Serinin bir diğer yan türü de looter. Bu kelimenin Türkçe’de yaygın olarak kullanılan bir karşılığı yok; düz çevirisi “ödülcü”. Looter türü oyunlarda oyuncular düşmanların hakkından geliyor, onlardan loot (yani ödül) düşürüyor ve en nihayetinde daha güçlü düşmanların peşine düşüyor.

Seviye limitine ulaşıp en güçlü silahları elde edene kadar bu üç aktivite döngü halinde devam ediyor. O sırada ödül toplama işinin en optimize yollarını keşfediyorsunuz. İlk seferinizde 10-15 dakikanızı alan bölüm sonu canavarları, bir kez onların zayıf yönlerini keşfedip karşılarına doğru ekipmanlarla çıktığınızda bir dakikadan az sürede havlu atabiliyor.

Hikaye görevlerinin sonuna kadar olan kısım, seviye atlama ve oyunu öğrenme aktiviteleri ile geçiyor. Ne zaman ki tüm hikaye görevlerini tamamlayıp kendinizi açık dünyada amaçsız bir şekilde volta atarken buluyorsunuz, işte o zaman oyun sonu aktiviteleri başlıyor. O noktadan sonra Borderlands oyunları RPG mekanikleri ile harmanlanmış birer looter’a dönüşüyor. Kendinizi, “En iyi ödüller nereden düşer? Bir düşman en hızlı nasıl ölür? Hangi silahı, hangi yetenekler ile birlikte kullanmalıyım?” gibi düşüncelerin içinde kaybolurken buluyorsunuz.

Borderlands 3’te de önceki oyunlarda olduğu gibi bir kasa avcısını (vault hunter’ı) canlandırıyoruz. Amacımız, Eridian adındaki antik bir medeniyet tarafından galaksinin dört bir yanındaki gezegenlere saklanmış olan kasaları bulmak, o kasaları koruyan gardiyan yaratıkları yenmek ve içlerindeki hazinelere sahip olmak.

KAMUOYUNA DUYURULUR

Borderlands 3 hakkında ön bilgiye sahip olmak istiyorsanız, sizi ön incelememizi okumaya davet ediyorum. İkinci oyun ile Borderlands 3 arasında neler olup bitmiş, oyun çıkana kadar oyuncular ile ne tür bilgiler paylaşılmış gibi soruların cevabını orada vermiştim.

Bir diğer konu; oyunu henüz bitirmiş değilim. O yüzden bu incelemeyi aşamalı olarak yazacağım. Borderlands 3 raflardaki yerini alalı fazla olmadı ve elini cebine sokmadan önce oyunun nasıl bir deneyim sunduğunu merak eden çok fazla oyuncu var. Malumunuz, Borderlands oyunları tek lokmada yutulacak kısa oyunlar olmadığından, sizlerle deneyimlerimizi en kısa sürede paylaşabilmek amacıyla böyle bir yönteme başvurduk.

An itibari ile 23. seviye FL4K oyuncusuyum, üç gezegen gezdim, 3 adet düşük seviye efsanevi silah düşürdüm ve ilk kasa gardiyanı ile yüzleştim. Şu aşamada hikaye hakkında ayağı yere basan bir eleştiri yazmam ya da oyun sonu deneyimi hakkında ahkam kesmem mümkün değil. O konular hakkındaki görüşlerimi ilerleyen zamanlarda incelemeye ilave edeceğim.

SINIFLAR VE YETENEK KİTLERİ

Sınıf sistemi bu oyunda ciddi bir şekilde elden geçirilmiş. Yine, önceki oyunlarda olduğu gibi, her sınıfın üç yetenek ağacı var. Ancak bu sefer tek bir aktif yeteneğimiz yok. Onun yerine farklı ağaçlar tarafından sağlanan farklı aktif yetenek seçeneklerine sahibiz. Örneğin FL4K’ın sahip olduğu üç ayrı av hayvanı, üç farklı ağaca yerleştirilmiş vaziyette. Onlardan birini seçip yetenek barınıza yerleştiriyorsunuz. Çatışma sırasında sadece o hayvan size eşlik ediyor.

Aktif yetenekleriniz için o yeteneğin bulunduğu ağaçta ilerleme kaydederek augmentation adındaki yeni modifikasyonlar açabiliyorsunuz. Ağaçların içinde değilde, yan taraflarında duran yetenekler onlar oluyor. Oyun sana diyor ki, şu ağaçtaki pasif yeteneklere on puanı harca, ben de sana aktif yeteneğin için augmentation vereyim. O on puanı hangi pasif yeteneğe vereceğin sana kalmış.

Aktif yeteneklerin çeşitliliği oynanışa büyük derinlik katmış. Bu sayede Borderlands 3 sınıflarının her biri, önceki oyunlardaki üç farklı sınıfın toplamına eşdeğer hale gelmiş. Sınıfların yeteneklerini güçlendiren özel silahların varlığını da hesaba katarsak, oynanış tarzındaki çeşitlilik ve her sınıfın tekrar oynanabilirliği büyük bir artış yaşamış.

Not: Crazy Earl’ün otomatında Eridium karşılığı özel silahlar satılıyor. O silahlarda sınıflara özel güçlendirmeler var. Başka silahlarda da böyle bir durumun söz konusu olup olmadığını henüz bilmiyorum.

crazy-ear-bl3

SAYILAMAYACAK KADAR ÇOK SİLAH VAR!

Oyunda temel alınan silah sayısı çok fazla değil. Belirli sayıdaki silah üreticisinin belirli türde silahlar için belirli sayıda taban modeli var. Ancak bu taban modellerinin üzerine rastgele gelen güçlendirmeler, silahların işlevlerini bambaşka alanlara çekebiliyor. Haliyle silah miktarı da bu bağlamda çılgın sayılara ulaşıyor.

weapons-bl3 Atıyorum, efsanevi bir bazukanın farklı element tiplerine sahip olan versiyonları olabiliyor. Ya da aynı bazuka element hasarı bırakmıyor belki ama, normalde her atış için 3 mermi harcarken, bu varyasyonu sadece 1 mermi harcıyor oluyor.

Bahsettiğim silah sistemi önceki oyunlarda da aynıydı, ancak bu sefer durum biraz daha farklı. Artık her silah üreticisi, önceden sadece DAHL marka silahlarda olan ateş modu değiştirme özelliğini kendi silahlarına yerleştirmeye başlamış. Mesela yüksek element hasarı ile meşhur olan Maliwan marka silahlar, önceki oyunlarda sadece tek bir element tipi ile düşerken, Borderlands 3’te her biri iki farklı element tipine sahip olarak düşüyor. Çatışma anında ikisi arasında geçiş yapabiliyorsunuz.

Not: Belki sadece bana öyle geliyor olabilir ama efsanevi silah düşürme oranları galiba çok yüksek. Daha 20. seviye olamadan üç efsanevi silah düşürmek garip hissettirdi. Onları düşürmek için ekstra çaba sarf etmiş olsam sorun yok ama hikaye görevlerini yaparken kendiliğinden düşüverdi hepsi.

SUNUM VE HİKAYE ANLATIMI

Oyunun hikaye anlatış tarzı konusunda büyük değişiklikler yok.  Alıştığımız Borderlands mizahı hala orada ve tek farkı daha güncel olguları referans göstermesi. Örneğin oyundaki ana kötüler olan Calypso ikizleri, Twitch yayıncısı üslubu ile televizyon yayınları yaparak kendilerine haydutlardan oluşan bir kitle toplamışlar. “Beğenmeyi, takip etmeyi ve İTAAT ETMEYİ unutmayın!” tarzı ifadeleri var. Hatta kendilerini tanrı gibi empoze ediyorlar. (Gearbox, Calypso ikizlerinin kişilikleri ile neyi eleştirmeye çalışmış bilmiyorum. Onu sizin takdirinize bırakıyorum.)calypso-twins-bl3

Oyunu tek başınıza oynarken sıkılmaktan korkuyorsanız merak etmeyin, NPC’ler önceki oyunlarda da olduğu gibi onlardan aldığınız görevleri yaparken telsiz üzerinde sizinle sürekli muhabbet ediyor.

Şahsen bu hikaye anlatma yönteminin başarılı olduğunu düşünüyorum. Geliştiriciler böylelikle aksiyonu ara sahneler ile baltalamak zorunda kalmadan dertlerini oyuncuya anlatabiliyor. Bu konuda kaçırılmış bir fırsat varsa, o da bölüm sonu canavarının da sizinle iletişim kurmaya pek hevesli olmayışı. (Bölüm sonu canavarlarının çatışma sırasında benimle diyaloğa girmesinden keyif alıyorum, sizi bilmem.)

Rahatsız edici bulduğum bir diğer konu da önceki oyunlardan bildiğimiz oynanabilir karakterlerin bize yeterince görev vermiyor olmaları.

Oynanabilir karakterler, oyuncular onlarla kendi aralarında daha rahat bağ kurabilsinler diye keskin kişiliklere sahip olmazlar. Bir konu hakkında koyu fikirler beyan etmezler mesela. O karakterlerin kişiliği, bizim oyun içinde aldığımız kararlara göre şekillenir. Bu sebeple Borderlands oyunları, oynanabilir karakterleri oyuncular onları oynarken inşa edemiyor. Ne zaman ki sonraki oyunun sırası geliyor ve oynanabilir karakterler değişiyor, ancak o zaman önceki karakterlerin geçmişini ve kişiliklerini yansıtacak hikaye görevleri oyuna rahatlıkla eklenebiliyor.

Borderlands 2’yi hatırlayalım; Borderlands 1 karakterleri oyuna NPC (oynanabilir olmayan karakter) olarak eklenmişlerdi ve onlardan sürüsüne bereket yan görev alıyorduk. O sırada bizimle olan konuşmaları sayesinde o karakterleri tanıma fırsatı yakalıyorduk.

Ben şu ana kadar Borderlands 2’den sadece Zer0 ve Maya ile karşılaştım, ancak ikisi de sadece ana hikaye görevlerinde varlıklarını gösterdiler. Haliyle onlarla olan münasebetim oldukça kısaydı. Umarım oyunun ilerleyen safhalarında bu durum böyle devam etmez.

zero-bl3

HARİTA TASARIMI

Borderlands 3 haritaları, eski oyunlarda olduğu gibi geniş ve boş araziler kullanmamış. Önceden ulaşım süresini kısaltmak için ya direksiyon başına geçmek zorunda kalıyorduk, ya da tabana kuvvet dakikalarca koşuyorduk. Borderlands 3 haritaları ulaşıma harcadığımız süreyi düşürecek şekilde tasarlanmış. Görev alanları birbirlerinden fazla uzak değil. Oyun sizi hiçliğin ortasında görev eşyası aramaya da pek göndermiyor.

Bahsettiğim konu kulağa o kadar da önemli bir şeymiş gibi gelmiyor olabilir, ancak çatışmalar arasında ulaşıma harcanan zaman oyunun ritmini ciddi manada baltalıyordu.

borderlands-3-cyberpunk-world

Bu oyunda Pandora dışındaki gezegenleri de ziyaret etme şansını yakalıyoruz. Önceki oyunların aksine birdan fazla kasa var. Farklı gezegenlerdeki bağlantılarımızı kullanarak o kasaları ve onları açmak için gereken anahtarları arıyoruz.

Gezegen haritalarını gezme işi lineer değil. Oyun sizi farklı görevler için önceden gittiğiniz gezegenleri tekrar tekrar ziyaret etmeye ve oralarda yeni alanlar açmaya itiyor.

DEVAMI SONRA…

Yazının başında da belirttiğim gibi oyunu bitirdikten sonra geri dönüp incelemeyi bir kez daha elden geçireceğim. Oyunun zorluk seviyeleri, tekrar oynanabilirliği, oyun sonu aktivitelerinin çeşitliliği ve hikaye gibi konulara değineceğim. O zamana kadar sağlıcakla.