ViewSonic ELITE XG270QG Oyuncu Monitörü İncelemesi

In Video, Video İncelemeler by Ali Güngör12 Comments

Nano IPS panel kullanılan ViewSonic ELITE XG270QG modeli hem canlı renkleri, hem de 1 ms GtG tepki süresi sunan yeni nesil bir oyuncu monitörü olarak karşımıza çıkıyor.

Oyuncular için tasarlanan ViewSonic Elite XG270QG modeli 165 Hz ekran tazeleme hızına sahip, 27 inç boyutunda ve 2560×1440 piksel çözünürlükte ekrana sahip. XG270QG modeli firmanın her açıdan yeniliklerle dolu, en iddialı modeli diyebiliriz. Biz de incelemesini de çıkışından çok kısa süre sonra gerçekleştiriyoruz.

Nano IPS Panel

Öncelikle panelden bahsedelim, zira en büyük yenilik burada. Nano IPS teknolojisi olan bu panel, yeni bir IPS panel türü. Özellikleri çok farklı olduğu için IPS altında değil de, ayrı bir panel türü olarak nitelendirmek daha sağlıklı olacaktır.

Karşımızda kullanılan Nano IPS panel sayesinde %98 DCI-P3 renk gamutuna sahip bir oyuncu monitörü var. Grafik tasarım için tasarlanmış monitörlerde görülen NTSC %94 ve sRGB %125 renk değerlerini de bu modelde buluyoruz.

Eskiden IPS panellerin tepki süreleri TN panellere göre daha yavaş kalırdı ama artık durum değişiyor. Nano IPS kullanan XG270QG modelinde, mevcut TN paneller kadar hızlı tepki süresi sağlanıyor. Bu da griden giye renk geçişi için 1 ms gibi çok hızlı bir değeri ortaya çıkarıyor. Ghosting yani hayalet efektlerden hiç hoşlanmayanlar da IPS panel kullanma zevkini tadabilecek.

Nano IPS teknolojisi LG tarafından geliştirildi. Bu inceleme yapıldığında Nano IPS ekranlar sadece LG ve ViewSonic tarafından kullanılabiliyor. Bir süre sonra başka markalarda da göreceğiz, ancak LG ile olan bu anlaşma ViewSonic’e ciddi bir rekabet avantajı sağlıyor. Nano IPS, LG tarafından Samsung’un Quantum Dot teknolojisine sağlam bir yanıt olarak geliştirilmiş. İki firma da ana panel üreticileri olarak dünyada önemli pozisyonlara sahipler. Ancak monitör pazarında rakipleriyle de endüstriyel çalışmalar yürütüyorlar.

Quantum Dot teknolojisinde panelin arkasına içinde 4-7 nanometrelik parçacıklar olan bir film yerleştiriliyor. Bu filtre renkleri filtreleyerek daha canlı hale getiriyor. Nano IPS daha güncel ve farklı olarak 2 nanometrelik parçacıklarla dolu bir kaplama kullanıyor. 2 nanometre demek, 15 atom boyutunda parçacıklar demek. Bu kaplama panelin arka aydınlatmasının üzerine uygulanıyor. Işık bu parçacık filtresinden geçiyor. Bu sayede normalde beyaz ya da bazı durumlarda farklı renkte olan arka aydınlatma, çok daha geniş bir renk gamutu sunacak şekilde paneli daha iyi aydınlatıyor.

Ortaya çıkan sonuç muazzam, bugüne kadar incelediğimiz en iyi IPS panel var karşımızda. Kullanıcı deneyimi açısından bu Nano IPS ekran kesinlikle büyük ve doğrudan kendisini hissettiren bir farka sahip. İstediğiniz oyunu oynayın, renkleri, canlılığı ve deneyimi kendini belli ediyor.

G-Sync Ve Diğer Tasarım Özellikleri

Ancak bir panel ancak onu kullanan elektronik ve yazılım kadar etkilidir. ViewSonic de Elite serisinde bu açıdan paneli oyuncular için optimize ederek kullanıyor. XG270QG modelinde üzerinde durdukları konu da renk ve hız olmuş. Ayrıca bu modelde G-Sync teknolojisi destekleniyor. Monitörün kullanışlılığını, cazibesini artıran ek ergonomik özellikler de var.

ViewSonic’in mevcut FreeSync monitörleri zaten G-Sync uyumlu olarak da çalışabiliyor. XG270QG ise tam G-Sync destekli bir monitör. DisplayPort bağlantısı ile Nvidia ekran kartınıza bağladığınızda tazeleme hızını uyumlu kontrol ediyor. Bu sayede yırtılma ve takılma olmadan oyun oynayabiliyorsunuz. Yüksek FPS alamadığınız oyunlardaki deneyim de daha iyi oluyor.

Bunun haricinde diğer monitörlerde pek bulunmayan oyunculara yönelik detaylar da var. Bunun en iyi örneği fare kablosu tutacağız. Monitörün arkasındaki iki parçayı açarak soldan ya da sağdan fare kablosunu bu askıya asabiliyorsunuz. Bu da kablolu oyuncu farelerinin kablosunun masaya sürtünmesi ve ağırlık yapması problemini ortadan kaldırıyor. Biz kullanırken soldakine klavyenin, sağdakine de farenin kablolarını astık ve bunları da monitör ayağındaki kablo kanalından geçirdik. İsterseniz kulaklığınızı da yandaki kulaklık askısına asabilirsiniz.

Bağlantı Portları Ve Menü Kontrolü

Arka kısımdaki portlara baktığımızda burada kablo gizleyici bir kapak görüyoruz. Bu kapağın altında DisplayPort 1.2 ve HDMI 1.4 portları bulunuyor. Ayrıca USB Type-B bağlantısı ve 3 adet Type-A USB 3.0 portu var. Buna PC bağlantısı yaptığınızda USB Hub görevi görüyor. Ek özellikleri kontrol etmek için de kutudan çıkan kablo ile bu bağlantıyı yapabiliyorsunuz. 3.5 mm ses ve güç girişi de burada yer alıyor, bunlar arkadan da gizlenebiliyor. Dahili 2×2 Watt hoparlöre de sahip olan monitörün bütün kontrolleri ön alt orta kısımdaki joystick ve iki tuş ile sağlanıyor.

OSD Menüsü ve kontrollerin kullanımı çok kolay, Thumbstick de denilen kontrolcünün alta ve ortaya konulması solak kullanıcılar için de daha erişilebilir olmuş. Menü geçişleri hızlı, ayarlar ve Türkçeleştirmeleri doğru. Farklı profiller belirleyip bilgi kısmından kontrol edebilirsiniz. Ekrana nişangah çizmek, karanlık oyunlarda siyah seviyeleriyle oynamak gibi oyuncu hileleri mümkün. Ek olarak oyunlara özgü profiller, soldaki tuşa hızlı erişim için istediğiniz işlevi atayabilme özelliği de mevcut. Varsayılan kısayol tuşu mavi ışık azaltıcıyı açıyor, bu da iş yaparken ya da akşam saatlerinde gözleri dinlendirmek için yararlı.

Renk ayarlarında RGBCMY olarak 6 renkli detaylı ayar yapabiliyorsunuz. Ancak o kadar dengeli ve doygun, güzel renkleri var ki değiştirme ihtiyacı hissetmedim. Dijital ve sanal olarak Saturation yani doygunluk ayarını artırmadan, panelin doğal avantajından yararlanıyorsunuz.

Menüye girmeden orta tuşu sağa çekerseniz de DisplayPort ve HDMI arasında hızla geçiş yapabiliyorsunuz. Bu monitörde HDMI sunulmasına karşın 165 Hz’lik XG270QG modeli konsollar düşünülerek değil, net bir şekilde PC oyuncu monitörü olarak tasarlanmış. Ancak ek olarak dizüstü bilgisayar ya da çevre aygıtları HDMI üzerinden ekrana yansıtmak için bunun konulmuş olması yararlı.

Ergonomi Ve Kullanım

Monitörün güç adaptörü dışarıda yer alıyor. Bu durum yerdeki kalabalığı artırmasına karşın, ısı kaynağını monitör dışına taşıması açısından yararlı. Diğer ilginç bir detay da çerçevesiz tasarım. Üç kenarında çerçeve olmadığı için çoklu monitör kurulumu rahatlıkla yapılabilir. Ayrıca bakması daha zevkli bir görüntüsü var. Kasanın üst ve kenar detayları da böyle.

Monitör tasarım olarak çok iyi, mat kısımlar, mat metalik kısımlar, kenar açıları ve detaylar sade ama şık olmayı başarıyor. Stand ayağı masanın kullanılabilir alanını geniş tutuyor, toz boya kaplaması çok kaliteli duruyor. Stand ayağının alan kaplamamasının en büyük sebebi üzerinin düz olması ve klavyemizi ya da masada bazı eşyaları buraya da koyabilmemizi engellememesi.

Standın diğer iyi yönü ergonomisi, istediğiniz gibi görüş açısını ayarlayıp, dikey pozisyon bile verebiliyorsunuz. Yükseklik ayarı ve konumlandırması, sağlamlığı oldukça iyi. Masanız sağlamsa monitör sallanmayacaktır.

Kesimi, çizgileri ve standının yapısı bile ciddi ve çok başarılı. Son birkaç yıldır ViewSonic, eskiden eleştirdiğimiz kasalarını geride bırakıp iyi tasarımlarla karşımıza çıkmaya başladı. Eskiden paneli ve fiyatı çok beğenir ama şuraya Joystick koyup rengi ve kasayı da şöyle yapsaydınız derdik. Elite serisinde ne kadar eski eleştirimiz varsa bunlara el atılmış.

Bu monitörde bir RGB aydınlatma da var. Monitörün panelinin altında ve arkasında yer alan RGB ışıklar, karanlık bir odada odayı şenlendiren, masaya ve arka duvara yansıyan ışıklar oluşturuyor. Arka ışık çerçeve ortasında olduğu için dağıldığı alan ne yazık ki Philips Ambilight gibi değil. Bu içeriğe göre değişen ve tam çerçeve olsa harika olurdu. Masaya yansıyan ışık ise aşağıya yansıdığı için daha çok görülebiliyor.

Elite RGB Alliance

Burada ViewSonic, Elite RGB Alliance ile işbirliği kurmuş. Işıkların kontrolü için Cooler Master, Razer ya da Thermaltake yazılımlarından birini indirip kuruyorsunuz. Sorun şu ki bunlar yoksa şu an bir şey indirip kuramıyorsunuz. Biz CM klavye taktık, CM yazılımını indirdik ama hata aldık. Yani yazılım kontrolünü inceleme tarihinde deneyemedik. Bunun en büyük sebebi ürünün çok yeni piyasaya çıkmış olması, şu an güncelleme bekliyor bu ürün için yazılımlar. Zira diğer Elite monitörlerde de olan bir özellik. Muhtemelen geçen günler içerisinde siz izlerken yorumlarda “Ben kurdum çalışıyor” diyeceksiniz.

Yine ilginç bir ek özellik de yan kapaklar. Tasarımcı monitörlerinde olan bu yan kapakları gördüğümüz nadir oyuncu monitörleri arasında XG270QG. Üstte bir gölgelik yok ama yandan gelebilecek güçlü ışıklara karşı kolay monte edilen iki yan gölgelik var. Ayrıca panelde hafif bir yansıma önleyici kaplama da var. Bunlara düşük ışıklı ortamda gerek yok, ama yan yana dizili PC’ler söz konusuysa ekran gizlemek için yararlı olabilir. OSD tuşu da altta ortada olduğu için bu kapaklar menü kullanımına engel olmuyor.

10 Bit Renk

Bu bir tasarımcı monitörü değil, zira marka bu modeli düşük tepki süresi ve düşük giriş gecikmesi için ayarlamış. Input Lag testi sonucu 13.9 ms ortalama ile başarılı. Ayrıca 1 ms GtG’den zaten bahsettik. 10 Bit burada 8 Bit +2 Bit A FRC olarak elde ediliyor ve klasik 8 bitten daha iyi bir renk sunulmasını sağlıyor. Ancak doğrudan tasarımcı modeli 10 bit ve Quadro ekran kartı ya da uyumlu tasarım donanımında olduğu gibi renk işleme imkanı vermiyor. O zaman neden bu özellik tanıtılıyor derseniz cevabı basit, görüntüdeki renk bantları oluşumunu azaltıyor ve daha iyi bir renk sunuyor, yani oyunculara çok faydası var.

144 ve 165 Hz Tazeleme Hızı

Doğal tazeleme hızı 144 Hz olan monitör, fabrika çıkışı hız aşırtmayla 165 Hz hıza erişiyor. Yüksek Hz’te sorunsuz çalışıyor. Hız ve renk açısından mükemmel, peki kontrast nasıl? Kontrast açısından 1000:1 tipik 120.000.000:1 Dinamik değer oldukça standart. Ancak bu kayıt üzerindeki değerler bize doğrudan önceki IPS’lerle ya da diğer panel tipleriyle sağlıklı bir karşılaştırma imkanı sunmuyor. Gözümüz ve deneyimimiz, farklı oyunlar ve videolar bize daha fazlasını anlatıyor. Burada da XG270QG’ye hakkını verebilmek için tekrar yeni panelin eski panellere göre ciddi bir kalite farkı olduğunu tekrar belirtmemiz gerekiyor.

Eksiler

Peki bu modelin eksileri neler? G-Sync bir monitör olduğu için port sayısı az, sadece DP ve HDMI var, yani iki tür bağlantıyla sınırlı. G-Sync ek maliyet getiriyor, bu yüzden G-Sync ve FreeSync’in ayrı modellerde sunulması kullanıcılar için daha iyi. Bazı oyuncular FreeSync alıp G-Sync’i resmi onay listesinde olmasa da açmayı iyi bir fiyat/performans noktası olarak görüyor.

Bu monitörün aynı panel ile ama daha ucuz bir kasa ile FreeSync sürümü de olmalı diye düşünüyoruz. Bu tarz bir modeli muhtemelen bir ya da iki yıl sonra sabit bir stand ve daha ucuz bir kasa ile XG değil de VX olarak ve 144 Hz hızında görmemiz mantıklı olur. Oldukça da iyi adette satar.

Nano IPS de bir IPS türü olduğu için kontrastı oldukça iyi ama VA kadar abartı değil. Bu panel türü IPS Clouding denilen bulutlanmaya açık ve tam karanlıkta farklı açılardan bakınca bulutlanmalar görebilirsiniz. Bunu bütün IPS monitörlerde söylüyoruz ve ayrı videosunu da hazırladık. Bunun bir sorun olmadığını, piksel yapısından kaynaklanan bir özellik olduğunu da özellikle marka model farkı olmadan belirttik. İnceleme esnasında Cooler Master yazılımını çalıştıramadık ama güncelleme ile ürün kodunun yazılıma ekleneceğini ve düzeleceğini biliyoruz. Bu yüzden bu geçici bir eksiklik diyebiliriz. Yine de kullanıcı olarak incelemede başımızdan geçen her şeyi sizlerle paylaşıyoruz.

Altı çizilmesi gereken bir eksiklik de HDR desteklenmemesi. Aslında renk gamutu olarak SDR içerikleri bile izlerken, oyun oynarken HDR’den beklediğiniz canlılığı görüyorsunuz. Ancak teknik standart olarak HDR10 gibi standartları ve sertifikayı taşımıyor. Bu noktada oyuncular için 165 Hz, 1 ms GtG Nano IPS panel odak noktası olmuş. Büyük bir kayıp mı? Hayır, HDR’ı desteklememizin en büyük sebebi daha geniş renk gamutu ve daha yüksek maksimum parlaklık değerleri. Ancak burada zaten renk gamutunu elde ediyoruz, bu yüzden tatmin olduk.

Artılar Ve Sonuç

Artılara gelince, Nano IPS görüntü kalitesi canlı renk seven ve isteyenler için şu an muhteşem bir kalite sunuyor. Oyun, film ve pro bir model gibi olmasa da video işleme ya da fotoğraf düzenleme için çok başarılı. Yan kapaklar kafelerde ekrancılığa ve yandan gelecek ışıklara karşı yararlı. Mouse kablosu tutucusu masanızda ek bir aksesuar bulundurmadan kablolu farenizi oyunlarda kullanırken size kolaylık sağlıyor. OSD kontrolleri çok iyi, çerçevesiz tasarım ve kasa materyalleri çok kaliteli. Stand ayağı masayı kullanmanızı engellemiyor ve stand çok ergonomik. RGB aydınlatma da mevcut ve sevenler için Elite RGB Alliance sayesinde farklı markalarla uyumlu.

ViewSonic ELITE XG270QG modelinin inceleme tarihindeki fiyatı 6100 TL idi. Bu fiyat 27 inçlik 144 Hz ve 1 ms bir monitör için hayli yüksek. Ancak be prestij serisi bir monitör ve yukarıda sıraladığımız artılar bu fiyatı hak etmesini rahatlıkla sağlıyor. TN panellerin hızını ve IPS panellerin renklerini bir arada isteyenler için beklediklerinden fazlasını veren, görsel açıdan muazzam bir monitör olmuş. Sıradan değil, yeni teknoloji ve yeni nesil bir monitör aldığınızı size hissettiriyor.