DOOM Eternal Ön İncelemesi

In Oyun, Video, Video İncelemeler by Emin ÇıtakLeave a Comment

Geçtiğimiz günlerde DOOM Eternal oynama şansı bulduk. Sizler için hazırladığımız DOOM Eternal Ön İncelemesinde oyunun ilk 3 saatini değerlendiriyoruz.

 

id Software’in efsane oyun serisi DOOM çıktığı ilk günden bu yana en çok değişim yaşayan oyunların başında geliyor. Aslına bakarsanız bu değişimi biz ilk kez DOOM 3 ile gördük. 2004 yılında çıkan oyun, başarılı puanlar almış olsa da, ilk iki oyunun aksiyonunu ve adrenalin hissini yaşatamıyordu. Çünkü John Carmack ve ekibi olabilecek en kötü kararı vererek DOOM’u korku/FPS türüne dönüştürmeye karar vermişti.

Ardından yıllar geçti. id Sofware dönüşüm geçirdi, John Carmack gibi önemli isimleri kaybetti ve sonunda Bethesda’nın bünyesine geçti. Şirketin RAGE, DOOM ve Wolfenstein markaları farklı stüdyolara dağıtıldı. DOOM yine id Software’ın elindeydi ve tek yapması gereken iyi bir FPS oyunuydu. 

2016’da piyasaya sürülen DOOM, seriye reboot atarken son yılların en iyi FPS oyunlarından biri olmayı da başarmıştı. Aslında tek yaptığı zaten kendine ait olan formülü modernize ve daha rafine bir biçimde bize sunmaktı.

Şimdiyse Eternal’le beraber id Software yenilik peşinde. Açıkçası ilk hikaye fragmanlarını gördüğümde biraz şüpheye düştüm. DOOM’un tarzını değiştirmeye çalıştığını düşündüm. Bu yüzden oyunu oynamak benim için önemliydi. 

Geçtiğimiz günlerde çıkışına yaklaşık 1.5 ay kala DOOM Eternal’ı deneme şansına sahip oldum. Oyunu toplamda 3 saat oynadım ve yeni mekaniklerin hepsine kolayca ısındığımı fark ettim. Evet, farklı bir DOOM tecrübesi sizi bekliyor ama bu kez kesinlikle doğru temeller üzerine inşaa ediliyor.

Öncelikle hikaye yeni oyunla beraber dünyaya taşınıyor. Artık kızıl gezegen değil, cehennemden gelen yaratıkların toza çevirdiği dünyamızda savaşıyoruz. Açıkçası, oyunun dünyada geçmesi iki açıdan çok iyi;

  • Cehennemin yarattığı yıkımı daha iyi gözlemleme
  • Birbirinden farklı bölüm tasarımları ile oyunu diri tutma

Bahsettiğim bu iki özellik de oyuna çok iyi yansıtılmış. Ama detaylara girerek sizi sıkmak istemiyorum. DOOM hikayesi ve oyun dünyası incelemenin konusu olacak. Bu yüzden ön incelemede daha çok yeni mekaniklere ve genel oynanışa değineceğim.

Yeni DOOM kesinlikle sizi zorlamak istiyor. Düşmanlar agresif, hızlı ve hareketsiz kalmanız ölümle cezalandırılıyor. DOOM Eternal, oyunun yapısına alışık olmayanlar için Normal zorluk seviyesinde bile alışana kadar sürekli öleceğiniz zorluk seviyesine sahip. Ben oyunu denerken hem zor hem de normal ayarlarda oynadım. Açıkçası standart zorluk seviyesinin böylesine meydan okuyan yapıda olması beni hayli sevindirdi.

DOOM Eternal ile birlikte hem harita sistemi hem de envanter geliştirilmiş. Artık nereye gittiğinizi net olarak biliyor ve belirlenen sınırlar dahilinde bölüm içerisinde özgürce hareket edebiliyorsunuz. Zaten bölüm tasarımları üzerine çok düşülmüş. Ben oyunun ilk üç bölümünü oynadım ve her haritada birbirinden oldukça farklı, onlarca mekan tipi bulmaca çözdüm. 

Bu bulmacalar aşırı zorlayıcı değil ama çetin savaşların ardından, aksiyona birkaç dakikalığına da olsa mola vermenizi sağlıyor. Eğer bulmacalar oyun sonuna kadar bu kadar zekice yerleştirildiyse, DOOM  Eternal hiçbir şekilde sizi sıkmayacaktır.

Ayrıca daha fazla kombo yapabilmeniz için hareket şeması hayli gelişmiş. Duvarlara tırmanma, düşmanların tepesine atlama gibi tonlarca yeni veya geliştirilmiş hareket var.

Düşmanlar her zamanki gibi tonla çeşitliliğe sahip. Harita üzerinde yaptığınız savaşlarda genellikle 3 tip düşman ve 1 boss ile karşı karşıya geliyorsunuz. Kolay öldürülebilen düşmanlar genellikle sizin canınızın dolması için Glory kill’e hazır olarak bekliyor. İkinci seviye düşmanlar ve büyük şeytanlar ise ana düşman grubunu oluşturuyor.

Özellikle büyük şeytanları alt etmek için zayıf yönlere odaklanmanız gerekiyor. Kiminin bomba yutmasını sağlamalı, kimininse tepesindeki tareti yok etmelisiniz. Bu zayıf yönleri, kendi geliştirdiğiniz  yetenekler ve silahlar ile daha kolay kullanabiliyorsunuz. 

Örnek olarak; Pompalı tüfeğe yerleştireceğiniz bomba atar, bazı büyük düşmanları neredeyse tek vuruşta almanızı sağlıyor.

Ayrıca hem ana özelliklerimizi, hem de silah özelliklerini haritada toplayacağınız farklı malzemeler ile geliştirebiliyorsunuz. Silahları geliştirmek için haritada belli düşmanları alt etmeniz gerekiyor. Haritada 10 adet silah puanı oluyor ve siz düşman ödürdükçe puan kazanıyorsunuz.

Sağlık, zırh ve cephane kapasitenizi yükseltmek için, Sentinel kristallerinin peşine düşmeniz gerekiyor. Burada tercih tamamen size verilmiş. Ama puan vermekle kalmıyorsunuz, aynı zamanda belli silah ve cephane bonusları kazanabiliyorsunuz. Bu yüzden seçimleri dikkatli yapmak şart.

Diğer önemli özellik ise toplamda 3 adet taşıyabildiğimiz rünler. Rünler savaş alanında bize avantaj sağlacak bazı özellikler kazanmamızı sağlıyor. Bölüm ve düşman tiplerinin çeşitliliğine göre rünlerinizi istediğiniz gibi düzenleyebiliyorsunuz.

Grafikler çok iyi görünüyor, mekan çeşitliliği arttığı için aynı motor olmasına rağmen daha iyi bir görselik sizi karşılıyor. Oynanış taş gibi ve en önemlisi yapılan değişiklikler sırıtmıyor. 

DOOM Eternal 20 Mart’ta piyasaya sürülecek. Oyunun tam sürümü elimize geçtiğinde incelememiz ile tekrar karşınızda olacağız.