Space Force inceleme

Space Force Beklentileri Karşılayabildi mi?

In Haber by Can Göksel1 Comment

Amerika Birleşik Devletleri, insanların hayatı üzerine her daim etki etmekte olan bir ülke. Gerek siyasi, gerek askeri ve gerek de ticari davranımları, insanların yaşamına bazen doğrudan bazen dolaylı yollarla etki etmekte. Özellikle yapılan askeri hamleler ile zaman zaman dünya devletlerinin tepkisini üzerine çeken Amerika, Donald Trump’ın başkanlığında oldukça sert bir mizaca kavuştu. 2018 yılında Donald Trump’ın almış aldığı bir askeri karar ise, insanlar tarafından garipsenmiş ve büyük bir kesim tarafından alay konusu olmuştu. Space Force ise tam olarak bu durumdan beslenerek ortaya çıkarılmış.

Donald Trump, 2018 yılında yaptığı açıklama ile Amerikan Uzay Kuvvetleri’nin kurulması yönünde talimat vermişti. Bunun üzerine Amerika Birleşik Devletleri, sahip olduğu hava kuvvetlerinden ayrı bir birim olarak uzay kuvvetlerini kurdu. Buraya kadar bunda işin komik tarafı ne diye soracak olursanız, temelde uzaya kimsenin sahip olmaması. Sahibi olunmayan bir yerde düzeni koruma ya da başka bahanelerle uzayı silahlandırma çabası trajikomik bir girişim ve bir vandalizm örneği.

Dizinin yaratıcılarından olan Steve Carrel ve Greg Daniels tam olarak bu konuyu ele almış durumda. Space Force, gerek konusu gerek duyuruluş şekli ve gerekse Steve Carrel’dan kaynaklı olarak, insanlarda bir The Office beklentisi yarattı. Dizinin bu beklentiyi ne derece karşılayıp karşılamadığı ise diziye yönelik en büyük tartışma konularından birisi. Space Force oyuncu kadrosunun baş rolünde Steve Carrel yer almakta. Dizide yer alan tüm cast ekibini görmek adına Imdb’yi ziyaret edebilirsiniz.

Dizi Genel Anlamda İzleyiciye Ne Vaat Ediyor? (Spoiler içerebilir!)

Elbette dizilerin insanlar üzerinde bıraktığı etki kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Space Force’u iki kez bitirmemin ardından dizinin beğendiğim ve beğendim yönlerini ve diziyi nasıl bulduğumu sizlere aktarmaya çalışacağım.

Space Force’un tam merkezinde Mark R. Naird isimli karakter ile Steve Carrel yer almakta. Dizi boyunca Naird isimli karakterin pek çok gelgitine, ailevi sorunlarına, cinsel sorunlarına ve otorite sorunlarına şahit oluyoruz. Naird, dizide kendisi için hava kuvvetlerinde daha iyi bir kariyer beklentisi içerisinde iken, alınan karar ile kendini bir anda uzay kuvvetlerinin başında ve Washington’dan Colorado’ya giderken buluyor. Space Force tam bu noktada izleyici bir miktar yetersiz bırakıyor.

Naird, atama kararını ailesine aktardıktan sonra, aile içerisindeki çalkantıyı ne yazık ki tam anlamı ile göremiyoruz. Aile içerisindeki diyalogları ve ailenin durumu nasıl karşıladığını bize tam olarak göstermeyen dizi, ne yazık ki Naird ve ailesinin Colorado’ya geçiş sürecini de bizlere aktarmak istememiş. Her şey adeta göz açıp kaparcasına oluyor. Naird uzay kuvvetlerine atanıyor, ailesine haber veriyor, eşi gülme krizine giriyor, henüz ergenliğin sonlarında olan kızı artık hayatım çok kötü olacak tavırları sergiliyor ve bitti. Bir anda kendimizi Colorado’da buluyor ve olayların başladığına tanıklık ediyoruz. Tüm bu süreçte ise Naird’in eşi olan Maggie Naird (Lisa Kudrow)’ı hapiste görüyoruz. Ancak dizi bizi yine bir bilinmezlikle karşılıyor, Maggie karakterinin nasıl ve neden hapse girdiği konusunda bize herhangi bir bilgi vermiyor.

Dizide zaman zaman Naird’in içine attığı duygularının dışa yansımalarını görüyoruz. Dizi bu noktada Naird karakterini daha iyi içselleştirebilmemiz adına bize yardımcı olmaya çalışsa da ne yazık ki ben Naird ile bağ kuramadım. Dizi genel anlamda yıllar boyunca asker olarak çalışmış ve yetişmiş olan ve orgeneral rütbesine sahip olan Naird karakterinin koşul fark etmeksizin olaylara yaklaşım biçimini bize çok net aktarmış durumda. Bu aktarım oldukça kuvvetli olmanın yanı sıra, bazı konularda absürtlüğe dahi kaçabiliyor. Bu nüanslar ise dizinin mizahını göstermeye başladığı anlar oluyor. Bu durumu daha iyi ifade edebilecek durum ise, Naird’in her durum karşısında ilk olarak askeri yöntemleri denemesi diyebiliriz. Bu durum öyle bir hal alıyor ki uzayda bile her pürüze karşı bomba atma eğiliminde olan bir karakter izliyoruz.

Yan Rollerdeki Karakterlerin Performansı

Dizide belki de en çok parlayan isim ise Dr. Adrian Mallory (John Malkovich). Mallory karakteri, uzay kuvvetlerindeki tüm o erkeksi ve sert otoriteyi kontrol altına almaya, baskılamaya çalışan bir karakter olarak karşımıza çıkmakta. Mallory karakteri, oluşan durumlar karşısında mantıksal ya da bilimsel yaklaşımlar ile olayları çözümlemeye çalışırken, en çok çatıştığı karakter elbette Naird oluyor. Dizinin aslında üstüne inşa edildiği mizah taşlarından biri de bu iki karakterin bolca gelgite sahip çetrefilli ilişkisi. Mallory, özellikle olaylar karşısında verdiği tepkiler ve babacan tavrı ile benim açımdan kolay bağ kurulabilen bir karakter oldu. Dizinin büyük bir bölümünde Dr. Mallory karakterinin iç dünyasına ya da duygularına dair pek bir şey görmemiz mümkün olmuyor.

Space Force dizisinde, oyunculuğu ile bence öne çıkan isimlerden bir diğeri ise Naird’in kızı Erin (Diana Silvers). Erin, oynadığı karakteri adeta yaşayarak bizlere aktarıyor. Zaten gerçek hayatta henüz 23 yaşında olan Diana Silvers, ergenliğini yaşayan Erin karakteri için çok doğru bir seçim olmuş. Annesinin hapse girmesi ve ailecek Colorado’ya taşınmalarının ardından sahip olduğu sıkıcı ve kötü hayat için çok olmasa da şikayetçi olan Erin, dizide yeni yaşam kurmaya çalıştığı yere adaptasyon sağlamak konusunda sıkıntı yaşıyor. Erin, yine yaşadığı çalkantılı aşk hayatını tam anlamı ile bizlere yansıtıyor.

Diana Silvers sanki rol yapıyor değil de oyuncu Erin karakterinin bizzat kendisi gibi bunu hissedebiliyorsunuz. Dizide aşk ve sosyal hayatında bir türlü dikiş tutturmayı beceremeyen ve dışlanmaya başlayan Erin, yeni düzenini babasının yanında ve Space Force’da kurmaya başlıyor. Space Force’da yer alan dondurmacıda mesai yapmaya başlayan Erin, bir yandan kurduğu ilişkiler ile de izleyiciyi mutlu etmeyi başarıyor. Erin karakterinin dizide aldığı süre bana kalırsa tam olarak olması gerektiği gibi. Ne 1 dakika fazlası ne 1 dakika azı olmazmış gibi geliyor.

Dizinin Genel Olarak Bıraktığı Etki Ve Tepkilerim

Çoğu Netflix yapımında olduğu gibi bu dizide de ne yazık ki anlamsız ve gereksiz bir şekilde eşcinsel mesajı verilmeye çalışılıyor. Bu her ne kadar yalnızca bir bölümde ve kısa bir süre olsa da oldukça eğreti duruyordu ve benim açımdan “ne gerek vardı abi şimdi buna” dedirtti. Yazının başında da belirttiğim gibi dizi, Amerikan hükumetinin, uzayı silahlandırma projesi kararının üzerine kaleme alındı. Bu bağlamda dizide politik göndermelerin olacağını kestirmek güç değil. Ancak dizi, yaptığı politik göndermelerde oldukça çekingen davranmış durumda.

Yapılan politik göndermelerin yetersiz kalması da dizinin mizahının tam oturmamasına sebep olmuş. Dizide bir gönderme yapılıyor, sizi bir gülümseme alıyor, ama hepsi bu. Böyle bir konunun kaleme alınmasından dolayı benim diziden beklentim, daha çizgisini belli eden, daha ağır göndermelere sahip olan, yoğun bir mizah anlayışı idi. Ancak ne yazık ki Space Force bu yöndeki beklentilerimi karşılamayı başaramadı. Dizi bana göre yetersiz politik göndermeleri ve yetersiz mizah anlayışı ile sınıfta kalıyor. Ancak oyunculuk açısından ise parıl parıl parlamakta. Dizinin temposu ise yavaş ile standart arasında çok ince bir çizgide. Ben bu denli eleştirmiş olsam da diziyi ilk seferinde bir gecede bitirdim. Ek olarak dizideki bazı yan karakter ve minik göndermeleri başarılı bulduğumu da belirtmeliyim. Ancak bu ufak sürpriz ya da bana göre dizinin bu baharatlarını izleyici izleyerek tatmalı.

Son olarak dizi en azından ilk sezonu itibari ile ümit vaat ediyor. Tempo problemleri, çekimser politik göndermeleri ve yetersiz sayılabilecek mizah anlayışı ile bir miktar tatminsizlik yaratsa da sahip olduğu kaliteli oyuncu kadrosu ve güçlü kalemlerle güzel işler başarabilir. Ancak eklemekte fayda var, bakındığım pek çok sözlükte ve forum sayfasında diziye The Office beklentisi ile başlayan insanlar bulunmakta ve bu insanlar bundan dolayı hayal kırıklığı yaşamakta. Benim önerim herhangi bir beklentiye girmeden diziyi kafa boşaltmak adına bir gecede ya da bir iki oturuşta bitirmeniz yönünde. Dizi, sizi de benim gibi arada bir yerde bırakabilir. Böyle bir durum karşısında kanımca nihai kararı ikinci sezonu izledikten sonra vermek daha doğru olacaktır.

İlginizi çekebilir: Steam Yaz İndirimlerinden Alabileceğiniz Uygun Fiyatlı 102 Oyun