Anasayfa Makale Bölüm 3: Yapay Süper Zekayı Anlamak

Bölüm 3: Yapay Süper Zekayı Anlamak

Yapay Süper Zeka

Her canlı türü yok olmak zorundadır. Peki insanlık olarak yok olmanın eşiğine gelmek üzere miyiz? Komplo teorileri ve yapay zeka uzmanlarının görüşleri eşliğinde yapay zeka devrimi yazı dizisinin 3. bölümü sizlerle.

Yazı serimin bir önceki kısmında insanlık olarak yapay zekayı nasıl yapay genel zekadan süper zekaya taşıyabileceğimize dair teorileri incelemiş ve bunların üzerinde düşünmüştük. Yine bir önceki yazıda insanlık olarak YSZ yani yapay süper zekaya ulaştığımızda, bunun insanlık için ne gibi sonuçlar doğurabileceğine dair teoriler üzerinde durmuştuk. Yine bir önceki yazının sonunda ise yapay zekanın bizim sonumuzu mu getireceğini yoksa kurtuluşumuzu mu getireceği noktasında bir ikilemde kalmıştık.

Bu yazı da ise yapay süper zekanın bizler için ne gibi yönlerde kurtarıcı olabileceğine dair kafa yorarken, aynı zamanda yapay zekanın nasıl insanlığın, dünyanın, hatta belki de evrenin sonunu getirebileceğine dair felaket senaryolarına göz atıyor olacağız.

Yazıya varoluşsal risk felsefecisi olan Nick Bostrom’un sözleriyle başlamak gayet etkili ve çarpıcı olacaktır. Nick Bostrom diyor ki “Elimizde, muhtemelen insanlığın tüm geleceğinin bağlı olduğu, süresi belirsiz olan ve son derece zorlayıcı halde olan bir problem var.” Aslında bakarsanız bu tarz konularda kişisel olarak komplo teorileri kurmak sahip olduğum farklı hobilerden biri. Her ne kadar komplo teorileri gereksiz birer işmiş gibi görünse de öyle değil. Komplo teorileri dünya tarihi boyunca sıra gelmiş ve insanlığın hayatına hep katkıda bulunmuş felsefi bir yapı. Komplo teorileri ayakları yere sağlam bastığı sürece ve mantık çerçevelerine uyduğu sürece, insanlığı çeşitli sorunlara ve felaketlere karşı tetikte durmaya zorlar. Pek çok komplo teorisi sonucu oluşabilecek farklı senaryolara karşı kimi zaman devletler (Bknz. Pentagon Zombi istila planı CONOP 8888) kimi zaman da global çapta önlemler alınmasına ve insanların kendini daha güvende hissetmesine neden olmuş bir durum.

Aslında bakarsanız komplo teorileri, insanların kendilerini güvende hissedebilmeleri ve kendilerini yine aynı şekilde oluşabilecek sıra dışı durumlar karşısında hazırlıklı olabilmesi adına gerçekleştirebileceği hem insanı düşünmeye, hem de araştırmaya sevk eden faydalı bir hobi.

Bu denli uzun bir giriş yazısının ardından ve uzunca komplo teorilerinden bahsettiğime göre, tahmin edebileceğiniz üzere yazının bu kısmında bana göre oldukça eğlenceli olan komplo teorilerini göreceksiniz.

Süper Zekaya Sahip Bir Yapı Nedir?

Hız faktörü süper zekâ ve kaliteli süper zekâ düşünüldüğünde akla gelen önemli noktalardan biri. İnsanlar genellikle süper zekaya sahip bir bilgisayar düşündüklerinde akıllarına getirdikleri ilk şey bir insan kadar zeki ancak insandan çok daha hızlı düşünebilen bir yapı oluyor.

Bu durum kulağa oldukça etkileyici geliyor. Söz konusu bilginin yanlış olduğu da söylenemez fakat yapay süper zekaya sahip bir bilgisayarın zekasını insan zekasından ayırt eden ana özellik değil. Yapay süper zekaya sahip olan bir bilgisayarın asıl avantajı biz insanlara nazaran sahip olduğu çok daha kaliteli zekâ yapısı olurdu.

Bu konuyu basit bir örnekleme ile ele alacak olursak, insanların şempanzelerden daha zeki olmalarının ve daha üstün olmalarının sebebi, tahmin edebileceğiniz gibi bu iki tür arasındaki düşünce hızlarındaki fark değil. Söz konusu iki tür arasında insanların daha üstün olmasının asıl sebebi, biz insanların çok daha kompleks zekaya sahip olması. İnsanların beyni şempanzelerin beynine oranla daha iyi dilsel ifadelerde bulunabilirken ayrıca uzun vadeli planlar yapabilme yeteneği, soyut bir şekilde akıl yürütebilme gibi pek çok kavramsal özellik biz insanları şempanzelerden ve daha birçok canlı türünden çok daha üstün kılan yetilerimiz.

Bir şempanzenin beynini ve düşünce hızını eğer bin kat hızlandırmış olsaydık, yine de bir şey değişmez ve insan seviyesinde bir zekaya sahip olmazdı. Şempanzeler onlarca yıl sürse dahi özel alet takımları kullanarak komplike ürünleri bir araya getirmeyi ve onları kullanılabilir araç yapmayı başaramaz. Bu insanların sahip olmuş olduğu pek çok kavramsal fonksiyonlardan yalnızca bir tanesi.

Türler Arası Akıl Farkı

Özel koşullarda şempanzeler, insanları ve insanların yaptıkları o görkemli gökdelenleri tanıyabilir. Ancak buna karşın şempanzeler hiçbir şekilde söz konusu gökdelenleri insanların yapmış olduğunu anlayamaz. Şempanzenin yaşadığı gerçeklikte gökdelenler doğanın birer parçası olarak görülebilirler. Bu noktada şempanzeler için gökdelen dikmek bir kenara dursun gökdelenin ne olduğunu anlamak dahi beyinlerinin sınırını aşar. İşte bu basit örneklemedeki durum insan ile şempanze arasındaki zekâ kalitesini göstermekte. Yani işin özü düşünme hızında değil zekâ kalitesinde. Muhtemelen yapay süper zekaya ulaştığımız evrede onun kararlarını ve yaptıklarını anlamamız mümkün olmayacak.

Wait But Why’da yayınlanan makalede kullanılan bir görsel aslında durumun hangi noktada olduğunu bizler çok daha net bir şekilde açıklıyor.

Bölüm 3: Yapay Süper Zekayı Anlamak

Az önce bir şempanze ile insan arasındaki zekâ seviyesinde ne denli bir uçurum olduğunu çok basit bir gökdelen örneği ile göstermiş olduk. Yukarıdaki görselde gördüğünüz üzere bir şempanze ile insan arasındaki mevcut zekâ farkı 2 basamaktan oluşuyor. İnsan ile erken safhalardaki bir süper zekanın arasındaki fark da yine benzer şekilde en az 2 basamak olacaktır. Yani görseldeki koyu yeşil basamakta, süper zekanın erken safhasını görebiliriz.

Erken safhada olan yapay süper zekanın bile insanlık zekasının çok üstünde olacak olması pek çok şeyi gösterir nitelikte. Nasıl ki şempanzelerin gökdelenleri anlamasını ve yorumlamasını beklemek boşa bir çaba sarfiyatı olacak ise, erken safha yapay süper zekanın da yaptıkları şeyi anlamamız şempanzenin gökdelenleri anlama çabası kadar gereksiz ve boş bir çaba olacaktır. Aynı şekilde bunu bizlere anlatamaya çalışan yapay zekalar için de boş bir çaba olacağından, erken safhada dahi olsa yapay süper zekalar artık biz insanların yerine karar alma noktasına gelmiş bulunacaklar.

Karar Mekanizması

Nasıl ki biz insanlar olarak hayatımıza ve gezegenimizin geleceğine dair karar alırken, karıncalara vb. canlılara danışmıyorsak ve yaptığımız eylemleri neden yaptığımızı onlara anlatmaya çalışmıyorsak, aynı şey erken safhadaki yapay süper zekâ için de geçerli olacak bir durum. Bu durumun sebebi ise sizden çok daha düşük zekâ seviyesine sahip bir canlı türünün sizi anlamasını beklemek ve onlara olanları anlatmaya çalışmanın boşa bir çaba olacak olması. Bu noktada artık kararları bizlerden çok daha üstün olan erken safha yapay süper zekâları almaya başlayacak. İnsanlık olarak bu noktadan sonra olanları her ne kadar anlamlandırmaya çalışacak olsak dahi, ne yazık ki beyin açısından yetersiz kalmaya başlayacağız.

Ancak başka bir gerçek daha var ki, erken safhadaki yapay süper zekanın tam anlamı ile güce sahip yapay süper zekâya geçmesi oldukça kısa bir zaman alacak. Yapay süper zekâ tam anlamı ile güce ulaştığı noktada ise yukarıdaki örneklerde belirttiğim farkın çok ötesinde bir zekanın varlığı söz konusu olacak. Aynı zamanda unutulmaması gereken bir diğer durum ise, yapay zekâ ne kadar kendini geliştirirse bir o kadar öğrenme hızına ulaşır. Yani bu noktada yapay süper zekanın kendi kendini eğitecek olması, bilgi denizlerini fersah fersah geride bırakması demek.

Herhangi bir yapay zekâ sisteminin şempanze basamağından yalnızca bir üst basamağa atlaması yıllar sürebilir. Ancak insanların üstündeki yeşil basamağa ulaşan yapay zekanın bir sonraki basamağa geçmesi yalnızca saatler ya da dakikalar sürecektir. Yapay süper zekâ bizim on basamak üzerimize ulaştığında ise saniyede belki de 4’er 4’er basamak atlamaya başlayacak. Tam olarak bu noktada anlamamız gereken ciddi ve önemli bir durum var. Lütfen bu noktayı kaçırmayalım.

Yapay Zekanın Sıçrayışı

Yapay genel zekaya ulaşmayı başaran ilk makine, haberlere çıkmasının ardından, kısa bir süre içerisinde erken safha süper yapay zekaya geçişini gerçekleştirecektir. Bu durumun ardından yapay zekâ maksimum birkaç saat içerisinde tam anlamı ile güce kavuşmuş olacaktır. Söz konusu yapay zekaya sahip olan makine ilerleyen birkaç saat içerisinde ise uygarlık tarihimiz boyunca görmediğimiz bir zekâ seviyesine sahip olacaktır.

Bölüm 3: Yapay Süper Zekayı Anlamak

Yazımın az önceki bölümünde yalnızca iki basamak üst olan zekanın ne denli ciddi bir fark oluşturduğunu anlattım. İnsanların şempanzeler ile olan farkını bu iki basamak net bir şekilde gösteriyordu. Ancak tüm biyolojik canlılardan bu denli yukarıda olan bir yapay zekayı hayal etmek bile neredeyse imkânsız. Dolayısı ile tam olarak bu noktadan sonra yapay süper zekanın neler yapacağını kestirmek oldukça güç. Yapay süper zekanın bu noktan sonra yapacaklarının ne gibi sonuçlar doğuracağını bilmekte yine bir o kadar güç bir durum.

Evrime göre beynimiz yüzlerce milyon yıl içerisinde yavaş yavaş gelişim ve değişim göstererek bu noktaya geldi. Bu duruma karşın eğer insanlık olarak bir yapay süper zekâ makinesi yaratmış olursak, evrimin yüzlerce yılda yaptığı şeyi ayaklar altına alarak, belki de insanlık beyninin gelişimini ayaklar altına alacağız. Teorilere göre bu durum da evrimin bir parçası olabilir diyor fütüristler.

Fütüristlere göre zekâ yavaş yavaş bir süper yapay zekâ makinesi yapabilecek seviyeye gelmekte. İnsanlık olarak bu noktaya ulaşmamızın ardından, oyunun bildiğimiz tüm kuralları değişmiş olacak. Bu noktadan sonra gezegenimizde hatta belki de evrenimizde yaşayan her bir canlı türü için farklı bir gelecek söz konusu olacaktır. Fütüristler bu durum için insanların dünya ve evren genelinde devasa bilgi patlamasını tetikleyen bir tel olacağı kanaatinde.

Bölüm 3: Yapay Süper Zekayı Anlamak

  Bizi Bekleyen Gelecek

Nick Bostrom, meydana gelebilecek olan tüm muhtemel olasılıkları iki acı gerçek başlık altında toplamış durumda. Hayatta kalmak ya da türün sonuna gelmek.

Tarihe bakacak olursak, hayatın nasıl işlediğini rahatlıkla görebiliriz. Tarih boyunca farklı türler ortaya çıkmış, bir süre boyunca var olmuş ve sonrasında kaçınılmaz olarak ya yok olmuş ya da değişim görerek yoluna devam etmiş.

Fütürist felsefeciler bu durum için denge kalası söylemini kullanmakta. Yani bir tür, tarih boyunca ya türler ya denge kalasının üzerinde bir şekilde kalmayı başararak hayatlarını devam ettirmişler ya da denge kalasından düşerek yok olmuşlar.

Bölüm 3: Yapay Süper Zekayı Anlamak

Tarih boyunca tüm türler öyle ya da böyle mutlaka yok olur kuralı büyük bir çoğunlukla gerçek olmuş ve gerçek olacak bir durum. Bugüne kadar yaşamış tüm canlı türlerinin %99,9’u gibi bir rakam denge kalasından düşmüş durumda. Herhangi bir canlı türü denge kalası üzerinde bocalamaya ve sendelemeye başladığı zaman, tarih boyunca gelen yeni ve başka türler sendeleyen türü kalasın dışına itmiş durumda. Nick Bostrom, bu yok oluş durumu için bir cazibe merkezi benzetmesi yapıyor. Tarih boyunca neredeyse tüm türler kalastan düşmüş ve hiçbir tür geri dönememiş durumda. İşte bu noktada biz denge kalasının hangi noktasında olacağız bu kuşku uyandıran bir soru.

Bir Umut Var mı?

Çalışmaya katkı veren bilim insanlarının büyük bir çoğunluğu, yapay süper zekanın insanların yok olmasına sebep olacağını düşünmekte ve bu düşüncelerinde de haklılar. Ancak azımsanmayacak kadar bir topluluk da eğer yapay süper zekâ, insanlığın çıkarı doğrultusunda kullanılırsa bu durum insanlığın kurtuluşu olur düşüncesinde. Böyle bir olası durumda tür olarak belki de nihai yaşama yani ölümsüzlüğe erişebilir ve şans gibi etmenleri tamamen ortadan kaldırabiliriz.

Nick Bostrom’a göre eğer insanlık olarak denge kalasında kalmayı başarabilir ve yapay süper zekayı insanların çıkarları doğrultusunda kullanabilmeye başlayabilirsek, insanlık için ölümsüzlük kuvvetle muhtemel olacak. Ancak buradaki sıkıntı şu ki, bugüne kadar ki türlerin %99.9’u denge kalasının üzerinde kalmayı başaramamış durumda. Bugüne kadar türlerin neredeyse tamamı denge kalasından düşüp yok olmaya konuşlanmış olsa da Nick Bostrom kalasın iki tarafı olduğunu ifade ediyor. Evet bugüne kadar denge kalasının üzerinde neredeyse hiçbir tür durmayı başaramamış olabilir. Ancak şöyle bir gerçek var ki o denge kalasının üzerindeki hiçbir tür insan kadar zeki değildi.

Bölüm 3: Yapay Süper Zekayı Anlamak

Nick Bostrom ve bilim insanları eğer haklılar ise insanlık olarak sindirmemiz gereken iki konu var.

  • Yapay süper zekânın gelişi oldukça çarpıcı olacak. Yapay süper zekanın oluşturacağı etkiden dolayı, insanlık olarak denge kalasının üzerinde mutlaka sallanacağız ve tür olarak yok olabiliriz.
  • Yapay süper zekâ insanlığın faydası için de çalışabilir ve insanlık ölümsüz olabilir.

Ayrıca evrim tele takılarak insanların kalas ile olan mevcut ilişkilerinin tamamını kesebilir. Bu durumun akabinde yapay süper zekâ insanların olduğu ya da olmadığı yeni bir dünya yaratabilir. Bu noktada insanlık olarak sormamız gereken soru şu: Tele ne zaman takılacağız? İnsanlık olarak elbette ki bir gün tele takılmış olarak kendimizi bulacağız. Ancak o noktada kalasın hangi tarafına olacağımız en önemli soru işareti. Bu sorulara yıllardır cevap arayan pek çok düşünür oldu. Yazının devamında bu düşünürlerden aldığım feyz ile devam edeceğim.

Süper yapay Zekânın Egemenliğine Ne kadar Yakınız?

Konu ile alakalı pek çok bilim insanı, araştırmacı ve teorisyenler arasında tartışmalar devam etmekte. Bu noktada, yani insanlık olarak yapay süper zekaya ne zaman ulaşılacağı ve insanlık olarak yapay süper zekanın hangi noktada altında kalamaya başlayacağımız konusunda pek çok kişi için farklı cevaplar var.

Kimi insanlar bu durumun çok hatta oldukça çok yakın bir zamanda gerçekleşmesini beklerken, bir kısım insan ise söz konusu durumun abartıldığını ve bu durumun önemsenmeyecek bir husus olduğunu belirtmekte. Yine bir kısım insan ise söz konusu durumun önemli olduğunu ancak gereğinden fazla abartıldığını ifade ederken, insanlık olarak tele takılacağımız zamanların gelmesine henüz çok fazla vakit olduğunu savunmakta.

Birçok bilim insanı, profesör ve fütürist (Vernor Vinge, Ben Goertzel, Bill Joy, Ray Kurzweil.) makine öğrenimi alanında uzman isimlerden olan Jeremy Howard’ın 2014 yılında yapmış olduğu ted konuşmasında göstermiş olduğu grafik üzerinde fikir birliği içerisindeydiler.

Bölüm 3: Yapay Süper Zekayı Anlamak

Üstel büyüme günümüzde halen devam etmekte. Günümüzde makine öğrenimi aktif bir şekilde yoluna devam ederken, yapay zekâ sistemleri yapay süper zekâ sistemine ulaşmak adına yol kat ediyor. İşte tam da bu noktada yukarıdaki grafikte de görmüş olduğunuz gibi az önce adını saymış olduğum insanlar, yapay zekanın insan zekasını geçerek yapay süper zekaya ulaşmasına yalnızca birkaç on yıl kaldığına inanıyor.

Negatifçiler ve Diğerleri

Öte yandan Microsoft’un kurucularından Paul Allen, psikolog Gary Marcus, bilgisayar uzmanı Ernest Davis ve teknoloji girişimcisi Mitch Kapor gibi isimler ise söz konusu durumun yakın gelecekte olmasının mümkün olmadığını düşünmekte.

Tele yakın olduğumuzu ve söz konusu durumun yakın gelecekte olabileceğini savunan taraf ise bu iddiaya cevaben karşıt düşüncede yer alan insanların üstel büyüme kuramına hak ettiği değeri vermediğini ifade etmekte. Kurzweil şüphecileri, 1985 yılında internetin büyüme hızına bakıp internetin yakın gelecekte herhangi bir etki yaratmayacağına inanan insanlara benzetmekte.

Şüpheciler ise bu iddialara karşılık olarak yapay zekâ konusunda herhangi bir gelişme elde edebilmek adına her bir adımın üstel açıdan zorlaştığını ve bu durumun teknolojik ilerlemenin üstel doğasını dengelediğini iddia etmekte.

İki taraf arasında yaşanan tartışmalar bu şekilde devam ederken, Nick Bostrom’un da içerisinde yer aldığı üçüncü bir taraf ise bahsi geçen zamanların ikisine de tam anlamı ile inanmanın yanlış olduğunu ifade ediyor. Bu üçüncü gruba göre söz konusu durum mutlaka bir gün yaşanacak ancak bu çok yakın bir zamanda da olabilir, çok ileri bir zamanda da.

Tüm bu üç gruba ek olarak filozof Hubert Dreyfus gibi aykırı bir grup da mevcut. Bu gruba göre takılanacak ortak bir tel olduğuna inanmak tam anlamı ile saçmalık. Bu gruba göre insanlık olarak yapay süper zekaya asla ulaşamayacağız.

İddialar Bize Ne Gösteriyor?

Felsefe profesörü Vincent C. Miller ve Nick Bostrom 2013 yılında bir dizi konferans gerçekleştirdi ve ortaya çeşitli sonuçlar çıktı. İkili yapmış oldukları konferanslar sırasında yüzlerce yapay zekâ uzmanına, düzenlemiş oldukları anketi cevaplattı. Ankette yer alan önemli soru ise şu şekilde “Hangi yıl içerisinde insanlık olarak yapay genel zekaya ulaşmamızı bekliyorsunuz?”. İkili her bir kişiden ortalama olacak şekilde iyimser, gerçekçi ve kötümser bir yıl tahmini yapmalarını istedi.

Yapılan anketin sonucunda ise ortaya çıkan tahmini yıllar ise şu şekilde;
  • Ortalama iyimser yıl %10 ihtimal ile: 2022
  • Ortalama gerçekçi yıl %50 ihtimal ile: 2040
  • Ortalama kötümser yıl %90 ihtimal ile: 2075

Yani konferansa katılım gösteren insanlar, ortalama olarak 25 yıl sonra yapay genel zekaya ulaşacağımızı ön görüyor. Verilere bakacak olursak, en kötü ihtimal ile (%90 ihtimal) 2075 yılında yapay genel zekaya ulaşmış olacağız. Yani şu an için ergenlik döneminde iseniz insanlığın yapay genel zekaya ulaşmasını ve bunun akabinde kuvvetle muhtemel olarak yapay süper zekaya ulaşmamıza tanıklık edeceksiniz.

Yazar James Barrat tarafından Ben Goertzel’in yıllık olarak düzenlenen Yapay Genel Zekâ Konferansı’nda gerçekleştirilen farklı bir araştırmada ise, konferansa katılım gösteren katılımcılara yapay genel zekaya ne zaman ulaşmayı bekledikleri soruldu. Ancak bu sefer kullanıcılara 4 adet seçenek sunuldu ve katılımcılar bu seçeneklerden birini seçmek durumunda kaldı.

Katılımcıların verdiği cevaplar ise şu şekilde;
  • İnsanlık olarak yapay genel zekaya 2030 yılına kadar ulaşacağız: %42
  • İnsanlık olarak yapay genel zekaya 2050 yılına kadar ulaşacağız: %25
  • İnsanlık olarak yapay genel zekaya 2100 yılına kadar ulaşacağız: %20
  • İnsanlık olarak yapay genel zekaya 2100 yılından sonra ulaşacağız: %10
  • İnsanlık olarak yapay genel zekaya asla ulaşamayacağız: %2

Müller ve Bostrom’un konferanslar sonrasında elde etmiş oldukları sonuçlar birbirine oldukça yakın. Barrat’ın yapmış olduğu ankette, katılımcıların üçte ikisinden fazlası yapay genel zekanın 2050 yılına kadar ulaşılacağına dair yaygın bir kanı mevcut. Katılımcıların yarısından biraz azı ise yapay genel zekayı önümüzdeki 15 yıl içerisinde görmeyi beklemekte. Yapay genel zekanın insanlığın geleceğinde yer almayacağını düşünen kişiler ise %2’lik bir azınlık oluşturmakta.

Yapay genel zekanın insanlığın takılacağı bir tel olmadığını biliyoruz. İnsanlığın takılacağı tel yapay süper zekâ seviyesine ulaşıldığında gerçekleşecek ise, uzmanlar yapay süper zekaya insanlığın ne zaman ulaşmasını bekliyor?

Müller ve Bostrom az önce bahsetmiş olduğumuz konferans sırasında katılımcılara aynı zamanda insanlığın yapay süper zekaya yapay genel zekaya ulaşmasının ardından ne kadar sürede ulaşacağını sordu. İkili kullanıcılara, yapay süper zekaya ulaşmanın yapay genel zekaya ulaşılmasının ardından iki yıl içerisinde mi yoksa 30 yıl içerisinde mi gerçekleşeceğini sordu.

Ortaya çıkan ortalama cevaplar ise, yapay genel zekadan yapay süper zekaya geçişin yaklaşık 30 yıldan kısa süreceği yönünde. Soruyu cevaplayanlardan %10’luk gibi ufak bir kesim ise ortalama olarak 2 yıl içerisinde bu geçişin gerçekleşeceğini düşünmekte.

Yapay zekâ uzmanlarının genel olarak yaklaşımlarına bakacak olursak, yapılan tüm anketler neticesinde uzmanlar yapay süper zekâ teline takılacağımızı düşünmekte. Bu düşünce ile birlikte uzmanlar insanlık olarak yapay genel zekaya 2040 yılları civarında ulaşacağımızı beklemekte. Buna ek olarak yine uzmanlar yapay süper zekaya geçişimizin ise maksimum 20 yıl içerisinde gerçekleşeceğini düşünüyor. Yapılan çalışmalar neticesinde görülüyor ki pek çok uzmana göre insanlık olarak 2060 yılları civarında yapay süper zekaya ulaşmış olacağız.

Bölüm 3: Yapay Süper Zekayı Anlamak

Yukarıda görmüş olduğumuz tahminler elbette ki varsayımsal ihtimaller üzerine kurulu. Ancak bu noktada her şeye rağmen gördüğümüz açık bir veri mevcut. Veriler bizlere gösteriyor ki, yapay zekâ konusunda uzman olan pek çok kişi insanlık olarak yapay süper zekaya ulaşacağımızı ön görüyor. Yani bundan tam 40 yıl sonra.

Denge Kalasının Hangi Tarafında Yer Alacağız?

Yapılan araştırmalar bize gösteriyor ki, 2060 yıllarına doğru yapay süper zekâları görmeye başlayacağız. Akıl almaz derecede muazzam bir güce sahip olacak olan yapay süper zekâ ile ilgili ciddi bir soru işareti mevcut. Yapay süper zekanın o kudretli gücü kimin elinde olacak ya da herhangi birinin elinde olabilecek mi ve yapay süper zekanın istekleri ne olacak?

Aslına bakarsanız bu soru yapay süper zekanın bize göre kötü bir sistem mi olacağı ya da iyi bir sistem mi olacağına bağlı olarak değişiklik gösterecektir. Tahmin edebileceğiniz üzere uzmanlar bu iki kavram üzerinde de farklı tartışmalar içerisindeler.

Müller ve Nick Bostrom ikilisi düzenlemiş oldukları anket esnasında katılımcılara farklı konularda da soru yönlendirdiler. İkilinin anket sırasında sorduğu sorulardan bir diğeri ise, yapay genel zekanın insanlığın üzerindeki etki ihtimalini sormaktaydı. Yapılan anket sonucunda görüldü ki yapay genel zekanın insanlığın üzerindeki etkilerine iyi olması yönünde %52’lik bir oybirliği mevcut. Katılımcılardan %31’i ise söz konusu etkilerin kötü ya da aşırı kötü olacağı yönünde. Bu noktada açıkça görüldüğü üzere ankete katılan insanlar yapay genel zekanın insanlığın üzerinde net bir etki yaratacağı görüşünde.

Sonuç

Evet, yazı dizisinin bu bölümünde yapay zekâ uzmanlarının yapay süper zekâ alanındaki düşüncelerini görmüş olduk. Yapılan çalışmalar bizlere gösteriyor ki uzmanların büyük bir çoğunluğu insanlık olarak yapay süper zekaya kısa bir zaman dilimi içerisinde ulaşacağımızı düşünüyor. Bunun için karşımıza çıkan ortalama yıl ise 2060 gibi duruyor. Yani bundan tam 45 yıl sonra.

Şimdilik görünen o ki insanlık yapay süper zekâya ulaştığında tür olarak ciddi bir değişim yaşayacağız. Bu noktada tür olarak yok mu olacağız, yoksa ölümsüzlüğe vb. bir duruma mı erişeceğiz kestirmek zor. Zira yapay zekanın sahip olacağı ahlak yapısı, bilgi yapısı ve neyi ön göreceğini kestirmek biz insanların mevcut algısının çok ötesinde olacak bir kavram.

Eğer yapay zekâ kendisine yüklenen misyon gereği bizleri ve tüm canlı türünü yok etmeye karar verirse bunu yapmakta zorlanmayacağı kesin bir olgu. Bu duruma karşın yapay zekanın insanlığın faydasına kullanılması ya da yapay zekanın kendi iradesi doğrultusunda insanlığa yardım etmeye karar vermesi, insanlık olarak bugüne kadar hiç ulaşamadığımız bilgiye ulaşma imkânını bizlere sağlaması muhtemel. Aynı zamanda insanlık olarak hiç keşfedilmemiş şeyleri keşfedebilir, hiç gidilmemiş yerlere gidebilir, hiç çıkılamamış hızlara çıkabilir, hayatlarımızı çok farklı noktalara getirebiliriz.

Bu iki senaryonun ötesinde ise bizleri bekleyen belki de bir siberpunk dünyanın eşiğinde olabiliriz. Bunları şimdilik kestirmek her ne kadar güç olsa da yapay zekâ uzmanlarının büyük bir çoğunluğunun ortak görüşü bizlere gösteriyor ki bir hayatta kalma savaşı verebiliriz ve yapay süper zekâ bizleri olumsuz yönde etkileyebilir. Ancak insanlık olarak daha ileri noktalara gidebilmek adına yapay zekâ gelişimini devam ettirmeye de kaçınılmaz olarak devam etmek zorundayız.

Kaynakça:

  1. Wait But Why?
  2. Bostrom. (2014). Superintelligence: Paths, Dangers, Strategies.
  3. Barrat. (2013). Our Final Invention: Artificial Intelligence And The End Of The Human Era.
  4. Kurzweil. (2006). The Singularity Is Near: When Humans Transcend Biology.
  5. J. Nilsson. (2009). The Quest For Artificial Intelligenc
  6. Pinker, et al.(2014). How The Mind Works
  7. Vinge. The Coming Technological Singularity: How To Survive In The Post-Human Era
  8. Davis. (2014). Ethical Guidelines For A Superintelligence. NYU Department of Computer Science
  9. Bostrom. How Long Before Superintelligence?
  10. Müller, et al.Future Progress In Artificial Intelligence: A Survey Of Expert Opinion
  11. Y. Vardi. Artificial Intelligence: Past And Future.
  12. Bostrom. Nick Bostrom On Superintelligence.
  13. Roberts. Bostrom Follow-Up EconTalk
  14. Armstrong, et al. How We’re Predicting Ai—Or Failing To
  15. Russell, et al. Artificial Intelligence: A Modern Approach
  16. Marcus. Hyping Artificial Intelligence, Yet Again.
  17. Pinker. Could A Computer Ever Be Conscious?
  18. Shulman Basic Ai Drives And Catastrophic Risks.
  19. World Economic Forum. Global Risks
  20. R. Searle. What Your Computer Can’t Know
  21. Lanier. One Half A Manifesto
  22. Joy. Why The Future Doesn’t Need Us.
  23. Allen, et al.The Singularity Isn’t Near.
  24. Kurzweil. Don’t Underestimate The Singularity. – Arşiv Bağlantısı
  25. Hawking, et al.Transcending Complacency On Superintelligent Machines
  26. L. Dreyfus. (1992). What Computers Still Can’t Do: A Critique Of Artificial Reason.
  27. Armstrong. (2014). Smarter Than Us: The Rise Of Machine Intelligence.

Bir önceki yazı: Bölüm 2: İnsanlığın Sonunu Yapay Zeka mı Getirecek?