Anasayfa Haber Görüntülü Görüşme Yapmamak Karbon Emisyonunu Azaltıyor

Görüntülü Görüşme Yapmamak Karbon Emisyonunu Azaltıyor

Görüntülü Görüşme

Çevreye yayılan karbondioksiti, görüntülü görüşme gerçekleştirmeden %96 azaltmak mümkün.

Günümüz dünyasında karbon emisyonu çözülmesi gereken bir sorun olarak kendini göstermeye devam ediyor. Atmosfere yayılan karbondioksit (CO2) miktarını azaltmak için farklı bir seçenek önerildi: Görüntülü görüşme yapmamak veya sanal toplantılarda kamera kullanmamak.

ABD’de Purdue Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, bir saatlik yapılan görüntülü görüşme veya benzer konferanslar esnasında yaklaşık 150-1000 gram karbondioksitin gezegenimize yayıldığı tahmin ediliyor. Bu seviyedeki karbondioksit aynı zamanda 12 litre su ve iPad Mini boyutundaki toprağın zarar görmesine de sebep oluyor.

Görüntülü Görüşme

Peki yapılan görüntülü görüşmelerin dünyaya yayılan karbondioksit ile olan bağlantısı nasıl açıklanıyor? Özet olarak görüntülü görüşmeler esnasında yaşanan veri trafiğinin, kullandığınız yazılımın sunucularında harcadığı elektrikten ortaya çıkan karbondioksit salınımı olarak belirtiliyor. Yani, oturma odanızdan katıldığınız görüntülü konferanslar sonucunda yüzünüz görünmesi için çok fazla elektrik tüketiliyor. Bu da karbondioksitin yayılmasına neden oluyor.

Yaşanan bu durum dolayısıyla yapılan araştırmada sonuca ulaşıldı. Kullanıcıların görüntülü görüşmelere mümkünse katılmaması veya görüntülü görüşmelerde kamera açılmaması yaşanan karbon emisyonunun yüzde 96 azaltılabileceğini ortaya koyuyor. Ayrıca, görüntülü görüşmeyi gerçekten kaçırmayı göze alamıyorsanız ve kamerayı açmanız gerekiyorsa, yüksek kalite yerine standart kalite video akışını seçmeniz yüzde 86 oranında karbondioksit salınımı azalması sağlayabilir.

Görüntülü Görüşme

Araştırma, internet altyapısının sadece karbon emisyonları değil, su ve arazi kullanımı üzerindeki etkisini nasıl olduğu ile ilgili yazılan ilk tez olma özelliği taşıyor. Bu sayede YouTube, Zoom, Facebook, Twitter, TikTok gibi platformlar için veya genel internet gezintisi yapmak için kullanılan her bir gigabayt veri ile tüketilen elektrik ilişkisi tahmin edilip doğaya verilen zarar ölçülebilmekte.

Bu çalışmayla elde edilen sonuçla, daha az video tüketimi ve görüntülü görüşme, karbon ayak izini azaltmaktadır.

Tüm bunların dışında tahmini karbon emisyonları kullandığınız yazılıma, internet platformuna ve hangi ülkede yaşadığınıza da bağlı. Bunu kanıtlamak için araştırmacılar; Almanya’nın yenilenebilir enerji için dünya lideri olarak nitelendirildikten sonra bile çok daha yüksek karbon ayak izine sahip olduğunu ortaya çıkardılar.

Teknolojiyle büyüyen, yazmaya olan hevesini Technopat ile birleştiren YBS öğrencisi. Araştırma ve okuma yolunda kendisini emin adımlarla geliştirmeye devam ediyor.