Anasayfa Makale Harvest Moon: One World İncelemesi

Harvest Moon: One World İncelemesi

2021’de 25 yaşına giren bir başka video oyunu efsanesi, dünyanın en ünlü çiftlik simülatörlerinden biri olan Harvest Moon. Bugün ise son oyunu Harvest Moon: One World makale konumuz oluyor.

Harvest Moon: One World’ün ana teması aslında türlerin birleşimi diyebilirim. Bir yandan, bizi hayvanlara bakmaya ve çeşitli yiyecekler yetiştirmeye davet eden klasik çiftlik simülatörümüz var. Öte yandan, hedefimizin Hasat Tanrıçasını geri getirmek olduğu bir fantastik maceramız var. Ayrıca çeşitli karakterlerle ilişkimizi geliştirebileceğimiz ve hatta evlenebileceğimiz için sosyal simülatör kısmı da var.

Oyuna başlarken yapmamız gereken ilk şey karakterimizi oluşturmak. Oyunun editörü çok detaylı değil çünkü sadece ismimizi, cinsiyetimizi, doğum günümüzü ve ten rengimizi, saçımızı ve gözlerimizi seçebiliyoruz. Yine de hiç yoktan iyidir deyip, Harvest Moon’a giriş yapıyorsunuz.

Grafiksel açıdan bakarsak, Harvest Moon: One World, Nintendo Switch’in potansiyelini göstermekten çok uzak, ancak bu oyunla ilgili deneyimimizi pek de etkilemiyor. Sanat tarzı oldukça güzel ve karakterlerin ve hayvanların görünüşünü çok beğendim.

Kamerayı ise iki farklı konuma getirebiliyoruz. Bunlardan biri tepeden görüş ki çiftçilik yaparken veya balık tutarken bizim için kullanışlı oluyor. Diğeri ise gördüğümüz açıyı biraz azaltıyor.

Oyunun hikayesi ise fena değil. Oyuna konu olan Hasat Tanrıçası ortadan kaybolunca, oyun dünyası, sadece patateslerin yetiştiği bir yer haline geliyor. Kahramanımız, annesiyle birlikte yaşayan ve bu dünyanın yıllar öncesinden beri ne kadar harika olduğunu bir kitapta okuyan genç.

Karakterimiz bir gün Vita adında bir Hasat Ruhu ile tanışıyor. Vita bize dünyanın dört bir yanına dağılmış 6 madalyonu toplarsak Hasat Tanrıçası’nın geri döneceğini söylüyor. Böylelikle bir Pokémon oyunuymuş gibi evimizden çıkıp bu 6 madalyonu toplamak için dünya turuna çıkıyoruz.

Oyun boyunca korunan noktalardan biri kesinlikle mekan çeşitliliği; kasabalar, çöller, donmuş alanlar… Oyun dünyası aşırı derecede büyük değil, ancak çeşitli ve eğlenceli olmak için yeterince büyük. Bu yerlerin bir zamanlar sahip oldukları ve her seferinde farklı bir nedenle kaybettikleri ihtişamı yeniden kazanmalarına yardım etmek ise bizim ana görevimiz.

Bir alana vardığımızda, oraya yerleşiyor ve tüm “görevleri” tamamlıyor ve bir sonraki haritaya geçiyoruz. Aynı anda birkaç yerde ilerleyebileceğimiz durumlar da var, ama genel olarak tek bir bölgede ilerlemek çok daha faydalı olacaktır. Bu görevleri tamamlamak için farklı mahsüllere ulaşıyor ve eninde sonunda bölgeyi eski haline getiriyoruz.

Mahsul söz konusu olduğunda, elimizde 200’den fazla farklı tohum var. Oyunun farklı haritalarında ilerlerken, yol boyunca mavi noktalar görüyoruz. Bunlar, her karşılaşmada bize bir tohum verecek olan küçük Hasat Elfleri. Aslında belirli bir mahsulün tohumuna sahip bir goblini nerede bulabileceğimizi bize bildirmek için haritaya bir filtre de uygulayabiliriz.

Ayrıca çiftliği kurduğumuz yere bağlı olarak, gıdalara erişmimiz de etkileniyor. Örneğin, ebegümeci sahilde daha rahat büyürken, çim için fazladan maliyet oluşturuyor. Ayrıca, birçok durumda, aynı tohumdan farklı mahsullerin yetişebileceğini de unutmamanız gerekiyor. Örneğin, bir karpuz tohumundan normal bir karpuz veya sarı bir karpuz büyüyebilir.

Kısacası, Harvest Moon: One World yavaş yavaş gelişen çiftlik konsepti için gayet yeterli seviyede bir oyun. Hikaye muhteşem değil ama yine de oyun dünyasının her köşesinde yolculuğumuzu çok eğlenceli kılıyor ve bizi sonuna kadar bağlı tutuyor.

Tamriel'in bağrından kopup gelen Emin, sıkı bir TES ve Dark Souls hayranıdır, tam bir oyun delisidir. Çok uzun zamandır oyun oynuyor, tam çözüm çekip, inceleme yazıyor.