Uzun zamandır DC hayranlarının ve sağlam bir eşli oyun oynamak isteyenlerin beklediği Gotham Knights sonunda yeni nesil konsollar ve PC için piyasaya sürüldü. Biz de oyunun PS5 versiyonunu oynadık ve sizler için inceleme yazısı hazırladık.
Arkham oyunları söz konusu olduğunda, 2009 yılın ilk Batman Arkham piyasaya sürüldüğünde dandik film oyunlarından gına gelmiş oyunculara yeni bir soluk oldu. Aniden Arkham Asylum sahneye çıktı ve oyunculara gizlilik odaklı, aksiyon odaklı ve en önemlisi bol dedektiflik odaklı Batman ve onunla birlikte güzel tasarlanmış ve ilham verici bir oyun verdi. Şimdiyse Warner Bros Studios Montreal, Gotham Knights ile Arkham efsanesinin mirasına konan yeni oyun olarak karşımıza çıkıyor. Peki, oyun nasıl olmuş?
Oyunun hemen başındaki sinematikte Batman, Ra’s Al Ghul tarafından öldürülüyor. Koruyucusu olmadan Gotham Şehri ayaklanmaya, çete şiddetine ve kötülüğün pençesine düşmek üzeredir. Ve boşluğu Batman’in öğrencileri doldurmak zorundadır; Batgirl (Barbara Gordon), Nightwing (Dick Grayson), Red Hood (Jason Todd), ve Robin (Tim Drake). Dört kahraman, dört Şövalye. Kısaca yarasa ailesi.

Arkham oyunlarının olmadığı ve Gotham Knights’ın sahneye yeni çıktığı bir dünyada yaşıyor olsaydık fikir ve oynanış olarak ilginç olabilirdi aslında. Ama ister istemez karşılaştırdığımızda, ne yazık ki biraz hayal kırıklığı yaratıyor.
Gotham Knights, Batman’in son dövüşünün aksiyon dolu sinematik ile başlıyor. Ra’s Al Ghul Batcave’e saldırıyor ve Batman’i zehirlemeye başlıyor. Görünüşe göre onu yenemeceğini anlayan Batman ölüm mesajını gönderiyor ve Batcave’i yok ederek onun ve Ra’s’ın üzerine düşmesine neden oluyor.
Batman ölümüyle beraber (ölüme de hazırlıklı olduğu için) ne olduğuna dair birkaç ipucu bırakır. İşin sıkıntılı yöne daha önce Batman’in direktifleri üzerinden ilerleyen dörtlü artık kararları kendileri almak zorundadır. Şövalyeler, Belfry’yi bir ev yapmak dışında kendileriyle ne yapacaklarını gerçekten bilmiyorlar ve bu yaşanan kayıbın ardından anlaşılabilir bir olay.
Oyunun en çekici noktası, Gotham Knights’ın dört kahramanın tümü olarak birbirinin yerine ve herhangi bir zamanda oynamanızı istiyor olması. Hangi şövalye olarak oynarsanız oynayın, hikaye ritimleri ve görevler ona göre şekilleniyor. Yetenek havuzu büyük oranda paylaşıldığı için uzun süre bir karakterle oynayıp diğerine geçtiğinizde tek yapmanız gereken yetenek puanlarını dağıtmak oluyor. Yani her bir şövalyeyi baştan kasmanız istenmiyor.
Ancak istediğiniz herhangi bir karakter olabilseniz de, geçiş yapmak için gece devriyenizi bitirmeniz, Çan Kulesi’ne dönmeniz gerekiyor. Yeni karakterde tek büyük sorununuz başa çıkmanız gereken teçhizatlar olacak. Çünkü seviye otomatik olarak diğer karakterleri etkilese de ekipmanlar bu klasmanın dışında. Yani Red Hood ile oynayıp, bir süre sonra Batgirl’e geçtiğinizde en azından bir gece devriyesi kendi seviyenize uygun ekipman toplamanız lazım.
Oyun her ne kadar bu konuda iyi olmayı başarsa da, sürekli düşük seviye ekipman peşine düşmek insanı yorabiliyor. Diğer taraftan her Şövalyenin en havalı mekaniğini elde etmek için bir Şövalyelik mücadelesini tamamlamanız gerekiyor. Belli bir eğitim görevi, ölüm listesi ve şehirdeki bazı suçlarla uğraşmak bu özelliği açmanızı sağlıyor. Batgirl ile bu özelliği açtığınızda artık Batman gibi şehirde süzülebiliyor. Ama aynı özelliği NightWing’e geçip kullanmak istediğinizde Knighthood olarak geçen bu görevleri tekrar yapmak zorunda olduğunuzu görüyorsunuz. Ve bunu arka arkaya dört kez yapmak… sıkıcı.

Ve bence tüm eksilere rağmen Gotham’da dolaşmak çok eğlenceli. Her yerde tonlarca görev, çatılarda gezen bir kanun kaçağı, dövülecek bir ton düşman. Gerçekten de ilk 15 saat oyun beni inanılmaz oyaladı. Üstelik uzak mesafeler için kullanması son derece kolay bir motorsiklette olunca, mesafeler çok sorun olmadı.
Sonra o ilk heves geçiyor ve bir şeyi fark ediyorsunuz. Görevler birbirinin neredeyse aynısı ve Gotham’ın iç mekanları Arkham serisiyle yarışamayacak kadar yüzeysel tasarlanmış. Arkham oyunlarının aksine Gotham Knights’ın iç mekanları soğuk, boş koridorlardan ibaret. Bir de Gotham Knights her ne kadar gizlilik ögelerini ön plana çıkarsa da yine iç mekanlarda bunu hissettiremiyor. Görevler aşırı ezbere ilerliyor; Buraya git, şunu yap. Gizlilik ancak ve ancak ek görev, ek meydan okuma olarak gelirse başvurduğunuz minik bir mekanikten ibaret.
Dövüş sistemiyse yine başlarda inanılmaz eğlenceli. Yeni hareketleri öğreniyor ve düşmanları kombolarla indiriyoruz. Arkham’ın akıcı sistemi yerini daha ağır bir sisteme bırakmış ama bu sistem oyun ilerledikçe kendi sınırlarında takılı kalıyor. Tüm karakterlerle oynadım ve gerçekten farklı hissettirebilen sadece Red Hood oldu. Bence potansiyeli böylesine yüksek bir oyun için üzücü.
Oyun özünde formülü değiştirerek ve size eğlenmeniz için birden fazla Şövalye vererek daha ilginç ve eğlenceli hale getirilmiş bir Batman oyunu. Sadece Batman yerine Batgirl ve Robin olarak oynamak en başlarda farklı hissettirdi. Eğer bir arkadaşınız varsa ve tek değilseniz kesinlikle sizi eğlendirecektir.
Ama önceki Batman oyunları ile karşılaştırdığımızda biraz hayal kırıklığı yaratıyor. Gotham bunaltıcı ve her zamanki keşif hissini tetiklemiyor. Aynı görevleri yap, ekipman yükselt, diğer karaktere geç, ekipman yükselt, aynı görevleri yap… Eğer PvP olsaydı belki tutunması daha kolay olabilirdi ama bu haliyle ancak ve ancak bir arkadaşınızla oynarsanız uzun saatler sizi oyalayabilir.



