Motion Picture Association (MPA) teknoloji devi Meta’ya karşı yasal bir ihtarname gönderdi. Bu ihtarnamenin temelinde Meta’nın Instagram’daki genç kullanıcılar için getirdiği yeni içerik kısıtlamalarında PG-13 terimini kullanması yatıyor. Sinema filmlerinin derecelendirme sistemini yöneten MPA bu markanın izinsiz kullanımının durdurulmasını talep ediyor.
PG-13 markası Meta ve MPA’yı karşı karşıya getirdi
Anlaşmazlık Meta’nın geçtiğimiz ay yaptığı bir duyuru ile başladı. Şirket Instagram kullanan gençlerin hesaplarında varsayılan olarak sadece PG-13 film derecelendirmesine uygun içeriklerin gösterileceğini açıklamıştı.

Bu duyurudan sadece iki hafta sonra MPA harekete geçti ve Meta’ya gönderdiği ihtarname ile şirketin iddiasının kelimenin tam anlamıyla yanlış ve son derece yanıltıcı olduğunu belirtti. MPA kendi film derecelendirme sisteminin Meta’nın içerik kısıtlamalarıyla karşılaştırılamayacağını savunuyor.
Kuruluşa göre Meta’nın sistemi büyük ölçüde yapay zekaya dayanıyor. MPA tarafından gönderilen mektupta birliğin derecelendirme sistemine yönelik halkın güvenini kazanmak için on yıllardır çalıştığı vurgulandı. Meta’nın otomatik sınıflandırmasından kaynaklanacak herhangi bir memnuniyetsizliğin kaçınılmaz olarak halkın MPA derecelendirme sisteminin bütünlüğünü sorgulamasına neden olacağı ifade edildi.
Bu durum MPA’nın en büyük endişesi olarak öne çıkıyor. Onlarca yıllık birikimle oluşturulan marka değerinin ve güvenilirliğinin bir teknoloji şirketinin yapay zeka algoritmasıyla ilişkilendirilmesi kabul edilemez bulunuyor.
Raporlara göre Meta ise MPA’nın ihtarnamesine yanıt verdi. Şirket gençlerin hesaplarının MPA tarafından onaylandığını veya resmi olarak PG-13 olarak derecelendirildiğini iddia etmediğini belirtti. Ek olarak şirket içerik kısıtlamalarının MPA ile doğrudan bağlantılı olmak yerine PG-13 standardından ilham aldığını ve bu standart tarafından yönlendirildiğini ifade etti. Meta ayrıca bu terimi kullanmasının adil kullanım kapsamına girdiğini savunuyor. Bu yasal savunma teknoloji şirketinin PG-13 ifadesini yalnızca bir referans noktası ve genel bir kılavuz olarak kullandığı argümanına dayanıyor.
Bu hukuki süreç teknoloji platformlarının yerleşik derecelendirme sistemlerini ve markalarını nasıl kullanabileceğine dair önemli bir emsal teşkil edebilir. Bir yanda on yıllardır insan değerlendirmesine dayalı bir sistemle kültürel bir norm oluşturan MPA bulunuyor. Diğer yanda ise milyarlarca içeriği saniyeler içinde filtrelemek için yapay zeka kullanan Meta yer alıyor. İki sistemin doğası ve işleyişi arasındaki temel farklar bu anlaşmazlığın merkezini oluşturuyor.
Sonucun ne olacağı ve platformların gelecekte bu tür kültürel referansları nasıl kullanacağı teknoloji ve eğlence endüstrileri tarafından yakından izleniyor.



