Uluslararası Uzay İstasyonu’nun 2030 yılında hizmet dışı bırakılmasına hazırlanıldığı bir dönemde Rusya, insanlı uzay görevlerinin geleceğini doğrudan etkileyecek bir adım attı.
Rus devlet roket şirketi Energia dönen bir uzay istasyonu tasarımı için resmi patent aldı. Bu tasarımın merkezinde astronotların uzun süreli görevlerde karşılaştığı en büyük sorunlardan biri olan sıfır yer çekiminin insan vücudu üzerindeki yıpratıcı etkilerini azaltmak da yer alıyor.
Dönen uzay istasyonu ile yapay yer çekimi yapılacak
Patentte yer alan tasarım merkezde sabit bir omurga ve bu omurgaya bağlı şekilde dönen yaşam modüllerinden oluşan büyük ve modüler bir uzay istasyonunu tarif ediyor. Yaşam alanları, merkezin etrafına radyal biçimde yerleştiriliyor ve istasyonun dönmesiyle birlikte oluşan merkezkaç kuvveti, astronotların zemine doğru bastırılmasını sağlıyor. Böylece yapay bir yer çekimi ortamı oluşturuluyor.

Tasarıma göre istasyon Dünya’daki yer çekiminin yaklaşık yarısı olan 0,5g seviyesini sürekli olarak sağlayacak şekilde planlandı. Bunun için yaşam modüllerinin merkezin yaklaşık 40 metre uzağına konumlandırılması ve yapının dakikada beş tur atması öngörülüyor. Bu kombinasyon uzun süreli uzay görevlerinde kas erimesi ve kemik yoğunluğu kaybı gibi sorunların önemli ölçüde azaltılmasını sağlayacak.
Sıfır yer çekimi ortamında görev yapan astronotların, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda her gün saatler süren egzersizler yapmak zorunda kaldığı biliniyor. Yapay yer çekimi yaklaşımı, bu ihtiyacı baştan ortadan kaldırabilecek kalıcı bir çözüm olarak görülüyor ve özellikle derin uzay görevleri için kritik bir eşik. Patentte herhangi bir bütçe ya da net takvim yer almasa da belgenin kendisi Rusya’nın bu alanda uzun vadeli bir yol haritası oluşturduğunu gösteriyor.
Tasarımın hayata geçirilmesi ciddi mühendislik zorluklarını da beraberinde getiriyor. İstasyonun boyutu nedeniyle çok sayıda roket fırlatması ve karmaşık bir yörünge montaj süreci gerekiyor. Güvenlik tarafında ise en dikkat çekici sorun sürekli dönen bir yapıya uzay araçlarının güvenli şekilde kenetlenmesi. Patentte bu sürecin hata payı düşük ve yüksek riskli olduğuna özellikle dikkat çekiliyor.
Rusya bu alanda tek aktör değil. ABD’de bazı özel şirketler de yapay yer çekimi sağlayan ticari uzay istasyonları üzerinde çalışıyor ve NASA geçmişte benzer konseptleri uzun süre gündeminde tuttu. Ancak bugüne kadar tam ölçekli ve sürekli yapay yer çekimi sunan bir istasyon hayata geçirilmiş değil.
Rusya’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki rolünün 2028’de sona erecek olması ve istasyonun 2030’da kontrollü şekilde atmosfere sokulmasının planlanması bu patentin zamanlamasını daha da anlamlı kılıyor. Roscosmos, bu süreçte Rus Yörünge Uzay İstasyonu projesi üzerinde de çalışıyor ve mevcut ISS modüllerinin bir kısmını ayırarak yeniden kullanmayı değerlendiriyor.



