Akıllı telefonlarda, araç navigasyonlarında ve sayısız dijital sistemde kullanılan GPS, milyarlarca dolarlık bir uydu altyapısına dayanmasına rağmen son kullanıcıya ücretsiz sunuluyor.
Konum bilgisinin herhangi bir abonelik ücreti olmadan herkes tarafından erişilebilir olması bu sistemin nasıl finanse edildiği ve neden kapatılmadığı sorularını beraberinde getiriyor. Bunun arkasında askeri öncelikler, küresel ekonomik çıkarlar ve devletler arası dengeler yer alıyor.
GPS sistemi neden herkese açık?
GPS olarak bilinen Küresel Konumlama Sistemi doğrudan ABD Savunma Bakanlığı tarafından geliştirildi ve işletiliyor. Sistem ilk günden itibaren sivil kullanım için tasarlanmadı.

Asıl amaç askeri birliklerin, uçakların, gemilerin ve füzelerin dünya üzerinde santimetre hassasiyetine varan doğrulukla konum belirlemesini sağlamaktı. Uydu ağı ABD ordusunun küresel hareket kabiliyetinin temel bileşenlerinden biri olarak kuruldu.
Bu noktada kritik detay GPS’in hiçbir zaman ticari bir ürün olarak planlanmamış olması. Uydu sinyalleri belirli bir frekansta sürekli olarak yayın yapıyor ve bu yayın tek yönlü gerçekleşiyor.
Yani kullanıcı cihazları uyduya herhangi bir veri göndermiyor. Bu nedenle sistem klasik anlamda bir hizmet satışı ya da faturalandırma altyapısı gerektirmiyor. Uydu sinyali bir radyo yayını gibi davranıyor ve bu yayını alan herkes konum hesaplayabiliyor.
Askeri açıdan bakıldığında GPS sinyalinin ücretsiz ve açık olması bir dezavantaj değil. Aksine küresel standart haline gelmesi ABD için stratejik bir avantaj sağlıyor. Dünya genelinde milyonlarca sivil ve ticari sistemin GPS’e bağımlı hale gelmesi bu altyapının vazgeçilmez olmasını sağladı. Böylece sistemin sürekliliği hem askeri hem de sivil tarafta ortak bir çıkar haline geldi.
GPS’in arkasındaki gizli olmayan ama çoğu zaman fark edilmeyen askeri denge de burada ortaya çıkıyor. Sistem herkese açık olsa da askeri kullanım için ayrı ve daha hassas sinyaller bulunuyor. Sivil cihazların eriştiği sinyal ile askeri sistemlerin kullandığı sinyal aynı değil. Bu sayede sivil kullanım serbest bırakılırken askeri üstünlük korunuyor.
Ekonomik boyutta ise GPS doğrudan gelir getirmese bile dolaylı olarak trilyonlarca dolarlık bir ekosistemi ayakta tutuyor. Lojistik, havacılık, denizcilik, finans sistemleri, tarım, enerji altyapıları ve telekomünikasyon ağları GPS zamanlama ve konum bilgisine dayanıyor.
Bu sektörlerin tamamının GPS ile uyumlu çalışması ABD merkezli teknoloji şirketleri ve küresel ticaret için büyük bir avantaj oluşturuyor. Sistemin kapatılması ya da ücretli hale getirilmesi küresel ekonomide ciddi bir kaos yaratacağı için pratikte mümkün görülmüyor.
GPS’in ücretsiz olması aynı zamanda diplomatik bir araç olarak da işlev görüyor. ABD bu sistem sayesinde küresel konumlama altyapısında belirleyici rol oynuyor. Alternatif sistemler geliştirilmiş olsa da GPS hala dünya genelinde en yaygın kullanılan konumlama ağı konumunda. Bu durum teknolojik standartların belirlenmesinde dolaylı bir güç sağlıyor.



