Metroya girildiği anda telefon sinyalinin zayıflaması ya da tamamen kaybolması kullanıcıların günlük hayatta en sık karşılaştığı teknik durumlardan biri. Bu durum telefonla, operatörle ya da anlık bir arızayla ilgili değil.
Tamamen metro hatlarının bulunduğu fiziksel ortam, kullanılan yapı malzemeleri ve iletişim altyapısının nasıl kurulduğuyla bağlantılı. Yer altına inildiğinde bağlantının kopması bu nedenle istisna değil, teknik olarak beklenen bir sonuç.
Metroda telefon neden çekmiyor?
Cep telefonları yer üstünde kurulu baz istasyonlarından yayılan radyo dalgalarıyla çalışıyor. Bu sinyaller açık alanlarda ve hava boşluğunda rahatça yayılıyor. Metro hatları ise kalın beton duvarlar, çelik destekler ve metrelerce toprak katmanının altında bulunuyor.

Bu yapı radyo dalgalarının büyük bölümünü soğuruyor ya da tamamen engelliyor. Sonuç olarak baz istasyonundan çıkan sinyal metro tüneline ulaşamadan kayboluyor.
Metro tünellerinin uzun ve dar yapısı da sinyal iletimini zorlaştırıyor. Yer altındaki bu kapalı alanlarda sinyalin yansıyarak ilerlemesi mümkün olsa da bu etki çok sınırlı kalıyor.
Özellikle derin metro hatlarında yer üstünden gelen sinyal birkaç metre sonra tamamen kesiliyor. Bu nedenle tren tünele girdiği anda telefonun çekmemesi normal kabul ediliyor.
Bazı metro hatlarında telefonun hiç çekmemesinin, bazılarında ise kısmen çalışmasının nedeni altyapı farkları. Metroda telefon hizmeti sunulabilmesi için tünel boyunca özel olarak kurulmuş yer altı baz istasyonları, çok sayıda router ve fiber hat gerekiyor.
Bu sistemlerin kurulumu yüksek maliyetli ve teknik olarak karmaşık. Ayrıca her metro hattı aynı dönemde ve aynı standartla inşa edilmediği için iletişim altyapısı hatlara göre değişiyor. Eski hatlarda bu altyapı hiç planlanmadığı için sonradan eklemek ciddi mühendislik çalışmaları gerektiriyor.
Tren hareket halindeyken bağlantının daha da kötüleşmesinin nedeni ise telefonun sürekli yeni bir sinyal araması. Yer üstünde bu geçişler baz istasyonları arasında sorunsuz şekilde gerçekleşiyor.
Yer altında ise kapsama alanları çok sınırlı olduğu için telefon kısa süreli bir bağlantı kuruyor, ardından sinyali kaybediyor ve yeniden ağ aramaya başlıyor. Bu durum özellikle mobil internet kullanımında net şekilde hissediliyor. Telefon ekranında çekim var gibi görünse bile veri aktarımı çoğu zaman gerçekleşmiyor.
Bazı istasyonlarda telefonun çekip iki istasyon arasındaki tünelde tamamen kesilmesi de aynı sebepten kaynaklanıyor. İstasyonlar tünellere göre daha geniş alanlar olduğu için sinyal ekipmanlarının yerleştirilmesi daha kolay.
Ayrıca yolcu yoğunluğu nedeniyle öncelik genellikle istasyonlara veriliyor. Tüneller boyunca kesintisiz kapsama sağlamak ise kilometrelerce alanın ekipmanlarla tekrar dizayn edilmesini gerektiriyor ve bu da maliyeti ciddi biçimde artırıyor.
Yani metroda telefonun çekmemesi bir arıza değil. Telefon ya da SIM kartla ilgili bir sorun bulunmuyor. Aynı şekilde çoğu durumda operatör kaynaklı bir kesinti de söz konusu değil.
Fiziksel koşullar nedeniyle sinyal alınamadığında telefon bağlantıyı otomatik olarak kesiyor ve yer üstüne çıkıldığında birkaç saniye içinde tekrar ağa bağlanıyor. Bu yüzden metrodan çıkıldığında telefonun kendiliğinden yeniden çekmeye başlaması normal.
Teknik olarak metro hatlarının tamamında kesintisiz telefon ve internet hizmeti sağlanabiliyor. Türkiye’de ve dünyada bunun örnekleri de bulunuyor. Ancak bu belirttiğimiz gibi yüksek yatırım, uzun süreli planlama ve operatörlerle yapılan kapsamlı altyapı çalışmaları gerektirdiği için her yerde uygulanmıyor. Bu nedenle birçok şehirde kapsama alanı en iyi senaryoda istasyonlarla sınırlı kalıyor.



