Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5G sürecine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, 5G’nin yalnızca bir iletişim teknolojisi olmadığını, Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda önemli bir aşamaya karşılık geldiğini söyledi. Bu süreçte yerli ve milli çözümlerin payı arttıkça Türkiye’nin teknoloji alanındaki bağımsızlığının güçleneceğini ifade etti.
5G için sayılı gün kaldı ama tüm Türkiye’ye ulaşması 2 yıl alacak!
Uraloğlu dünyada endüstriyel robotlardan özelleştirilmiş mobil şebekelere, kritik altyapı yönetiminden otonom sürüş sistemlerine uzanan geniş bir dönüşüm yaşandığını aktardı.

Endüstriyel robotların üretim hatlarını akıllı hale getirerek verimliliği artırdığını, özelleştirilmiş 5G ağlarının ise işletmelere kendi ihtiyaçlarına uygun bağlantı altyapıları sunduğunu belirtti. Bu yapıların birlikte çalışarak günlük hayatı, ekonomiyi ve toplumsal düzeni doğrudan etkilediğini söyledi.
Bu teknolojilerin yalnızca üretim hızını artırmadığını, aynı zamanda iş güvenliği ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Uraloğlu endüstriyel robotların tehlikeli işleri üstlenmesiyle işçi güvenliğinin arttığını, atık miktarının azaldığını dile getirdi.
Otonom araç teknolojilerinin ise trafik kazalarını ciddi oranlarda düşürdüğünü, bunun can kayıplarının azalması ve sağlık sistemleri üzerindeki yükün hafiflemesi anlamına geldiğini ifade etti. Özelleştirilmiş 5G ağlarının akıllı fabrikalarda makineler arası iletişimi güçlendirdiğini, üretim kesintilerini azalttığını ve tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirdiğini söyledi.
Küresel ölçekte 5G bağlantılarının hızla arttığını, 2029’a kadar dünya genelinde 5G bağlantı sayısının yaklaşık 8,5 milyara ulaşmasının beklendiğini aktardı. Abonelik bazında ise 2030 sonunda 6,3 milyar 5G abonesine ulaşılacağı, bunun toplam mobil aboneliklerin büyük bölümünü oluşturacağı bilgisi paylaşıldı. Küresel 5G altyapı pazarının 2025 itibarıyla yaklaşık 47 milyar dolarlık bir hacme ulaşacağı öngörüsünün altını çizdi.
Türkiye’nin bu dönüşümde izleyici konumunda kalmadığını belirten Uraloğlu son 25 yılda yapılan altyapı yatırımlarıyla dijital dönüşümün güçlü bir temele oturtulduğunu söyledi. Türkiye’nin fiber optik ağ uzunluğunun 657 bin kilometreye ulaştığını, yıl sonuna kadar bu rakamın yaklaşık 750 bin kilometreye çıkarılacağını açıkladı.
Genişbant abone sayısının 106 milyonun, mobil abone sayısının ise yaklaşık 102 milyonun üzerine çıkmasının planlandığını ifade etti. 5G’nin devreye alınmasıyla mobil iletişim hızının yaklaşık 10 kat artacağını, daha hızlı ve kesintisiz bir haberleşme altyapısının sağlanacağını dile getirdi.
5G sürecinin mali ve idari altyapısının da tamamlandığını belirten Uraloğlu, Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’un katılımıyla gerçekleştirilen 5G yetkilendirme ihalesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde edildiğini açıkladı. 1 Nisan 2026 itibarıyla 5G hizmetlerinden ilk sinyalin alınacağını, iki yıl içinde hizmetin ülke genelinde yaygınlaştırılmasının planlandığını söyledi.
Uraloğlu, 5G ile tam otonom sürüş sistemleri, akıllı yol uygulamaları ve uzaktan ameliyat gibi yüksek hassasiyet gerektiren hizmetlerin mümkün hale geleceğini aktardı.
Sanayide akıllı fabrikaların üretim süreçlerini optimize edeceğini, tarımda verimliliği artıracak dijital uygulamaların yaygınlaşacağını, medya alanında ise 8K kalitesinde kesintisiz canlı yayınların yapılabileceğini ifade etti.
Bu dönüşümde temel önceliklerinden birinin teknolojinin yerli ve milli imkanlarla üretilmesi olduğunu vurgulayan Uraloğlu 5G yetkilendirme ihalesi kapsamında işletmecilere yerli malı belgeli ürün kullanımında kademeli olarak yüzde 60’a varan yükümlülükler getirildiğini hatırlattı.
Milli haberleşme ürünleri için de yüzde 30’a varan kullanım şartlarının tanımlandığını söyledi. Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi bünyesinde 160’tan fazla firma ve 8 binden fazla çalışanın yer aldığını, bu yapının yerli üretimi güçlendirdiğini aktardı.
Bakanlık tarafından 2023’te açılan 5G proje çağrısı kapsamında yerli firmalara AR-GE desteği sağlandığını belirten Uraloğlu, HTK ve TÜBİTAK iş birliğiyle yürütülen uçtan uca yerli ve milli 5G şebekesi çalışmalarında çekirdek şebeke, baz istasyonu ve yazılım bileşenlerinin geliştirildiğini söyledi. Karayollarında yürütülen akıllı ulaşım sistemleri projelerinde yerli 5G çekirdek şebeke ve ULak baz istasyonlarının devreye alındığını da sözlerine ekledi.



