Bir diziyi yıllarca izlersiniz, karakterlere bağlanırsınız, hikayenin sonunu merakla beklersiniz… Sonra gelen final bölümü ile ya hayal kırıklığına uğrarsınız ya da yıllarca tartışılacak bir sona tanık olursunuz. İşte televizyon tarihinin en çok konuşulan, finalleriyle izleyicilerini ikiye bölen 8 dizi:
Lost
2004-2010 yılları arasında yayınlanan Lost, uçak kazasından sonra gizemli bir adaya düşen yolcuların hikayesini anlatıyordu. Dizi, karmaşık zaman çizgileri, felsefe ve metafizik unsurlara ağırlık veren yapısıyla dikkat çekti. Altı sezon boyunca izleyiciler adanın sırlarını çözmeye çalıştı, teoriler ürettiler ve her hafta yeni sorular ortaya çıktı.

Ancak 2010’da gelen final beklentileri karşılamadığı gerekçesiyle büyük tartışmalara neden oldu. Birçok izleyici dizinin başından beri cevap bekledikleri soruların yeterince açıklanmadığını düşündü. Final sahnesindeki kilise sahnesi ve karakterlerin kaderi konusunda farklı yorumlar yapıldı.
Bazıları bu açık uçlu sonu cesur ve düşündürücü bulurken bazıları ise hayal kırıklığı yaşadı. Lost’un yaratıcıları Damon Lindelof ve Carlton Cuse, finalin amacının tüm soruları cevaplamak değil, karakterlerin yolculuğunu tamamlamak olduğunu belirtseler de dizi hala en tartışmalı finallerden biri olarak anılmaya devam ediyor.
Game of Thrones
2011-2019 yılları arasında dünya çapında milyonların ekran başına kilitlediği Game of Thrones, sekiz sezonluk serüvenini 2019’da tartışmalı bir finalle noktaladı. HBO’nun bu dev yapımı karmaşık karakterleri, sürpriz ölümler ve politik entrikalarla dikkat çekiyordu. Ancak son sezon, özellikle de son bölümler, hayranları büyük bir hayal kırıklığına uğrattı.

Eleştiriler temelde karakterlerin gelişimlerinin göz ardı edildiği, hikayenin çok hızlı ilerlediği ve bazı kararların mantıksız bulunduğu üzerine yoğunlaştı. Öyle ki yaklaşık 2 milyona yakın kişi dizinin son sezonunun yeniden çekilmesi için imza kampanyası başlattı.
Oyuncular bile bu tepkilere yanıt vermek zorunda kaldı. Kit Harington finali eleştirenlere sert çıkarken bazı oyuncular da hayranların hayal kırıklığını anladıklarını belirtti. Finalden önceki The Bells bölümü Rotten Tomatoes’da %47 gibi düşük bir puan alarak dizinin en kötü puanlı bölümü oldu. Son sezon, dizinin genel mirasını da tartışmalı hale getirdi.
How I Met Your Mother
2005-2014 yılları arasında CBS’de yayınlanan How I Met Your Mother, Ted Mosby’nin çocuklarına anneleriyle nasıl tanıştığını anlatması üzerine kurulu bir komedi dizisiydi.

Dokuz sezon boyunca Ted’in aşk arayışını, dostluk hikayelerini ve anne gizemi izleyicileri ekrana kilitledi. Ancak 2014’te gelen final dizinin en büyük hayal kırıklıklarından biri olarak tarihe geçti.
Final bölümünde yıllarca beklenen anneyle tanışma sahnesi gerçekleşse de annenin ölümü ve Ted’in yeniden Robin’e dönmesi birçok hayranı şok etti. Özellikle Barney ve Robin’in evliliğinin kısa sürede bitmesi ve Barney’nin karakter gelişiminin tersine çevrilmesi eleştirildi.
Tepkiler o kadar büyük oldu ki DVD setinde alternatif bir final sahnesi sunuldu. Bu alternatif sonda annenin ölümü yer almıyor ve hikaye daha mutlu bir sonla bitiyor. How I Met Your Mother finali bir dizinin başından beri planlanmış sonunun mutlaka iyi bir son olmadığını gösteren örneklerden biri oldu.
The Sopranos
1999-2007 yılları arasında HBO’da yayınlanan The Sopranos mafya lideri Tony Soprano’nun hem suç dünyasındaki hem de aile hayatındaki mücadelelerini anlatan bir başyapıttı.

David Chase’in yarattığı bu dizi, televizyon tarihinin en etkili yapımlarından biri olarak kabul edilir. Ancak 2007’de gelen final bölümü, “Made in America” adlı son sahne, televizyon tarihinin en çok tartışılan anlarından birine dönüştü.
Tony ailesini bir restorana götürür ve masaya otururlar. Restoranda çeşitli karakterler girer çıkar, gerilim yavaş yavaş artar. Jukeboxtan Journey’nin Don’t Stop Believin şarkısı çalarken, Tony’nin kızı Meadow restorana girer ve tam o anda ekran ansızın kapanır, siyah olur.
Yıllarca süren tartışmalar sonunda yaratıcı David Chase 2021’de bir röportaj sırasında Tony’nin öldüğünü dolaylı olarak doğruladı. Bu belirsiz, açık uçlu final bazıları tarafından cesur ve sanatsal bulunurken bazıları tarafından tatmin edici olmadığı gerekçesiyle eleştirildi.
Dexter
2006-2013 yılları arasında Showtime’da yayınlanan Dexter, gündüzleri Miami Polis Departmanı’nda adli tıp uzmanı olarak çalışan, geceleri ise yasal sistemden kaçan suçluları öldüren Dexter Morgan’ın hikayesini anlatıyordu. Michael C. Hall’ün mükemmel performansıyla sekiz sezon süren dizi, 2013’te tartışmalı bir finalle sona erdi.

Final bölümde Dexter’ın kız kardeşi Debra’nın ölümü, karakterin kadere teslimiyeti ve son sahnede Dexter’ın oduncu olarak ortaya çıkması, hayranları büyük hayal kırıklığına uğrattı. Birçok izleyici Dexter’ın daha dramatik bir son yaşaması gerektiğini, yakalanıp yargılanması ya da oğluna gerçeği anlatması gerektiğini düşündü.
Final o kadar kötü karşılandı ki IMDb’de 4.6/10 gibi çok düşük bir puan aldı. Tepkiler o kadar büyüktü ki 2021’de Dexter: New Blood adıyla yeni bir sezon yapıldı ve bu sefer karaktere daha tatmin edici bir son verilmeye çalışıldı. Michael C. Hall bile orijinal finalde tatmin olmadığını ve yeni sezonla bu hatayı düzeltmek istediklerini açıkladı.
Seinfeld
1989-1998 yılları arasında yayınlanan Seinfeld hiçbir şey hakkında bir dizi olarak tanımlanan efsanevi bir sitcom. Jerry Seinfeld ve arkadaşları George, Elaine ve Kramer’ın New York’taki günlük hayatlarını anlatan dizi dokuz sezon boyunca komedi türünün zirve noktalarından biriydi. Ancak 1998’de gelen final bölümü, 76 milyondan fazla izleyici tarafından izlenmesine rağmen, büyük bir tartışma yarattı.

Final bölümünde Jerry, George, Elaine ve Kramer, gözlerinin önünde gerçekleşen bir soygun sırasında zor durumdaki bir adama yardım etmeyip şaka yaptıkları için yargılanıyorlar. Mahkemede dizinin dokuz yıllık serüveninde karşılaştıkları onlarca karakter tanık olarak çıkıyor ve dörtlü hakkında ifade veriyor.
Final dört arkadaşın hapse girmesiyle bitiyor. Birçok hayran ve eleştirmen bu finali dizinin ruhuna aykırı ve tatmin edici olmadığı gerekçesiyle eleştirdi. Hatta Bill Murray bile finali izlediğinde korkunç olarak nitelendirmişti. Jerry Seinfeld bile yıllar sonra finalden memnun olmadığını belirtti ve yakın zamanda finalle ilgili bir şeyler olabileceğine dair ipuçları verdi.
True Blood
2008-2014 yılları arasında HBO’da yayınlanan True Blood, vampirlerin varlıklarını açıkladığı ve yapay kan sayesinde insanlarla birlikte yaşadığı bir dünyada geçiyordu. Alan Ball’ın yaratıcılığını yaptığı dizi, yedi sezon boyunca cesur hikaye anlatımı, sıra dışı karakterleri ve kamp estetiğiyle dikkat çekti. Ancak final sezonu ve özellikle final bölümü hayranları büyük hayal kırıklığına uğrattı.

Dizinin ilk sezonları sürükleyici, şok edici ve eğlenceliydi. Ancak son sezon tempoda düşüş, karakterlerin anlamsız kararlar alması ve hikayenin çok yavaş ilerlemesiyle eleştirildi.
Final bölümünde ana karakterlerden Bill Compton’ın ölümü ve Sookie’nin kim olduğu bile gösterilmeyen biriyle mutlu son yaşaması, yıllarca izleyenleri öfkelendirdi. Birçok eleştirmen finali sıkıcı, tutkusuz ve cesur olmayan olarak nitelendirdi. Dizi yedi sezon boyunca her şeyi göze almış bir yapımken, final bölümünde tüm bu cesurluğunu kaybetmiş gibiydi.
Two and a Half Men
2003-2015 yılları arasında CBS’de yayınlanan Two and a Half Men, rahat yaşam tarzına sahip bekar Charlie Harper’ın hayatının, boşanmış ağabeyi Alan ve yeğeni Jake’in yanına taşınmasıyla alt üst olmasını anlatıyordu. Charlie Sheen’in başrolde olduğu dizi, on iki sezon sürdü ancak finali, televizyon tarihinin en garip ve tartışmalı sonlarından biri oldu.

2011’de Sheen ve dizi yaratıcısı Chuck Lorre arasında çok büyük bir kavga yaşandı. Sheen diziden kovuldu ve karakteri öldürüldü. Ashton Kutcher yeni ana karakter olarak diziye katıldı. Dört yıl sonra gelen final bölümü, tamamen Sheen-Lorre kavgasına odaklandı.
Final bölümünde Charlie’nin aslında ölmediği, Rose tarafından bir bodrumda tutsak edildiği ortaya çıktı. Bölüm, Charlie’nin eve döndüğü ve kapıyı çaldığı anda üstüne düşen bir piyano ile ölmesiyle bitti. Ardından kamera Chuck Lorre’yi gösterdi, o da Sheen’in ünlü Winning! sözünü söyledi ve onun da üstüne bir piyano düştü.
IMDb’de sadece 3.8 puan alan final, hayranlar tarafından intikam peşinde koşan, saygısız ve diziye hiç yakışmayan olarak nitelendirildi. Sheen’e final için teklif götürülmüş ama o da reddetmişti. Final, dizi izleyicilerine değil, Lorre-Sheen kavgasına odaklandığı için büyük tepki topladı.



