Apple, 2026 mali yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını ve yatırımcı toplantısındaki açıklamalarını paylaştı. Şirket tarihindeki en yüksek çeyreklik geliri açıklarken bellek tarafında artan maliyetlere rağmen tedarik sürekliliğini koruduğunu ve esas sınırlayıcı unsurun ileri üretim süreçleri olduğunu net biçimde ortaya koydu.
CEO Tim Cook ve CFO Kevan Parekh’in açıklamaları, özellikle DRAM ve NAND pazarındaki mevcut dengenin Apple donanım yol haritası üzerindeki etkisini açık şekilde tanımladı.
Apple’dan bellek itirafı: Fiyatlar hızla yükseliyor
Apple, Q1 2026 döneminde 143,8 milyar dolarlık gelirle tarihinin en güçlü çeyreğini geride bıraktı. Bu dönemde iPhone gelirleri yıllık bazda yüzde 23 artışla 85,3 milyar dolara ulaştı.

Servisler tarafında gelir 30 milyar dolar ile rekor kırarken, şirketin toplam aktif cihaz sayısı 2,5 milyarı aştı. Brüt kar marjı yüzde 48,2 olarak gerçekleşti ve bu oran Apple’ın kendi öngörü aralığının üst sınırında yer aldı.
Yatırımcı sorularında öne çıkan başlıklardan biri bellek fiyatlarındaki hızlı yükseliş oldu. Tim Cook, Aralık çeyreğinde bellek maliyetlerinin marjlar üzerinde sınırlı etkisi olduğunu, ancak Mart çeyreğinde bu etkinin daha belirgin hale geleceğini açıkça ifade etti.
Apple’ın Mart çeyreği için verdiği yüzde 48-49 aralığındaki brüt marj öngörüsünün, artan bellek fiyatlarını da kapsadığı belirtildi. Cook, bellek fiyatlarının piyasada anlamlı şekilde yükselmeye devam ettiğini söyledi ancak şirketin bu baskıyı yönetmek için farklı seçenekleri değerlendirdiğini vurguladı.
Apple’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer nokta, bellekten ziyade ileri üretim süreçlerinin ana kısıtlayıcı unsur olarak tanımlanması oldu. Cook, özellikle 3 nanometre gibi ileri üretim düğümlerinde kapasite esnekliğinin sınırlı olduğunu ve iPhone 17 ailesine yönelik beklenenden çok daha güçlü talep nedeniyle şirketin şu anda tedarik kovalamaca modunda olduğunu söyledi. Bu durumun Aralık çeyreğinin sonunda son derece düşük kanal stoklarıyla çıkılmasına yol açtığı da aktarıldı.
Şirket, bellek tarafında tedarik güvenliği konusunda doğrudan bir sorun yaşanmadığını, esas baskının maliyet kaynaklı olduğunu ifade etti. Bu yaklaşım Apple’ın bellek konusunu maliyet baskısı olarak ele aldığına işaret ederken ileri üretim süreçlerini ise açık biçimde arz sınırı olarak tanımladığını ortaya koydu. Bu ayrım özellikle AI dışı bellek pazarına ilişkin değerlendirmelerde kritik bir referans noktası.
Apple bellek fiyatlarındaki artışın kısa vadede marjlar üzerinde baskı oluşturabileceğini kabul ederken uzun vadeli öngörülere ilişkin herhangi bir takvim paylaşmadı.
Şirket Q2 sonrası dönem için yönlendirme vermekten kaçındı ve piyasa koşullarının hızla değiştiğini vurguladı. Buna karşın tedarik sürekliliğinin sağlandığı, bellek bulunurluğunun Apple açısından kritik bir risk oluşturmadığı ve asıl sınırlamanın ileri üretim kapasitesinde olduğu yatırımcılara net şekilde aktarıldı.



