Şehirlerdeki kavşaklarda trafik ışıkları, güvenlik kameraları ve çeşitli sensörler artık sıradan bir görüntü haline geldi. Direklerin üzerinde görülen ekipmanların çoğu kolayca tanınabiliyor.
Ancak birçok ülkede kullanılan ve trafik lambalarının yakınında yer alan küçük siyah kutular birçok kişi tarafından kamera sanılıyor. Gerçekte bu cihazlar kamera değil. Bunlar çok şeritli radar sensörü olarak adlandırılan ve trafik akışını düzenlemek için kullanılan sistemler.
Kavşakları radar ile izleyen trafik sensörleri
Bu siyah kutular MLR yani Multi-Lane Radar sensörleri olarak biliniyor. Sistem klasik kameralar yerine mikrodalga radar teknolojisini kullanıyor. Radar sinyalleri sayesinde kavşaktaki araçların sayısı, hızı ve ışığa olan mesafesi ölçülüyor. Trafik ışıkları bu verilere göre ayarlanıyor.

Bu yaklaşım eski tip yer altı indüktif döngü sistemlerinin yerini almaya başladı. Yola gömülü sensörler araç tespitinde sık sık hata verebiliyor ve zamanla fiziksel olarak zarar görebiliyordu. Radar tabanlı sistemler bu sorunları büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.
Amaç, kavşaklarda daha akıcı bir trafik düzeni oluşturmak. Araç bulunmadığı halde uzun süre kırmızı ışıkta beklemek veya ışığın aniden sarıya dönmesi nedeniyle sert fren yapmak gibi durumların azaltılması hedefleniyor. Sensörler kavşaktaki hareketi sürekli izlediği için trafik ışıkları daha hızlı tepki verebiliyor.
MLR sensörleri sayesinde araçların kırmızı ışıkta gereksiz yere bekleme süresi düşürülebiliyor. Trafik ışığını algılayıcıya yaklaştırarak yeşile çevirmeye çalışma gibi eski yöntemlerin de zamanla ortadan kalkması bekleniyor. Bu sistemleri geliştiren ekipler, sahada olumlu sonuçlar elde edildiğini belirtiyor.
Bu sensörler giderek daha yaygın hale geliyor. Sürücüler bazı şehirlerde siyah yerine beyaz renkte benzer kutular da görebiliyor. Renkleri farklı olsa da çalışma prensibi aynı.
Missouri eyaletinde trafik mühendisi olarak görev yapan Jason Saliba, KY3’e verdiği demeçte sistemin performansına dair veriler paylaştı. Saliba’ya göre sürücülerin yeşil ışığa denk gelme oranı ortalama yüzde 70 civarında. Bu oran trafik yönetimi açısından oldukça iyi kabul ediliyor.
Bu teknoloji yalnızca araçları izlemekle sınırlı değil. Radar sensörleri bisikletlileri ve yayaları da algılıyor. Kavşaklardaki trafik sıralaması oluşturulurken bu hareketlilik de hesaba katılıyor. Böylece hem sürücüler hem de bisiklet kullanıcıları ve yayalar için daha güvenli ve daha hızlı geçiş sağlanabiliyor.
Bilgisayar öncesi trafik ışığı sistemlerinden bugüne gelinen noktada önemli bir değişim yaşandı. Küçük radar sensörleri şehir içi ulaşımın daha verimli işlemesi için kullanılan yeni nesil araçlardan biri haline geliyor.



