Yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkileri teknoloji sektörünün ardından finans dünyasında da daha görünür hale geliyor. Yeni yayınlanan bir analiz Avrupa bankacılık sektöründe önümüzdeki yıllarda ciddi ölçekli istihdam kayıplarının yaşanabileceğine işaret ediyor. Özellikle operasyonel süreçlerde yapay zeka kullanımının artmasıyla bankaların insan kaynağı planlamasını yeniden şekillendiriyor.
Avrupa bankalarında 200 bin pozisyon risk altında
Morgan Stanley tarafından hazırlanan ve Financial Times aracılığıyla paylaşılan rapora göre yapay zeka kaynaklı dönüşüm sonucunda 2030 yılına kadar Avrupa’da yaklaşık 200 bin bankacılık pozisyonu risk altında. Bu rakam 35 büyük banka üzerinden yapılan analizlere göre Avrupa finans sektöründeki toplam iş gücünün yaklaşık yüzde 10’una karşılık geliyor.
Raporda olası işten çıkarmaların büyük ölçüde arka ofis ve orta kademe pozisyonlarda yoğunlaşacağı belirtiliyor. Risk yönetimi, uyum ve benzeri operasyonel alanlarda yapay zeka kullanımının verimliliği yaklaşık yüzde 30 oranında artırabildiği ifade ediliyor. Bu verimlilik artışı bankaların bu alanlarda insan kaynağı ihtiyacını azaltmasına yol açıyor.
Avrupa bankacılık sektörü son yıllarda fiziksel şube kapatmalarıyla da dikkat çekmişti. Birleşik Krallık’ta 2015 yılından bu yana 6 binden fazla banka şubesinin kapatılması sektördeki istihdam kaybının halihazırda başladığını gösteriyor. Yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte bu eğilimin dijital tarafta da devam edebileceği değerlendiriliyor.
Raporda yer verilen örnekler arasında ABN Amro, Societe Generale ve Goldman Sachs gibi büyük finans kuruluşlarının yapay zeka ve otomasyon etkisiyle potansiyel işten çıkarmalar ya da işe alım dondurma kararlarını gündeme getirdiği hatırlatılıyor.
Öte yandan bankacılık sektöründeki bu dönüşüme dair farklı görüşler de bulunuyor. JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon özellikle giriş seviyesi pozisyonların ortadan kaldırılmasının uzun vadede sektöre zarar verebileceğini dile getiriyor.
Dimon’a göre genç çalışanların sisteme dahil olduğu bu pozisyonlar, geleceğin uzmanlarının yetişmesi açısından kritik bir rol oynuyor ve bu basamakların kaldırılması uzun vadede nitelikli iş gücü açığına yol açabilir.
Bu yaklaşımın kariyer basamaklarının kırılmasına ve yeni mezunların bankacılık sektörüne erişiminin zorlaşmasına neden olabileceği de vurgulanıyor. Raporda kısa vadede maliyet avantajı sağlayabilecek bu tür kararların uzun vadeli insan kaynağı planlamasında ciddi sorunlar doğurabileceğine dikkat çekiliyor.
Jamie Dimon ise yapay zekanın yalnızca iş kayıplarıyla değil, çalışma koşullarında iyileşme potansiyeliyle de değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Dimon’a göre yapay zeka doğru kullanıldığında daha kısa çalışma haftaları ve daha dengeli bir iş-yaşam yapısının önünü açabilir.
Bankacılık sektöründe yapay zekanın etkilerinin bugüne kadar sınırlı kalmasının temel nedeni olarak ise yüksek regülasyon seviyesi gösteriliyor. Ancak rapora göre düzenlemelerle uyumlu yeni yapay zeka araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte teknoloji ve perakende sektörlerinde görülen istihdam etkilerinin benzerlerinin bankacılıkta da yaşanması ihtimali güçleniyor.




Şaka değil , “Çember daralıyor Orhaaan ! ” karikatürü gerçek oldu.