Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar ve ekibinin glioblastoma üzerine yürüttüğü araştırma son günlerde kamuoyunda geniş yankı buldu. Çalışmanın ölümcül seyriyle bilinen bu beyin kanseri türünde farelerde dikkat çekici sonuçlar verdiği doğrulanırken Aziz Sancar’dan doğrudan gelen açıklama bulguların mevcut sınırlarını net biçimde ortaya koydu.
Sancar, deneysel başarıların şu aşamada yalnızca fare modellerinde elde edildiğini ve insanlara yönelik güvenli ve etkili bir tedaviye dönüşebilmesi için kapsamlı klinik çalışmalara ve en az iki yıllık ek zamana ihtiyaç bulunduğunu açıkça belirtti.
Aziz Sancar net konuştu!
Bilimsel çalışma ABD Ulusal Bilimler Akademisi’nin PNAS dergisinde yayımlandı ve glioblastoma tedavisinde alışılmış yaklaşımların dışına çıkan bir kombinasyonu ele aldı. Araştırmada yaygın kullanılan kemoterapi ilacı temozolomid ile EdU adlı kimyasal maddenin birlikte uygulanması test edildi.

Preklinik glioblastoma modellerinde yapılan deneylerde bu iki maddenin eş zamanlı kullanımının tümörleri tamamen ortadan kaldırdığı ve hayatta kalma süresini belirgin biçimde uzattığı gözlendi. EdU’nun beyin dokusuna nüfuz ederek özellikle tümör hücrelerini hedeflediği, sağlıklı beyin dokusunda belirgin bir hasar oluşturmadığı tespit edildi.
Glioblastoma mevcut tedavilere rağmen teşhisten sonra beş yıldan fazla hayatta kalma oranının yaklaşık yüzde 7 seviyesinde kaldığı en agresif beyin tümörlerinden. Bu nedenle farelerde elde edilen yüzde yüz başarı oranı bilim dünyasında güçlü bir ilgi yarattı.
Ancak Aziz Sancar yaptığı kamuoyu açıklamasında bu noktada temkinli olunması gerektiğini özellikle vurguladı. Deneysel sonuçların insanlara doğrudan uygulanabilir kabul edilmediğini, güvenlik ve etkinliğin kanıtlanması için kapsamlı klinik deneylerin zorunlu olduğunu ifade etti.
Sancar’ın açıklamasında altı çizilen en önemli nokta kamuoyunda yer alan haberlerde deneysel başarının olduğundan daha ileri bir aşamada gibi sunulmaması gerektiği oldu.
Çalışmanın temel bilim açısından umut verici olduğunu, ancak insanlarda güvenli bir tedaviye dönüşebilmesi için uzun soluklu bir süreç bulunduğunu belirtti. Bu süreçte faz çalışmaları, doz ayarlamaları ve uzun vadeli yan etki değerlendirmelerinin yapılması gerektiği bilgisi paylaşıldı.
Ortaya konan tablo glioblastoma tedavisinde yeni bir bilimsel yolun açıldığını gösteriyor. Ancak bu yolun klinik uygulamaya dönüşmesi için zaman, doğrulama ve titiz değerlendirme gerekiyor.
• Türk Kamuoyuna Duyuru
— Aziz Sancar (@AzizGwenSancar) January 12, 2026
• Çalışmalarımıza gösterdiğiniz ilgi ve övgü dolu mesajlarınız için teşekkür ederim.
• Söz konusu çalışmada elde ettiğimiz bilimsel gelişmeler, temel bilim açısından elbette memnuniyet ve umut vericidir.
• Ancak son günlerde duyduğunuz bu güzel…



