Ticari yolcu uçaklarında güvenlik yalnızca havalimanındaki kontrol noktalarından ibaret değil. Kapıların kapanmasıyla birlikte kabin içinde ve kokpitte çok sayıda gizli prosedür devreye giriyor.
Bu uygulamaların büyük bölümü yolcular tarafından fark edilmiyor ancak her uçuşta standart olarak uygulanıyor ve uluslararası havacılık kuralları kapsamında yürütülüyor.
Kapılar, kokpit ve kabin içinde görünmeyen önlemler mevcut
Uçak kapıları kapanıp boarding complete anonsu yapıldıktan sonra ilk kritik prosedür başlıyor. Kokpit kapısı kilitleniyor ve uçuş boyunca kontrollü erişim moduna alınıyor.

Modern yolcu uçaklarında kokpit kapısı balistik dayanımlı kompozit ve metal katmanlardan oluşuyor. Kapı yalnızca içeriden açılıyor ve dışarıdan girilmesi mümkün olmuyor.
Pilotlardan biri tuvalete çıkmak zorunda kaldığında kabin ekibi kokpit önünde perde çekiyor ve belirli koltuklardaki yolcuların ayağa kalkması geçici olarak durduruluyor. Bu sırada ikinci bir kabin görevlisi kokpit kapısı önünde bekliyor. Kapı birkaç saniyeliğine açılıyor ve hemen yeniden kilitleniyor.
Kabin görevlilerinin kalkış öncesi yaptığı oturma düzeni de güvenlik planının parçası. Uçuş ekibi rastgele koltuklara oturmuyor. Kabin ekibinin bazı üyeleri özellikle kanat hizası ve acil çıkış kapılarını görebilecek pozisyonlara yerleştiriliyor.

Kalkış sırasında kabin görevlileri kabini sürekli izliyor ve yolcuların hareketlerini kontrol ediyor. Şüpheli davranışlar kokpite belirli kod ifadelerle bildiriliyor. Bu anonslar yolculara normal bilgilendirme gibi duyuluyor ancak kokpit için ayrı anlam taşıyabiliyor.
Uçuş sırasında kabin görevlileri belirli aralıklarla koridor boyunca yürüyüş yapıyor. Bu yalnızca servis amacıyla yapılmıyor. Üst bagaj dolapları, tuvalet kapıları ve kabin içi ekipmanlar kontrol ediliyor. Tuvaletlerde gizli duman sensörleri bulunuyor. Bu sensörler sigara dumanını anında algılıyor ve kokpite doğrudan uyarı gönderiyor.
Aynı bölümde yer alan çöp kutularının içinde otomatik yangın söndürme kapsülleri bulunuyor. Tuvalet kapısı da içeriden kilitli kalsa bile kabin görevlileri dışarıdan gizli bir mandalla kapıyı açabiliyor.
Kokpit içinde de sürekli kontrol devam ediyor. Pilotlar uçuş boyunca belirli periyotlarla yer kontrolüyle iletişim kuruyor. Bu iletişim yalnızca rota bilgisi için kullanılmıyor.
Uçak belirli süre boyunca yanıt vermezse yerdeki kontrol birimleri uçağın durumunu sorguluyor. Modern uçaklarda transponder sistemi sürekli aktif çalışıyor ve uçağın kimliği, irtifası ve konumu hava trafik kontrolüne otomatik olarak iletiliyor.
Uçuşta acil durum ihtimali için kabin içinde yolcuların fark etmediği ekipmanlar yer alıyor. Kabin görevlilerinin oturduğu koltukların altında yangın söndürücüler, solunum maskeleri ve kelepçe benzeri bağlama ekipmanları bulunuyor. Uçuş ekibi gerektiğinde taşkın yolcuyu sabitleyebiliyor. Uçakta bulunan servis arabaları da acil durumda fiziksel bariyer olarak kullanılabiliyor.
Kaptan pilotun kabine yaptığı bazı anonslar da prosedür parçası. Türbülans anonsları yalnızca konfor için yapılmıyor. Kabin ekibi bu anonsla birlikte belirli pozisyonlara geçiyor ve kabini sabitleme kontrolü gerçekleştiriyor.
Kabin görevlilerinin kalkış ve iniş sırasında ellerini bacaklarının üzerine koyup başlarını belirli açıyla tutmaları brace position adı verilen darbe hazırlık prosedürü kapsamında uygulanıyor.
Uçaklar inişe geçtiğinde bir kontrol daha yapılıyor. Kabin görevlileri pencere perdelerinin açılmasını istiyor. Bunun nedeni yolcuların dışarıyı izlemesi değil. Olası tahliyede dış ortamın görülmesi ve kabin içine ışık girmesi gerekiyor. Aynı nedenle kalkış ve iniş sırasında kabin ışıkları kısılıyor. Gözlerin karanlığa alışması sağlanıyor.
Her uçuş öncesi pilotlar ve kabin amiri güvenlik toplantısı gerçekleştiriyor. Bu toplantıda uçuş süresi, yolcu profili, özel yolcu durumu ve güvenlik riskleri değerlendiriliyor.
Uçak havalandıktan sonra kabin kapısı uçuş boyunca açılmıyor ve yerdeki ekip tarafından dışarıdan da açılamıyor. Kapı ancak iniş sonrası motorlar kapatıldıktan ve basınç eşitlendiğinde yeniden açılıyor.
Bu prosedürlerin tamamı her uçuşta uygulanıyor. Yolcular çoğunlukla servis, anons ve rutin kontrol olarak gördüğü birçok hareketin aslında havacılık güvenliği planının parçası olduğunu fark etmiyor. Uçak içindeki düzen kalkıştan inişe kadar belirlenmiş güvenlik adımlarına göre ilerliyor.



