Çalınan Bisikletimi Nasıl Geri Aldım?

Her şey bir cumartesi günü Btwin Rockrider 560 bisikletimi apartman içinde park ettiğim yerde bulamamam ile başladı. Yeller esen bisikletin yerinde kesilmiş bir kilit vardı sadece... İlk iş olarak polise gittim. Fakat polis, fatura olmadan herhangi bir işlem yapamayacağını belirtti. Önce faturayı bulmam gerekiyordu.
Bir gün sonra yani Pazar günü faturamı bulup polise gerekli başvuruyu yaptım. Artık çalınan bisikletimin bir dosyası vardı en azından...

Aynı gün bina içerisinde yer alan kamera kayıtlarına ulaşmak için apartman yöneticisi ile iletişime geçtim. Lakin güvenlik kamera sisteminden bihaberdi kendisi. Neyse ki konu hakkında hızla bilgi edinmek benim için zor olmadı.

7 Senelik Güvenlik Kamerası

Kutunun başına vardığımda cihazın üretimden kalkmış, 7 yıllık, 2010 üretimi bir model olduğunu gördüm. Kayıtlara bakmak istediğimde cihazın şifrelenmiş olduğunu fark ettim. Lakin kimse şifreyi bilmiyordu. Modern cihazlar için verilen günlük şifreler de 7 yıllık bu cihazda işe yaramıyordu...

Cihazın sabit diskini söküp bilgisayara taktım ama nafile. Nasıl bir dosya sistemi varsa ne Windows, ne Linux ne de veri kurtarma yazılımları diskin dosya sistemini, dolayısıyla da içindeki dosyaları tespit edemiyordu.
Sabit diskten veri kurtarma işine bir son verip cihazın şifresini aramaya koyuldum. 1234, 123456, admin, root gibi şifreleri deneyip herhangi bir sonuca ulaşamayınca Google amcaya sorayım dedim. Uzun aramalar sonucunda 2010'daki bir forum girdisinde şifrenin 12345 olduğunu öğrendim... Şaka gibi ama gerçek!

Neyse ki cihazın bir USB portu vardı ve buraya taktığım FAT32 formatlı USB belleğe Cumartesi günü gerçekleşen bütün kayıtları attım. Yaklaşık 2 saat süren bu aktarım süreci sonucunda belleği bilgisayara takınca ikinci defa duvara tosladım. Videolar ilk defa gördüğüm IRF dosya formatında idi! Önce bunları AVI'ye çevirmek gerekti. Neyse ki bunun için de bir yazılım varmış ve kayıtları zor da olsa AVI formatına çevirebildim. Artık Hırsız.avi başlıyordu!

Saatlerce Kayıt İzlemek!

İşin şüphesiz en sıkıcı kısmı saatler süren kamera kayıtlarına bakmak. Sabahtan akşama kadar apartmana kim girmiş, kim çıkmış, kim çıkarken kapıyı açık bırakmış, her şeyi görüyorsunuz. Uzun süre çamur gibi görüntüleri izledikten sonra en sonunda kamera saati ile 18:04'te, gerçek saatte ise 17:15'te hırsızımız ortaya çıkıyor. Bu arada saat dilimi değişiminden sonra güvenlik kameralarının çoğunun saat damgasının hatalı olduğunu fark ettim. Sokaktaki bir başka esnafın kamera kayıtları da benzer şekilde yanlış bir saat gösteriyordu.

Farklı açılardan kayda giren hırsızımız, apartmanda değerli bir şeyler bulabileceğini düşünüyor. Önce kapıya geliyor ve biraz inceledikten sonra dış kapıyı bir metal parça ile açıyor. Tahminim bunun kredi kartı inceliğinde düz bir metal plaka olduğu yönünde. Malum, birçok kapı kredi kartı ile açılabiliyor.

İçeriye giren hırsız burada 14 dakika vakit geçirdikten sonra bisikletim ile ayrılıyor. Hatta bisikleti o kadar sahiplenmiş ki, apartmandan çıkar çıkmaz bisiklete binmeye başlıyor. Ne güzel değil mi?
Sonuç olarak görüntüleri derleyip polise götürüyorum...

Letgo'daki İlk İlan: Yanlış Alarm!

Bisikletim çalınır çalınmaz ilk yaptığım işlerden biri de telefonuma Letgo kurmak oldu. Baktığım bütün ikinci el sitelerine ek olarak buraya da bir bakayım dedim. Hırsızlığın ertesi günü benim bisikletim ile aynı marka ve model bir bisikletin, yakınlardaki bir semtten satışa çıkartıldığını gördüm. Lakin fotoğraflardaki bisiklet çok temizdi ve hiç aksesuarı yoktu. Ya yanlış alarmdı, ya da hırsız her şeyi söküp bisikleti de temizleyip öyle satışa sunmuştu.

Şahıs ile iletişime geçip faturasını sordum lakin fatura yoktu. Bu arada bisikletin sıfırı 2500 TL iken bu bisiklet 1200 TL’den satışa sunulmuştu. Bu da beni işkillendiren bir başka durumdu.

İkinci İlan: Bisikletim Satışta!

Geçen süre zarfında ikinci el sitelerini takip etmeye devam ediyordum. Derken Pazar günü bisikletim Letgo’da satışa çıktı! İlanda bisikletim bütün aksesuarları ile duruyordu. “Hiçbir sıkıntısı yoktur” diye de not düşülmüş. Aksesuarlar da bir’ güzel listelenmiş. Hayat ne güzel değil mi? Havadan para!

Calinti bisiklet ilani.jpg


Pazartesi günü kamera kayıtları ile polise gittiğimde durumu bildirdim. Kendilerinin Letgo’ya mail atıp bilgi alabileceğini belirttim, fakat polis bununla uğraşmayacağını söyledi. Satıcı ile randevulaşıp 155’i aramamı tavsiye ettiler…

Gün içerisinde hemen Letgo’ya konuyla ilgili mail attım. Mailde polise verdiğim ifade, bisikletimin faturası, bisikletimin son fotoğrafı, çalınma anına ait video kaydı ve satış ilanı vardı. Letgo sağ olsun şaşırtmayarak önce bir otomatik mesaj gönderdi.

İş Başa Düştü

Bu noktada artık satıcı ile iletişime geçmem gerekiyordu. Hemen iki arkadaşımdan satıcıya mesaj atmalarını rica ettim. Böylece birine satmazsa diğeri ile işi garantileyecektim. İlk gün herhangi bir gelişme olmadı. İlan halen daha satışta idi. İkinci gün, yani salı günü ilk dönüş oldu. 1200 TL’ye anlaşma yapıldı ve teslimat için de Beyazıt Meydanı seçildi.

Hemen görüşmeye gitmek için dövüş sporları ile uğraşan avukat arkadaşımı aradım. İsviçre çakısı gibi adamdır. O da sağ olsun kick boks ile uğraşan bir başka arkadaşını çağırdı. Yetmez tabii ki! Hırsıza suçüstü yapacağız. Üstüne Amerikan futbolu ile ilgilenen diğer avukat arkadaşımı da aradım. Sonra iş arkadaşımı da yanıma alıp buluşmaya gittik.

Kanundan Kaçılmaz!

Tabii burada her şeyi yasalara uygun yapmak gerekiyordu. Mesela belirli koşullar oluşmadan hırsızı dövmemiz yasalara aykırı, doğal olarak! Yine hırsızın kaçmasını engellemek bile belirli şartlara uygun yapılmalı. Bu işi ancak polis yapabilir ya da ne yapacağınızı anlatabilir. Böyle bir durumda kalırsanız hem avukatınıza, hem polise danışın. Biz de denildiği gibi yapıp, buluşmaya gelmesi için 155’i aradık.

Bu ülkede polisi arayıp ulaşamadığınız yüzlerce an olabilir. Her ne kadar bu o anlardan biri olmasa da, sorunsuz geçtiğini de söyleyemem. Polis, hırsız olay yerine gelmeden gelmeyi reddediyordu. Hırsız gelecek, biz adamı paketleyeceğiz, polis gelip teslim alacak. Oldu olacak kelepçeyi de biz vursaydık? Buradaki bekleyiş ve koşullar gerilimli oldu.

Neyse ki polis hırsızdan hemen önce olay yerine intikal etti. Polis geldi, bu defa da buluşma yerini beğenmiyor, ekip aracından inmeyiz diyor. Beyazıt Meydanı’na da araç girişi biraz sorunlu. Neyse ki bariyerler açıldı da polis aracı meydana girebilirdi. Yani buluşma yerine dikkat edin, polise hem derdinizi iyi anlatın, onların dediklerini iyi anlayın. İşleri kolay değil, ne kadar kolaylaştırırsanız o kadar iyi. Ama bunu yaparken yaşadığınız sorun, sizin polisle aynı hukuki haklara sahip olmamanız. Zor bir denge, burada dediğim gibi avukat ve polise danışarak hareket etmek sizi haklıyken haksız duruma düşmekten kurtaracaktır.

Şüpheli Olay Yerinde!

Şüpheli. Malum, suçu henüz kanıtlanmamış. Ama bu adam benim bisikletime biniyor! Neyse, “satıcı” en sonunda gözüktü. Bisikletimle Beyazıt Meydanı’nda süzülüyor. Beni tanıma ihtimaline karşın buluşmaya ben gitmedim. Kick Boks yapan ve tanınmayan arkadaşı bu iş için seçtik.

Buluşma yeri de tam bir muamma. Polis otopark olsun dedi, biz meydanın ortası derken kafalar allak bullak. Ben bisikletin derdindeyim. Ayağımıza kadar gelmiş, aman kaçmasın. Yüzü tanınmayan herkes ayrı bir giriş çıkış çevresinde ilgisi yokmuş gibi duruyor, ama aslında etrafı kolaçan ediyor.

Buluşacak arkadaş satıcı ile sürekli iletişimde. Etrafta dolaşıyor, bir orada buluşalım, bir buradayım diyor. Tam bir Amerikan Reality Show. Bizim gözler sürekli bilinmeyen noktalara ani zoom yapıyor gibi. Bakıyorsun, bir şey yok. Derken polis aracı hareketlendi. Biz de araçla birlikte gittik. Kick Boks’çu arkadaş satıcıyı polise teslim etti ve işlemler başladı.

15 Temmuz Fatihi

Suçluluk psikolojisi bambaşka bir şey. Çalıntı bir malı satarken yakalanan şüphelimiz, polise karşı gelmeye başladı. “Neden cüzdanımı alıyorsunuz?” ile başlayıp “İçindeki parayı çalmayın!” demeye başlayınca, polisler karşılarındaki kişinin muhtemelen sabıkalı olduğunu anladı ve önlem aldı. Şüpheliyi direndiği için kelepçeleyip ekip aracına koydular. Elbette bizden de şahsı ve bisikleti doğrulamamızı ve faturayı göstermemizi istediler. Faturayı tekrar ibraz ettik ve bisikletin bize ait olduğunu kanıtladık. Zaten durum ortadaydı.

Bu esnada ceza alacağını fark eden satıcı polise 15 Temmuz palavraları sıkmaya başladı. 15 Temmuz’da meydanlarda imiş, “demohrasi” mücadelesi vermiş bilmem ne… Bütün bunlar polisin şüphelerinin tescillenmesine yardımcı oldu. Zira suçluluk psikolojisi içerisindeki satıcımız bu noktada artık sadece saçmalıyordu.

Tutanaklar...

Bisikletimizi teslim aldık ve satıcı ekip aracına bindirildi. Öncelikle en yakın polis merkezine gittik. Buraya B Karakolu diyelim. Burada hazırlanan tutanak sonrası asıl şikayeti yaptığımız polis merkezine yönlendirildik ve buraya doğru yol aldık. Buraya da A Karakolu diyelim.

Bu noktada artık tekrar bisikletime kavuşmuş olmanın verdiği sevinçle tekrar iki tekere terfi ettim. Yine de bisiklet daha tam olarak bana ait değil. Resmen bana iade edilmesi gerekiyor, bürokrasisi var. A Karakolu’nda ekip suçluyu teslim edip bürokratik işlemlerini tamamladı, kendilerine teşekkür ettik ve görevlerine döndüler.

Satıcı buradaki nezarete konuldu. O esnada tutanağın kalan kısmı da tamamlandı ve okuduktan sonra imzaladım. Bütün işlemler bitti ve polis bana artık bisikletimi teslim alabileceğimi söyledi. Karakoldan çıkmadan önce çalıntı bisikleti satan kişiye ne olacağını sordum. Aldığım cevap “seni ilgilendirmez” oldu. Yaşadığım ülkeyi çok iyi bildiğimden üstelemedim…

Bisiklet.jpg


Hırsız kim?

Şimdi bütün bu olay zinciri boyunca aklınızda şu soru olabilir: Satıcı hırsızın kendisi miydi? Cevap, hayır. Satıcı hırsızın bisikleti kendisine sattığını iddia ediyor. Ama bu kişi çalıntı bisiklet aldığını, tutuklandığında söylediklerine bakarsak, çok iyi biliyor olmalı. Zira 2500 TL’lik bisikleti 1200 TL’ye satıyor. Ve bunu bisikleti aldığın günün ertesi günü yapıyor.

Hepimizin aklında kalan soru ise çalıntı mal satan bu kişi ceza aldı mı? Bunu henüz biz de bilmiyoruz ama ilk aşamada UYAP üzerinden avukatımızın yaptığı sorgulamalarda herhangi bir dava dosyasında adına rastlanmadı. Yine de kontrol edip yazıyı buna göre güncelleyeceğiz.

Satıcı bisikleti çalan arkadaşını ele verdi mi? Asıl hırsız ceza aldı mı onu da bilmiyoruz. Ama polisin “seni ilgilendirmez” dediği bir ülkede çok da umutlu değiliz. Bunu da kontrol edip yazıya ekleyeceğiz.

Ne öğrendik?

Bütün bu olayların bize kattığı tecrübeler ise şu şekilde:
  • Bisikletinizin mutlaka ama mutlaka faturasını saklayın!
  • Bisikletiniz çalınınca fatura ile polise gidin! Bulunursa polisi çağırıp bu şekilde teslim alabilirsiniz.
  • Apartmanınızda bir kamera sistemi olsun ve bu sistem güncel ve kaliteli olsun! Video dava dosyasına ekleniyor!
  • Letgo’nun ipiyle kuyuya inmeyin! Bisikleti teslim aldıktan satıcının hesabını iptal etmişler, o kadar. Bir de polis talep ederse hesap bilgilerini (konum, cihaz modeli, e-posta adresi vb.) ileteceklerini belirttiler.
  • Çalınan malınızın peşini hemen bırakmayın! Letgo, Sahibinden, Gittigidiyor, Facebook grupları gibi yerlere mutlaka bakın. Hırsızlar ya da onların çaldığı malları satın alan kişiler sandığınız kadar akıllı değil.
  • Bisikletiniz pahalı ise sağlam bir kilit kullanın. Metal bir kilit kullanıyordum ama sonuç olarak kolayca kesilebildi. Şimdi 200 TL’lik ABUS kilit kullanıyorum ama epey ağır…
İşte bu şekilde çalınan bisikletime dört gün sonra kavuşmuş oldum. Umarım siz de çalınan bir malınız varsa ona en kısa sürede kavuşursunuz.

Sorularınıza göre yazıyı güncelleyebilirim. Keyifli pedallamalar!
  • Bisiklet.jpg
    Bisiklet.jpg
    177,2 KB · Görüntüleme: 16.522
  • Calinti bisiklet ilani.jpg
    Calinti bisiklet ilani.jpg
    257,3 KB · Görüntüleme: 19.619

Son incelemeler

Artıları: Çok iyi
Eksileri: yok
Gayet iyi bir anlatım olmuş :D.
  • Beğen
İfadeler: Assecreed

Yorumlar

Üşenmeden okudum nasıl okudum ben de kendime hayret ediyorum :ROFL:. Yalnız
Hemen görüşmeye gitmek için dövüş sporları ile uğraşan avukat arkadaşımı aradım. İsviçre çakısı gibi adamdır. O da sağ olsun kick boks ile uğraşan bir başka arkadaşını çağırdı. Yetmez tabii ki! Hırsızı suçüstü yapacağız. Üstüne Amerikan futbolu ile ilgilenen diğer avukat arkadaşımı da aradım. Sonra iş arkadaşımı da yanıma alıp buluşmaya gittik.
kısmı baya güzelmiş.
 
Bir şeyi gerçekten merak ediyorum. Acaba polisi işin içine hiç sokmadan adamla Letgo'dan anlaşıp buluşsaydınız, hatta ve hatta kick boks'çu arkadaşınızla ağzıyla gözünün yerini değiştirip, kolunu bacağını kırsaydınız, durum ne olurdu? Bir yerlerde ötmemesi için de elinizdeki kanıtları gösterip, polise vermekle tehdit etseydiniz? Polisin vereceği cezadan daha tatmin edici olurdu bence, hem hırsız için hem de sizin için.
 
Son düzenleme:
Bir şeyi gerçekten merak ediyorum. Acaba polisi işin içine hiç sokmadan adamla Letgo'dan anlaşıp buluşsaydınız, hatta ve hatta kick boks'çu arkadaşınızla ağzıyla gözünün yerini değiştirip, kolunu bacağını kırsaydınız, durum ne olurdu? Bir yerlerde ötmemesi için de elinizdeki kanıtları gösterip, polise vermekle tehdit etseydiniz? Polisin vereceği cezadan daha tatmin edici olurdu bence, hem hırsız için hem de sizin için.
Keşke o kadar kolay olsa...
 
O kadar uğraş sonucu bir de alamasaydınız çok üzülürdüm. Geçmiş olsun inşallah kimse böyle kötü durumlarla karşılaşmaz hırsızlığın her türlüsü eşyası alınan kişi için zor.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Geçmiş olsun. Polis olayı da tam bir komedi ya bütün her şeyi biz yapacaksak polislerin ne işi var? Hırsızla buluşma yerini sen ayarla, Hırsız gelince bizi ara, biz arabada bekleriz inmeyiz... Resmen insanla dalga geçiyorlar. Madem öyle polis gelmesin, hırsızı biz yakalayıp cezasını da biz verelim. Biraz senin de hatan var ama bir polis yakının veya hiç değilse polis karakolunda çaycılık yapan bir tanıdığın yok. :)
Maalesef ki memleketimiz de bir yerde tanıdık olmadan işler çok zorlaşıyor. Emin ol bir polis tanıdığın olsaydı o bisikleti çalındığı gün bulurlardı.
Geçmiş olsun. Umarım bir daha böyle bir durumla karşılaşmazsın.
 
Tam bir operasyon adamısın Recep :) Yalnız kafama takılan bir soru var. Sizi ilgilendirmez olayı her iki tarafın güvenliği için olabilir mi? Sanıyorum bu uygulama sadece bizim ülkemizde yok.

+Bu olaydan sonra apartman yöneticiliğine aday olmayı veya yönetimde yer almayı düşünüyor musun?
 
Geçmiş olsun,heyecan ve merak ile okudum. Gerçekten süreci çok akıcı bir şekilde yazıya dökmüşsünüz. Ayrıca azminize de hayran kaldım doğrusunu söylemek gerekir ise.

Yalnız ne kadar sağlam olursa olsun sadece kilit takmak pek yeterli değil zira (ben de yol bisikleti kullanıcısıyım bu arada) bu fiyat segmentinde ki bisikletler jantlarından vites grup setine kadar pahalı donanımlara sahipler. Hırsızlar bu parçaları bile söküp çalabilirler.

Tekrar geçmiş olsun.
 
Son düzenleme:
Bence bu yazı belli bi süre sonra kalkmalı zira hırsızlar da buradan ders çıkarabilir Recep Bey.
 
Son düzenleyen: Moderatör:

Blog girdisi detayları

Ekleyen
Recep Baltaş
Görüntüleme
24.550
Yorumlar
40
İncelemeler
1
Son güncelleme
Değerlendirme
5,00 yıldız 1 değerlendirme

Genel kategorisindeki diğer girdiler

Recep Baltaş adlı kullanıcının diğer girdileri

Bu girdiyi paylaş

Yukarı