Hayatıma başkaldırı

  • Konuyu başlatan Hyena.
  • Başlangıç Tarihi
  • Mesaj 16
  • Görüntüleme 2.744

Hyena.

Decapat
Katılım
20 Ocak 2019
Mesajlar
52
Çözümler
1
Herkese selamlar büyük aile. Bu yazı dert dökme/içini açma yazısı olacak ve haliyle hafiften uzun olacaktır. Akıl vermek, desteklemek veya farklı bir yorum yapmak isteyen herkesi katkıda bulunmaya bekliyorum. Benim için değerlisiniz.

Öncelikle 21 yaşında ve üniversite okuyan (İşletme 1) bir kardeşinizim. Liseden mezun olduğumdan beri büyük sıkıntılar ile birlikte yaşamaya başladım. Çok ciddi olaylar atlattım ve bunlardan birini hala yaşamaya devam ediyorum. Şu an her ne kadar bana anlık sıkıntı çıkarmasa da bir veya iki yıl içinde nasıl bir sıkıntı verecek beklemekteyim. Üzeri kapalı konuştuğumun farkındayım lakin gizli tutmaya mecburum.

Üniversite sınavına ilk kez girerken birçok genç gibi bende 4 senesini şamata ile heba etmiş ve henüz sınava girmeden mezuna kalma isteği ile ilk senemi kaybederek bu kervana katılmıştım. Her ne kadar çalışmamış olsam dahi bir eşit ağırlık öğrencisi olarak psikolog olma hayaline düşmüştüm. Söylediğim gibi ilk sınavım 4 senenin şaklabanlığı ile heba olmuştu. Kafama koymuştum ve artık kaybedecek 1 senem daha yoktu. Yaz ayını boş geçtikten sonra çalışmaya başlamış ve kararlı bir şekilde derslerle boğuşmaya başlamıştım. Ta ki başıma iş açma hobimi tekrardan edinene kadar. Matematik-1 konuları hallettikten sonra bütün bir senemi henüz 2-3 ay sonunda kaybetmiştim. Bu şekilde sınava kadar hayatla uğraş verip ilk sene aldığım sonucun aynısını almış bulundum.

İkinci senesini de ilk senesinden farksız kılmış birisi olarak, ne yapacağını bilmez bir şekilde sınav sonucu elimde(!) kara kara düşünüyordum. Gölgesi dağlardan büyük olan babam ilk sene hiç düşünmeden "hazırlan" dediği gibi aynısını bu sene için de söylemiş ve benim içimi rahatlatmıştı. Bu kez yaz dönemini es geçmek istememiş ve yaz itibariyle çalışmaya başlamıştım. Her şey inanılmaz güzel giderken yine aynı ben, 2 sene sonraki bugünümü etkileyecek bir hata yapmış ve sınava 4 ay kala her şeyi bitirmiştim. Bu hata beni ve benim yanımda ailemi de etkilemiş bir hata idi. Hata yaptım yazdım fakat bu kesinlikle bir hata değildi. Olması gerekeni yapmış ve ilginç bir şekilde çok kötü bir duruma düşmüştüm.

Gel zaman git zaman bu sorunla baş ederken sınav aynı şekilde aksamış, hatta hayatımda bir şeyi yarım bıraktığım en kötü durumda aksatmıştım. Sınav sonucu kaçınılmaz bir şekilde değişmemiş ve artık mecbur kalarak İşletme fakültesini yazarak bu işe bir son vermiştim. Ne babamı daha fazla maddi olarak zorlamak, ne de başıma ne iş gelecek kaygısına düşmemek için istemediğim bir bölümü yazmıştım. İçim içimi yiyordu. Hayatta asla pes etmeyi, bir şeyi yarıda bırakmayı aklından geçirmeyen ben; iki sene içinde bu sözümü kademeli olarak yemiştim.

İşletme bölümünü yazdıktan sonra henüz okulun açılmasına 2 hafta kala bölümün hazırlık sınıfının olduğunu öğrenmiş ve bir şok daha yaşamıştım. 2 haftada İngilizce çalışarak bir sene kurtarmak istesem de becerememiş ve bir kez daha afallamıştım. Birçok sorunla uğraşırken bir de bu dikkatsizliğin darbesini yemek, beni resmen yürümek için yerlerde sürünen bir bebeğe çevirmişti. Hazırlık sınıfını yüz üzerinden doksan ortalama ile bitirmiş ve istemediğim bir bölüme doğru koşar adımlarla ilerlemiştim.

İşletme bölümüne başlamış ve içime sinmeyerek derslere katılmıştım. Ta ki ikinci haftaya kadar. İkinci haftadan sonra ilk dönem bitene kadar okula gitmemiş ve bütün derslerden kalmıştım. Bu süreçte kendime bir hedef belirlemiş, planlarımı yapmış ve icraate geçeceğim günü bekliyordum. Yine bu süreçte aileme yalan söyleyerek tüm derslerden geçtiğimi göstermiştim. Hayatını lise son sınıfa kadar tabiri caiz ise bir gayrimüslim olarak yaşamış ve ardından dindar birisi olmuştum. O zamandan bu zamana kadar hiçbir şekilde aileme yalan söylememişken, onları okula gittiğime ve başarılı olduğuma inandırmıştım. Bu benim için utanç verici bir şeydi. Bunun utancını hala yaşamaktayım.

Bir üst paragrafta kendime bir hedef belirlediğimi yazmıştım. Bu hedef, üniversite sınavına tekrardan bu bahar döneminden itibaren başlayarak önümüzdeki seneye kadar çalışmak ve tıp fakültesinden içeriye adım atmak. Bir eşit ağırlık öğrencisinden bu sözü duymak sizin için ne anlam ifade ediyor bilemem lakin kendi gururunu kendisi kırmış birisi olarak bana yapabileceğim bir eylem olarak geliyor. Uzun zaman sonra sayısal çalışmak, 10-11-12. sınıflarda görmediği dersleri hatim etmek ve sorularını çözmek... Zor bir hedef ve onun için risk almayı kabullenmiş bir genç...
Hazırlık sınıfını bitirene kadar ve İşletme sınıfının ilk dönemini bitirene kadar çevremden duymadığım laf kalmadı. Tabi bunun bir de 2 senelik mezuna kalma süreci var. Toplamda 4-5 sene dolaylarında kafayı yememiş olmam tek tesellim :)

Nihai olarak Technopat ailesi, hedefimi tekrardan önüme alarak ve başıma ne gelirse gelsin korkmadan, yılmadan ve asla pes etmeden çalışmaya başlayacağım. Olası bir kazanma durumunda mezuniyet yaşım 28-29 olacak. Ancak "başarmış" bir ben olarak hayatıma daha mutlu bir şekilde devam edeceğim.
Ve size şunun sözünü veriyorum ki ben ortalama bir buçuk yıllık süreç sonunda bu konunun altına gelip "KAZANDIM" yazacağım.
Ve yine şunun sözünü veriyorum ki başıma her ne gelirse gelsin "asla pes etmeyeceğim."

Saygı ve sevgilerimle. Hayatın darbesini yemiş bir kardeşinizden sizlere not.
 
Açıkçası söyleyecek fazla şey bırakmamışsın umarım umduğun gibi olur ne kadar zor zamanlar geçirsen de pes etmeyip tekrardan risk alman güzel bir şey bana kalırsa umarım bir buçuk yıllık süreç sonunda ''KAZANDIM'' yazını görürüz🙂
 
Açıkçası söyleyecek fazla şey bırakmamışsın umarım umduğun gibi olur ne kadar zor zamanlar geçirsen de pes etmeyip tekrardan risk alman güzel bir şey bana kalırsa umarım bir buçuk yıllık süreç sonunda ''KAZANDIM'' yazını görürüz🙂
Çok teşekkür ederim güzel yorumun için. Geriye dönüp baktığımda tek hatam pes etmekmiş. Elimden geleni yapıp bir sonraki sene burada olacağım :) Allah razı olsun tekrardan.
 
İşletme okuyup da, işsiz kalmak yerine tıbba yönelmek çok daha mantıklı. Hayatından 3-5 sene yediğin su götürmez bir gerçek. Ki zaten bunu kendin de kabullenmişsin. Ama ortalama 65-70 yıllık hayatında böyle bir karar alman çok doğru olmuş. Hem istediğini yapmışsın, hem de geleceği parlak bir bölüme yönelmişsin. Ömür boyu pişmanlık duyma hissi kadar kötü bi şey yok. Başkaldırıdan da ziyade aşmışsın kendini. Ne diyeyim, tebrik ederim. Keşke herkes senin gibi cesaretli olsa da ömür boyu pişmanlık duymasa. Benim arkadaşım 24 yaşında, okuduğu bölümden ve okulundan memnun kalmadı ve tekrar deneyecek. Birkaç senen üzerinden fedakarlıklar yapıp, ömrünün geri kalan kısmı için devasa bir temel atıyorsun. Bu durumda da o istediğin hazzı yaşayabiliyorsan ne mutlu sana.
 
Emin ol dostum her kötü olarak nitelendirdiğin ya da zor olarak nitelendirdiğin şeylerin daha zoru ve daha kötüsü var. Hayallerinin peşinden koşman güzel. Bu sefer de sakın çukura takılıp düşme. Yoksa toparlanman imkansız olur.
 
Yaşadığın başarısızlıklar, yediğin 2 yıl ve akabinde aile karşısında mahcup olma durumu ile hiç istemediğin bir bölüme gitmişsin. Bu bölümü istediğin için değil, sadece ailene üniversiteyi gittiğini göstermek için gittiğini sen de kabullenirsin.

Geçmişi geçmişte bırakmak lazım. Geçmişi düzeltmeyiz ancak geleceğe şekil verebiliriz. Hiçbir şey bitmiş değil, dilediğin yolda çektiğin cefa sonrası ulaştığın başarı, bunların hepsini tolere edecektir.

Böyle konular görmek ve her şeye rağmen ''never give up'' diyebilmek beni sevindiriyor. Yolun açık olsun, başarılar.
 
İşletme okuyup da, işsiz kalmak yerine tıbba yönelmek çok daha mantıklı. Hayatından 3-5 sene yediğin su götürmez bir gerçek. Ki zaten bunu kendin de kabullenmişsin. Ama ortalama 65-70 yıllık hayatında böyle bir karar alman çok doğru olmuş. Hem istediğini yapmışsın, hem de geleceği parlak bir bölüme yönelmişsin. Ömür boyu pişmanlık duyma hissi kadar kötü bi şey yok. Başkaldırıdan da ziyade aşmışsın kendini. Ne diyeyim, tebrik ederim. Keşke herkes senin gibi cesaretli olsa da ömür boyu pişmanlık duymasa. Benim arkadaşım 24 yaşında, okuduğu bölümden ve okulundan memnun kalmadı ve tekrar deneyecek. Birkaç senen üzerinden fedakarlıklar yapıp, ömrünün geri kalan kısmı için devasa bir temel atıyorsun. Bu durumda da o istediğin hazzı yaşayabiliyorsan ne mutlu sana.
Söylediğin her şeye katılıyorum. Birkaç seneden daha fedakarlık yapmak umarım beni istediğim bölümü okuyarak daha mutlu birisi yapacak. Şu mesajlar beni o kadar mutlu ediyor ki anlatamam. Çok çok çok teşekkür ediyorum kardeşim. Umarım bu destek mesajına layık olup, buraya yazmam gereken mesajı bir buçuk sene içerisinde yazacağım :)
Emin ol dostum her kötü olarak nitelendirdiğin ya da zor olarak nitelendirdiğin şeylerin daha zoru ve daha kötüsü var. Hayallerinin peşinden koşman güzel. Bu sefer de sakın çukura takılıp düşme. Yoksa toparlanman imkansız olur.
Kesinlikle kötüden daha kötüsü de mevcut. Ancak herkesin kaldırabileceği yük farklı. Kimisine ağır gelen kimisine kolay gelir. Ben fazla yoruldum ve artık elimden geleni yapmak zorundayım. Tekrar düşmemek için de bu destek mesajlarınız bana ciddi anlamda yardımcı olacak. Boşuna Technopat ailesi değil burası :) Çok teşekkür ediyorum.
Yaşadığın başarısızlıklar, yediğin 2 yıl ve akabinde aile karşısında mahcup olma durumu ile hiç istemediğin bir bölüme gitmişsin. Bu bölümü istediğin için değil, sadece ailene üniversiteyi gittiğini göstermek için gittiğini sen de kabullenirsin.

Geçmişi geçmişte bırakmak lazım. Geçmişi düzeltmeyiz ancak geleceğe şekil verebiliriz. Hiçbir şey bitmiş değil, dilediğin yolda çektiğin cefa sonrası ulaştığın başarı, bunların hepsini tolere edecektir.

Böyle konular görmek ve her şeye rağmen ''never give up'' diyebilmek beni sevindiriyor. Yolun açık olsun, başarılar.
Malesef ki hem yaşananlar hem yapılan hatalar senelerimi yedi ama daha fazlasını da kaptırmaya niyetim yok artık. Söylediğin gibi verdiğim karar belki de bütün bu yaşananları tolere edecek. Tekrardan çok teşekkür ediyorum kardeşim. Allah razı olsun.
 
Söylediğin her şeye katılıyorum. Birkaç seneden daha fedakarlık yapmak umarım beni istediğim bölümü okuyarak daha mutlu birisi yapacak. Şu mesajlar beni o kadar mutlu ediyor ki anlatamam. Çok çok çok teşekkür ediyorum kardeşim. Umarım bu destek mesajına layık olup, buraya yazmam gereken mesajı bir buçuk sene içerisinde yazacağım :)

Estağfurullah, ben teşekkür ederim.

Umarım bir buçuk sene sonrası için o ana tanıklık edebilirim. Derslerin kadar ruh halin de önemli. Kendini ne çok darla, ne de çok boşla. Buraya istediğin zaman derdini yazabilirsin, cevap veririz biz. Başarılar ve iyi günler.
 
Son düzenleme:
İlginç bir hikaye ilgiyle okudum kardeşim unutmaman gereken bir şey var hayatta bir hedef belirlediysen önce inan sonra çalış ve sabret ulaşamayacağın hiçbir hedef yoktur bir iş yerine çırak olarak giren ben şu anda en yetkili müdür pozisyonda çalışıyorum bu size örnek olsun
 
Estağfurullah, ben teşekkür ederim.

Umarım bir buçuk sene sonrası için o ana tanıklık edebilirim. Derslerin kadar ruh halin de önemli. Kendini ne çok darla, ne de çok boşla. Buraya istediğin zaman derdini yazabilirsin, cevap veririz biz. Başarılar ve iyi günler.
Ruh hali o kadar önemliymiş ki bu kararı verirken anladım. Aslında bu kadar zaman kaybetmeden de verilecek bir kararı erteleyen şeylerden birisi de ruh haliymiş. Allah razı olsun, görüşmek üzere :)
İlginç bir hikaye ilgiyle okudum kardeşim unutmaman gereken bir şey var hayatta bir hedef belirlediysen önce inan sonra çalış ve sabret ulaşamayacağın hiçbir hedef yoktur bir iş yerine çırak olarak giren ben şu anda en yetkili müdür pozisyonda çalışıyorum bu size örnek olsun
Buraya içimi dökme isteğimin başlıca sebeplerinden birisi de sizin gibi örnek teşkil edecek aklı selim insanların Sosyal'de bulunması. Sabır ve pes etmeme gerekliliğini artık idrak etmekle birlikte çok çok teşekkür ediyorum desteğiniz için :)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Geri
Yukarı