Bir kere yaratılmamın Allah'ın sıfatı olduğu için meydana geldiğini söylemek olayı geçiştirmek Tanrı'nın neden böyle bir sıfatı var ki neden beni imtihan ediyor neden insanlığı yaratıp onlarla uğraşıyor yazdığınız ayetlerse benim yaptıklarımdan sorumlu olduğumu dile getiren ayetler ve bunlar soruma yanıt vermeyecek felsefe yaparken kurandan cevap verilmez.
Sorunuzu sizinle parçadan bütüne bağlayarak irdeleyelim. Öncelikle bir soru sorulduğunda soruya cevap aramadan sorunun anlamlı olup olmadığını belirlemeliyiz. Sorunuzun anlamlı ve mantıklı olması için önce bir yaratıcının varlığını kabul etmeniz gerekmektedir. Zira yaratıcı olmadan yaratılmanın arkasındaki manayı sorgulamak anlamsızdır.
Yaratıcının varlığını kabul ettiniz diyelim. Bu kabulünüz; yaratıcıyı bütünüyle bildiğiniz veya anladığınız için değil yaratıcının kendini, yarattığının anlayacağı kadar tanıtması ile sınırlıdır. Örneğin, yaratıcının varlığını tartışmanız aslında temelinde hatalıdır çünkü bu tartışma varlığı ve yokluğu yaratan yaratıcıyı, yaratılana sığdırmak anlamına gelmektedir. Yaratılanın dünyası sadece varlıktan oluştuğundan ,yaratan kendini tanıtmadığı sürece, yaratılanın anlayışı ancak varlığı sorgulamak olacaktır. Örneğin, yaratılan insan için yokluğun bir anlamı yoktur, insan yokluğu idrak edemez. Bu sebeple yaratıcıyı bir nebze dahi olsa anlamak ancak zaman, mekan ve varlık çerçevesinden çıkarmakla mümkündür.
Yaratıcıyı bu sınırlamalardan çıkardığınızda yaratıcının bütünüyle insan idrakı ile algılanamayacağı ancak yaratıcının kendini tanıttığı ölçüde algılanacağı aşikardır zira insan için zamanın, mekanın ve varlığın ötesi boşluktur, anlamsızdır.
Allah kendini sıfatlar ve isimlerle tanıtmıştır. Bu sıfatlar anlam arayışına muhtaç değildir çünkü anlam, anlama muhtaç olan insan içindir. Hayatın anlamı, aşkın anlamı, nefretin anlamı gibi sorular insana mahsustur. Bu sebeple insan yaratılmış en üstün varlıktır çünkü insan yaratıcısını sorgulayabilen, yaratıcısının yaratışındaki anlamı da sorgulayabilen bir varlıktır. Yaratıcı, anlama muhtaç olan insana anlamları sunmuş, anlamları irdeleme ve bu irdeleme sonucunda kendi yolunu seçme özgürlüğü tanımıştır. Bu nedenle ceza ve ödül yaratılan insanın özgür seçimlerinin sonucudur. Seçimlerinizin, ödülün veya cezanın Allah'a bir faydası ya da zararı yoktur.
Sonuç olarak, sizin tabirinizle tapmanız veya şükretmeniz sizin seçiminiz, anlam arayışınız anlama muhtaç oluşunuzdan kaynaklıdır. Bu muhtaçlık penceresinden muhtaç olmayanı anlamlandıramazsınız.