Loyalty571
Decapat
- Katılım
- 20 Ocak 2024
- Mesajlar
- 2.795
- Çözümler
- 12
1- Bir adam Peygamberimize gelerek, "İnsanlar arasında iyi davranmama en çok layık olan kimdir?" diye sordu.1-nisa 34.
Allah'ın, (iki cinse) birbirinden farklı özellik ve lütuflar bahşetmesi ve mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar. Sâliha kadınlar Allah'a itaatkârdır; Allah'ın korumasına uygun olarak, kimsenin görmediği durumlarda da kendilerini korurlar. (evlilik hukukuna) baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve onları dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.
2-bakara 223.
Kadınlar sizin ekeneğinizdir; ekeneğinize nasıl isterseniz öyle yaklaşın. Kendiniz için de önceden hazırlık yapın. Allah'tan sakının ve bilin ki O'na kavuşacaksınız. Müminleri müjdele.
3-bakara 282.
Ey iman edenler! Belirlenmiş bir zamana kadar bir borç ilişkisi kurduğunuzda bunu yazın. Aranızdan bir kâtip bunu adaletle yazsın. Kâtip Allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan geri durmasın. Artık o yazsın, borçlu da yazdırsın; rabbi olan Allah'tan korksun ve borçtan hiçbir şeyi eksik bırakmasın. Eğer borçlu akılca zayıf veya eksik yahut kendisi yazdıramaz durumda olursa velisi adaletle yazdırsın. Erkeklerinizden iki şahidi de tanık tutun. Şahitler iki erkek olmazlarsa, rıza göstereceğiniz şahitlerden bir erkekle -biri yanılırsa diğerinin ona hatırlatması için- iki de kadın olsunlar. Çağrıldıklarında şahitler gelmezlik etmesinler. Borç küçük olsun büyük olsun vadesini belirterek onu yazmaktan üşenmeyin. Böyle yapmanız Allah katında daha adaletli, şahitlik için daha destekleyici ve şüpheye düşmemeniz için daha uygundur. Borç ilişkisinin, aranızda alıp vererek bitirdiğiniz peşin ticaret olması müstesnadır; onu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Alışveriş yaptığınızda şahit tutun. Kâtip de şahit de zarar görmesin. Eğer bunu yaparsanız şüphesiz bu sizin yoldan çıkmanız demektir. Allah'tan korkun, Allah size öğretiyor, Allah her şeyi hakkıylabilmektedir.
4-nisa 3
Yetimlerin hakkına riayet edemeyeceğinizden korkarsanız, beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Haksızlık etmekten korkarsanız tek kadın veya mülkiyetinizde bulunan câriye ile yetinin; bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.
5-nisa 11.
Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe iki kadın payı kadar (vermenizi) emreder. (mirasçılar) ikiden fazla kadın iseler bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, anne babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da anne babası ona vâris olmuşlarsa annesinin hakkı üçte birdir. Ölenin kardeşleri varsa annesinin payı, vasiyetten ve borçtan sonra altıda birdir. Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin fayda bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bunlar Allah tarafından konmuş paylardır; şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.
6-nisa 24.
Elinizin altında bulunan câriyeler müstesna, evli kadınlar da size haram kılındı; Allah'ın size emri budur. Bunlardan başkasını, iffetli yaşamak ve zina etmemek kaydıyla, mallarınızla (mehir vecibesini göz ardı etmeden) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan karı-koca ilişkisi yaşadıklarınıza kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. Mehir kesiminden sonra karşılıklı anlaşmanızda size günah yoktur. Şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.
7-bakara 230.
İkinciden sonra koca eşini bir daha boşarsa, bundan sonra kadın, boşayandan başka bir koca ile evlenmedikçe ona helâl olmaz. İkinci koca da onu boşarsa, birinci kocası ile bu kadının, Allah'ın kurallarına riayet edecekleri kanaatine varırlarsa, tekrar evlilik hayatına dönmelerinde bir sakınca yoktur. Bunlar Allah'ın kurallarıdır, bilmek isteyenler için onları açıklamaktadır.
8-nisa 15.
Kadınlarınızdan çirkin fiilde bulunanlara karşı aranızdan dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye yahut Allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.
9-nisa 16.
Ve içinizden fuhuş yapan her iki erkeğe de el ve dil ile eziyet edin; eğer tevbe edip durumlarını düzeltirlerse, onları kendi hallerine bırakın. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir ve çok acıyandır.
10-nisa 25.
Ve sizden özgür, inanan kadınlarla maddi bir nedenle evlenmeye gücü yetmeyen kimse, sahip olduğunuz inanan kölelerinizle evlensin. Allah sizin her konudaki inanç ve kanaatinizi en iyi bilendir. Hepiniz Adem'in neslinden gelip birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri, gizli dost da tutmamaları şartıyla sahiplerinin iznini alarak onlarla evlenin ve mehirlerini uygun şekilde kendilerine verin. Onlar evlendikten sonra, bir fuhuş yaparlarsa; hür evli kadınlara uygulanan cezanın yarısıyla cezalandırılırlar. Bu cariyelerle evlenme izni, günah işlemekten korkanlarınız içindir. Fakat sabırla direnmeniz ve bu tür evlilikten kaçınmanız sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affeden ve çok acıyandır.
11-nisa 117.
Onlar Allah'ı bırakıp birtakım dişi putlardan medet umuyorlar; başkasından değil, isyankâr şeytandan dilekte bulunuyorlar.
Bonus.
Muhammed'e tum Müslüman kadınları helal kılan Tanrı sonrakı ayette Muhammed oldukten sonra da eslerıyle evlenılmesınıde yasaklıyor. Ben de bır kıtap yazsam muhtelemen boyle bır bolum eklerdım.
Ahzab 50.
Ey peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği câriyelerini, seninle birlikte hicret eden amca kızlarını, hala kızlarını, dayı kızlarını, teyze kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca mümin bir kadın kendini peygambere mehirsiz olarak bağışlar, peygamber de onunla evlenmek isterse, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere, onu da sana helâl kıldık. Müminlere eşleri ve sahip oldukları câriyeleri hakkında hangi kuralları geçerli kıldığımızı biliyoruz. Sana mahsus olanı güçlük çekmeyesin diye meşrû kıldık. Allah çok bağışlayıcı, pek esirgeyicidir.
Ahzab 53.
Ey iman edenler! Size izin verilmedikçe peygamberin evlerine girip de yemeğin hazırlanmasını beklemeyin; fakat yemeye çağırıldığınızda girin; yemeğinizi yiyince de hemen dağılın, söze dalıp oturmayın. Bu davranışınız peygamberi rahatsız ediyor, size söylemeye çekiniyor, oysa Allah hak olanı açıklamaktan çekinmez. Peygamber hanımlarından bir şey istediğinizde, onlar perde arkasında iken isteyin; bu sizin kalplerinizin de onların kalplerinin de temiz kalması için en uygunudur. Resûlullah'ı üzmeye hakkınız yoktur, kendisinden sonra ebedî olarak eşleriyle de evlenemezsiniz, sizin bunu yapmanız Allah katında büyük bir günahtır.
Kadına carıye dıyen zıhnıyet! Ucer dorder alabılırsınız dıyen zıhnıyet! Kolelıgı yasaklamayan Tanrı!!!
Peygamberimiz: "Annendir" buyurdu.
Adam: "Sonra kimdir?" dedi.
Peygamberimiz: "Annendir" buyurdu.
Adam: "Sonra kimdir?" dedi.
Peygamberimiz: "Annendir" buyurdu.
Adam: "Sonra kimdir?" dedi.
Peygamberimiz: "Babandır" buyurdu.
(Buhari, Edeb, 2; Müslim, Birr, 1)
2- "Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah'ın emaneti olarak aldınız..."
(Müslim, Hac, 147)
3- "Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir (dostları ve yardımcılarıdır). İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar..."
4- "Erkek olsun, kadın olsun, her kim mümin olarak iyi işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar." Nisa Suresi, 124. Ayet
5- "Müminlerin iman bakımından en olgunu, huyu en güzel olanıdır. Sizin en hayırlınız da kadınlarına karşı en iyi davrananınızdır."
(Tirmizi, Rada', 11)
6- "Kimin üç kızı olur da onlara iyi davranır, onları güzelce terbiye eder ve evlendirirse, Allah onu cennete koyar."
(Ebu Davud, Edeb, 121)
7- "Kimin bir kız çocuğu olur da onu toprağa gömmez (Cahiliye adeti), onu hor görmez ve erkek çocuğunu ona tercih etmezse, Allah onu cennete koyar." (Ebu Davud, Edeb, 120)
8- Hz. Aişe (r.a.), Ensar kadınlarını överken şöyle demiştir:
"Ensar kadınları ne iyi kadınlardır! Haya (utanma duygusu), onların dini iyice öğrenmelerine engel olmamıştır."
(Müslim, Hayz, 61)
9- Hz. Ömer halifeliği sırasında camide mehir miktarına bir sınırlama getirmek istediğinde, arka saflardan bir kadın ayağa kalkarak ayetle ona itiraz etmiş, Hz. Ömer de "Kadın isabet etti, Ömer yanıldı" diyerek sözünü geri almıştır.
10- Hudeybiye Barış Antlaşması sırasında sahabeler üzgün oldukları için Hz. Peygamber'in "kurbanlarınızı kesin" emrini ilk başta geciktirdiler. Peygamberimiz üzüntüyle çadırına girdi. Eşi Ümmü Seleme (r.a.) ona şöyle dedi: "Ya Resulallah, sen çık, kimseyle konuşmadan kurbanını kes ve tıraş ol. Onlar seni görünce yapacaklardır." Peygamberimiz, eşinin bu stratejik tavsiyesini uyguladı ve kriz çözüldü. (Peygamberimiz, en kritik siyasi kriz anında bir kadının fikriyle hareket etmiştir.)
11- Mümtehine Suresi 12. ayette, kadınların bizzat Peygamber'e gelerek biat ettikleri (bağlılık sözü verdikleri) anlatılır. Yani kadınlar, erkeklerin uzantısı olarak değil, bağımsız birer birey ve irade beyan eden vatandaş olarak kabul edilmiştir.
Daha da yazayım mı? Ne dersiniz? Asılsız iddialarınız için bu kadarı yeterli sanırım.