Hangi miletten biri ile evlenmek isterdiniz?

2 oy hakkınız var.


  • Oy verenlerin toplamı
    609

OxyMoon

Decapat
Katılım
30 Mayıs 2019
Mesajlar
394
Çözümler
5
Yer
KSK
13 yıl yabancılarla iç içe otelcilik mesleğini ön büro departmanında icra ettim.

365 gün X 13 yıl = 4.745 gün yapar. Mesleğim boyunca her gün 5 insan tanımış olsam (ki çalıştığım en küçük otel 70 odalıydı ama izin günleri vs. olduğu için sayıyı azın, azının en azına indirgiyorum.)

4.745 gün X 5 kişi = 23.725 kişi sonucunu elde ederiz. Bu konuda bir kaç yorum yapma hakkım vardır diye düşünüyorum.

Türk: Kısaca bizden bir birey, iyi kötü hepimizin zaten deneyimi mevcut. Geçelim.

Alman: Bize bir çok konuda en yakın anlayıştan bir millet. Dini inancı farklı olanı bile denk gelse "evlilik" anlamında istekli bir bireyi sizi mutlu eder. Kadın-erkek sorumluluğu minimumda tutarlar, her şey ortak (dert, maddiyat, sorun, çözüm) mantığı güderler. Aileleri evliliğinize müdahil olmaya çalışmaz.

Fransız: Genelinin evlilik anlayışı mantık çerçevesindedir. Yine kadın-erkek sorumluluğu minimumda tutarlar, burada erkek bir bireyseniz Fransız karınızın size "Bu gece çocukla sen ilgilen ben yorgunum." diyebilme ihtimalinin çok ama çok yüksek olduğunu bilmelisiniz. Maddiyata aşırı takıntılı değillerdir. Aileleriyle ilişkileri bizim gibi değildir.

Rus: Güzellikleriyle ön plandadır ama 40+ yaşlarından itibaren "babuşka" evrimi başlar. Yaşadıkları iklim sebebiyle ÜSYE vb. hastalıklara yatkınlıkları olduğu için kendileri "Her hasta olduğumuzda ilaç içeceksek, yandık! Sıcak bir bardak şarap çözer." minvalinde yaklaşır. Alkol vücutta insülinle parçalandığı için o beğendiğiniz vücutlar günümüzde genç sayılabilecek yaşta çöker.
Parayı, alışverişi ve lüksü severler. Kadın-erkek eşitliği yoktur. Erkeğin maaşı daha fazla olmalıdır, kadın isterse evde kalabilmelidir. Anneleriyle bağları kuvvetlidir. Evlendikten sonra Türkiye'ye getirecekseniz; "Ben her şeyimi bırakıp oraya geliyorum, bana en iyi şekilde bakmalısın!" cümlesini kesin duyarsınız. Eğer sizi gerçekten severse birliktelik söz konusudur (ki bunun için maddi ve manevi olarak güçlü olmanız şart!) aldatma ve güven sorunu gibi olayların sıfıra yakın olduğu bir ilişki yaşarsınız. Annelik iç güdüleri sağlamdır, ayrılırsanız çocuğu alır ve ülkesine döner, sizi tamamen siler. 2. şans verme gibi bir alışkanlıkları yoktur.

Ukraynalı: Rus'lara paraleldir. Biraz daha Avrupa'ya yakın kafada oldukları için, daha ılımlılardır diyebiliriz. Ancak evlilikle pek ilgilenmezler.

İngiliz: Zor. İngiliz yasalarının kendilerine sağladığı pozitif ayrımcılığı ve 14 yaşından itibaren elde ettikleri ikili ilişki özgürlükleri sebebiyle anlaşması, kültürümüzle harmanlanması çok zor olacaktır. British Isles üyelerinden İrlanda ve İskoçya'nın kadınları Türk erkekleriyle daha uyumlu bir evlilik yapısına sahip olabiliyorlar.
Yalnız orada yaşamıyorsanız, burada bir tatil, iş için vb. sebeplerle tanışma ve akabinde uzaktan ilişki yürütüldüyse, gözünde 3. dünya ülkesi vatandaşı olarak kalma ihtimaliniz çok ama çok yüksek. En uyumlusu, uzunu 10 sene sonra bile boşandı diye bildiklerim var. Çocuğunuzu ancak o isterse görebilirsiniz. Lükse çok takılmazlar ancak ne kadar kazandılarsa hakkınca gezer, içer, eğlenirler, bunun için sizden bir maddi destek istemezler. Evde oturacağını sakın düşünmeyin. Anneleriyle ilişkileri fena değildir.

İspanyol: Tipik Avrupa'lı ilişkilerinde gördüklerimizi yansıtan ancak, biraz daha tutkulu, biraz daha fedakar, biraz daha bize benzeyen yapıları var. Kişisel özgürlükler önemlidir ancak kıskançlık yapıları az da olsa gelişmiştir. Aileleriyle bağları koparmazlar.

Kuzey Amerika (Kanada, USA): Bambaşka bir konu. Aşırı tutkulu bir ilişki beklemek pek mantıklı değildir. Evlenmek ve yuva kurmak isteyen bir Kuzey Amerika'lı sizi çok büyük görev ve sorumluluklara sokmasa da, '90 doğumlulara kadar olanların evlilikte "Erkeğin ve kadının görevleri" anlamında beklentisi bize yakındır.
Hayat kurma anlayışları; tanışma, aynı evde yaşama-aile ile tanışma(tırma), çocuk sahibi olma-evlenme gibi bir yaklaşıma sahiptir. Bize biraz garip gelebilir.

Güney Amerika (Arjantin, Brezilya): Geçmişten bugüne kadınların ön planda tutulduğu gelenekleri ve yapıları olan ülkeleri barındırır. Kadınlar erkeklerden daha fazla kazanabilir, Brezilya aslında başlı başına ele alınması gereken bir ülke. Madem genelleme yapıyoruz yine devam edelim. Anne olmak isteyenlerin iç güdüleri yüksektir. Evlilik noktasına gelmek zordur. Erkek sorumluluğu önemlidir, ailelerinden pek kopmazlar. Kıskançlığı en minimal dozda kabul edebilirler. Boşanmaktan korkmazlar.

Afrika: Çokça ülkenin olduğu bir kıta. Birbirinden inanç ve yaklaşım olarak onlarca farklı insanın bir arada olduğu yer. Gördüklerime göre, bizim anlayışımıza yakın bir evlilik yapmak oldukça mümkün.

Not: Bütün bu yorumlar; sadece gözlemleyebildiğim insanlar üzerinden, şahsi kanaatim, kabiliyetim dahilinde, şahsi yorumlarımdır.
Hiç bir ülke, toplum ve bireyin ve bunlara ait inancın, değerin; yargılanması, yaftalanması, kötülenmesi, fişlenmesi veya karalanmasını asla düşünmediğim gibi diğerlerine karşın hiç birini de yüceltme manası, amacı gütmemektedir. Dünya üzerinde, her bir bireye, gelenek ve göreneklerine buna ek seçimlerine, yaşayışlarına saygım sonsuzdur.
 

Yeniçocuk

Hectopat
Katılım
30 Kasım 2018
Mesajlar
1.800
Makaleler
1
Çözümler
1
Latin Amerika bitter çikolata cenneti olan Afrika nedense hep gözüme güzel gelmektedir. Batı Avrupa ve Finlandiya ve iskandinav ülkeleri kızları ile evlenmek isterdim. Türk kızı belli zaten. 1 ton makyaj kendini üstün görme egolu. Sınıfta kız kendini güzel sanıyordu. Sokağa çıkıp yüzleştirsek evden adımını atmazdı.
 
Yukarı