Hayatımda dönüm noktası olan bir olay

333365

Terapat
Katılım
11 Mayıs 2020
Mesajlar
21.671
Makaleler
51
Çözümler
211
Yer
KKTC
Bir konuya uzun olarak yazmıştım. Sonra neden konusunu açmıyorum dedim ve açmaya karar verdim. Bana bu yazıyı yazmada ilham veren konu:

Birini üzdüğünüz için pişman oldunuz mu?

Aradan 10 sene geçtiği için anlatmamda bir problem oluşacağını düşünmüyorum. Benim hayatımdaki dönüm noktalarımdan bir tanesidir.

Sene 2012 gibi olması lazım. Ben kendime o zaman iki tane kız dost edinmiştim, her şeyimizi beraber yapıyorduk. Her işi beraber yapıyorduk, ben bu kızlardan birine karşı hafif bir şey hissetmeye başlamıştım. O zamanlar yaşım tabii ki 18, o kadar büyük değilim. O zamanlar daha çocuğum, aklım bazı şeylere tam ermiyordu. Normal olduğunu düşünüyorum, sonuç olarak hâlâ çocuğum. O zaman ki kız arkadaşımla da ayrılmıştım. İlerleyen zamanlarda tekrardan beraber olmuştuk.

Her neyse bu 3 arkadaş aynı dershaneye yazıldık. Sonrasında da her işimizi beraber yapıyorduk. Beraber yemek yiyorduk, beraber gezmeye vs. gidiyorduk. Neyse benim aklımda hep bir düşünce vardı. Acaba gidip sevdiğimi bu kıza söylersem bu kız benden soğur mu ya da gidip söylemeli miyim diye çok düşündüm. Sınav senemde sırf 1 ayım bu yüzden çöp oldu. Düşünmekten uyuyamıyordum.

Cesaretimi topladım ve karar verdim. Gidip ona söyleyecektim, tam gittim söyleyecektim ki beni bir erkekle tanıştırdı. Bak kanka benim erkek arkadaşım, sizi tanıştırayım dedi. Orada da o çocukla da tanışmış oldum. İçten içe kahroldum, bu durum da beni üzdü açıkçası. 1 ayım da bu yüzden çöp oldu, içten içe acaba arkadaş kalmaya devam mı etmeliyim yoksa arkadaşlığı bitirsem mi diye düşündüm. Çok düşündüm, çok ancak bir karara varamamıştım.

Sonrasında da YGS'ye girdik. O zamanlar mart ayında YGS, Haziran ayında da LYS sınavı yapılıyordu. O süreç içerisinde ben hâlâ belli etmedim. Kız tüm derdini bana döküyordu, o çocukla olan problemlerini, ailevi problemlerini vs. hep bana anlatıyordu. Onu o kadar çok seviyordum ki neyse varsın bana anlatsın, rahatlasın mantığında baktım hep. Hep bu şekilde onu bir süre idare ettim.

O süreç içerisinde de bu kız tabii ki beni umursamıyor, ne zaman konuşmak istesem beni umursamıyordu. Sadece işi düşünce yazıyordu, ben ona yazınca falan bana kesinlikle bakmıyordu. Çok geç cevap veriyordu, bağrıma taş bastım. Bunu da bir şekilde idare ettim. İçten içe hep üzüldüm, hep kahroldum. Elden başka bir çare gelmiyordu. Tabii bu süreç içerisinde o kıza hem sevdiğimi söylemedim hem de diğer kıza da o kız hakkında hiçbir şey dememiştim.

O kızı falan Matematik çalıştırıyordum, benim matematiğim her zaman iyiydi. Tabii ona biraz daha bağlandım ister istemez, onsuz yaşayamayacağımı vs. düşünüyordum. Her gece aklıma o geliyordu, onun resmine bakaraktan stek rakı içtiğim günler de tabii ki oldu, olmadı değil.

Her neyse bu süreç içerisinde hiç problem yaşamadık, onun bu umursamamazlığı dışında dediğim gibi bir problem yoktu. İster istemez ben de bu olaya çok bozuluyorum tabii ki. Kendimi değersiz hissediyordum, bana değer vermediğini düşünüyordum. Ona rağmen de gidip bu durumu belli etmedim, gün yüzüne vurmadım.

Neyse ilerleyen zamanlarda da LYS sınavına girdik. Benim sıralamam çok iyiydi ancak belirli bir sebeplerden dolayı gidemedim. O kız mezuna kaldı, ben de mezuna kalmıştım. Diğer arkadaşım da 2 senelik bir bölüm yazıp gitmişti. O süreç içerisinde o sevdiğim kız erkekten ayrılmıştı, kız beni dostu olarak bildiği için kızın üzülmesini istemedim. Gidip sevdiğimi söylemedim.

Her neyse sonralardan o iki kızın arası bozuldu, ben çok arada kaldım. Tabii ki kız olayı vs. yüzünden arkadaşlığımı bozmak istemedim, ikisini de bir şekilde idare etmeye çalıştım. İdare de etmiştim. Sonra benim doğum günüm yaklaştı, o sevdiğim kız doğum günümü kutladı. Diğeri de sonralardan kutlamıştı.

Sonrasında da o iki kızın doğum günü de yaklaştı, aynı aydı. Aralarında sadece bir gün fark vardı, o diğer kızın doğum günü için ufak bir hediye aldım. Ona vermiştim, o kız da gözüne soka soka sevdiğim kıza göstermiş. Bana bunu aldı vs. diye. Tabii doğum gününü erken kutlamıştım.

Her neyse sonra o sevdiğim kızın doğum günü yaklaştı, bana kendi doğum günü olduğunu belli etmeye çalıştı tabii ki. Onu o kadar çok seviyordum ki onun doğum tarihini zaten unutmamıştım. Aklımdaydı ancak sadece çok tereddüt içerisindeydim.

Bu tereddütümün de sebebi ergen aklının olduğunu düşünüyorum. Bu kız bana değer vermiyor, ben buna niye değer vereyim vs. diye gereksiz triplere girdim. Sonrasında da o kızın doğum gününü kutlamadım, bir doğum günü mesajı bile atmadım.

Ne o kız bana yazıyordu, ne de ben ona yazıyordum. Aradan 20 gün gibi bir süre geçti. Sonralardan dayanamayıp ben de yazdım, yazımda da "her şey eskisi gibi olmuyor değil mi?" diye yazmıştım. O da benim bu davranışıma çok bozulduğunu, diğer kızdan vs. ne farkım var diye sitem etmişti. Aslında haksız da diyemem, bu yaptığım davranış yanlıştı.

Senin doğum gününü o kutlamayacaktı bile. Ben kutla, bozulmasın vs. demiştim dedi ve bu olayı günlerce kafasına taktığını ve moralinin günlerce buna bozuk olduğunu belirtti. O süreç içerisinde de birçok olayı vs. tekrardan sorguladığını belirtti. Haklılık payı olduğu için ben tabii ki bir şey demedim, eski olayları vs. gün yüzüne çıkarmak istemedim.

En sonunda da artık kafamı yoracak kadar değilsin dedi ve engelledi. Ben tabii ki sevdiğimi hâlâ söylememiştim ve içten içe üzülüyordum. Yaklaşık bir 4-5 ay falan kendimi toparlayamadım, orada da bir 4-5 ayım çöp oldu. En sonunda da diğer kız var nasıl olsa bir şekilde unuturum diyordum.

Sonra engeli kaldırdı. Sana ihtiyacım olurdu ama artık ihtiyacım yok dedi ve tekrardan engelledi. Ben buna da çok bozuldum tabii ki.

Şimdi o diğer kıza gelecek olursak kendine bir erkek arkadaş yaptı. Benle tanıştırmıştı erkek arkadaşını. Sonra erkek arkadaşım senle samimi olmamı istemiyor o yüzden seninle olan muhabbetimi kesmem gerekiyor dedi ve beni engelledi. Ortada kalakaldım.

O sevdiğim kıza gelecek olursak bu yaptığım davranışımdan dolayı pişmanlık duydum, ara sıra da aklıma gelmişti. Ne kadar kötülük yapsa da yaptığım sonuçta doğru değildi. O zamanki çocuk aklımda akıl edemiyordum tabii ki. Her neyse sonra o iki kızı bir daha hiç görmedim, o sevdiğim kızı tekrar görmek isterdim açıkçası. Bir sevdiğimi bile söyleyememiştim.

Şimdi bu kadar uzun bir yazıdan sonra o zamanki aklımla belirli bir sonuç çıkardım ve ona göre davranışlarımı şekillendirmiştim. Beni çok olgunlaştırdı diyebilirim açıkçası.
Buradan çıkarılacak sonuçlar:
  • Ben denedim ve olmuyor. Sevdiğiniz kişiyle arkadaş olamıyorsunuz.
  • Bir kişiyi hayatınızın merkezine koymayın. Sonra benim gibi canınız çok yanar.
  • Sevgili işleri için dostluklarınızı bozmayın, yakınlarınızı üzmeyin.
  • Birini alttan almayın, her şeyi olduğu gibi karşı tarafa aktarın. Ben üzülmesin vs. diye bir çok şeyi söylemedim. Sonucunda da kendini haklı çıkardı.
  • Birini üzmeyim ya vs. şeklinde davranmayın. Alttan almayın.
  • Tek taraflı sevme de çok can yakıyor.
  • Benim girdiğim gereksiz triplere girmeyin.
  • Bir kişi için intikam peşinde olmayın. Sonralardan ister istemez üzülüyorsunuz, hepimiz insanız sonuçta. Hepimizin hisleri var.
  • Yapılan kötü davanışı karşıya iletince hiçbir şey olmuyor. Asıl olgunluk o davranış karşısında doğru davranışları yapabilmektir. Kötülüğü zaten herkes yapar, önemli olan kötü davranışlara rağmen iyi davranabilmektir.
Şu anlık aklıma gelenler bunlar. Bir yazayım dedim, buraya kadar okuyan herkese teşekkürler. Acaba o sevdiğim kız şimdi ne yapıyordur? 🤔 Konudaki soruya gelecek olursak o kızı üzdüğüm için üzgünüm ve bu kadar her şeyi kafaya taktığım için de üzgünüm. Şu an öyle değilim tabii ki aralardan seneler geçti, çok olgunlaştım o senelere göre.
 
Son düzenleyen: Moderatör:

Orion Nebula

Hectopat
Katılım
21 Temmuz 2018
Mesajlar
1.408
Çözümler
2
Belge taramayı öğrendiğim için yazdığın metni okuyup anlamam 1.5dk falan sürdü. Bence şu kısımda hata yapmışsın;

Ne o kız bana yazıyordu, ne de ben ona yazıyordum. Aradan 20 gün gibi bir süre geçti. Sonralardan dayanamayıp ben de yazdım, yazımda da[B] "her şey eskisi gibi olmuyor değil mi?" [/B]diye yazmıştım. O da benim bu davranışıma çok bozulduğunu, diğer kızdan vs. ne farkım var diye sitem etmişti. Aslında haksız da diyemem, bu yaptığım davranış yanlıştı.

Burada aranı iyi tutsaydın belki beraber olabilirdiniz, alttan almayın demişsin ama burada alttan alsaydın beraber olma ihtimaliniz yüksekmiş.

Sevgili bile olsaydınız birkaç ay-yıl sonra ayrılacaktınız, gençlik aşkları ne yaparsanız yapın ömrünüzün sonuna kadar gitmiyor, burada vaktim boşa gitti diye üzülmüşsün fakat bütün ilişkiler bir süre sonra bitiyor/eskisi gibi olmuyor. O zamana gidip sana bu kızı bırakmanı söyleseydim bile bir şey değişmezdi çünkü kendimiz deneyim etmeden asla gerçekleşmeyecekmiş gibi düşünüyoruz. Sen bunu deneyim ettin ve sonucu seni tatmin etmedi, tatmin olacağın başka bir ilişki aramaya bakman lazım. Ayrıca hayatında kız yüzü görmemiş bir sürü kişi var bu forumda; onlara soracak olursan, senin yaşadığın durumu deneyimleyebilmek için bu kadar üzülmeyi göze alırlardı, eh tabi deneyimin sonunda pişman olurlardı bu kadar uğraştıklarına fakat deneyimlemeseydi hep içinde kalacaktı ve deneyimlemediği için pişman olacaktı. Birinin pişmanlığı bir diğerinin hayali oluyor.

Eski sevgilimi düşününce içim acımıyor değil fakat iyi veya kötü bir hayat paylaşıyorsun ve ilişkinin sonunu bilmeden hep güzel olacakmış gibi hayal ediyorsun, sonuna geldiğinde de üzülüyoruz. Mutlu olanlar kendilerini güzel kandırıyorlar fakat bu yüzden onları da suçlayamam çünkü kendimizi kandırıp önümüze bakmadığımız sürece yaşamak eziyet olur. Her yeni duygusal ilişki de masumiyetimizi daha da kaybedip iki yüzlü insanlar oluyoruz, halbuki daha önceki sevgilimize "sensiz yaşayamam" tarzı sevgi sözcükleri kullanmıştık, şimdi baktığın zaman aynısını farklı insanlara da söylediğimiz taktirde samimiyetsiz ve ikiyüzlü oluyoruz. Yaşayıp farklı ilişkiler kurabilmek için maskeler takıyoruz, eğer o maskeyi takmazsak kendimizi kötü hissederiz.

Maskeleri çıkarmaya yetecek cesaretimiz var mı?
 

XEfe.Bey

Hectopat
Katılım
16 Nisan 2021
Mesajlar
5.160
Makaleler
2
Çözümler
2
Sonuna kadar okudum, insan 17-18 yaşında pek sağlıklı düşünemiyor. O sizi engelleyip engeli kaldırıp laf atıp tekrar engelleyen kız büyük ihtimal hayatı boyunca çok ezilmiş bunun sonucunda sizi daha sessiz görüp eziklik psikolejisini size yansıtmış. İnsanları çok fazla altan almak ve kusurlarını örtmek iyi değildir, sonrasında tepenize çıkıyorlar. Evet gerektiği yerde altan alalım ama her zaman değil.
 
KS
KS
333365

333365

Terapat
Katılım
11 Mayıs 2020
Mesajlar
21.671
Makaleler
51
Çözümler
211
Yer
KKTC
Kanka bir de özet yapar mısın? Sana zahmet.
Yazması 40 dakika falan aldı. Zahmet olmazsa lütfen okuyun.
anınız hikaye tabanlı oyuna dönse harbiden çok zor karar vermeli
Ben de karar verememiştim.
Sizin de eminim şimdiki aklınız olsa bu kadar kafaya takmazdınız, ergenlikte normal böyle şeyler.
Kesinlikle. Şimdiki aklım olsa uğraşmazdım bile.

Sevgili bile olsaydınız birkaç ay-yıl sonra ayrılacaktınız,
Aslında ara sıra kavga ettiğim birisi vardı. Aramız çok iyiydi, çocukluk sevgimdi. Ancak 5 sene kadar oluyor, kendisini kaybettim. Vefat etti.

Yani kızın doğum gününü kutlasaydın
Kutlamadığım için pişmanım ancak farklı bir zaman da belki farklı sebepten küsecekti. Bunu da bilemeyiz.
 
Yukarı