Hırsızlar Cenneti - Fantastik Kurgu - 5. Bölüm

Penetrator God

Hectopat
Katılım
12 Aralık 2019
Mesajlar
5.929
Makaleler
5
Çözümler
13



1629725775808-png.1146292


TARİH 1 Haziran 4. ÇAĞ 203..

"Hanımım yardımcı olabilir miyim?" diye sordum. "Üzeri 25 adet sıradaşı mücevher ile kaplı Barenziah'ın Tacı'nı alsak çok iyi olurdu. Bu eserin hırsızlara şans getirdiğine inanılıyor." dedi sonra ekledi.

"Ayrıca Karamuhafız zırh setini de bulman gerekiyor. Son olarak birkaç gün önce kişisel depomdan öylece yürüyüp giden bazı maddi ve manevi değeri yüksek eşyalarımında o pis hırsızların ellerinden geri alınması lazım." dedi.

"Şu sizin kaybolan şeyleriniz nedir?" diye sordum. "Birkaç yıl önce eski bir tapınaktaki yasa dışı bir kazıda bulunmuştu. Altın Gemi Modeli'nin Maketi, Gösterişli İçki Boynuzu, Kıymetli Şamdan ve Falmer'in Sağ ve Sol Gözleri." dedi sonra ekledi. "Şehirde birilerinin bu eserleri karaborsaya satmaya çalıştığına dair konuşmalar duyuyoruz. Daha önce de fark etmeyeceğimizi sanarak şehirde satmayı denediler. Muhafızlara yakalandılar ve eserlere hemen el konuldu. Bizde sahipsiz bu eserleri ileride açılacak müzemizde sergilemek için koleksiyonumuza ekledik. Şimdi de tekrardan satmak için ambarımı soymuşlar! Ahmaklar! Adalete direnmek delilik!"

"Peki şu zırh parçaları ve taç hakkında ne biliyorsunuz?" diye sordum. "Tahminimce onları her zamanki gibi Hırsızlar Loncası arakladı." dedi sonra ekledi. "Beşini birden! Fakat onların arasında bir parça akıl bulmak için çok zorlanırsın. Bu işin arkasında Brynjolf olmalı. Onunla konuş ve neler biliyormuş öğren."

"Hadi biraz da ücretten bahsedelim." dedim. "Bir zamanlar... Sanırım 20 yıl kadar önce, Coras adında bir adam tanımıştım. Sana çok benziyordu... Yatakta en az senin kadar iyiydi. Ancak onunda aklında hep septim ve karanlık yerler vardı. Sonra bir gün Coras'ın öldürüldüğünü duydum. Umarım hayattaki yüce amacını çok geç olmadan bulursun." dedi.

"Riften'deki hiçbir şey bedava değil. Özellikle de ben, Mevkibeyim." dedim. "İstediğin gibi olsun. Eğer yardım edersen ödülünü seçebilirsin." dedi. "hiç endişelenmeyin leydim. Sizin için onları bulup geri getireceğim." dedim.

"[email protected]ş@klı adamsın, bunu sevdim. Gerçi geçen gördümde. Ama etrafımız yoldan çıkmış ayaktakımı ile kaynıyorken bu iş kolay olmayacaktır. " dedi sonra ekledi. "Sadece biz değil başkaları da bunların peşinde. O yüzden arkanı kolla ve kendine dikkat et. O kahrolası çete onları sana öylece teslim etmeyecektir!"

Mevkibeyi Laila Yasakoyucu benden Hırsızlar Loncası tarafından çalınmış Barenziah'ın Tacı, Karamuhafız zırh takımı, Altın Gemi Modeli'nin Maketi, Gösterişli İçki Boynuzu, Kıymetli Şamdan ve Falmer'in Sağ ve Sol Gözleri adlı eserleri bulmamı istedi.

"Hey." dedim. "Bekle... Evlat burası değil." dedi etrafını kolaçan ederek. "Ha?" dedim. "Burada konuşursak Laila'nın köpekleri bizi dinler. Her şeyi bilmeleri gerekmiyor." dedi sonra ekledi. "Hadi başka bir yere gidelim."

"Mevkibeyi'yle bir problemin mi var?" diye sordum. "Pekala, dur bir bakalım... Nereden başlayalım acaba? Bütün o tapınakları kazdıktan sonra ve ardından ortaya ganimetler çıktığında düşündük ki "Yaşasın, Alacakaranlığın Kızı ve Karanlığın İmparatoriçesi Nocturnal sonunda yüzümüze güldü." dedik." dedi ve ekledi. "Sonra Laila Riften'e geldi, kasabamızı elimizden aldı ve bütün hazinemizi kendilerine ait olduğunu iddia etmeye başladı! Sen olsan ne hissedersin?"

"Ama Mevkibeyi ile özel bir problemin mi var?" diye sordum. "Şu ana kadar birçok başbelası insan tanıdım ama İçlerinde açık ara en beteri o! Benim çaldığımı söylüyor. Hatta üzerimi bile arattı, ama hiçbir şey bulamadı. Bu büyük bir ayıp. Hem de çok büyük!" dedi.

"İş arıyorum." dedim. "Limandaki kasaları taşıyabilirsin, ama bunun için Şef ile görüşmen gerek. Ama pek de hamallık yapacak bir adama benzemiyorsun." dedi. "Neye benziyorum peki?" diye sordum. "Büyük kazançlar uğruna seve seve büyük riskler alabilecek birine." dedi. "Yani, sence mal çalmak "büyük bir ayıp" değil mi?" diye sordum. "Mevkibeyinden almak çalmak değildir. Bu bizim görevimiz." dedi sonra ekledi.

"Şehir ambarından eşya özgürleştirmeleri için bir iki elemana para ödüyordum. Mevkibeyinin tamamının üzerine konmasına izin verirsem ilahların laneti üzerime olsun. Ama o elemanların ödenmesi gereken kabarık hesapları var, çok fazla kızla yatmışlar. Açgözlü olmaya başladılar! Ve ben de buna izin vermem!"

"Tam olarak nasıl kontrolünden çıktılar?" diye sordum. "Antik hırsızın harabesinde bulunmuş olan beş kadim Karamuhafız zırh plakalarını ve Hırsızların işlerinin düzgün gitmesini sağlayan Barenziah'ın Tacı'nı Loncadaki işlerin son zamanlarda çok ters gitmesinin sonucunda benim dalgınlığımdan yararlanarak Kırık Testi'den yürütmüşler." dedi.

"Bu zırh kullanılabilir mi?" diye sordum. "Kendi zırhını geliştirmek için mi diyorsun?" dedi. "Evet. " dedim. "Onlar kullanışlı olmaktan ziyade törensel. Senin işine yaramaz." dedi sonra ekledi. " Ama yine de Hırsızlar Loncası için çok değerliler. Her Lonca Üstadının sahip olması gereken eserlerden biri. Yani benim."

"Hangi elemanlar sorun çıkarıyorlar." diye sordum. "Bassianus Axius var limanda gündelik işçi olarak çalışıyor." dedi. "Başka kim?" diye sordum. "Edda ve Snilf. İkisinin de düzgün bir işi yok, o yüzden dilencilik yapıyorlar." dedi sonra ekledi. "Günün çoğunda onları şehirdeki tavernada Arı ve Kanca'da bulmak mümkün."

"Onlarla olan sorununu çözersem karşılığında ben ne alacağım?" diye sordum. "Teklifim Karamuhafız zırhı için ancak 4 plakanında eksiksiz getirdiğini varsayarsak, 250 altın sikke... Barenziah'ın Tacı için ise de 250 veririm. Hepsi toplamda 500 eder." dedi sonra devam etti.

"500 iyi bir fiyattır, başka hiçbir yerde bu kadar fazla parayı bu denli hızlı ve kolay kazanamazsın!" "1000 septim istiyorum." dedim. "Ben de Nocturnal'ın benimle birlikte sıcak yağ dolu bir kuvette yuvarlanmasını istiyorum. Ama bunun olma ihtimali yok!" dedi.

"Senin elamanların eserleri karaborsada bu fiyatın iki katına satışa çıkardığını duydum, bu da 2000 yapıyor. Ben 1000 alırım. Hem ben kazanırım hem de bu yolla sen de karlı çıkarsın." dedim. "Hmm... Ne yazık ki doğru söylüyorsun. Tamam 1000 septim vereceğim." dedi sonra ekledi.

"Ama sadece o açgözlü [email protected] ileride yapacağımız anlaşmalara sadık kalacaklarını garantilersen." "Mevkibeyi de zırh ile tacı istiyor." dedim. "İstiyor olduğuna eminim. Ama o sana benim vereceğim kadar iyi para vermeyecektir. O yüzden unut onu ve bana o eserleri getir." dedi.

"Ne yapılmasını istiyorsun? Meseleyi hangi şekilde halledeyim?" diye sordum. "Sen ne şekilde istersen! Ben insanlara ikinci bir şans tanımam."dedi sonra ekledi. "Bana ilk ve son kez kazık attılar. Ne uygun görüyorsan yap, sadece bana o zırh ve tacı geri getir! Ve onların muhafızların eline geçmesine izin verme." "Merak etme geri getireceğim." dedim. "İşte ruh budur! Daha fazla sorun olursa ben buralardayım."

Brynjolf Karamuhafız zırhı plakalarını ve Barenziah'ın Tacını geri getirilmesini istiyor. Eserlerin hanın oralarda takılan hamal Bassianus ile iki dilenci Edda ile Snilf tarafından çalındığını söylüyor.

"Mevkibeyim, Brynjolf'un da zırh ile tacı aradığını öğrendim." dedim. "Gerçekten mi? Pekala, pençelerini o eserlerden uzak tutmasını sağla. Onlar Riften'in malı! Ve öyle de kalacak!" dedi.

"Elinde bazı eserler olduğunu duydum." dedim. "Seni Brynjolf gönderdi, değil mi?" dedi sonra ekledi. "Bak... O [email protected]ç@n pis işlerini yaparak ceplerini doldurmaktan bıktım usandım. Ben ücretimi istiyorum. Münasip bir ödeme. Yoksa ikiniz de defolup gidebilirsiniz. 500 septim işimi görecektir."

"Seni dövüp onları senden alabilirim." dedim. "Deneyebilirsin. Ama Karamuhafız zırh tabakalarını üzerimde taşımıyorum. Aptal değilim ve benim iznim olmadanda onları göremezsin!" dedi.

"Neredeler?" diye sordum." Paramı öde, öğren. Aksi taktirde onları kemiklerin çürüyünceye kadar arayabilirsin ama yine de asla bulamazsın!" dedi. "Bana bak! Nereye sakladın!" diye sordum. "Sen sağır mısın? Altın yoksa tek kelime yok!" dedi.

"Kıçına tekmeyi basıp seni denize atmadan önce bana o plakaların yerini derhal söyle!" dedim."İstediğin kadar bağırabilirsin. Onlar için para vermezsen ve beni böyle daha fazla rahatsız etmeye devam edersen Okos'a söylerim." dedi.

"Okos'un bu mesele ile ne alakası var?" diye sordum. "Okos dev gibi bir ork'tur, güçlüdür ve bana borcu var. O yüzden, parayı öde." dedi.

"Bassianus Axius'u tanıyor musun?" diye sordum. "Axius mu? Hmm... İyi bir işçidir. Kasaları güzel taşır. " dedi. "Onun hakkında başka ne biliyorsun? Para borcun falan mı var?" diye sordum. "Altın benim ilgimi çekmez. Ama insanlar ve elfler ister, bu yüzden Okos karnını doyurmak için altın bulmak zorunda kalır." dedi.

"İşte, bir parça kızarmış geyik eti. Al bakalım." dedim. "teşekkür ederim, nöbet tutmak acıktıran bir iş." dedi. "Bassianus'un bir zulasının olup olmadığını biliyor musun?" diye sordum. "Helga'nın Misafirhanesinde küçük bir odası var, merdivenlerden yukarıda. Kapısı her zaman açıktır."

"Teşekkürler dev adam. Afiyet olsun." dedim. "Okos'un karnı yine aç." dedi. "Hala mı?" diye sordum. "Odanın yerini biliyorum." dedim. Bu bilgi bir işine yaramaz. Sandığı açacak anahtara sahip değilsin!" dedi.

"Anahtar nerede?" diye sordum. "Bunu sürekli tekrarlamamız mı gerekiyor? Ücretimi biliyorsun." dedi. "Anahtar muhtemelen üstündedir, öyle değil mi?" diye sordum. "Olabilir ama bana dokunamazsın. Okos'u çağırırım hemen ve o da senin kafanı kırar." dedi.

"Pek sanmıyorum." dedim. "Ne demek istiyorsun?" dedi. "Okos ile artık iyi arkadaşız." dedim sonra ekledim. "Şimdi bunu ya zor yolla yaparız ki bu da dayak yiyeceğin demek oluyor. Ya da bana o zırh parçalarını teslim edersin ve ardından burnun bile kanamadan limandaki işlerine kaldığın yerden devam edersin." dedim. "Seni gidi sefil haydut!" dedi. "Çalınmış bir şeyi almak hırsızlık değildir." dedim.

"Beni Brynjolf gönderdi." dedim. "Gerçekten mi? Sana altınımı verdi mi bari?" dedi sonra ekledi. "1000 sikke vererek zırh plakalarını ve tacı alabilirsin." "Şaka mı yapıyorsun? 1000 altınım olsa Brynjolf ile ne işim olurdu." dedim. "İşler bu şekilde yürüyor. Ona yardım mı ediyorsun?" dedi sonra ekledi. "İzin ver sana bunu nasıl yapacağımızı anlatayım. Paramı ödersin ve eserleri alırsın ya da babayı alırsın. Seçim senin."

"Canın kavga etmek istiyorsa, çekinme buyur." dedim. "Senin gibi başkaları da onları elimden almayı denedi. Ancak hiçbiri kavganın sonunu görecek kadar ayakta kalamadı." dedi sonra ekledi. "Tamam o zaman seni @[email protected]@[email protected] cocuğu! Gel de al bakalım!"

"Umarım Brynjolf seni kalbinin tam ortasından bıçaklar!" dedi.

"Beni Brynjolf gönderdi." dedim. "Şu cins herif!" dedi. "Onunla yaptığın anlaşmaya uymadığını söylüyor." dedim. "Ve Snilf de diyor ki hepimiz payımıza düşen altını istiyorsak her önümüze geleni kabul etmemeliymişiz." dedi sonra ekledi. "Yani zırh için 500 septim istiyorum."

"Bu çok fazla!" dedim. "Hayır, hayır, hayır. Snilf fiyata sadık kalmamızı söyledi." dedi. "Zırhı elinden zorlada alabilirim." dedim. "Bu neye varır ki? Şehrin ortasında dilenci ve yaşlı bir kadını dövdüğünle kalacaksın." dedi sonra ekledi. "Beni hırpalarken milletin öylece izleyici olarak mı kalacağını sanıyorsun? Zindana tıkılmak istemiyorsan başka bir çözüm yolu bul derim." dedi.

"Snilf'in zırhı ve tacı bende." dedim. "Pekela. Bana 100 altın ver ve bu konuyu burada noktalayalım." dedi. "Ah... Yaşlı ve kadın olduğuna dua et. Paranı vereceğim ama bundan sonra hırsızlık yapmaman şartıyla." dedim. "Evet. En azından sakin bir hayat için. Al o halde." dedi.

"Mevkibeyim... Karamuhafız zırhını ve Barenziah'ın Tacı'nı ele geçirdim." dedim sonra ekledim. "Brynjolf da onların peşindeydi. Ama o şanssızdı." "İyi iş çıkardın. Keşke zihninde biraz daha fazla inanç ve biraz daha az kazanç olsaydı." dedi sonra ekledi.

"Ama işimiz daha bitmedi. Brynjolf'tan temelli kurtulmamız lazım. Kasabayı terk etmesi için ikna edecek olan kişi de sensin." "Bir ödüle ne dersiniz?" dedim. "Beyninde bunun olabileceğini düşünmüştüm. Ama hak ettin orası kesin. Seç bakalım." dedi sonra ekledi. "1000 septim mi alıyorsun? Yoksa beni mi?"

"Hanımım başka bir zaman olsa kesinlikle sizi tercih ederdim. Ancak şu anda biraz paraya ihtiyacım var. Üzülerek altınları seçiyorum." dedim. "Pekala." dedi. "Brynjolf ile konuşacağım." dedim. "Güzel. Seçtiği yolun yanlışlığını görmesini sağlayacağına eminim. Ama onu yandaşları kadar kolay buradan atabileceğimize pek emin değilim." "Hallolmuş bilin." dedim.

Mevkibeyi Laila Yasakoyucu Brynjolf'un Riften'den dışarı sürülmesini istiyor.

"Zırh ile tacı Mevkibeyine verdim." dedim. "Beni sattın, seni namussuz..." dedi sonra ekledi. "Çek silahını. İçimizden biri kan gölünün içinde yatana kadar bu iş bitmiş olmayacak!"

"Brynjolf öldürdüm." dedim. "Mezarından bize daha fazla sorun yaratmayacaktır." dedi sonra ekledi. "Keşke bu insanlar hayatta kalabilmek için birlikte çalışmamız gerektiğini görebilselerdi. Bunu yapmak zorunda kalman kötü olmuş, ama bu kurtuluşumuz için gerekliydi ve senin iyi bir iş çıkarmış olduğun gerçeğini de değiştirmiyor."

"Eğer ilgileniyorsan artık Riften'de ev sahibi olabilirsin. Karar verdiğin zaman Kahyamla konuş." dedi. "Bu çok iyi oldu hanın rahatsız odalarından kurtulduğuma sevineceğim." dedim ve ekledim. " Leydim şu sizin çalınan eserlerinizinde yakın zamanda peşine düşeceğim. Bugün gerçekten çok yoruldum dinlenmeliyim." "Tabi ki kendini yıpratma. Acele işe Deadra karışır." dedi.
 

Yeni konular

Yukarı