Kısa Öykü - Son

'Eğitim' bölümünde Recep Baltaş tarafından 15 Ocak 2011 tarihinde başlatılan konu.

  1. Recep Baltaş

    Recep Baltaş Technopat Yönetici

    Katılım:
    14 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    51.928
    Beğenileri:
    42.551
    Yer:
    İstanbul
    Sabah olmak üzereydi. Güneşin ilk ışıklarıyla birlikte hayatının da aydınlanması için kaç kere yalvarmıştı Tanrıya. Karısı o çok sevdiği ama hayat mücadelesi içindeki koşuşturmalar yüzünden bir türlü ona hissettiremediği biricik hayat arkadaşı karşısında öylece yatıp ölümü bekliyordu. Çaresizdi, ne yapacağını bilmiyor, kafasını bir türlü toplayamıyordu. Hayatı boyunca yaşadığı geçim sıkıntısından dolayı hiçbir şeyden zevk alamayan, pek çok kişi tarafından büyük mutluluk sayılabilecek şeylerden bile etkilenmeyen o adam sevgilisinin gözünü kırpması ya da parmağını ufak bir kıpırdatması halinde dünyanın en muştu adamı olacaktı beklide. Güneş kendini gösterdiğinde balkona çıkıp bir sigara yaktı, sigaradan çektiği her nefeste hayatının da sigara gibi bitmekte olduğunu hissediyordu. Bu yüzden beklide farkında olmadan sigarasını olabildiğince uzun sürede içmeye çalıştı. Ama rüzgâr tüm çabalarını boşa çıkarıyordu tıpkı kader gibi. Tekrar içeri döndüğünde karısının yüzüne uzun uzun baktı. Karısı melek gibi uyuyordu. Ölüm döşeğinde bile ne kadar güzel olduğunu düşündü. Sonra yaşadıkları bu kiralık evi tuttuklarında karısın nasıl da mutlu olduğunu düşündü. Şimdi ölüm sessizliğindeki odalarda bir oraya bir buraya çocuklar gibi koşturduğunu hatırladı. Gözünden bir damla yaş aktı. Bu tek damla duyguları nasırlaşmış bir adamın tekrar hissedebileceğini gösteriyordu. Karısı öyle hareketsiz yatıyordu ki bir an şüphelendi. Nabzı atmıyordu sanki ama bunu kabul etmedi, edemiyordu emin olmalıydı. Eşinin sağlığında güzelliğine güzellik katması için kullandığı aynayı eline aldı. Aynayı eşinin burnuna koyup buğulandığını görünce o mutlu olmayan adam mutluluğundan çocuklar gibi ağlamaya başladı. Durduramıyordu kendini. Yıllarca ket vurduğu duygularını saklamıyordu artık. Elini tuttu, durmaksızın öptü. Başını yasladığı elde yorgunluktan uykuya daldı. Rüyasında eşini tıpkı periler gibi beyaz bir elbise içinde gördü. Hiç olmadığı kadar güzeldi. Kendine geldiğinde tuttuğu el kıpırdadı. Eşi kocasının elini sımsıkı sıktı. Sonra adamın eli uçsuz bucaksız bir boşluğa düştü. Adam bir şey düşünemez oldu. Kısa bir duraksamanın ardından kalktı, karısını öptü, odadan çıkıp yan odaya geçti. Arkasından tek bir el silah sesi duyuldu.
     

Sayfayı Paylaş