Madenci sorunsalı

KS
KS
Andar Han

Andar Han

Decapat
Katılım
17 Aralık 2019
Mesajlar
3.747
Makaleler
1
Çözümler
23
Anlam bilimi dilbilimsel olarak da ele alınabiliyor, felsefi olarak da. Ancak bana göre bu konudaki kavramlar felsefeye dahil olacak cinsten değil.

Tarihsel anlam problemlerine göre hehangi bir algı üzerine düşünmek, her daim felsefenin alanındadır ve "bana göre" ayrımı çok da felsefi bir yaklaşım değildir. Bu minvalde; çağın, kavramları anlamsızlaştırması üzerine düşünsel faaliyetler de felsefidir.

Bilgisayarın içinden çıkan şeyler. Ayrı bir çaba gerektirmiyor.

Ya hu o kazma işlemini yapan programı yazmak emeksiz mi oluyor? Gökten mi iniyor o program her bilgisayara?
 
Son düzenleme:

Emre İpek

Centipat
Katılım
31 Ekim 2020
Mesajlar
733
Çözümler
1
Yer
İstanbul - Kadıköy
Anlam bilimi dilbilimsel olarak da ele alınabiliyor, felsefi olarak da. Ancak bana göre bu konudaki kavramlar felsefeye dahil olacak cinsten değil.

Küresel kapitalist çarkın nasıl işlediği, sermaye ve emek sömürüsü bal gibi de felsefi açıdan ele alınabilir ki konu sahibi de üslubunca dile getirmiş. Üstü örtük bir kapitalist eleştiri söz konusu.
Cevapsa hayır, ikisini de aynı sıfatla niteleyemezsin.
 

ItsAllGoodman

Megapat
Katılım
18 Ağustos 2020
Mesajlar
10.874
Makaleler
3
Çözümler
56
Evet güzel bir yaklaşım. Programı yazmak 4-5 dakikalık uğraş, ama onu çalışır hale getirmek daha fazla herhalde. Stabil bir mantığınız olduğu vakit tartışmaya devam edersek, daha faydalı olur gibi.
Tamam. Madem o kadar ayrıntıya iniyoruz. Kazmanın yapıldığı demir başlığı işleyen makineyi yapan mühendisi eğiten okulun elektriğini sağlayan barajın...
 
KS
KS
Andar Han

Andar Han

Decapat
Katılım
17 Aralık 2019
Mesajlar
3.747
Makaleler
1
Çözümler
23
Tamam. Madem o kadar ayrıntıya iniyoruz. Kazmanın yapıldığı demir başlığı işleyen makineyi yapan mühendisi eğiten okulun elektriğini sağlayan barajın...

Ayrıntıya indiğimiz yok, siz sadece suyu bulandırmaya çalışıyorsunuz. İşçi, bilgisayara denktir; program da kazmaya denktir. Üstü sadece sahiplikle ilişkilendirilebilir.
Bu konunun felsefe ile pek alakası oldugunu dusunmuyorum. Daha çok Turkce'nin kullanımı ile ilgili bence.

Bunu diyenin, kendine "Jan Valjean" mahlasını kadir görmesi de ayrı bir muamma. Hayat içinde, düşünceye dair; insanın elinde, manadan öte bir şey yoktur. Dil dediğiniz de anlam ile doğrudan bağlıdır. O vakit, dil hakkındaki düşünce de doğrudan anlam ile alakalıdır. Felsefe dediğiniz de zaten anlam arayışından sebeptir.
 
Son düzenleme:

Sinan Engin v1

Centipat
Katılım
18 Aralık 2020
Mesajlar
1.419
Çözümler
6
Emek denkliği uzerine de biraz kafa yormanız gerekir.

Ona bakılırsa aile hekimi sadece hastaların hafif teşhislerle ilgilenip bir şey yapmazken 3X maaş alıyorsa çöpçü gün boyu çalışıp X maaş alıyor. Böyle deyince kimse miningi bırakmayacak. Çoğu şey adaletli değil o madenci(meslek) de minining yapsın o zaman? Piyasa değişken ona göre çağa ayak uydursun.
 

Cruslan

Kilopat
Katılım
6 Temmuz 2018
Mesajlar
7.509
Makaleler
17
Çözümler
58
Yer
F-22 Raptor
Burada bir sorunsal yok. Tuşlu telefon da telefon, akıllı telefon da telefon. Halbuki akıllı telefonun bilgisayardan hiçbir farkı olmamasına rağmen telefon diyoruz. Kalıplaşmış sözlerdir, zamanla kullanıldıkça oturmuştur.
 
KS
KS
Andar Han

Andar Han

Decapat
Katılım
17 Aralık 2019
Mesajlar
3.747
Makaleler
1
Çözümler
23
Konunun hepsini okumadım. İstediğini de. TDK açıklık getirene kadar biz ölmüş oluruz muhtemelen.


Konu kelimenin İngilizce kökenli olduğu zaten bariz. "Mining" ya da "miner" olarak dilde etkisi de mevcut lakin İngilizce sözlükte karşılık bulmuş olması herhangi bir cevap barındırmıyor.

Ona bakılırsa aile hekimi sadece hastaların hafif teşhislerle ilgilenip bir şey yapmazken 3X maaş alıyorsa çöpçü gün boyu çalışıp X maaş alıyor. Böyle deyince kimse miningi bırakmayacak. Çoğu şey adaletli değil o madenci(meslek) de minining yapsın o zaman? Piyasa değişken ona göre çağa ayak uydursun.

Verdiğiniz örneğin konu ile ya da konunun adalet ile ilgisi yok. Yaptıkları iş, eğitim için harcadıkları çaba sonucu bir şekilde biri "doktor" bir diğeri ise "çöpçü" olmuş. Eğitime ulaşım, ikisi için de hemen hemen eşit mesafede olması sebebiyle ortada maddiyat üzerine kurulu bir öne geçmeden bahsedilemez. Ayrıca konu, kimsenin bir şeyi bırakması ya da bırakmaması üzerine değil, sadece yapılanın isminin belirlenmesi.

Burada bir sorunsal yok. Tuşlu telefon da telefon, akıllı telefon da telefon. Halbuki akıllı telefonun bilgisayardan hiçbir farkı olmamasına rağmen telefon diyoruz. Kalıplaşmış sözlerdir, zamanla kullanıldıkça oturmuştur.

İkisi de telefon, yani uzakta olan iki kişi arasında sesli olarak iletişim sağlama görevini yerine getirme üzerine işlev gören cihazlar. Ayrıca biri "telefon" diğeri ise yaptığı yan işler sebebi ile "akıllı" sıfatını almış bir telefon ve verdiğiniz örneğin konu ile pek bir ilgisi yok. Ortada, yapılan iş açısından bariz farklar olan iki farklı eylemin, sadece ekonomik getiri tarafından bakılarak aynı isimle anılması gibi bir durum mevcut.
 
Son düzenleme:
Yukarı