4K UHD Ne Demektir?

In Makale, Pratik by Mehmet Melik ArslanLeave a Comment

Sony 4K TV2

Son zamanlarda televizyonlar çözünürlük konusunda çağ atlamış durumda. Peki bu sürekli duyduğumuz 4K veya UHD ne demektir? İhtiyacımız var mı?

Teknoloji pazarında birçok televizyon türü bulunuyor. 3D TV, LED LCD, OLED, Plazma, 120 Hz ve benzeri… Bunlar yeterince kafa karıştırıcı değilmiş gibi, son zamanlarda bir de 4K terimini, reklam ismini söyleyecek olursak UHD yani Ultra Yüksek Çözünürlük terimini çok duymaya başladık. Peki bu 4K ya da bir diğer deyişle UHD nedir? İhtiyaç var mı?

UHD televizyonlarda HDTV’lerden çok daha fazla piksel bulunuyor. Bunların yanında daha gerçekçi renk paleti ve daha akıcı görüntü sunan UHD TV’lerden CES 2014’te çok fazla vardı. Aslında UHD teknolojisi 15 ay önce tanıtıldı ve pazara sürüldü. Ancak alıcı çıkmadı, çünkü bu kadar yüksek çözünürlükte çok fazla içerik yoktu. Yalnızca birkaç YouTube videosu, özel medya oynatıcılar bulunuyordu. Onlar da yalnızca görüntünün akıcılığını gösterebilmek içindi.

Televizyondaki teknolojinin 1080p’den 4K’ya geçmesi gerçekten hayranlık uyandırıcı. Görünüşe göre bu yıl içerisinde 4K TVler son teknoloji 1080p TV’lerin yerine konacak, teknoloji marketlerinde de en iyi performans ürünü olarak sergilenecek.

“4K” ile “UHD” arasında bir farklılık var mı?

2012 yılının Ağustos ayında Tüketici Elektronikleri Derneği, Ultra Yüksek Çözünürlük anlamına gelen, kısaltması UHD olan terimi tanıttı. Bu terimin hak edilebilmesi içinse cihazın 3840×2160 pikselden aşağı olmaması gerekiyor. Bu terimin ortaya çıkarılmasındaki amaç ise 4K terimini ortadan kaldırmaktı. Ancak bahsi geçen derneğin çıkardığı terim,  bir gün bile dayanamadı. Sony, gün içerisinde teknolojisini “4K Ultra Yüksek Çözünürlük” şeklinde isimlendirdiği bir TV’yi tanıtınca, bütün diğer firmalar da Sony’nin izinden gitmeye başladılar.

Uzun lafın kısası ikisi de aynı yola çıkıyor. İster 4K deyin, isterseniz UHD. Bana göre 4K demek daha kolay. Üstelik arama sonuçlarına bakıldığında bu fikre Google da katılıyor.

Kurt kocadı, yerini 4K’ya bıraktı

Pazardaki hareketlerden de anlaşıldığına göre 4K televizyonlar 1080p televizyonların yerini yavaş yavaş alacak. 4K’nın gelişiyle birlikte evde kullanılan televizyonlardaki çözünürlük tanımları şöyle sıralanmaya başladı: standart çözünürlük (480p/540p), yüksek çözünürlük (720p), tam yüksek çözünürlük (1080i/p) ve ultra yüksek çözünürlük (2160p).

Japonya'dan 4K teknolojisi için yeni bir adım.

Ev içerisinde bu teknolojinin kullanımına baktığımızda 4K/UHD olan bir TV’nin en az 3840*2160 piksel olması gerekiyor. Bu da iki tane 1080p ekranın çözünürlüğü ve boyutunun birleşimine eşdeğer. Eskiden bu çözünürlük “Quad HD” olarak bilinirdi.

Bir diğer çözünürlük ise 4Kx2K, bu da 4096*2160 piksel demek. Bu çözünürlük bazı projeksiyon cihazlarında ve çoğu profesyonel kamerada kullanılıyor. Yine 4K çatısı altında değerlendiriliyor, zira 2160p.

4K bizim için yeni bir teknoloji, bunun yanında 4K’nın atası HD (yüksek çözünürlük) ise yaklaşık 10 yıldır bizimle birlikte. Söz konusu format, Blu-ray filmlerde ve HD yayınlarda kullanılıyor. HD’nin üç farklı sürümü bulunuyor. full yüksek çözünürlük 1080p (progressive-işlemeli), 1080i (interlaced – geçmeli) ve 720p (ayrıca kısaca HD olarak bilinir.

HD’nin uzun zamandır bizimle birlikte olmasına ve 4K’nın da yavaş yavaş yaygınlaşmasına rağmen çoğu TV programı, tüm DVD’ler ve internetteki çoğu video 480p olarak da bilinen standart çözünürlükteler. Standart çözünürlük, hayatımıza NTSC TV ile girdi.

Dijital sinema ve 4K’nın başlangıcı

George Lucas, 90’lı yılların sonlarında Star Wars filmlerinin yapımını sürdürürken, bütçeyi kısmanın yollarını da arıyordu. Klasik çözümler yerine dijital formatları kullanmak sektörüpn bütçesine büyük bir katkıda bulunabilirdi. Zira film stokları çok pahalıydı ve bunların ulaştırma bedelleri de bir hayli tutuyordu. Sinemaların filmlerin dijital sürümlerini internetten indirip dijital projeksiyon cihazında göstermeleri, büyük bir tasarruf anlamına geliyordu.

“The Phantom Menace”ın bir kısmını HD olarak çeken Lucas, sonrasında “Attack of the Clones”u tamamen dijital 1080p olarak çekti. Bu durum, ileride Blu-ray’in çıkmasını tetikleyen etkenlerden biriydi ancak, sinemalardaki ekranların çok büyük olması, 1080p’nin yetersiz olduğunu gösteriyordu. Özellikle ön sıralarda oturanlar görüntülerde yırtılma ve piksel kaymaları görebiliyorlar.

Sinema endüstrisinin önlerde oturanlar için de bir çözüm üretmesi gerekiyordu. Çözünürlüğün, 1080p’den daha fazla olması gerektiğine karar verildi. The Digital Cinema Initiatives (DCI), 2002’de bu kararı verdi ve daha sonrasında öncesinde 2K, 2005’ten sonra da 4K meydana çıktı.

Sinema dünyasındaki ilk yüksek profilli 4K film ise 2007’de yayımlanan “Blade Runner: The Final Cut” oldu. Ancak maalesef o zamanlarda sadece çok az sayıda sinema salonu 4K oynatabiliyordu. Çoğu kişi bu ilk 4K yapıtı tam çözünürlüğünde izleyemedi.

Avatar filmiyle 3D ayrı bir önem kazanmıştı.

Avatar filmiyle 3D ayrı bir önem kazanmıştı.

3D sayesinde 4K yaygınlaştı

James Cameron’ın Avatar filmi sağ olsun, sinemalar sırf bu filmi oynatabilmek için 4K Sony projektör almaya başladılar. Zira bu filmi göstermek, her projektörün harcı değildi. Film hem 4K, hem de üç boyutluydu. Bu da sinema salonlarının çoğunun yenilenmesini sağladı. Şimdilerde 3D popülaritesini yitirdi, ancak 4K filmler uzun bir süre daha burada olacak.

Sinema endüstrisi, kendisini 3B’den hızlıca uzaklaştırabildi ve hatalarından ders aldı. 4K ile 3B’nin bitr tutulması gerekse de, 3D görüntünün 4K ekranda çok daha iyi olduğu aşikar. Çünkü her göze 1080p görüntü verilebiliyor, bu da diğer pasif TV’lere göre daha iyi bir TV keyfi sunuyor ve gözü yormuyor.

Sinemadan evlere

4K çözünürlük, ekranın büyük olduğu yerlerde, yani sinemalarda harika, ancak eve girdiğinde ekran küçüldüğünde yararlarının gözle görülmesi daha da zorlaşıyor. Kısaca değinmek gerekirse, 55 inç ve üzeri bir ekranınız olmadığı sürece 4K TV almanız gereksiz.

Evdeki 4K içerikler

2012’nin Temmuz ayında, film yapımcısı Tom Lowe tarafından Timescapes filmi, ilk tamamı 4K olan film olarak piyasaya sürüldü, ancak bu tabii ki son olmayacak. CES 2014’te Samsung, Amazon, Sony, Netflix gibi büyük firmalar 4K hakkındaki planlarını açıkladılar. YouTube da 2010’da 4K kanalını tanıttı ve sitede az sayıda 4K içerik bulunuyor.

Şu anda piyasada 4K’yı destekleyen bir kablo yayın bulunmuyor. Ancak endüstri, 4K çözünürlükte yayın yapabilecek bir çözüm arayışı içerisinde. HEVC ya da H.265 olarak bilinen codec, üreticiler ve yayıncı şirketler tarafından sıkıştırılmış 4K içeriğin ekonomik bir şekilde aktarılmasını sağlayabilecek bir yol olarak görünüyor. Bu sırada yeni bir sıkıştırma yöntemi, yeni bir alıcı kutusu demek oluyor. Ancak CES 2014’te firmlar, TV’lerinin HEVC formatını çözebilecek şekilde üretildiklerini söylediler. Yani ayrıca bir kutuya daha gerek kalmayacak gibi görünüyor.

CES 2014’te Sony, Dünya Kupası maçlarını 4K çözünürlükte çekeceklerini açıkladı. Ancak bu maçlarının gösterimleri nerede ve nasıl yapılacak. sinemalar maç için salon mu ayıracak orası bilinmiyor.

Sonuç

Uzun lafın kısası, yukarıda da belirttiğimiz gibi eğer 55 inç veya üzeri bir paneliniz yoksa 4K’yı seçmeniz gereksiz görünüyor. Çünkü ev içerisinde 4K, kullanıcıya 1080p’den çok da farklı bir deneyim sunmuyor. Bunda 4K içeriklerin az olmasının da rolü var.

Sinema salonlarında, açık hava tiyatrolarında, ekanların çok büyük olduğu yerlede 4K, özellikle ön taraftaki izleyiciler için gayet kaliteli bir çözüm. Piksel yırtılmalarının ve boşlukların olmadığı bir görüntü söz konusu. Yani özetle 4K teknolojisi ev kullanıcısı için bizce henüz erken.