Çinli Milyonerler Çin’den Kaçıyor!

In Haber by Berker Güngör2 Comments

Çin’in büyüyen endüstrisi ve artan refahının beraberinde getirdiği sorunlar, zenginleşen Çin vatandaşlarının yurt dışına çıkışını tetikledi.

Çin’in yarı kapitalist bir ekonomik sisteme geçişi ve tüm dünya markalarının bu ülkede üretime yönelik yatırımlar yapmaları, hiç beklenmedik olayları da tetiklemiş gibi görünüyor. Elektronikten otomotive kadar akıla gelecek her türden endüstrinin üretimini Çin topraklarına kaydırması, ülke genelinde çok ciddi bir zenginleşmeye yol açmış bulunuyor.

Halen nüfusu 1,2 milyar civarında bulunan Çin’deki dolar milyonerlerinin sayısı da bir milyonu çoktan aşmış bulunuyor. Ancak bu milyonerlerin hayatlarını Çin’de devam ettirmeye pek niyetli olmadıkları görülüyor. Pek çok yabancı ülkenin sunduğu yatırımcı vizelerinden faydalanmak için başvuran Çinli milyonerler, ailelerini yaşam standartlarının daha yüksek olduğu ülkelere taşımak için çabalıyorlar.

Bunun en önemli sebepleri arasında Çin’in hızlı endüstrileşmesinden kaynaklanan çevre kirliliği ilk sırada yer alıyor. Hava ve su kaynaklarının inanılmaz bir hızla kirlenmesi, ülkenin pek çok bölgesinde yaşamayı hayli zorlaştırıyor. Ayrıca gıda ve içecek sektörlerinde de ardı ardına patlayan skandallar, Çin halkının gerçekte ne kadar kötü beslendiğini ortaya koyuyor. Refah seviyesi artan Çin vatandaşları doğal olarak ailelerini tüm bunlardan etkilenmeyecekleri ülkelere taşımak istiyorlar.

Bu gelişme farklı ülkeler tarafından farklı tavırlarla karşılanıyor. Amerika, Avusturalya ve İngiltere gibi ülkeler, yatırımcı vizelerinden faydalanarak oturma ya da vatandaşlık hakkı kazanmak isteyen Çinli milyonerlere karşı hayli olumlu bir yaklaşım içindeler. Ancak Kanada gibi bazı ülkeler de kısa sürede kapılarına yığılan çok sayıda Çinli göçmenden rahatsız olmuşlar. Kanada’nın sırf bu sebepten kısa bir süre önce yatırımcı vizesi programını askıya aldığı biliniyor. Ancak sonuç ne olursa olsun, Çinli milyonerlerin ailelerini nüfusu ve kirlilik seviyeleri gittikçe artan bir ülkede yaşatmak istemedikleri gerçeği de değişmiyor.