CES 2026’da sergilenen giyilebilir dış iskelet sistemleri yalnızca bir ürün ya da tekil bir marka odağının ötesine geçerek insan hareketini destekleyen yeni bir teknoloji sınıfının geldiği noktayı bizlere gösterdi.
Fuarda denenen bu sistemler ağır yük taşıma, uzun süreli yürüme, koşma, merdiven çıkma ve tekrarlayan fiziksel efor gerektiren görevlerde insan kaslarına doğrudan destek sağlayan yapılarıyla dikkat çekti.
Yapay zeka, sensör teknolojileri ve kompakt elektrik motorlarının birleşimiyle çalışan dış iskeletler, artık deneysel aşamayı geride bırakıp gerçek kullanım senaryolarına uyarlanmış durumda.
Dış iskelet sistemleri nasıl çalışıyor?
Giyilebilir dış iskeletler temel olarak bel, kalça ve bacak bölgelerine yerleştirilen motorlu destek modüllerinden oluşuyor. Bu modüller vücuda temas eden sensörler aracılığıyla kullanıcının duruşunu, adım hızını, yük dağılımını ve hareket niyetini anlık olarak analiz ediyor.
Sistem içinde yer alan yapay zeka destekli kontrol birimi, kullanıcının bir sonraki adımını ya da hareketini öngörerek motorlara komut gönderiyor ve kasların ürettiği gücü destekleyici bir kuvvet sağlıyor. Böylece kullanıcı normalde daha fazla efor gerektiren hareketleri daha az yorularak gerçekleştirebiliyor.
Askeri kullanım senaryoları bu teknolojinin en net karşılık bulduğu alanlardan. Uzun süreli intikal, ağır teçhizat taşıma, dağlık ve zorlu arazi koşullarında hareket etme gibi görevlerde dış iskeletler, askerlerin fiziksel yorgunluğunu azaltarak operasyonel sürekliliği artırıyor.

Aynı zamanda diz, bel ve kalça eklemlerine binen yükün azalması, uzun vadeli sakatlanma riskini de düşürüyor. Bu sistemler, askerin hızını artırmaktan ziyade dayanıklılığını korumaya ve performansını uzun süre sabit tutmaya odaklanıyor.
Günlük kullanım tarafında ise dış iskeletlerin yaşlı bireyler için sunduğu potansiyel dikkat çekiyor. Yürüme zorluğu yaşayan, merdiven çıkarken destek ihtiyacı duyan ya da denge problemi bulunan yaşlılar için bu sistemler, bağımsız hareket kabiliyetini geri kazandırma imkanı sunuyor.
Kaslara verilen kontrollü destek sayesinde düşme riski azalırken, günlük aktivitelerin daha güvenli ve konforlu şekilde yapılması mümkün hale geliyor. Uzun vadede bu tür çözümler, yaşlı bakımında hem bireysel yaşam kalitesini hem de sağlık sistemleri üzerindeki yükü doğrudan etkileyebilecek bir dönüşüm yaratıyor.

Endüstriyel kullanım senaryolarında da dış iskeletler giderek daha görünür hale geliyor. Depolarda, lojistik merkezlerinde, üretim hatlarında ve inşaat sahalarında çalışan personel için ağır kaldırma ve tekrarlayan hareketler ciddi bir sağlık riski oluşturuyor.
Giyilebilir dış iskeletler bu yükün bir kısmını mekanik olarak üstlenerek bel ve diz kaynaklı iş kazalarının önüne geçmeyi planlıyor. Bu yaklaşım verimliliği artırmaktan çok çalışan sağlığını korumaya ve sürdürülebilir iş gücü oluşturmaya odaklanıyor.
Spor ve outdoor aktiviteler de bu teknolojinin hızla yayılabileceği alanlar arasında yer alıyor. Uzun mesafe yürüyüşleri, dağ tırmanışları, koşu ve bisiklet gibi aktivitelerde dış iskeletler, eklemlere binen yükü azaltarak daha uzun süreli performans sunabiliyor. Özellikle ağır ekipman taşıyan doğa sporcuları, fotoğrafçılar ve arama kurtarma ekipleri için bu sistemler fiziksel sınırları genişleten bir yardımcı olacak.



