Stuxnet: Amerikan Malı!

In Haber by Berker GüngörLeave a Comment

Senelerdir İran’ın Natanz nükleer tesislerine zarar veren Stuxnet virüsünü Amerika ve İsrail’in ortaklaşa ürettiği kesinlik kazandı. Gazeteci David Sanger’in yakında piyasaya çıkacak olan Confront and Conceal: Obama’s Secret Wars and Surprising Use of American Power kitabında çok detaylı biçimde işlenen konu, projenin gerçekte George Bush döneminde başlatıldığını ortaya koyuyor.

Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) ve İsrail devletinin ortak çalışmasının bir ürünü olan Stuxnet, uzun bir çalışmanın ürünü. Virüsün vuracağı hedefleri tespit edebilmek için önden gönderilen keşif virüsleri kullanılmış ve Stuxnet bu bilgiler doğrultusunda hazırlanmış. Virüsün dış dünyadan kopuk olan Natanz tesislerine bulaşabilmesi ise, çift taraflı ajanlar ve taşınabilir USB bellekler sayesinde mümkün olmuş.

Ne var ki, virüs Amerikalıların ön görmedikleri bir davranış sergileyip internet üzerinde yayılmaya başladığında, Obama yönetiminin konuyu acilen masaya yatırdıkları da ortaya çıktı. Amerikalılara göre virüsün yayılabilmesinin sebebi, İsrailli ortaklarının kendilerine bile haber vermeden virüs üzerinde daha da fazla değişiklik yapmış olmasıydı. Ancak Obama yönetimi “Olympic Games” adı verilen projeyi durdurmak yerine, çalışmalara daha da hız verilmesini emretti.

Öte yandan, Stuxnet’i bile gölgede bırakan ve varlığı yeni ortaya çıkan Flame virüsünün kaynağıyla ilgili belirsizlik de devam ediyor. Flame, hepsi bir araya toplandığında boyutu 20 MB seviyesine ulaşan, çok sayıda bağımsız çalışabilen modülden oluşan dev bir siber-silah. Flame’in ana çalışma prensibi delicesine yayılmak ve bulaştığı her sistemdeki, her türden haberleşmeyi gözetim ve kayıt altına almak. Uzmanlar Flame’i incelemenin yıllar alabileceğini söylüyorlar.

Ancak kesin olan iki nokta var; ilki Flame’in de gerçekte en az Stuxnet kadar eski ve uzun süredir aktif olan bir virüs olduğu. Öyle ki bazıları bunun geçmişinin 7-8 sene öncesine kadar dayandığını tahmin ediyor. Virüsün ortaya çıkmadan önce en az 3 sene aktif olarak çalışmış olduğuna dair bulgular da mevcut. İkinci husus ise, Flame’in kesinlikle çok geniş kaynaklara sahip, son derece profesyonel bir ekip tarafından yazıldığına dair neredeyse hiç şüphe yok. Tüm uzmanlar Flame’in bir ya da daha fazla gizli servisin çalışmasının emeği olan bir siber-süper-silah olduğu konusunda hemfikirler. Ancak hangi gizli servislerin? Tüm şüpheler ABD ve İsrail’i işaret etse de, henüz ortaya çıkmış hiçbir kanıt yok.