Dr. Rıza Nur: Osmanlı İmparatorluğu'nun önemli bir adamı.

Dr. Rıza Nur, Osmanlı döneminde yaşamış ve Türk tarihine çok şey katmıştır. Sadece bir doktor değil, aynı zamanda bir yazar, gazeteci ve siyasetçi dedir. Dr. Rıza Nur'un hayatı, kariyeri ve önemli katkılarını ele alacağım.

Hayatı

30 Ağustos 1879 tarihinde Sinop'ta doğdu. Zor bir çocukluk geçirdi. İlköğrenimini Sinop'ta yaptıktan sonra İstanbul'a gelerek Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi'ne girdi. Sonra Tıbbiye İdadisi'ni (Tıp Lisesi) ve Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'yi (Askerî Tıp Okulu) tabip yüzbaşı olarak bitirdi. 1901 yılında Gülhane Seririyatında staj yaparken çalışkanlığı ile Alman hocaların ilgisini çekti ve orada asistan oldu. Önce Prof. Dr. Deike Paşa'nın yanında çalıştı, sonra cerrahî kısmına geçti. Prof. Dr. Wietin Paşa'nın yanında çalışarak operatör oldu. Bu arada fennî sünnet usul ve aletlerini anlatan özgün bir kitap yazdı. Önce padişaha sunulan kitap, daha sonra neşredildi ve Prof. Wieting tarafından bir kısmı Almanca'ya tercüme edildi. Hayatının ilerleyen dönemlerinde, tıbbi yetenekleri ve ilgisi onu çeşitli alanlara yönlendirecekti.


Siyasi Faaliyetleri
Dr. Rıza Nur, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu sırasında siyasi faaliyetlerde bulundu. Osmanlıda İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin bir üyesi olarak siyasete girdi ve Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu'nun hem iç hem de dış politikasında etkili oldu. Ek olarak, Kurtuluş Savaşı sırasında Atatürk'ün yanında yer aldı ve Lozan Antlaşması müzakerelerine katkıda bulundu.

Dr. Rıza Nur, hem tıbbi başarılarıyla hem de siyasi ve edebi çalışmalarıyla Türk tarihine derin bir iz bırakır. Onun yaşamı ve çalışmaları Türk tarihine ve kültürüne katkı sağlamıştır.

Siyasi Görüşleri
Rıza Nur'un siyasi görüşleri, Osmanlı Devleti'nin modernleşmesi ve ilerlemesi için yapılması gereken reformlardan oluşur. Bu reformların Avrupa'nın gelişmiş ülkeleri tarafından yürütülmesi gerektiğini düşünüyor. Bununla birlikte, bu değişikliklerin Osmanlı kültürü ve inançlarıyla uyumlu olması gerektiğini savunmaktadır.

Rıza Nur, bu reformların yetersiz kalması nedeniyle Osmanlı Devleti çöktüğünü düşünüyor. Bu nedenle, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra da bu reformların sürdürülmesi gerektiğini savundu.

Dr. Rıza Nur'un siyasi görüşleri:

Liberalizm: Rıza Nur, insan hakları ve özgürlüklerinin korunması gerektiğini savunan bir liberaldir. Bu nedenle, cumhuriyet sisteminin özgürlükleri koruması gerektiğini savunmuştur.

Muhafazakar: Rıza Nur, Osmanlı Devleti'nin kendi inanç ve geleneklerine uyması gerektiğini düşünüyor. Bu nedenle, Osmanlı geleneklerini ve değerlerini koruyan bir devlet olması gerektiğini savundu.

Milliyetçilik: Rıza Nur, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Türk milletinin egemenliği üzerine kurulmuş bir devlet olması gerektiğine inanan bir milliyetçidir. Bu nedenle, Türkiye Cumhuriyeti'nin, milli bir devlet olması gerektiğini savunmuştur.

“Beni seven kızlardan birisi de Arnavuttu. Sırf bu yüzden onu reddettim. Kanımıza başka bir ırk karışmamalı"
Bu söz, Rıza Nur'un ırkçılık görüşlerini yansıtmaktadır. Rıza Nur, Türk ırkının saflığını korumak gerektiğine inanmaktadır. Bu nedenle, Türk olmayan biriyle evlenmeyi reddetmiştir. Kısaca Bu cümlesinden Milliyetçilik ve Irkçılık düşünceleri içinde olduğunu anlayabilirsiniz.

Anti Kemalizm: Rıza Nur, Atatürk'ün reformlarına, kişiliğine ve politikalarına karşı çıkmıştır. Bu görüşlerini, özellikle 1920'li yılların sonlarında ve 1930'lu yıllarda açıkça ifade etmiştir, ayrıca rıza nur sadece kemalist görüşünü eleştirmeyip Atatürk'ü diktatörlükle suçlamakta ve onun politikalarını eleştirmektedir.

Rıza nur'un Anti Kemalist düşünceleri 1926 sonrası gelişmeye başladı.
  • 1925 yılında, Atatürk'ün laik ve demokratik reformlarını eleştiren bir kitap yazmıştır.
  • 1927 yılında, Atatürk'ü diktatörlükle suçlayan bir yazı yazmıştır.
    • 1930 yılında, Atatürk'ün politikalarını eleştiren bir partiyi desteklemiştir.

      Dr. Rıza nur hakkında karışık bilgiler.
      Saltanatın kaldırılmasının kendisi sayesinde olduğunu savunmakta; laikliğin de yine kendisi sayesinde ilan edildiğini savunmaktadır.
      Türk olmayanlara devlet görevi verilmesine karşı çıkmıştır. Dr. Rıza Nur sağlığı yerinde olduğu zamanlarda Atatürk'ün Türkiye'de bulunduğu dönemde yazdığı Türk Tarihi adlı eserinde ise Atatürk'ü hep övmüştür.

      İnkılaplar​


      Nur, kitapta, Atatürk Devrimleri'nin parçaları olan cumhuriyetin ilanı ve laik devlet düzeninin kabulü gibi fikirlerin kendisine ait olduğunu belirtmiş ancak cumhuriyetin diktatörlüğe evrildiğini görünce Atatürk'ü eleştirmiştir.


      II. Meşrutiyet sırasında​


      II. Meşrutiyet'in ilanından sonra yapılan seçimlerde Sinop'tan milletvekili seçilerek Meclis'e girdi. İttihatçılara yönelik ağır muhalefeti sebebiyle profesörlük yaptığı Askerî Tıbbiye’deki görevinden alındı. Daha sonra binbaşı rütbeleri de söküldü. Eleştirilerini keskin bir dille sürdürmesi üzerine üç ay hapis yattı ve Bekirağa Bölüğü'nde idamını beklerken Cemal Paşa'nın emriyle sürgüne gönderildi. 8 yıllık sürgünden sonra ancak Mütareke döneminde İstanbul'a dönebildi. 1920 yılına kadar kaldığı Mısır'da Cemiyet-i Hafiye ve Türkiye'nin Tarik-i Selâmeti (Türkiye'nin Kurtuluş Yolu) adlı eserlerini kaleme aldı. Balkan Savaşı'na da katıldığı bilgisi yer almaktadır

      Atatürk ile arası açıldı. Milletvekili olduğu halde, İzmir Suikastı'na karışanların idam edilmeleri ve bunların kendisi gibi muhalif kimseler olmaları sebebiyle yurdu terk etti. 1926 yılında kitabında belirttiği bu gibi kuşku ve korkular nedeniyle Fransa'ya gitti ve Paris'e yerleşti. Mehmet Cavit Bey ve diğer suikastçı olduğu iddia edilenlerin, politik karşıtı olduklarından dolayı şahsen sevmemesine rağmen, onların komploda yer almadıklarını, dolayısıyla haksız yere öldürüldüklerini savundu. Atatürk'ün alkolizmi iddiası hakkında geniş ölçüde yazdı. Atatürk ve yeni rejimin aleyhinde yazdıkları ona saltanatçı ve İslâmcı tarih revizyonistleri arasında popülerlik kazandırdı.

      Daha sonra Fransa'dan Mısır'a geçti. İskenderiye'de bu kez 12 yıl süren bir gurbet dönemi yaşadı. Bu arada Türkbilik Revüsü adlı yıllık bir Türkoloji dergisini yayımladı. Leiden'de toplanan Şarkiyatçılar Kongresi'nde Reşit Saffet'le birlikte Türkiye'yi temsil etti. Öğrenciliğinden beri hayranı olduğu Namık Kemal üzerine 720 sayfalık bir inceleme yazdı. 1934 yılında Soyadı Kanunu'nun çıkmasından sonra "Nur" soyadını aldı.

      1938 yılında, Atatürk'ün ölümünden sonra Türkiye'ye döndü. Ölene kadar İstanbul, Taksim'de kiraladığı 3 odalı bir apartman dairesinde yaşadı. Burası aynı zamanda Tanrıdağ dergisinin de idarehanesi oldu. 8 Eylül 1942 tarihinde İstanbul'da öldü.

      Hayat ve Hatıratım olarak bilinen 4 ciltlik kitabın ilk iki cildinde kendi hayatını ve hatıralarını, ikincisinde İnönü ile ilgili anılarını, son cildinde ise Atatürk ile ilgili anılarını anlatır. Bu kitabında her ikisine de ağır ithamlar mevcuttur. Anılarında İnönü'nün Kürt, Abdülhalik Renda'nın Arnavut, Rauf Orbay'ın ise Kafkasya kökenli olduğunu iddia etti. Atatürk'ün ise I. Dünya Savaşı'nda hızla yükseldiği Çanakkale Cephesi'nden beri Almanlarla iş birliği yaptığını öne sürdü.

      Anılarını 1935 yılında, British Museum'a, 1960 yılına kadar yayımlanmamak kaydıyla gönderir. Altındağ Yayınları tarafından mikrofilm olarak getirilen Hayat ve Hatıratım'ın ilk iki cildi, 1967 tarihinde tek cilt olarak ve sansürlü bir şekilde yayımlanmış olmasına rağmen 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun kapsamında toplatılmıştır. Bunun üzerine, yayınevi son iki cildi aynı yıl içinde ayrı ayrı ciltler halinde sansürsüz bir şekilde yayımlanmış, ancak bu ciltler de toplatılmıştır. Yıllar sonra ilk üç cilt sansürlü bir şekilde tekrar piyasaya sürülmüştür. Kitabın orijinali ve sansürsüz baskısı Türkiye Cumhuriyeti'nde yasaklanmıştır.

      Rıza Nur hatıratında, Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Kâzım Karabekir ve Fevzi Çakmak da dahil olmak üzere; ordu komutanlarının ve Türkiye Cumhuriyeti kurucularının akıl hocasının kendisi olduğunu iddia etmektedir. Saltanatın kaldırılmasının kendisi sayesinde olduğunu savunmakta; laikliğin de yine kendisi sayesinde ilan edildiğini savunmaktadır. Öte yandan, hilâfet makamını Türk milletine üstünlük veren bir kurum olarak gördüğü için hilâfetin kaldırılmasının doğru olmadığını savunmaktadır(?). Yazılarında İslam'a özlem duyduğunu ve hayatında en mutlu olduğu dönemin namaz kıldığı dönem olduğunu ifade etmektedir. Kadınları küçümseyen görüşler kaleme almış, eşcinsellik hakkında düşüncelerini yazmıştır. Türk ırkının dışındaki ırkları yazılarında küçümsemiştir, özellikle Arnavutlara karşı bel altı lâflar etmiştir. Ayrıca yazılarında; başta Atatürk ve Karabekir olmak üzere birçok devlet yetkilisinin yeterince Türkçü olmadığından yakınmaktadır. Yazılarında İnönü'yü betimlemek için Kürt, Rauf Orbay'ı betimlemek için Abaza gibi etnik sıfatlar kullanmaktadır. Salih Bozok'a da Arnavut diyen Rıza Nur, Bozok'u Arnavut kimliğinden ötürü aşağılamaktadır. Fevzi Çakmak için ise sıklıkla kuzu paşa tabirini kullanmakta ve onun fiziksel görünüşünü hatıratlarında tiye almaktadır.


      Hayat ve Hatıralarım Kitabında, başta Atatürk olmak üzere İsmet İnönü, Refik Saydam, Rauf Orbay vb. kişiler hakaretlerle yerden yere vurulmuştur.

      • Saydam'ın tecavüzcü olduğu, her iki cinse de tecavüz ettiği, tecavüz ettiği öğrencileri sürgüne yolladığı iddia edilmektedir. Nur, kitabın ilerleyen sayfasında, teyzesinin kızına tecavüz etmeye kalkıştığını ve bunu nasıl gerçekleştiremediğini anlatmaktadır.
      • Orbay'ı Lozan Antlaşması'na gitmemesi için Atatürk'e karşı kötülemiş, "Bir Türk'ün görüşmelere gitmesi daha sıhhatlidir," diyerek İnönü'yü göndertmiş fakat aldığı kararlardan sonra İnönü hakkında, "Bir azgının kovulup yerine Bitlisli bir Kürt geçmesine vesile olduğumu öğrendikten sonra kalbime inme indi," yazmıştır.
      • Nur, Atatürk'ün, Vedad Uşaklıgil ile cinsel ilişkiye girdiği, Latife Hanım tarafından cinsel ilişkideyken yakalandığı ve Latife Hanım'ın, yeğeni Vedad Uşaklıgil'i oradan oraya sürerek en sonunda öldürttüğünü iddia etmektedir.
      Blog hakkında not: Hayat ve Hatıralarım kitabını yazışı ve hakaretleri gibi seylerin hepsi Psikolojik ve Zihinsel hasta olduğu zamanlarda olmuştur.

Rıza Nur Hayat ve Hatıralarım Pdf, Web

Dr. Rıza Nur Hakkında Detaylı bilgi
1694787520902.png
  • 1694720170972.png
    1694720170972.png
    423 KB · Görüntüleme: 431

Yorumlar

Blog girdisi detayları

Ekleyen
enversosa
Okuma süresi
5 dakika okuma
Görüntüleme
1.696
Yorumlar
6
Son güncelleme
Değerlendirme
5,00 yıldız 1 değerlendirme

Tarih kategorisindeki diğer girdiler

enversosa adlı kullanıcının diğer girdileri

Bu girdiyi paylaş

Geri
Yukarı