Evet bugün gene bir anime ile buraya geldim. Normalde dün paylaşacaktım ama evde internet gittiğinden metin tam kaydedilmemiş olacak ki yarısı gitti, bu yüzden bir canım sıkılmadı değil. Hatta o kadar canım sıkılmıştı ki 1 hafta falan bekleyecektim ama kendime gaz vererek gene bunu yazıyorum. Neyse, şimdiden söyleyeyim: Detaylı bir inceleme olmayacak ama elimden geldiğince gene hafif incelemeyi denerim. Değerlendirmemiz de olacak tabii ki. Unutmadan, Spoilerlar olabilir bir kaç tane ama bunlar sizin izleme zevkinizi zerre bozmaz, bu yüzden kafaya takmayın yani. İnceleme sonunda anlarsınız bunu. O zaman izninizle Kuzu No Honkai'yi anlatalım.
KONU: Konumuz iki liseli arkadaşımızın yani Hanabi Yasuraoka ve Mugi Awaya'nın etrafında şekilleniyor. İkisi de aslına bakarsanız umutsuzluk abideleri çünkü ikisi de kendi öğretmenlerine aşıklar. Hanabi, hem komşusu hem de çocukluk arkadaşı olan Narumi Kanai adında ki hocaya, Mugi Awaya ise Müzik öğretmenleri olan Akane Minagawaya aşık. Fakat haliyle bakmayacaklarını bildiklerinden bu ikisi birbirini idare etmek üzere anlaşıp sevgili oluyorlar. Yani konu bundan ibaret aslında, iki tane yokluk abidesinin birbirlerine yetip aşkı aramasını anlatıyor.
KARAKTERLER: Karakterlerin pek anlatılacak yanları yok ama elimden geldiğince deneyeyim. Öncelikle Hanabi'den bahsedelim. Hanabi az önce bahsettiğim gibi komşusuna ve aynı zamanda öğretmenine aşık. Ama maalesef kendi duygularını tam olarak tanımlayabilen birisi değil. Sevgili olduğu Mugi'yi aşık olduğu öğretmeniymiş gibi hayal ederek öpüşüyor falan. Mugi Awaya'da aynı şekil, Müzik öğretmenine aşık ama o da haliyle kendisine bakmayacağını bilerek Hanabi ile sevgili olup Hanabiyi o Müzik Hocasıymış gibi hayal ediyor. Onun haricinde bir de şu Müzik hocasına deyineyim: Akane baya pislik bir karakter. Kısacası şöyle bir olayı var: Kendi öğrencileriyle yatıyor, yani evet pedo falan. Kötü bir insan yani. Şimdi Anime de anlatılan 2 tane zayıf konuyu bir ele alalım:
ÇARPIK DUYGULAR SİLSİLESİ/SEVGİ HERŞEYİ DÜZELTİR:
İlk konudan bir bahsedelim: Ne dedik, Hanabi kendi sahip olduğu duyguları tanımlayamıyor. Gerek küçük olduğundan gerekse aklı karışık olduğundan ne olduğunu idrak edemiyor. Bundan mütevellit Sanae Ebato adında bir kızla da yatıyor mesela, Yuri desen var. Onun haricinde hocaya aşık olmasıyla beraber yandan da Mugi'ye bir hoşlantı duyuyor. Ama asıl aşık olduğu kişi hocası. Mugi deseniz o da aynı kanal aslında. Mugi de bir yandan Hanabi'ye hoşlantı duyuyor ama asıl aşık olduğu kişi Müzik hocası olduğundan o kısımdan sapmamaya çalışıyor. Kendisi duygularının az çok farkında ama kafası fenasal karışık birisi, nitekim çocukluk arkadaşı olan ve Noriko Kamomebata adında bir kızla yatıyor. Şimdi dersiniz belki "e şimdi bu ikisinin sevgili olduğu halde başkalarıyla yatıyorlar, yani birbirlerini aldatıyorlar". Hayır, aldatmıyorlar çünkü kendileri böyle görmemekle beraber zaten ikisi de birbirine aşık mı değil mi kafaları karışık. Yani ikisi de kendi içinde birbirlerini hem seviyorlar hem de sevmiyorlar.
Hikayede ki asıl falsoyu anlatayım: Müzik hocamız Akane, kendi öğrencileriyle yatıp kalkan birisi demiştik, Heh, Mugi'yi de ayartıp kendisiyle yatıyor sonrasında. Tabii sinirlenemiyorum çünkü Mugi hocasına aşık e haliyle de kadının yaptığı pisliği görmüyor ve hemen kanıyor. Kısacası Mugi'de, Hanabi de kafaları karışık iki lise öğrencisinden başka bir şey değil.
İkinci konuda da bahsetmek istediğim şu: Müzik hocamız herkesle yatıp kalktığından ve karakteri yüzünden de haliyle sevgi nedir bilmez, hissetmez de. Pislik olsun diye yatar kalkar, kendisini tatmin etmeye çalışmakla beraber monoton hayatına da hareketlilik katmaya çalışıyor bu yönden. Fakat hocamıza ciddi bir talip çıkıyor, O da Narumi Kanai'den başkası değil. Narumi Akaneye fazlasıyla aşık ama hocamız karakteri sebebiyle hem takmıyor hem de pislik yapmaya devam ediyor. Ama Narumi bunları görmezden geliyor, bazen de anlamıyor karakteri sebebiyle. Narumi ona rağmen Akaneye hep iyi davranıyor, ediyor falan, Akane'de bazen hoşlantı ve nefret arasında gidip geliyor. En son ikisi bir tatile gittiklerinde Akane en sonunda sevgiyi hissetmeyi başarıyor. İşin sonunda da Nişanlanıyorlar.
SON SÖZ: Yani ne demem gerekiyor bilmiyorum ama söyleyeyim: Kuzu no Honkai, Çarpık duyguların birbirini tamamlamaya çalışmasının yanında aslında Gerçek aşkı sizin değil, onun sizi bulmasını anlatıyor. Zaten anime de bu kafayla bitiyor. Anime aslına bakarsanız pislik bir yapım ama bu yazı da anlamamış olabilirsiniz. Değerlendirme Kısmına da geçelim:
DEĞERLENDİRME:
KARAKTERLER: 1/10
KONU: 1/10
ANİMASYONLAR: 2/10
DUYGU YÜKÜ: 0/10
Animeye puanım 0/10 arkadaşlar ve bu Animeyi KİMSEYE ÖNERMİYORUM. Ama eğer bu pisliği kendi gözlerinizle görmek istiyorsanız açıp izlemekte serbestsiniz. Buraya kadar okuyan herkese Teşekkür ediyorum. Bir sonraki incelemem OYASUMİ PUNPUN Mangası olacak. Eğer aklımda tasarladığım gibi olursa güzel bir inceleme çıkabilir.
KONU: Konumuz iki liseli arkadaşımızın yani Hanabi Yasuraoka ve Mugi Awaya'nın etrafında şekilleniyor. İkisi de aslına bakarsanız umutsuzluk abideleri çünkü ikisi de kendi öğretmenlerine aşıklar. Hanabi, hem komşusu hem de çocukluk arkadaşı olan Narumi Kanai adında ki hocaya, Mugi Awaya ise Müzik öğretmenleri olan Akane Minagawaya aşık. Fakat haliyle bakmayacaklarını bildiklerinden bu ikisi birbirini idare etmek üzere anlaşıp sevgili oluyorlar. Yani konu bundan ibaret aslında, iki tane yokluk abidesinin birbirlerine yetip aşkı aramasını anlatıyor.
KARAKTERLER: Karakterlerin pek anlatılacak yanları yok ama elimden geldiğince deneyeyim. Öncelikle Hanabi'den bahsedelim. Hanabi az önce bahsettiğim gibi komşusuna ve aynı zamanda öğretmenine aşık. Ama maalesef kendi duygularını tam olarak tanımlayabilen birisi değil. Sevgili olduğu Mugi'yi aşık olduğu öğretmeniymiş gibi hayal ederek öpüşüyor falan. Mugi Awaya'da aynı şekil, Müzik öğretmenine aşık ama o da haliyle kendisine bakmayacağını bilerek Hanabi ile sevgili olup Hanabiyi o Müzik Hocasıymış gibi hayal ediyor. Onun haricinde bir de şu Müzik hocasına deyineyim: Akane baya pislik bir karakter. Kısacası şöyle bir olayı var: Kendi öğrencileriyle yatıyor, yani evet pedo falan. Kötü bir insan yani. Şimdi Anime de anlatılan 2 tane zayıf konuyu bir ele alalım:
ÇARPIK DUYGULAR SİLSİLESİ/SEVGİ HERŞEYİ DÜZELTİR:
İlk konudan bir bahsedelim: Ne dedik, Hanabi kendi sahip olduğu duyguları tanımlayamıyor. Gerek küçük olduğundan gerekse aklı karışık olduğundan ne olduğunu idrak edemiyor. Bundan mütevellit Sanae Ebato adında bir kızla da yatıyor mesela, Yuri desen var. Onun haricinde hocaya aşık olmasıyla beraber yandan da Mugi'ye bir hoşlantı duyuyor. Ama asıl aşık olduğu kişi hocası. Mugi deseniz o da aynı kanal aslında. Mugi de bir yandan Hanabi'ye hoşlantı duyuyor ama asıl aşık olduğu kişi Müzik hocası olduğundan o kısımdan sapmamaya çalışıyor. Kendisi duygularının az çok farkında ama kafası fenasal karışık birisi, nitekim çocukluk arkadaşı olan ve Noriko Kamomebata adında bir kızla yatıyor. Şimdi dersiniz belki "e şimdi bu ikisinin sevgili olduğu halde başkalarıyla yatıyorlar, yani birbirlerini aldatıyorlar". Hayır, aldatmıyorlar çünkü kendileri böyle görmemekle beraber zaten ikisi de birbirine aşık mı değil mi kafaları karışık. Yani ikisi de kendi içinde birbirlerini hem seviyorlar hem de sevmiyorlar.
Hikayede ki asıl falsoyu anlatayım: Müzik hocamız Akane, kendi öğrencileriyle yatıp kalkan birisi demiştik, Heh, Mugi'yi de ayartıp kendisiyle yatıyor sonrasında. Tabii sinirlenemiyorum çünkü Mugi hocasına aşık e haliyle de kadının yaptığı pisliği görmüyor ve hemen kanıyor. Kısacası Mugi'de, Hanabi de kafaları karışık iki lise öğrencisinden başka bir şey değil.
İkinci konuda da bahsetmek istediğim şu: Müzik hocamız herkesle yatıp kalktığından ve karakteri yüzünden de haliyle sevgi nedir bilmez, hissetmez de. Pislik olsun diye yatar kalkar, kendisini tatmin etmeye çalışmakla beraber monoton hayatına da hareketlilik katmaya çalışıyor bu yönden. Fakat hocamıza ciddi bir talip çıkıyor, O da Narumi Kanai'den başkası değil. Narumi Akaneye fazlasıyla aşık ama hocamız karakteri sebebiyle hem takmıyor hem de pislik yapmaya devam ediyor. Ama Narumi bunları görmezden geliyor, bazen de anlamıyor karakteri sebebiyle. Narumi ona rağmen Akaneye hep iyi davranıyor, ediyor falan, Akane'de bazen hoşlantı ve nefret arasında gidip geliyor. En son ikisi bir tatile gittiklerinde Akane en sonunda sevgiyi hissetmeyi başarıyor. İşin sonunda da Nişanlanıyorlar.
SON SÖZ: Yani ne demem gerekiyor bilmiyorum ama söyleyeyim: Kuzu no Honkai, Çarpık duyguların birbirini tamamlamaya çalışmasının yanında aslında Gerçek aşkı sizin değil, onun sizi bulmasını anlatıyor. Zaten anime de bu kafayla bitiyor. Anime aslına bakarsanız pislik bir yapım ama bu yazı da anlamamış olabilirsiniz. Değerlendirme Kısmına da geçelim:
DEĞERLENDİRME:
KARAKTERLER: 1/10
KONU: 1/10
ANİMASYONLAR: 2/10
DUYGU YÜKÜ: 0/10
Animeye puanım 0/10 arkadaşlar ve bu Animeyi KİMSEYE ÖNERMİYORUM. Ama eğer bu pisliği kendi gözlerinizle görmek istiyorsanız açıp izlemekte serbestsiniz. Buraya kadar okuyan herkese Teşekkür ediyorum. Bir sonraki incelemem OYASUMİ PUNPUN Mangası olacak. Eğer aklımda tasarladığım gibi olursa güzel bir inceleme çıkabilir.