Merhaba dostlar, daha geçen "bölüm 0"da Breaking Bad evreniyle olan ilişkimden bahsetmiştim. Şimdi ise sırada diziler ve film hakkındaki incelemelerim, detaylı görüşlerim ve değerlendirmelerim var. İlk ele alacağımız dizi serinin "ana" dizisi sayılabilecek, evrene de ismini veren Breaking Bad. Hadi başlayalım.
BAŞLICA GÖRÜŞLERİM VE IMDB MESELESİ
Öncelikle, dizinin özellikle ilk sezonlarındaki kötü komedi içeren sahnelerini baya seviyorum. Jesse'nin çatıdan düştüğü, tuvalette kafayı bulurken Walter'a yakalandığı, Hector'un altına yaptığı sahneler vs. baya iyiydi. Bunu söylemek istedim. Tabi sonraki sezonlarda bu tip sahneler azalıp bitiyor ve son sezonda dizinin ana türü olan dramı iliklerimize kadar hissediyoruz. Şunu söylemeliyim ki eğer Ozymandias'ı ve Felina'yı spoiler yemeden izleyebilseydim beynimden vurulmuşa dönerdim. Şu son günlerdeki "review bombing" olayları olmasa Ozymandias onlarca yıl bir masterpiece olarak kalacaktı. Tabi bizim ileri zekalı ergen fandom'umuz zaten tonla hater'ımız varken üstüne bir de Game of Thrones'un yeni spin-off'una bulaşınca kayış koptu ve cevabı misliyle aldık. Tabi IMDb puanlamalarını umursamamak, hatta hiçbir puanlamayı umursamamak ve "İsteyen istediğini izlesin ve beğensin. Bana göre en iyisi bu." deyip geçmek yapabileceğimiz en iyi şey. Zaten diziyi cidden dizi olduğunu bilerek izleyip yorumlayan ve fazla bağlanmayan fanlar toksiklerle "işsiz, çimene dokun." diye dalga geçip gidiyorlar.
PLOT ARMOR MESELESİ
Gustavo'nun ölümümün plot armor sebebiyle olduğunu söyleyenlere çok katılmıyorum. Hatta, Walter'ın Gus'ın arabasına bomba yerleştirdiği ve Gus'ın arabaya binmekten vazgeçtiği sahnede Gustavo'nun korunduğunu düşünüyorum. Walter'ın Hector'u DEA ile konuşturduktan sonra Gus'ın Hector'u öldürmek üzere gelmesi ve patlaması da gayet normaldi. Açıkçası evrende en az Walter kadar, hatta Walter'dan da fazla Gus'ın korunduğunu düşünüyorum. Zira Better Call Saul'da Lalo ile çatıştığında...Neyse o konuya da Better Call Saul incelemesinde deyineyim.
VINCE GILLIGAN'IN SENARYO YAZIMI KONUSUNDA USTA OLMASI
Kabul edelim ki bu adam, bu işi yapıyor. Yeni dizisi olan Pluribus'u izlemedim. Ama Breaking Bad evreni için konuşursam bu adamın ters köşeleriyle, olaylar karşısında karakterlerin verdiği tepkilerle duyguyu mükemmel yansıtması mükemmel bir şey. Tabi karakterlerin tepkileri mevzusu biraz da oyuncuların yeteneğiyle alakalı ama senaryonun payı da fazla. Ayrıca gördüğüme göre birçok popüler dizinin son sezonları berbat oluyor ve sırf bu yüzden çoğu fandom "Bro we don't care last season
" diye ağlıyor. Ama Vince, bize hem Breaking Bad'de, hem de BCS'de mükemmel son sezonlar izletti. Hatta son sezonlar ilk sezonlardan daha iyiydi. Buradan da görüyoruz ki final işini de çok iyi yapıyor bu adam. İşin b... çıkartmadan, ama yarım da bırakmadan işi tamamlıyor.
"İLK SEZONLAR YAVAŞ İLERLİYOR" MESELESİ
Önceki yazıda da söylediğim gibi diziyi yaklaşık 2,5 yıl önce izledim ve tamamen kendim izleyip bitirdiğim ilk yabancı diziydi. O "yavaşlığı" ve "sıkıcılığı" hiç hissetmedim. Bunun birkaç sebebi olabilir:
1-Daha önce doğru düzgün kaliteli bir dizi izlemediğim için bu "sıkıcı" bölümler bile bana güzel geldi.
2-İlk başlarda aksiyonun az olması umrumda olmadı çünkü direkt "dram" türünü sevdim.
3-Dizinin konusu ilgi çekici geldi ve aksiyon az olsa da beni içine çekti.
Açıkçası 2 ve 3'üncü sebeplerin daha baskın olduğunu düşünüyorum. Ancak yine de ilk başladığımdaki duygularımı çok hatırlamadığım için ve o zamanda da başka dizi izlemediğim için karşılaştıracak ve bana "daha iyi ve içine çekici" gelecek başka bir dizi olmadığı için bilemiyorum. Ancak yine de dizinin konusunu sevecek ve karakter gelişimlerine odaklanabilecek kişilerin rahatça izleyebileceğini düşünüyorum.
SONUÇ
Breaking Bad, gerek senaryosuyla, gerek hissettirdiği duygularla, gerek karakter gelişimiyle, gerek oyunculuklarla inanılmaz bir dizi. Keşke hayran kitlesinde bu kadar toksik olmasaydı ve sidik yarışına girip Ozymandias'ın ve genel olarak dizinin itibarını zedelemeselerdi. Bu arada daha sonra Dexter, GoT, Prison Break, Sopranos, Lost, The Wire gibi diğer dizileri de izleyip gerçekten Breaking Bad bunları eziyor mu, yoksa harbiden diğer fandom'ların dediği gibi abartılmış mı bunu öğreneceğim.
Bir dahaki yazıda görüşürüz dostlar, hoşça kalın.
BAŞLICA GÖRÜŞLERİM VE IMDB MESELESİ
Öncelikle, dizinin özellikle ilk sezonlarındaki kötü komedi içeren sahnelerini baya seviyorum. Jesse'nin çatıdan düştüğü, tuvalette kafayı bulurken Walter'a yakalandığı, Hector'un altına yaptığı sahneler vs. baya iyiydi. Bunu söylemek istedim. Tabi sonraki sezonlarda bu tip sahneler azalıp bitiyor ve son sezonda dizinin ana türü olan dramı iliklerimize kadar hissediyoruz. Şunu söylemeliyim ki eğer Ozymandias'ı ve Felina'yı spoiler yemeden izleyebilseydim beynimden vurulmuşa dönerdim. Şu son günlerdeki "review bombing" olayları olmasa Ozymandias onlarca yıl bir masterpiece olarak kalacaktı. Tabi bizim ileri zekalı ergen fandom'umuz zaten tonla hater'ımız varken üstüne bir de Game of Thrones'un yeni spin-off'una bulaşınca kayış koptu ve cevabı misliyle aldık. Tabi IMDb puanlamalarını umursamamak, hatta hiçbir puanlamayı umursamamak ve "İsteyen istediğini izlesin ve beğensin. Bana göre en iyisi bu." deyip geçmek yapabileceğimiz en iyi şey. Zaten diziyi cidden dizi olduğunu bilerek izleyip yorumlayan ve fazla bağlanmayan fanlar toksiklerle "işsiz, çimene dokun." diye dalga geçip gidiyorlar.
PLOT ARMOR MESELESİ
Gustavo'nun ölümümün plot armor sebebiyle olduğunu söyleyenlere çok katılmıyorum. Hatta, Walter'ın Gus'ın arabasına bomba yerleştirdiği ve Gus'ın arabaya binmekten vazgeçtiği sahnede Gustavo'nun korunduğunu düşünüyorum. Walter'ın Hector'u DEA ile konuşturduktan sonra Gus'ın Hector'u öldürmek üzere gelmesi ve patlaması da gayet normaldi. Açıkçası evrende en az Walter kadar, hatta Walter'dan da fazla Gus'ın korunduğunu düşünüyorum. Zira Better Call Saul'da Lalo ile çatıştığında...Neyse o konuya da Better Call Saul incelemesinde deyineyim.
VINCE GILLIGAN'IN SENARYO YAZIMI KONUSUNDA USTA OLMASI
Kabul edelim ki bu adam, bu işi yapıyor. Yeni dizisi olan Pluribus'u izlemedim. Ama Breaking Bad evreni için konuşursam bu adamın ters köşeleriyle, olaylar karşısında karakterlerin verdiği tepkilerle duyguyu mükemmel yansıtması mükemmel bir şey. Tabi karakterlerin tepkileri mevzusu biraz da oyuncuların yeteneğiyle alakalı ama senaryonun payı da fazla. Ayrıca gördüğüme göre birçok popüler dizinin son sezonları berbat oluyor ve sırf bu yüzden çoğu fandom "Bro we don't care last season
"İLK SEZONLAR YAVAŞ İLERLİYOR" MESELESİ
Önceki yazıda da söylediğim gibi diziyi yaklaşık 2,5 yıl önce izledim ve tamamen kendim izleyip bitirdiğim ilk yabancı diziydi. O "yavaşlığı" ve "sıkıcılığı" hiç hissetmedim. Bunun birkaç sebebi olabilir:
1-Daha önce doğru düzgün kaliteli bir dizi izlemediğim için bu "sıkıcı" bölümler bile bana güzel geldi.
2-İlk başlarda aksiyonun az olması umrumda olmadı çünkü direkt "dram" türünü sevdim.
3-Dizinin konusu ilgi çekici geldi ve aksiyon az olsa da beni içine çekti.
Açıkçası 2 ve 3'üncü sebeplerin daha baskın olduğunu düşünüyorum. Ancak yine de ilk başladığımdaki duygularımı çok hatırlamadığım için ve o zamanda da başka dizi izlemediğim için karşılaştıracak ve bana "daha iyi ve içine çekici" gelecek başka bir dizi olmadığı için bilemiyorum. Ancak yine de dizinin konusunu sevecek ve karakter gelişimlerine odaklanabilecek kişilerin rahatça izleyebileceğini düşünüyorum.
SONUÇ
Breaking Bad, gerek senaryosuyla, gerek hissettirdiği duygularla, gerek karakter gelişimiyle, gerek oyunculuklarla inanılmaz bir dizi. Keşke hayran kitlesinde bu kadar toksik olmasaydı ve sidik yarışına girip Ozymandias'ın ve genel olarak dizinin itibarını zedelemeselerdi. Bu arada daha sonra Dexter, GoT, Prison Break, Sopranos, Lost, The Wire gibi diğer dizileri de izleyip gerçekten Breaking Bad bunları eziyor mu, yoksa harbiden diğer fandom'ların dediği gibi abartılmış mı bunu öğreneceğim.
Bir dahaki yazıda görüşürüz dostlar, hoşça kalın.