Merhaba hocalarım. İyisinizdir umarım. Ben biraz yorgunum. Aşamayacağım bir şey değil ama şimdilik dinleniyorum. Biraz boş bıraktım buraları kusuruma bakmayın.
Ayrıca 1500'ün şerefine bu günü yazıyorum. Ve kendisi ile konuşmayı çok istediğim ama nasıl yapacağımı bilmediğim bir hocama hediye ediyorum.
Terapi devam ederken hem beni çok etkileyen hem de şu anki halime gelmemi sağlayan bir olaydan bahsetmek istiyorum. Ben yapım gereği biraz alttan alan bir insanım insanları kırmayı incitmeyi sevmem. Ama insanların ne çabuk ve kolay incitebileceğine o kadar çok şahit oldum ki. Ben cam kırılmasın diye hareket ettirmeye korkarken onlar alıp tuzla buz edebiliyorlar. Neyse eskiden arkadaşım diyebileceğim ve artık benim için ölü olan birisi vardı ona şu anlık A kişisi demek istiyorum. Bu olay yılbaşı zamanında gerçekleşti. Ben herkesin yılbaşını kutlayan bir mesaj attım kimse dönmedi o A kişisi ise mesajı görür görmez beni instagram dan takipten çıktı. Belki yanlışlıkla olmuştur falan derken 1 gün 2 gün 3 gün geçti 4.gün dayanamadım ve yılbaşımı kimsenin kutlamamış olmasının verdiği hüzün ile belki çocukça olacaktır ama gruptan çıktım. Cumartesi günüydü bu dediğim daha sonra pazartesi okul başlayınca diğerlerinden biraz uzak kaldım ki dargın olduğumu anlasınlar ama kimse gelmedi bir şey de demediler. Ta ki aralarında birisi ile biraz daha konuşukluğumuz vardı onla konuşana kadar. Dedi ki diğerleri diyor kendi kararı istediğini yapabilir ve saygı duyarız buna. Şok oldum birisi benim kararıma ilk defa saygı duymuştu buna sevinse miydim yoksa üzülse miydim? Kafamdakileri atmak için ve en azından onun fikrini almak için o kişiye yazdım. Ve cevap verdi. Kafamda büyüttüğünü ve daha en başında onunla samimi dostluğumuzun olmadığını ve böyle şeyler ile uğraşmak istemediğini söyledi. Hayatımda belki ilk defa duygusal anlamda kriz geçirdim. Ben arkadaşlığımıza ve ona bu kadar değer verirken ben onun için sıradan biri miydim? Dahası onu en başından beri rahatsız mı ediyordum bu soruların cevabını bulmam gerekiyordu. En sonunda şunu fark ettim. O kişi beni kırmak için bunları söylemedi tabi ki söyleme tarzı beni çok kırmıştı. Ama o kendi doğrusunu ben kendi doğrumu söylemiştim. Ve artık bu yüzleşme beni özgür bırakmıştı. Hani derler ya bir şeyden ne kadar korkarsan o başına gelir. Bir arkadaşımı kaybetmiştim ama özgürlüğümü kendi düşüncemi kazanmıştım. Buradan bunun için kendisine teşekkür ediyorum.
Artık özgürüm istediğimi yapabilirim. Artık özgürüz istediğimizi yapabiliriz. Önümüzdeki tek engel yine bizdik. Biz artık biriz, sen bensin ben de sen. Seni kabul ediyorum. Sen de beni kabul et. Olduğum gibi, yargıdan uzak, varlığım gibi her şeyden saf. Bu dünyada beni anlayabilecek bir tek sen ve ben varız. Biz buradayız ve biz hayattayız ne olursa olsun. Salih sen varsın, değerlisin ve yaşıyorsun.
Not: Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. bu son olay ile şu anki olduğum hale dönüştüm. benim için sancılı ama sonucu güzel oldu. gün 7 de bu kargo olayını ve neden benim için bu kadar önemli olduğunu anlatacağım
Günün Şarkısı
Günün Oyunu
Omori
Ayrıca 1500'ün şerefine bu günü yazıyorum. Ve kendisi ile konuşmayı çok istediğim ama nasıl yapacağımı bilmediğim bir hocama hediye ediyorum.
Terapi devam ederken hem beni çok etkileyen hem de şu anki halime gelmemi sağlayan bir olaydan bahsetmek istiyorum. Ben yapım gereği biraz alttan alan bir insanım insanları kırmayı incitmeyi sevmem. Ama insanların ne çabuk ve kolay incitebileceğine o kadar çok şahit oldum ki. Ben cam kırılmasın diye hareket ettirmeye korkarken onlar alıp tuzla buz edebiliyorlar. Neyse eskiden arkadaşım diyebileceğim ve artık benim için ölü olan birisi vardı ona şu anlık A kişisi demek istiyorum. Bu olay yılbaşı zamanında gerçekleşti. Ben herkesin yılbaşını kutlayan bir mesaj attım kimse dönmedi o A kişisi ise mesajı görür görmez beni instagram dan takipten çıktı. Belki yanlışlıkla olmuştur falan derken 1 gün 2 gün 3 gün geçti 4.gün dayanamadım ve yılbaşımı kimsenin kutlamamış olmasının verdiği hüzün ile belki çocukça olacaktır ama gruptan çıktım. Cumartesi günüydü bu dediğim daha sonra pazartesi okul başlayınca diğerlerinden biraz uzak kaldım ki dargın olduğumu anlasınlar ama kimse gelmedi bir şey de demediler. Ta ki aralarında birisi ile biraz daha konuşukluğumuz vardı onla konuşana kadar. Dedi ki diğerleri diyor kendi kararı istediğini yapabilir ve saygı duyarız buna. Şok oldum birisi benim kararıma ilk defa saygı duymuştu buna sevinse miydim yoksa üzülse miydim? Kafamdakileri atmak için ve en azından onun fikrini almak için o kişiye yazdım. Ve cevap verdi. Kafamda büyüttüğünü ve daha en başında onunla samimi dostluğumuzun olmadığını ve böyle şeyler ile uğraşmak istemediğini söyledi. Hayatımda belki ilk defa duygusal anlamda kriz geçirdim. Ben arkadaşlığımıza ve ona bu kadar değer verirken ben onun için sıradan biri miydim? Dahası onu en başından beri rahatsız mı ediyordum bu soruların cevabını bulmam gerekiyordu. En sonunda şunu fark ettim. O kişi beni kırmak için bunları söylemedi tabi ki söyleme tarzı beni çok kırmıştı. Ama o kendi doğrusunu ben kendi doğrumu söylemiştim. Ve artık bu yüzleşme beni özgür bırakmıştı. Hani derler ya bir şeyden ne kadar korkarsan o başına gelir. Bir arkadaşımı kaybetmiştim ama özgürlüğümü kendi düşüncemi kazanmıştım. Buradan bunun için kendisine teşekkür ediyorum.
Artık özgürüm istediğimi yapabilirim. Artık özgürüz istediğimizi yapabiliriz. Önümüzdeki tek engel yine bizdik. Biz artık biriz, sen bensin ben de sen. Seni kabul ediyorum. Sen de beni kabul et. Olduğum gibi, yargıdan uzak, varlığım gibi her şeyden saf. Bu dünyada beni anlayabilecek bir tek sen ve ben varız. Biz buradayız ve biz hayattayız ne olursa olsun. Salih sen varsın, değerlisin ve yaşıyorsun.
Not: Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. bu son olay ile şu anki olduğum hale dönüştüm. benim için sancılı ama sonucu güzel oldu. gün 7 de bu kargo olayını ve neden benim için bu kadar önemli olduğunu anlatacağım
Günün Şarkısı
Günün Oyunu
Omori