Bugün yazımda bu telefonu övmek şöyle dursun yerden yere vurmak istiyorum.
Herhalde Nokia'nın yaptığı hem en iyi hem de en dandik telefonlarından biridir bu kütük. İçinde her ne kadar S60'ın son ve en tutulan sürümü de olsa her ne kadar telefon döneminde çıkan Android rakiplerinin içinden geçecek donanıma sahip de olsa o kadar da iyi değildi. Öyle ya da böyle telefon her elinize aldığınızda yarım ve bitmemiş bir OS'in getirdiği hataları taşıyordu.
Nokia N8 - Kamera Adası kurulumuna ve Xeon flasha dikkat ediniz.
Biraz oturup enine boyuna bakınca telefonun tamamen Nokia'nın ürettiği şeyin dandik yönlerini bastıracak özelliklerle dolu olduğunu görüyoruz. Biraz sert girdiğimin farkındayım ancak şöyle düşününce doğru düzgün bir uygulama mağazası halen olmayan, kurulan uygulamalarının boyutunun en fazla bir iki MB olmasına rağmen 16.2 GB hafızası olan, kamerası über bir MP değerine sahip de olsa bozulmaya aşırı müsait, ekranı gerçekten dokunmatik bile olsa kendini basmatik sanan, pratikte insanların büyük bir çoğunluğunun kullanmayacağı bir mini-HDMI çıkışına sahip olan, USB yuvası trajikomik bir şekilde dandik olduğu için halen ince uçlu şarj girişini koruyan, bataryası sözde asla çıkmaması gereken ancak iki vidayı gevşetince öylece eline gelen, iPhone'lardakinden bile kötü bir tek tuş navigasyonuna sahip olan, ekranına ve ön kamerasına cepte taşırken toz kaçan, SIM kart yeri kart seçen yetmezmiş gibi kırılan ve tamiri sırasında çok kritik yerlere ısı tutulduğu için kamerası ve çoğu zaman işlemcisi yanan saçma sapan ve gereksiz bir telefondur.
Nokia N8 - AMOLED ekranın düşük çözünürlüğüne ve toz almış olduğuna dikkat ediniz.
Nokia N8 - Navi tuşu.
Bu kanser edici patojeni sırf kamerasına hayran olduğum için aşkın ve önceki Nokia telefonlarımın verdiği randıma bakarak sağlam bir meblağı gözden çıkararak aldım. Telefonu bana satan vatandaş kamerasının harika çalıştığını ve IMEI numarasının kayıtlı olduğunu ancak SIM yerinin kartını yediği için artık olmadığını belirtti. Tamam kamerası çalışıyorsa sorun yok diyerek aldım. Buraya kadar her şey mükemmeldi. Telefonun paketlemesi telefondan çok bir fincanmış edasıyla yapılmıştı ama bir sorun vardı. Kamera bozuktu. Bulanık çekiyordu ve netlemeyi keyfine göre yapıyordu. Tam o dönem bir Lumia 925 denk düşürdüğüm için umursamadan diğer telefonuma odaklandım. Ne de olsa 925'in de harika bir kamerası vardı ve N8 bozulunca tamir edecek kişiyi hayattan soğutacak kadar kompleksti.
Telefon hakkında yaşadığım saçmalıklar orada bitmedi ancak. Bundan önce kullanma şerefine eriştiğim N8'lerde olduğu gibi telefonu basit bir Norton attack ile hacklemek istedim sonuçta yıl olmuş 2025 artık ne Ovi Store var ne de Nokia var. Ömürden ömür götüren uygulama imza işleriyle uğraşmak ise ayrı bir işkenceydi, tamam bir iki tanesine yapabilirsin ama tutup imzası bile olan uygulamalarda da hata vermeye başlayınca telefon sakince içine müziklerimi atıp arabada FM Transmitter olarak kullanmaya başladım. Sonuçta bunu mükemmel yapıyordu. Bir süre de aleti böyle değerlendirdim. Kamerası çalışsaydı güzel bir araç içi kamera olacağından hiç şüphe yoktu.
Nokia N8 - Reborn CFW kurulu.
Sonra o gün geldi; Reborn CFW. Symbuzzer bombayı patlatmıştı. Düşünsenize N8 için bir Custom FW çıkıyor ve içinde Nokia'nın eline yüzüne bulaştırdığı her şey var. TLS sertifikaları yüklü, uygulama mağazası var ve olması gerektiği gibi çalışıyor, telefon tekrardan OTA olarak güncelleme alıyor ve en önemlisi imza ve doğrulama saçmalığı tamamen yok.
Piyasada eskiden N8 için çıkmış ufak tefek bazı CFW'ler vardı evet ama hiç biri bu kadar harika değildi. Tamamen debloated, optimized ve up-to date bir CFW. Göz yaşartıcı işti.
Sonra muazzam telefonum bana yine yaptı yapacağını, USB portu kafasına göre takılmaya başladı. Bazen görüyor bazen görmüyordu artık PC'im. Bu ise büyük bir dertti çünkü bu sirret telefonun anakart üzerine bağlı herhangi bir parçasını değiştirirken yakmamak imkansızdı. Daha sonraları bu sorunu kendi Nokia data kablomu kullanarak aştım ama yine de bu Custom FW işine girmek istemedim. Sonuçta artık kimsenin elinde bırakın bu aleti tamir edecek ekipman, o bilgi bile yoktu kişilerde.
Gözümü daha sonra kamera ve SIM girişine diktim. Bir iki tane daha N8 buldum sağdan soldan. Hepsi atıl halde olmasına karşın sağlam paralar verdiğim için hepsinden umutluydum.
İlk telefonun içi parça pinçik çıktı. İçinde kullanılabilecek herhangi bir parça yoktu. İkinci telefon ise sıvı temaslıydı ve oksitlenme yüzünden içindeki hiç bir donanım iş yapmazdı. Bir yeri hariç. ^^ SIM yeri sağlamdı. Telefonun IMEI'sini bir defa daha kontrol ettim. Açıktı.
Gaz budur ya telefonu yatırdım sıcak havanın altına, sözde SIM yerini yapacağım ya verdim de verdim sıcağı. Alet kendinden geçti, parçalanmış ve erimiş SIM yerini aldım, benim donördeki yeri usulce yerine taktım ve voila! An itibarıyla bana yapma diye kendini parçalayan Symbian topluluklarının tamamını dize getirmiştim. Şimdi tek yapılması gereken istedim yapmadılar sen baytarsın dediler yazıp bunu internetin dört bir yanına yaymaktı.
Ama kader de bir kederdir diye boşuna demişler. Telefonu açınca başıma kaynar sular döküldü. Kamera kör olmuştu. Evet apertürü açıyordu ama fazla ışık için olan koruma kameranın önünü kapattığı için mi yoksa farklı bir sebepten mi o an anlamadığım bir nedenden dolayı kamera çalışmıyordu. Tek tesellim o an için sağda solda gördüğüm ve kesin anakart arızası demek olan sistem hatası kamera kapatılacak hatasını almamamdı. Kamera yanmıştır ya diyerek SIM kartımı telefonumdan çıkarıp SIM genişleticiye taktım. Ardından kartı N8'e itekledim telefon yeniden başlatılacak yazdı ve kapandı.
Nokia N8 - Kamera bölümündeki karartıya dikkat ediniz.
Bir saniye? Hani açılacaktı bu? Açılmadı. Şarjının az olduğuna hüküm verip sarja takıp tekrar açmayı denedim. Telefon anormal bir süre o havalı toplarda beklettikten sonra telefon önceden hatsız tercihteydi halen hatsızda kalmasını istiyor musunuz diye sordu ben de hayıra basıp devam edeyim derken telefon bir anda gitti. Bir sakatlık kokusu şimdiden çıkmaya başlamıştı ancak ben halen farkında değildim. Telefondan kartı söküp tekrar açmayı deneyece... Ah... SIM kartımı telefon yemişti. Modern SIM'lere uyumlu olmayan SIM slotunun büyük ihtimalle bir iki pini kartıma takıldı ve ben çekiştirken koptu. Ortalama 4 ila 8 saatlik emek. Binlerce lira ve daha önceden sapasağlam çalışan ve kusursuz olan bir telefon uçup gitmişti.
Para konusu o kadar önemli olmasa da telefonun değeri artık eski değerinin çeyreği bile etmezdi çünkü kartı yakmıştım. Tüm bu hikaye aslında benim başından beri anakartı sakat bir telefona çullanmamdan dolayı çıkmıştı. Daha sonrada servis kılavuzunu okumadan verdiğim 250 ila 300 derecelik sıcaklık ise tamamen tuzu biberi olmuştu bunun.
Bozup yeniden yapmak diye bir şey yoktu. Bozmak ve atmak vardı. Nokia bunu N8 ile belki de mümkün olan en acımasız yolla göstermişti.
Yetkisiz müdahale diyerek kenara çekilebilirsiniz ama serüven burada bitemezdi. İşini iyi yaptığına inandığım ve bu telefonların ustası olan bir tanıdığa götürdüm daha sonra. Dedikleri şunlardan ibaretti, bunlar bozulunca Nokia Care'deki personel bile temkinli yaklaşırdı. Telefonun her yeri bir birine pamuk ipliğiyle bağlıydı. O nedenle her şeyi özene bezene bile yapsan illaki bir yeri yakıyordun. Amaç bozulunca atma olayına insanları hazırlamaktı. Görünen o ki fazlasıyla başarılı da oldular.
Yazı yazdıkça daha derine ve içinden çıkılamaz bir hale geldiği için yazılım konusunda yapacaklarımı farklı bir entryde yazacağım. Takipte kalabilirsiniz.
O halde:
28.02.2026 - AREYsan
Çalmayınız.
Herhalde Nokia'nın yaptığı hem en iyi hem de en dandik telefonlarından biridir bu kütük. İçinde her ne kadar S60'ın son ve en tutulan sürümü de olsa her ne kadar telefon döneminde çıkan Android rakiplerinin içinden geçecek donanıma sahip de olsa o kadar da iyi değildi. Öyle ya da böyle telefon her elinize aldığınızda yarım ve bitmemiş bir OS'in getirdiği hataları taşıyordu.
Nokia N8 - Kamera Adası kurulumuna ve Xeon flasha dikkat ediniz.
Biraz oturup enine boyuna bakınca telefonun tamamen Nokia'nın ürettiği şeyin dandik yönlerini bastıracak özelliklerle dolu olduğunu görüyoruz. Biraz sert girdiğimin farkındayım ancak şöyle düşününce doğru düzgün bir uygulama mağazası halen olmayan, kurulan uygulamalarının boyutunun en fazla bir iki MB olmasına rağmen 16.2 GB hafızası olan, kamerası über bir MP değerine sahip de olsa bozulmaya aşırı müsait, ekranı gerçekten dokunmatik bile olsa kendini basmatik sanan, pratikte insanların büyük bir çoğunluğunun kullanmayacağı bir mini-HDMI çıkışına sahip olan, USB yuvası trajikomik bir şekilde dandik olduğu için halen ince uçlu şarj girişini koruyan, bataryası sözde asla çıkmaması gereken ancak iki vidayı gevşetince öylece eline gelen, iPhone'lardakinden bile kötü bir tek tuş navigasyonuna sahip olan, ekranına ve ön kamerasına cepte taşırken toz kaçan, SIM kart yeri kart seçen yetmezmiş gibi kırılan ve tamiri sırasında çok kritik yerlere ısı tutulduğu için kamerası ve çoğu zaman işlemcisi yanan saçma sapan ve gereksiz bir telefondur.
Nokia N8 - AMOLED ekranın düşük çözünürlüğüne ve toz almış olduğuna dikkat ediniz.
Nokia N8 - Navi tuşu.
Bu kanser edici patojeni sırf kamerasına hayran olduğum için aşkın ve önceki Nokia telefonlarımın verdiği randıma bakarak sağlam bir meblağı gözden çıkararak aldım. Telefonu bana satan vatandaş kamerasının harika çalıştığını ve IMEI numarasının kayıtlı olduğunu ancak SIM yerinin kartını yediği için artık olmadığını belirtti. Tamam kamerası çalışıyorsa sorun yok diyerek aldım. Buraya kadar her şey mükemmeldi. Telefonun paketlemesi telefondan çok bir fincanmış edasıyla yapılmıştı ama bir sorun vardı. Kamera bozuktu. Bulanık çekiyordu ve netlemeyi keyfine göre yapıyordu. Tam o dönem bir Lumia 925 denk düşürdüğüm için umursamadan diğer telefonuma odaklandım. Ne de olsa 925'in de harika bir kamerası vardı ve N8 bozulunca tamir edecek kişiyi hayattan soğutacak kadar kompleksti.
Telefon hakkında yaşadığım saçmalıklar orada bitmedi ancak. Bundan önce kullanma şerefine eriştiğim N8'lerde olduğu gibi telefonu basit bir Norton attack ile hacklemek istedim sonuçta yıl olmuş 2025 artık ne Ovi Store var ne de Nokia var. Ömürden ömür götüren uygulama imza işleriyle uğraşmak ise ayrı bir işkenceydi, tamam bir iki tanesine yapabilirsin ama tutup imzası bile olan uygulamalarda da hata vermeye başlayınca telefon sakince içine müziklerimi atıp arabada FM Transmitter olarak kullanmaya başladım. Sonuçta bunu mükemmel yapıyordu. Bir süre de aleti böyle değerlendirdim. Kamerası çalışsaydı güzel bir araç içi kamera olacağından hiç şüphe yoktu.
Nokia N8 - Reborn CFW kurulu.
Sonra o gün geldi; Reborn CFW. Symbuzzer bombayı patlatmıştı. Düşünsenize N8 için bir Custom FW çıkıyor ve içinde Nokia'nın eline yüzüne bulaştırdığı her şey var. TLS sertifikaları yüklü, uygulama mağazası var ve olması gerektiği gibi çalışıyor, telefon tekrardan OTA olarak güncelleme alıyor ve en önemlisi imza ve doğrulama saçmalığı tamamen yok.
Piyasada eskiden N8 için çıkmış ufak tefek bazı CFW'ler vardı evet ama hiç biri bu kadar harika değildi. Tamamen debloated, optimized ve up-to date bir CFW. Göz yaşartıcı işti.
Sonra muazzam telefonum bana yine yaptı yapacağını, USB portu kafasına göre takılmaya başladı. Bazen görüyor bazen görmüyordu artık PC'im. Bu ise büyük bir dertti çünkü bu sirret telefonun anakart üzerine bağlı herhangi bir parçasını değiştirirken yakmamak imkansızdı. Daha sonraları bu sorunu kendi Nokia data kablomu kullanarak aştım ama yine de bu Custom FW işine girmek istemedim. Sonuçta artık kimsenin elinde bırakın bu aleti tamir edecek ekipman, o bilgi bile yoktu kişilerde.
Gözümü daha sonra kamera ve SIM girişine diktim. Bir iki tane daha N8 buldum sağdan soldan. Hepsi atıl halde olmasına karşın sağlam paralar verdiğim için hepsinden umutluydum.
İlk telefonun içi parça pinçik çıktı. İçinde kullanılabilecek herhangi bir parça yoktu. İkinci telefon ise sıvı temaslıydı ve oksitlenme yüzünden içindeki hiç bir donanım iş yapmazdı. Bir yeri hariç. ^^ SIM yeri sağlamdı. Telefonun IMEI'sini bir defa daha kontrol ettim. Açıktı.
Gaz budur ya telefonu yatırdım sıcak havanın altına, sözde SIM yerini yapacağım ya verdim de verdim sıcağı. Alet kendinden geçti, parçalanmış ve erimiş SIM yerini aldım, benim donördeki yeri usulce yerine taktım ve voila! An itibarıyla bana yapma diye kendini parçalayan Symbian topluluklarının tamamını dize getirmiştim. Şimdi tek yapılması gereken istedim yapmadılar sen baytarsın dediler yazıp bunu internetin dört bir yanına yaymaktı.
Ama kader de bir kederdir diye boşuna demişler. Telefonu açınca başıma kaynar sular döküldü. Kamera kör olmuştu. Evet apertürü açıyordu ama fazla ışık için olan koruma kameranın önünü kapattığı için mi yoksa farklı bir sebepten mi o an anlamadığım bir nedenden dolayı kamera çalışmıyordu. Tek tesellim o an için sağda solda gördüğüm ve kesin anakart arızası demek olan sistem hatası kamera kapatılacak hatasını almamamdı. Kamera yanmıştır ya diyerek SIM kartımı telefonumdan çıkarıp SIM genişleticiye taktım. Ardından kartı N8'e itekledim telefon yeniden başlatılacak yazdı ve kapandı.
Nokia N8 - Kamera bölümündeki karartıya dikkat ediniz.
Bir saniye? Hani açılacaktı bu? Açılmadı. Şarjının az olduğuna hüküm verip sarja takıp tekrar açmayı denedim. Telefon anormal bir süre o havalı toplarda beklettikten sonra telefon önceden hatsız tercihteydi halen hatsızda kalmasını istiyor musunuz diye sordu ben de hayıra basıp devam edeyim derken telefon bir anda gitti. Bir sakatlık kokusu şimdiden çıkmaya başlamıştı ancak ben halen farkında değildim. Telefondan kartı söküp tekrar açmayı deneyece... Ah... SIM kartımı telefon yemişti. Modern SIM'lere uyumlu olmayan SIM slotunun büyük ihtimalle bir iki pini kartıma takıldı ve ben çekiştirken koptu. Ortalama 4 ila 8 saatlik emek. Binlerce lira ve daha önceden sapasağlam çalışan ve kusursuz olan bir telefon uçup gitmişti.
Para konusu o kadar önemli olmasa da telefonun değeri artık eski değerinin çeyreği bile etmezdi çünkü kartı yakmıştım. Tüm bu hikaye aslında benim başından beri anakartı sakat bir telefona çullanmamdan dolayı çıkmıştı. Daha sonrada servis kılavuzunu okumadan verdiğim 250 ila 300 derecelik sıcaklık ise tamamen tuzu biberi olmuştu bunun.
Bozup yeniden yapmak diye bir şey yoktu. Bozmak ve atmak vardı. Nokia bunu N8 ile belki de mümkün olan en acımasız yolla göstermişti.
Yetkisiz müdahale diyerek kenara çekilebilirsiniz ama serüven burada bitemezdi. İşini iyi yaptığına inandığım ve bu telefonların ustası olan bir tanıdığa götürdüm daha sonra. Dedikleri şunlardan ibaretti, bunlar bozulunca Nokia Care'deki personel bile temkinli yaklaşırdı. Telefonun her yeri bir birine pamuk ipliğiyle bağlıydı. O nedenle her şeyi özene bezene bile yapsan illaki bir yeri yakıyordun. Amaç bozulunca atma olayına insanları hazırlamaktı. Görünen o ki fazlasıyla başarılı da oldular.
Yazı yazdıkça daha derine ve içinden çıkılamaz bir hale geldiği için yazılım konusunda yapacaklarımı farklı bir entryde yazacağım. Takipte kalabilirsiniz.
O halde:
28.02.2026 - AREYsan
Çalmayınız.