Atatürkçüleri/milliyetçileri anlayamamak

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.

swxlvr

Hectopat
Katılım
5 Ağustos 2021
Mesajlar
923
Çözümler
7
Yer
Fort Macomb
Konu sadece Atatürkçülük ve milliyetçilik ile ilgili değildir. Genel olarak tüm ideolojiler ile ilgilidir. Türkiye'de son 60 yıldır en baskın ideoloji bu olduğu için bunun üzerinden yazacağım.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşıyım, soyum Türkmen'lere dayanıyor (ne fark edecekse, yine de söylüyorum.) Mustafa Kemal'e veyahut herhangi bir ülkeye, milletine düşman değilim.

Milliyetçilik ve türevi ideolojilerin insanları kutuplaştırdığını düşünüyorum. Basit bir ilkel kolektif aidiyet ihtiyacına post modern dünyada pek de ihtiyacımız yok; bundan mütevellit bir ideolojinin tarafında durmanın 21. Yüzyılda gereksiz olduğu kanaatindeyim.

Bu perspektife sahip olmanın hayat kalitenizi arttıracağından eminim. İnsanların değerleri olması pek tabii kötü bir şey değil lakin bu metalar günün sonunda bir kumaş parçası, bir insan, milyonlarca yaşam formunun oluşturduğu bir soyut düşünce

Biraz incelerseniz en agresif, karşıt fikirlere karşı en anlayışsız insanların bir ideolojiye sahip insanlar olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz. Misal birazdan yazıma dislike yağmurunun yağacağı örnek gösterilebilir.

Ayrıca 100 yıl önce yaşamış ve şu an var olmayan bir tarihi figüre bu kadar saygı duymak hayat felsefeme taban tabana zıt; neden bunu diyorum? Çünkü sizin de hayat kalitenizi arttırmak için bu düşünceyi gözden geçirmenizi -haddime olmayarak- tavsiye ediyorum. Özellikle ülke dışına çıktıktan ve dünya edebiyatına yoğunlaştıktan sonra bu düşünce çok daha yerine oturuyor.

Örneğin şu konuya objektif bir gözle bakın. Affedersiniz ama insanlar karşılıklı mastürbasyon yapıyor gibi gözükmüyor mu?

Mustafa Kemal günümüzde yaşasaydı büyük ihtimal Erdoğan kadar nefret edilirdi. Zaten kendi zamanında da ciddi bir muhalif kitlesine sahipti. Günümüzde bize militarist eğitim sisteminde lanse edildiği gibi melek bir lider değildi. İyisiyle kötüsüyle başarılı olmuş bir 3. Dünya ülkesi diktatörüydü.

Harari benim demek istediğimi 3 kitabında da şahane anlatıyor arkadaşlar, neden bu istence sahip olduğumuzu anlayabilirsiniz.


İlkokul zamanlarımda bile içimde bir his vardı, yüzlerce insanla saygı duruşuna geçtiğimde, marş okuduğumda yanlış bir şey yapıyormuşum gibi hissediyordum. Kendimi oldukça değersiz, bir makine, bir koyun gibi hissediyordum. İnsanları birleştiren bu yapay aidiyet biçimi benim için resmen bir cehennemdi. Pink Floyd'un Another Brick in The Wall şarkısındaki gibi bir his yani, veya The Wall sanat filmindeki gibi; bu his yıllar geçse de gitmedi. Ortaokulda da devam etti. Yakın zamanda lisede, özel okula gitmeme rağmen bundan dolayı başıma kötü bir hadise geldi, kimseye hakaret etmememe rağmen rastgele bir hırtla kavga ettik. Daha bir sürü olay yaşadım, tek nedeni bir kaç orta doğu insanının farklı düşüncelere kapalı olmasıydı. Kendimi savunmak için söylemiyorum, cidden en ufak bir yanlışım yoktu.

Kendimi ideolojilerden ve insanlardan; din, aile, toplum gibi insan yaratması mekanizmalardan olabildiğince arındırmaya başladığımda hayat kalitem ciddi manada arttı. Kendinizi çok daha özgür hissedeceğinizden eminim. Siz de denemelisiniz.

Konuyu açmamın nedeni başlıktan da anlaşılabileceği üzere nedenini anlamak istemem; kimseyle tartışma yaratmak filan değil, olumlu eleştirilere açığım. Belki benim anlayamadığım bir nedeni de vardır bu davranışın...

Demek istediğimi anlatan videolar

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.
 
Son düzenleme:
Konu sadece Atatürkçülük ve milliyetçilik ile ilgili değildir. Genel olarak tüm ideolojiler ile ilgilidir. Türkiye'de son 60 yıldır en baskın ideoloji bu olduğu için bunun üzerinden yazacağım.

Turkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşıyım, soyum Türkmen'lere dayanıyor (ne fark edecekse, yine de söylüyorum.) Mustafa Kemal'e veyahut herhangi bir ülkeye, milletine düşman değilim.

Milliyetçilik ve türevi ideolojilerin insanları kutuplaştırdığını düşünüyorum. Basit bir ilkel kolektif aidiyet ihtiyacına post modern dünyada pek de ihtiyacımız yok; bundan mütevellit bir ideolojinin tarafında durmanın 21. Yüzyılda gereksiz olduğu kanaatindeyim.

Bu perspektife sahip olmanın hayat kalitenizi arttıracağından eminim. İnsanların değerleri olması pek tabii kötü bir şey değil lakin bu metalar günün sonunda bir kumaş parçası, bir insan, milyonlarca yaşam formunun oluşturduğu bir soyut düşünce

Biraz incelerseniz en agresif, karşıt fikirlere karşı en anlayışsız insanların bir ideolojiye sahip insanlar olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz.

Ayrıca 100 yıl önce yaşamış ve şu an var olmayan bir tarihi figüre bu kadar saygı duymak hayat felsefeme taban tabana zıt; neden bunu diyorum? Çünkü sizin de hayat kalitenizi arttırmak için bu düşünceyi gözden geçirmenizi -haddime olmayarak- tavsiye ediyorum. Özellikle ülke dışına çıktıktan ve dünya edebiyatına yoğunlaştıktan sonra bu düşünce çok daha yerine oturuyor.

Örneğin şu konuya objektif bir gözle bakın. Affedersiniz ama insanlar karşılıklı mastürbasyon yapıyor gibi gözükmüyor mu?

Mustafa Kemal günümüzde yaşasaydı büyük ihtimal Erdoğan kadar nefret edilirdi. Zaten kendi zamanında da ciddi bir muhalif kitlesine sahipti. Günümüzde bize militarist eğitim sisteminde lanse edildiği gibi melek bir lider değildi. İyisiyle kötüsüyle başarılı olmuş bir 3. Dünya ülkesi diktatörüydü.

Harari benim demek istediğimi 3 kitabında da şahane anlatıyor arkadaşlar, neden bu istence sahip olduğumuzu anlayabilirsiniz.


İlkokul zamanlarımda bile içimde bir his vardı, yüzlerce insanla saygı duruşuna geçtiğimde, marş okuduğumda yanlış bir şey yapıyormuşum gibi hissediyordum. Kendimi oldukça değersiz, bir makine, bir koyun gibi hissediyordum. İnsanları birleştiren bu yapay aidiyet biçimi benim için resmen bir cehennemdi. Pink Floyd'un Another Brick in The Wall şarkısındaki gibi bir his yani, veya The Wall filmindeki gibi; bu his yıllar geçse de gitmedi. Ortaokulda da devam etti. Yakın zamanda lisede, özel okula gitmeme rağmen bundan dolayı başıma kötü bir hadise geldi, kimseye hakaret etmememe rağmen rastgele bir hırtla kavga ettik. Daha bir sürü olay yaşadım, tek nedeni birkaç orta doğu insanının farklı düşüncelere kapalı olmasıydı. Kendimi savunmak için söylemiyorum, cidden en ufak bir yanlışım yoktu.

Kendimi ideolojilerden ve insanlardan; din, aile, toplum gibi insan yaratması mekanizmalardan olabildiğince arındırmaya başladığımda hayat kalitem ciddi manada arttı. Kendinizi çok daha özgür hissedeceğinizden eminim. Siz de denemelisiniz.

Konuyu açmamın nedeni başlıktan da anlaşılabileceği üzere nedenini anlamak istemem; kimseyle tartışma yaratmak filan değil, olumlu eleştirilere açığım. Belki benim anlayamadığım bir nedeni de vardır bu davranışın...

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.


Harari nereli israilli napacak Atatürk'ü mü sevdirmeye ugrasacak kurban olayım adamakıllı konu açın saçma sapan konular açmayın.
 
Harari nereli israilli napacak Atatürk'ü mü sevdirmeye ugrasacak kurban olayım adamakıllı konu açın saçma sapan konular açmayın.
Harari'yi okumadığın buradan belli güzel arkadaşım, kendisi İsrail dahil herhangi bir milleti sevmiyor zaten...

Bu forumda şöyle bir konu açıp düzgünce tartışabileceğini sanıyorsan yanılıyorsun bura o seviyede bir ortam değil, sadece bura da değil genel Türk halkı o seviyede bir halk değil.
Katılmıyorum, Technopat diğer forumlara göre daha kaliteli hocam; bulabileceğimi umuyorum.
 
Hocam Atatürkçülüğe karşı bakış açınızı her ne kadar doğru bulmasamda, milliyetçiliği bende saçma olduğunu düşünüyorum.
 
Hocam tamam, diyelim ki her şeyden arındık, aile, toplum, millet, tarih, ortak değerler, önemli figürlere duyulan saygı. Hepsini “ilkel aidiyet” diye bir kenara bıraktık. Peki yerine ne koyuyorsunuz? Bomboş hiçbir şeye inanmadan mı devam edelim? Bunca kavramı yok sayıp yerine hiçbir şey koymuyorsunuz, sadece yok sayıyorsunuz.

Şu postmodernizmi anlamıyorum. Her şeyden sizin deyiminizle "arındığınızda" elinize ne geçiyor? İnsanı boşlukta bırakmaktan başka bir şey değil. Tabii körü körüne milliyetçi olmaya gerek yok ama komple sizin gibi her şeyi silmeye de gerek yok. Söylediğiniz uygulanabilir bir dünya görüşü değil bana kalırsa.
 
Hocam tamam, diyelim ki her şeyden arındık, aile, toplum, millet, tarih, ortak değerler, önemli figürlere duyulan saygı. Hepsini “ilkel aidiyet” diye bir kenara bıraktık. Peki yerine ne koyuyorsunuz? Bomboş hiçbir şeye inanmadan mı devam edelim? Bunca kavramı yok sayıp yerine hiçbir şey koymuyorsunuz, sadece yok sayıyorsunuz.

Şu postmodernizmi anlamıyorum. Her şeyden sizin deyiminizle "arındığınızda" elinize ne geçiyor? İnsanı boşlukta bırakmaktan başka bir şey değil. Tabii körü körüne milliyetçi olmaya gerek yok ama komple sizin gibi her şeyi silmeye de gerek yok. Söylediğiniz uygulanabilir bir dünya görüşü değil bana kalırsa.

Geriye saf insan sevgisi, insan hakları, insan özgürlüğü kalıyor.
 
Hocam tamam, diyelim ki her şeyden arındık, aile, toplum, millet, tarih, ortak değerler, önemli figürlere duyulan saygı. Hepsini “ilkel aidiyet” diye bir kenara bıraktık. Peki yerine ne koyuyorsunuz? Bomboş hiçbir şeye inanmadan mı devam edelim? Bunca kavramı yok sayıp yerine hiçbir şey koymuyorsunuz, sadece yok sayıyorsunuz.

Şu postmodernizmi anlamıyorum. Her şeyden sizin deyiminizle "arındığınızda" elinize ne geçiyor? İnsanı boşlukta bırakmaktan başka bir şey değil. Tabii körü körüne milliyetçi olmaya gerek yok ama komple sizin gibi her şeyi silmeye de gerek yok. Söylediğiniz uygulanabilir bir dünya görüşü değil bana kalırsa.
Ben kendimde olabildiğince uyguladım hocam, gayet de mutluyum. Saatlerce doğada vakit geçirmek gibi bir his

Bu arada eğer bunu diyorsanız dediğinizde haklısınız aslında bizi insan yapan, medeniyetimizi geliştiren, ok ve mızraktan kurtaran şey tam olarak bu fakat buna bireyin değil toplumun ihtiyacı olduğunu düşünüyorum, özellikle avam halkın...
Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.


"Ayrıca 100 yıl önce yaşamış ve şu an var olmayan bir tarihi figüre bu kadar saygı duymak hayat felsefeme taban tabana zıt" buradan sonra okumayı kestim direkt.
Sağ ol
 
Geriye saf insan sevgisi, insan hakları, insan özgürlüğü kalıyor.
Bu söylediğiniz de insan yapımı kavramlar. İnsan hakları dediğiniz şey devlet, kurumlar vesaire olmadan kağıt üstünde var olamaz. İnsan özgürlüğü belirli sınırlar, kurallar ve bu özgürlüğü koruyacak bir yapı olmadan anlamını tamamen yitirir. Saf insan sevgisi de yani kusura bakmayın da çok soyut bir kavram.

Sizin bu söylediğiniz şeyler bile kendiliğinden var olan şeyler değil.
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

  • Technopat Haberler

    Yeni konular

    Geri
    Yukarı