Çok tuhaf değil mi?

Ne tuhaf değil mi? Ansızın birisi gelir aklının, yüreğinin bir yerine konar sonra sessiz sedasız çekip gider, arkasından baka kalırsın. Anlayamadığım şey insan ilk yaşadığı anları unutamıyor. Mesela ilk sigaraya başladığı an, ilk kez bilgisayarla tanışma anı, değer verdiğin bir dostunlar ilk tanışma anı gibi. Ama bunların arasından bir tanesi var ki unutmak istersin ama hayatta unutamazsın. Anladınız siz benim demek istediğimi. Öyle bir durumdayım ki açıp resmine bile bakamıyorum, korkuyorum. Bakamıyorum. Sanki bakarsam kalp krizi geçireceğim.

Bu makaleyi yazmak istemiyordum bana çok ergence geliyordu, hala öyle geliyor böyle şeyler ama son zamanlarda çok iyi anladığım tek bir şey var, yarın ne olacağını kimse bilemiyor. Ne yapmak istiyorsan yap. Daha önce hiç lunaparka gitmedin mi? Git, daha önce hiç araba sürmedin mi? Sür. Son zamanlardaki mentalitem bu hal almaya başladı. Sanki yakın zamanda silinip gidecekmişim gibi. Yanlış anlaşımasın burada depresif takılmıyorum.

Eğlendirmek, bir şey anlatmak veya bir sorunu nasıl çözdüğümü falan anlatmıyorum dostlar burada. İçimden geldiği için yazıyorum. Bu duygular bana gelmez diyordum da insanoğlu ne olmaz derse oluyormuş bunu 50. defa anladım. En kötüsü de o kişiye artık ulaşamayacağını bilerek aklından silememek çok kötü bir duygu. Daha da kötüsü senin ona hissettiğin duyguyu, onun sana karşı hissetmemesi. Bunu çok iyi anlarsın ama bir şey diyemezsin. Durup dururken keyfin yerindeyken keyfini bozar o kişi. "hayırlısı değilmiş", "vardır Allah'ın bir bildiği" der geçerim. Evet vardır Allah'ın bir bildiği ama ben bilmiyorum bu yoruyor işte bu çürütüyor. Bir şarkı olur, bizim şarkımızdı der birisi bana çok saçma gelirdi ulan şarkı lan derdim ama öyle değilmiş yaşamadan anlaşılmıyor. Bloglarım da 2-3 tane şiirim var, kendimce içimden geldiği gibi karalığım şeyler. İlk kez böyle bir duygu hissettiğim için ilk şiirlerim oldular dolayısıyla. Özel benim için. Bir gün bana bir şarkı atmıştı Semicenk'in söylediği ara beni parçası. Hala duydukça beynim karmakarışık oluyor. Bilmeyenler varsa askere gittim Haziran'da geldim 20 yaşına daha yeni giriyorum aralıkta. Amaan boş ver deyip geçmeye çalışıyorum daha 20 yaşındayım belki önümde 30-50-70 senem var ama içimdeki kişiye anlatamıyorum onu. 7-10 yaşlarında bir çocuk vardır ve onu yapma dersin ama inadına yapar ya aynı o çocuk içimdeymiş gibi. Unut, yapma, hatırlama diyorum yok olmuyor. Ulan askere gittin, 20 yaşına geldin meslek sahibi olacak yaştasın daha önünde koca koca yıllar var. Bu yaşadığım yıllar yaşamadıklarımın yanında zerre toz diyorum ama dinletemiyorum. İçimde bir Venom var gibi. Acı böyle bir şey mi dostlar? Bu acıyla nasıl başa çıkabiliyorsunuz? Allah'a şükür ne alkole ne sigaraya ne de diğer şeylere hiçbirine de düşmedim. Düşemem zaten çünkü altın gibi dostlar edindim izin vermezler bana. Ama içimdeki çocuk ne yapar bilemiyorum doğrusu. Anlattıklarım bazılarına fazla ergence gelebilir farkındayım bana da öyle geliyor, ama içimde kalacağına buraya yazayım belki bu iyi gelir diyorum. Burada herkese elimden geldiğince yardımım dokunsun istiyorum, yapmaya çalışıyorum ve yapıyorum da bence, ama yardım edemediğim sadece bir kişi var, o bir kişi. Daha fazla yardımım dokunsun diye moderatörlük başvurusunda bulundum 2 kez ancak demek ki uygun değilmişim hayırlısı değilmiş demeye çalışıyorum. Kalbini kırdığım birileri varsa özür dilerim hakkınızı helal edin. Benden yana hepinize hakkım helal olsun dostlar. Burayı bir forumdan ziyade bir arkadaş masası/grubu olarak görüyorum. Sorunu olan, sorusu olan herkesi kardeşim/abim olarak gördüm hala daha öyle görüyorum. Kendinize dikkat edin. İyi geceler diliyorum.
 
Son düzenleme:
Daha da kötüsü senin ona hissettiğin duyguyu, onun sana karşı hissetmemesi.

Eski sevgilini anlatıyorsun galiba. Bu felsefe ve aşk acısı muhabbetleri bana da oldu. Kız bana deli gibi aşıktı, bende gelecek görüyor, potensiyel görüyordu. kendisini benim altımda değerlendiriyordu hep. öyle bir bağlılğı vardı bana karşı. Güzel mi, güzel bir kızdı. İstediğim özellikleri vardı. Arada kavga ediyorduk. kavgaların birisinde 2 hafta kadar ayrı kalıp sonrasında barışmıştık. bu kavga 6. ayda oldu. ondan sonra ilişkinin 9. ayında o 2 haftalık ayrılık döneminde benim yakın arkadaşım olan, ama kızın arkadaşım olduğunu bilmediği birisiyle sevgili olmaya çalışmış. resmen çocuk için yalvarmış, buluşmak istemiş, buluşunca dudağına yapmışmış v.s v.s.

Bu 2 haftada bunu yapıp benden iyisini bulamayınca bana dönen kız, 6 ay askere gidince de yapacaktır. ayrılmak zorunda kaldım. hala seviyordum, gelecek düşüncelerimi onunla kurmuştum, bana olan bağlılığı ve kendisini benden alçak görüp beni kaybetmek istememesi gibi sebeplerden her planıma onu çizmiştim. Bu hareketini yediremedim ayrıldım. ayrılmamızın üzerinden 8 ay geçti, hala şuanda bile yazsam barışır benimle, yazmıyorum. yediremiyorum.

Bunu anlatma sebebim herkesin kendince çok özel, çok güzel anıları, ilkleri var, herkes için bu kendilerine özel anıları mistik, imkansız, kişiye özel gözüküyor. fakat durum böyle değil.

Telegram'da gezmişsinizdir illahi. Kafası kesilen, durduk yere kartelin yakalayıp öldürdüğü değersiz insan videoları izlemişsinizdir illahi. sadece 1 dakika içinde ne acılar çekerek ölüyorlar. o ölen insanlar, savaşta ölen her bir küçük insan, tarih sayfasındaki HER insanın benim, senin yaşadığın gibi özel birer anıları var. her birinin anıları kendileri için mistik, inanılmaz, tanrısal seviye, çok özel, çok duygusal v.s v.s

Ama o anılar kendileri ile beraber öldü. bitti. anıların hiçbir değeri yok artık.

Bu düşünce ile kendimi toparlamıştım ayrılığımın üzerinden 2 ay geçtikten sonra. Anılar özel, güzel, ilk sevgilim başkasına salça olup hem beni hem kendini rezil etti çok kötü bir olay, ama yapacak bir şey yok. hakettiği buymuş diyip GG next yapmak zorunda kaldım. istemezdim, fakat öyle devam etsem asla rahatça yaşayabileceğim bir ilişki olmayacaktı.

O yüzden anılara, fotoğraf, videolara, seslere, kokulara o kadar değer vermek saçma. geleceği güzel kurup her anı maximum zevk ile yaşamak gerekiyor bana kalırsa. anılar güzeldi, her birinin ayrı yeri vardı fakat bitti. geleceğini olumsuz etkilememeleri gerekiyor. ne zaman aşk şarkısı çalsa o kız ile mistik anılarım gelir aklıma. ne zaman o kız aklıma gelse kendi kafamı düzeltmeye çalışıp kartel videolarında ölen insanlarında böyle anıları olduğunu, sadece kafamda abarttığımı kendimi hatırlatıp bu aşk özlemini çok uzatmadan kapatıyorum.

ayrılmamın üstüne 2 ay acı çekip kendimi toparlamasaydım hala ezik ezik, obez bir birey olacaktım. spor yapıyordum zaten, sporu 2 ay boş vermiştim, devam ettim. derslerime çalışmaya da devam ediyorum. şuanda taş gibi Almancı bir hatunla tanıştım 7. ayımıza girdik, evleneceğiz gibi duruyor. 2. ayda kendimi toplamasam şuanda hala rezil bir hayat yaşıyordum.

kısaca demem o ki aşk acısı kişinin kendi anılarını kendi kafasında mistik olarak abartıp kendini üzmesi. sadece bu. kendi kendimize çelme takmak yerine soğukkanlı olup nasip değilmiş diyip GG next yapmak gerekiyor.

En kötüsü de o kişiye artık ulaşamayacağını bilerek aklından silememek çok kötü bir duygu

Son olarak, ilk sevgili olur, ilk arkadaş olur, ikinci sevgili olur v.s v.s

Bu tür ilişkiler başlar, gelişir ve biter. bu normaldir. abartmamak gerekiyor.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni mesajlar

Geri
Yukarı