H
Hastai
Ziyaretçi
Öncelikle belirtmek isterim ki bu yazıyı çoğu arkadaşımız anlamayacak. Şayet anlamadıysalar da yazıyı okuyup fikirlerini ve sondaki soruya cevaplarını söyleyebilirler.
Not: Buradaki olaylar kısmen gerçek kısmen abartılmıştır. İçlerinden maddeler seçip "Bu doğru değil" denmesine gerek yoktur.
Ve başlayalım. Size kendi kurduğum yönetim sorunları adında yazımı paylaşayım.
Yönetim olan her yerde karşınıza çıkacak bir sorunu paylaşmak istedim.
Herhangi bir yönetimi ele alalım. Öyle ki bu yönetim bir zümrenin elinde olsun.
Bu zümre bu yönetimi kurarken kurallar diye bir bildiri yayınlasın. (Her yönetimde olduğu gibi.)
1. Yönetim kendi içinde bazı yeni kararlar alsın. Bu kararların halkın tamamının öğreneceği şekilde açıklanması gerekirken yönetim, kararları bu şekilde bildirmesin. Bu kararlara uymayan vatandaşları ise uyarmaksızın nezarete atsın. (Kaldı ki nezarete atılan vatandaşın bu yeni kararları öğrenmeye fırsat bulamadığı aşikar. Yani vatandaş suçsuz.)
2. Yönetim tarafından haksızlığa uğradığını düşünen vatandaş kendini hiçbir şekilde savunamasın. Nezarette bulunduğu sürece konuşma hakkı olmasın. Kendini savunmanın tek yolu olan kılık değiştirmeyi kullanarak nezaretten kaçmayı başarsın. Yeni kılığı ile yönetimin karşısına geçsin. Yönetime derdini anlatsın. Neden haksızlığa uğradığını açıklasın. (İşin ironik tarafı ise bu kılık değiştirmenin çok ağır yaptırımları olduğunu, yönetimin ise kılık değiştirmeyi kesinlikle tespit edeceğini bilerek bu işi yapsın.) Açıklamasının halk tarafından doğru görüleceğini hissederek, kendine güvenerek en iyi şekilde kendini savunsun. (Burada savunma gerçekten de bir vatandaş için mantıklıdır. Ancak bu savunma yönetim için asla ve asla yeterli olmayacaktır. Çünkü yönetim çok katıdır ve yönetim gücünün sorulanmasını istemez. Yönetimin kararları asla değiştirilemez. Yönetimin dediği dediktir.) Vatandaşımız kendi savunmasını sundu. Peki bundan sonra ne olacak? Olacakları bütün halk biliyor. Yönetim bir şekilde bu savunmayı haksız çıkaracak ve kılık değiştirmiş adamı idam edecekler. Üstelik kılık değiştirmiş vatandaş, yönetimin savunmaya verdiği cevabın yanlış olduğunu, gerçeğin daha başka olduğunu anlatamadan idam edilecek. Susturulacak.
3. Yönetim bir gruptan oluşuyor demiştik. Bu gruptaki insanların zevkleri ve görüşleri birbirinden farklı olsun. Bu yönetimden birkaç üye halkı denetlemeye çıksın. Birbirlerinden her yeri denetleyebilmek adına ayrılsınlar. Bu denetleme grubundaki bereli olan üye denetlemeye çıktığı yerde kendi görüşüne ters fikirleri savunan bir vatandaşa tanık olsun. Sizce bundan sonrası nasıl devam etmiştir? Denetleme üyesi karşıt fikire saygı duyup orayı terk mi etmiştir? Tabi ki hayır. Vatandaşı direk nezarete atmıştır. Hem de gerekçe göstermeden. Çünkü denetleme üyesinin de duyguları vardır ve sinirlenebilir. Sinirlendiği zaman ise yetkisini kullanıp tabiri caiz ise vatandaşı harcar. Haksız yere cezalandırır. Halbuki o vatandaş bu yönetimin oluşturduğu düzene uymaya en fazla gayret gösteren kişidir. Ancak nafile.
4. Yönetimdeki üyeler birbirlerini bozmak istemez. Bir üyenin fikri yanlış olduğunda, bu fikrin yanlış olduğunu bilen diğer üye bunu düzeltmez. Çünkü yönetimde açık verilmemelidir. Üyenin ağzından çıkan kelamın yanlış olduğu kabul edilmemelidir. Bu bir zayıflıktır ve bu yönetimde zayıflıklara yer yoktur.
5. Ara sıra vatandaşlardan şanslı olanlar yönetime alınırlar. Tabi yanlış harekette bulunan bazı üyeler de halkın arasına atılır. Bu yönetime alınan üye halkın arasında iken yönetimde bazı olayların yanlış olduğunu, değiştirilmesi gerektiğini savunurken yönetime alındığında eski düşünceleri kaybolur ve aynı diğer üyeler gibi olmaya başlar. Hoşgörüsü zamanla azalır. İlk başlarda halk için varım der sonra bunu unutur. Onlardan biri olur.
Eveeeet bu kadar sorun varken ve bu sorunların gerçek olduğu su götürmezken neden yönetimde bir şeyler değişmemiştir sizce?
Kısaca "Denetleyeni kim denetleyecek?"
Not: Buradaki olaylar kısmen gerçek kısmen abartılmıştır. İçlerinden maddeler seçip "Bu doğru değil" denmesine gerek yoktur.
Ve başlayalım. Size kendi kurduğum yönetim sorunları adında yazımı paylaşayım.
Yönetim olan her yerde karşınıza çıkacak bir sorunu paylaşmak istedim.
Herhangi bir yönetimi ele alalım. Öyle ki bu yönetim bir zümrenin elinde olsun.
Bu zümre bu yönetimi kurarken kurallar diye bir bildiri yayınlasın. (Her yönetimde olduğu gibi.)
1. Yönetim kendi içinde bazı yeni kararlar alsın. Bu kararların halkın tamamının öğreneceği şekilde açıklanması gerekirken yönetim, kararları bu şekilde bildirmesin. Bu kararlara uymayan vatandaşları ise uyarmaksızın nezarete atsın. (Kaldı ki nezarete atılan vatandaşın bu yeni kararları öğrenmeye fırsat bulamadığı aşikar. Yani vatandaş suçsuz.)
2. Yönetim tarafından haksızlığa uğradığını düşünen vatandaş kendini hiçbir şekilde savunamasın. Nezarette bulunduğu sürece konuşma hakkı olmasın. Kendini savunmanın tek yolu olan kılık değiştirmeyi kullanarak nezaretten kaçmayı başarsın. Yeni kılığı ile yönetimin karşısına geçsin. Yönetime derdini anlatsın. Neden haksızlığa uğradığını açıklasın. (İşin ironik tarafı ise bu kılık değiştirmenin çok ağır yaptırımları olduğunu, yönetimin ise kılık değiştirmeyi kesinlikle tespit edeceğini bilerek bu işi yapsın.) Açıklamasının halk tarafından doğru görüleceğini hissederek, kendine güvenerek en iyi şekilde kendini savunsun. (Burada savunma gerçekten de bir vatandaş için mantıklıdır. Ancak bu savunma yönetim için asla ve asla yeterli olmayacaktır. Çünkü yönetim çok katıdır ve yönetim gücünün sorulanmasını istemez. Yönetimin kararları asla değiştirilemez. Yönetimin dediği dediktir.) Vatandaşımız kendi savunmasını sundu. Peki bundan sonra ne olacak? Olacakları bütün halk biliyor. Yönetim bir şekilde bu savunmayı haksız çıkaracak ve kılık değiştirmiş adamı idam edecekler. Üstelik kılık değiştirmiş vatandaş, yönetimin savunmaya verdiği cevabın yanlış olduğunu, gerçeğin daha başka olduğunu anlatamadan idam edilecek. Susturulacak.
3. Yönetim bir gruptan oluşuyor demiştik. Bu gruptaki insanların zevkleri ve görüşleri birbirinden farklı olsun. Bu yönetimden birkaç üye halkı denetlemeye çıksın. Birbirlerinden her yeri denetleyebilmek adına ayrılsınlar. Bu denetleme grubundaki bereli olan üye denetlemeye çıktığı yerde kendi görüşüne ters fikirleri savunan bir vatandaşa tanık olsun. Sizce bundan sonrası nasıl devam etmiştir? Denetleme üyesi karşıt fikire saygı duyup orayı terk mi etmiştir? Tabi ki hayır. Vatandaşı direk nezarete atmıştır. Hem de gerekçe göstermeden. Çünkü denetleme üyesinin de duyguları vardır ve sinirlenebilir. Sinirlendiği zaman ise yetkisini kullanıp tabiri caiz ise vatandaşı harcar. Haksız yere cezalandırır. Halbuki o vatandaş bu yönetimin oluşturduğu düzene uymaya en fazla gayret gösteren kişidir. Ancak nafile.
4. Yönetimdeki üyeler birbirlerini bozmak istemez. Bir üyenin fikri yanlış olduğunda, bu fikrin yanlış olduğunu bilen diğer üye bunu düzeltmez. Çünkü yönetimde açık verilmemelidir. Üyenin ağzından çıkan kelamın yanlış olduğu kabul edilmemelidir. Bu bir zayıflıktır ve bu yönetimde zayıflıklara yer yoktur.
5. Ara sıra vatandaşlardan şanslı olanlar yönetime alınırlar. Tabi yanlış harekette bulunan bazı üyeler de halkın arasına atılır. Bu yönetime alınan üye halkın arasında iken yönetimde bazı olayların yanlış olduğunu, değiştirilmesi gerektiğini savunurken yönetime alındığında eski düşünceleri kaybolur ve aynı diğer üyeler gibi olmaya başlar. Hoşgörüsü zamanla azalır. İlk başlarda halk için varım der sonra bunu unutur. Onlardan biri olur.
Eveeeet bu kadar sorun varken ve bu sorunların gerçek olduğu su götürmezken neden yönetimde bir şeyler değişmemiştir sizce?
Kısaca "Denetleyeni kim denetleyecek?"
